ah koruyabilseydim böylesi zamanlar için eşkiyalığımı
çapraz fişekliklere mermi diye sürerdim yalnızlığımı
sonrada bir dağ başının pusatında
sisin gümüşten yatağına çekerdim, geri kalanımı..
meğer teslim etmişim dürbünlerin uzağı yüreğimi
iki çıplak silah gibi üzerime çevrilen
bakışını azına sürmüş gözlerini
şimdi böyle çaresiz lall
bilmediğim bir dille nasıl konuşur
nasıl korurum kendimi
yolu yokkk serde eşkiyalık var
gelir en yanında kendimi öldürtürüm
deli gönül ahmak gönül bıkmadınmı boşluktan
o yar seni terkeyledi uyan deli gönül uyan
seni seven terkeyledi nedir kapanmayan yaran
umut bazen işkencedir bitmeyen zalım gecedir
yüz çevirmek bitti demek bilemezsin yar nicedir
bitti deyip çekip gitmek bilemzsin ne acıdır
susuz güllerin kederiyim bu gece
o kadar..
gerisi masal, gerisi leyli lal...
dikenleri budanan güllerin kederi...
görecek günlerinmi var ömür dediğin kaç bahar
her hayat özgünün sayar uyan deli gönül uyan
her hayat özgünün yaşar nedir kapanmayan yaran
umut bazen işkencedir bitmeyen zalım gecedir
yüz çevirmek bitti demek bilemezsin yar nicedir
bitti deyip çekip gitmek bilemezsin ne acıdır...
"Umut kötülüklerin en büyüğüdür, işkenceyi uzatır" böyle buyurmuş Nietzsche doğru da buyurmuş..
Umutlanmayı bıraktığında beklemeyi de bırakırsın beklemediğin bişeyin gerçekleşmemesi seni üzmez ama umdukça beklersin bekledikçe olmaz olmadıkça kahrolursun bu böyle uzar gider..
Geçen gün öyle bakınıp dururken bir tane Müzikli şiirini dinledim harikaydı Alel acele kalktım işim çıktı bir daha bulamadım Bulursam hemen kaydetcem bi yere arada girer dinlerim.