Sıkı Bir Vücut İçin Doğal Yöntemler

Son güncelleme: 02.04.2009 10:25
  • Sıkı Bir Vücut İçin Doğal Yöntemler


    Boyun ve Dekolte Bakımı
    Kadınlar geniş dekolteler giymeye bayılır. Belli bir yaştan sonra bacaklarını, kollarını beğenmeyip saklasalar bile, dekoltelerden hoşlanmaya devam ederler.

    Boyun ve Dekolte Ele Verir !
    Bir akrabam, tüm gençliği boyunca "boynum kalın" diyerek, ne kışın ne de yazın yakasız bluz giymemişti. Ancak yaşı ilerleyince rahatladı. Ona nedenini sorduğumda bana cevabı, "Boş vermişim dünyaya" oldu ve kahkahayı bastı. Aslında menopoz sıkıntıları, ateş basmaları, ani terleme nöbetlerinden sonra sıcağa tahammülü kalmamıştı ve nasıl göründüğü de, artık pek umurunda değil gibiydi...

    Bence dekoltesi kırışmamıştı ve açık yakalı giysiler boynunu daha düzgün gösteriyordu. O da bu durumun keyfini çıkarıyordu! İşin aslına bakacak olursak, boynumuz genelde çok çabuk kırışır. Hatta yüzümüzden önce bize ihanet eder. Boyun derisi yüz derisinden daha ince ve daha hassastır. Güneşten inanılmaz derecede etkilenir. Öte yandan yüzümüze oranla çok daha fazla baskı altındadır. Gün boyunca kıvrılır, katlanır, şekilden şekile girer. Gece uyurken bile aynı baskı devam eder.

    Dik durmak önemli
    Gün boyunca başımızı eğeriz. Her türlü işi yaparken; okurken, yazarken, düşünürken, bilgisayar başında boynumuz daima öne doğru eğilir. Sonunda kat kat kırışır ve yatkın olanların gıdıları da büyür. Masa başında, saatlerce başımız öne eğik olarak çalışmak hem kırışıklık, hem de kireçlenme açısından sakıncalıdır. Siz en iyisi başınızı daima dik tutun. Bunu sağlamak için sırt ve omuzlarınızı da dik tutmanız gerekir ki, bu bütün duruşunuzu ve vücut dilinizi olumlu yönde etkiler.

    Yatış şekline dikkat
    Yüksek yastıklar yüzümüzün ve boynumuzun kırışmasına hatırı sayılır katkıda bulunur. Size tavsiyem, yastıksız ve sırt üstü yatmanız. Uykuda durmadan sağa sola dönerseniz cildinizde yastık izleri kalır. Bu izler zaman içinde yer edip kırışıklık haline gelir. Saten bir yastık kullanırsanız izler azalır ama yine de zamanla basınçtan oluşan çizgiler oluşabilir. Vücudunuzun şeklini alan visco yastıklar hem yüzünüzü hem boynunuzu katlanmaktan korur. Sırtüstü uyumak için, seyahatlerde kullanılan ve boyuna takılan şişme yastıkları da kullanabilirsiniz. En azından bir havluyu kıvırarak boynunuzun altına koyabilirsiniz. Bu önlemler hem sağa sola dönmenizi azaltır, hem omurganızı dinlendirir hem de boyun, dekolte ve yüzünüzde kat yerleri oluşmasını önler.

    Güneş büyük düşman
    Boyun ve dekoltemiz güneşte en kolay kuruyan, lekelenen ve kırışan bölgemizdir. Güneş ve aşırı solaryum etkisini ilk önce boyunda gösterir. Boyun derisi kısa sürede kalınlaşır, kabalaşır ve kırışır. İşin garip tarafı yüzümüze kat kat kremler süreriz ama birçoğumuz boyun ve özellikle dekoltemizi bu bakımdan mahrum ederiz. Oysa güneşten koruma, yüz temizleme ve nemlendirme adına yaptığımız her şeye hatta peeling'ler ve maskelere boyun ve üst dekoltemizin de ihtiyacı vardır. Geçen hafta araba kullanırken boynumuzun, dekoltemizin savunmasız bir halde güneşe maruz kaldığına hatta eşit olmayan bir şekilde tek taraflı yandığına değinmiştim.

    Parfümler
    Parfüm şişesini elimize aldığımızda ilk yaptığımız hemen boyun kenarlarına ve göğsümüze sıkmaktır. Oysa parfüm, güneşe karşı hassasiyetimizi ciddi ölçüde artırır. Özellikle yaz aylarında, boyun bölgesine parfüm sürmeyin. Boyun ve göğüsteki lekelerin çoğu parfümlerin eseridir. Geceleri parfüm sürdüğünüzde sabah duş almadan güneşe çıkmayın.

    İnce uzun boyunlar daha şanslı
    Boynumuzun doğal şekli kırışıklığın oluşumunda çok etkilidir. Kalın ve kısa boyunlarda çocukluktan itibaren, hafif yatay çizgiler oluşmaya başlar. Bu çizgiler giderek derinleşir. Hele çene küçükse boyunda şekil bozulmaları ve gıdı daha fazla dikkat çeker. İstenirse çene dolgu veya protezle büyütülüp kamufle edilebilir. Yuvarlak yüzlerin boynu genellikle kısadır. İnce, uzun boyunlar hareketten daha az etkilendikleri için daha geç kırışırlar ve bütün tedavilere daha iyi yanıt verirler.

    Boyun gençleştirme
    Boynumuzu gençleştirip güzelleştirmenin birçok yöntemi var. Ama her şeyden önce günlük bakım, yatış şekli ve güneşten koruma gelir. İhtiyaca göre birçok yöntemden yararlanılabilir. Estetik cerrahi, botox, dolgu teknikleri, ışık tedavisi (Foto IPL), Mikro Dermabrazyon, Karbossi Terapi, peeling çeşitleri gibi. Ancak bunların birçoğu için sonbaharı beklemek gerekiyor, bu konudaki ayrıntıları o zaman yazmak üzere erteliyorum. Botox veya dolguya ihtiyacınız varsa her mevsimde yararlanabilirsiniz. Masaj boyun için çok yararlıdır ve mevsimi olmayan etkili bir tedavidir. Masaja cilt pembeleşinceye kadar devam edilmeli, sonra maske veya kompres ile cildi dinlendirmeye geçebiliriz.

    Boyun maskeleri
    Yaz mevsiminde cildinizi tahriş etmeyecek, güneşe karşı hassasiyetinizi arttırmayacak bir boyun maskesi ile kompres önerebilirim...


    Patates maskesi:
    Pişmiş patatesi soyup ezdikten sonra bir yumurta sarısı, bir çay kaşığı bal, bir çay kaşığı zeytinyağı ekleyip bir lapa haline getirin. Bu karışımı bir sargı bezi veya tülbent içine koyup boynunuza sarın. Yüzünüz yuvarlak ise 20-30 dakika, ince ise 10-15 dakika kadar bekletin. Bu maskeyi haftada iki kere uygulayabilirsiniz.

    Dinlendirici kompres:
    Bir kabın yarısına soğuk süt koyup üzerini su ile doldurun. Yani yarısı süt yarısı su olan bir karışım hazırlayın. Sonra büyükçe bir pamuk parçası ile boynunuza birkaç kere kompres yapın. Ardından soğuk su ile yıkayın. Bu kompres anında etki eder. Boynunuz daha diri ve pürüzsüz görünür.



    Göğüs Büyütmede Bitkilerin Kullanımı

    Göğüs büyütme için implantlar (İçi silikon jeli ya da serum fizyolojik dolu pedler) göğüs dokusunun içine yerleştirilmektedir.

    Yerleştirme göğüs kasının altında ya da üstünde olabilir. (şekil 1) Bireysel faktörler (Göğüslerde ya da göğüs kafesindeki asimetri) incelenerek ve kişinin isteği göz önüne alınarak; operatör, operasyon uygulanacak kişi ile birlikte implantın büyüklüğü, çeşidi ve konacağı yer hakkında karar verir. Kuşkusuz her cerrahi girişimde olduğu gibi, göğüs büyütme ameliyatının da komplikasyonları ve riskleri vardır.

    Tromboz (Pıhtı ile damar tıkanması) riski ve iltihaplanma tıptaki gelişmelerle çok aza inmiştir. Bazı vakalarda implant çevresindeki bağ dokusunda artış ve sertleşme olmakta, bu oluşum implantı sıkmaya başlamakta, göğüs dokusunu sertleştirebilmekte ve göğsün şeklini değiştirebilmektedir. Böyle bir durumda implantın alınması gerekebilir. Seyrek olarak da özellikle trafik kazaları ya da göğüslere olan darbeler sonucunda implantın kapsülü yırtılabilir. Bu durumda implantın jelatin kıvamındaki silikon içeriğinin ameliyatla alınması ve yeni bir implant konması gerekmektedir.

    Implantın en önemli riski mamografi bulgularının değerlendirilmesini zorlaştırmasıdır. İmplant, göğüs dokusunun net görülmesine engel olmakta ve kanser oluşumu gözden kaçabilmektedir. Tıptaki gelişmeler doğal maddelerle göğüs büyüten, hiçbir riski olmayan, ameliyatsız bir tedavi alternatifi ortaya çıkarmıştır. Kadında hormon metabolizmasında dengeleyici etkisinden dolayı uzun yıllardır kullanılan yan etkisiz 8 bitkinin uyumlu kompozisyonu ile elde edilen preparat (Probust) bugün göğüs büyütmek için başarıyla kullanılmaktadır. California Bradford Research Institute'den Prof. Dr. Robert Bradford'un araştırmasına göre bu bitkisel karışımla yüzde 82 olguda 9 ay içinde göğüslerde 7,5 santimetre büyüme olmuştur. Aynı preparat regl dönemi gerginliğini de vakaların yüzde 95'inde çok aza indirmiştir. Bitkisel kompozisyon damiana, melek otu (Dişi Ginseng), oğul otu, aslan kuyruğu, bostan otu, testere palmiyesi, yams kökü, kara hindiba bitkileri karışımını içermektedir. Bu bitkileri tek tek incelediğimizde ise ne işe yaradıklarını şöyle açıklayabiliriz:

    Damiana:
    Özellikle afrodizyak olarak tanınır. Günümüzde birinci sırada kadın rahatsızlıklarında kullanılmaktadır.

    Melek otu:
    Kadın rahatsızlıkları en önemli kullanım alanıdır. Dolaşım bozukluğu, kabızlık, diyabet, kanser de kullanılmaktadır. Kadında hormon metabolizmasına etki gösterir.

    Oğul otu:
    Anti mikrobik özelliği vardır. Huzursuzluk, korku ve yara iyileşmesinde kullanılır. Kas kramplarını çözer.

    Aslan kuyruğu:
    Çayı yıllardır kalp problemleri ve kadın rahatsızlıklarında etkin bir tedavi olarak kullanılmaktadır.

    Bostan otu:
    Çok eski yıllarda sarılık, böbrek/ mide rahatsızlıkları, migren problemlerinde kullanılıyordu. Uzun yıllardır kadın rahatsızlıklarında kullanılmaktadır.

    Testere palmiyesi:
    Çok sayıda sağlık problemlerinde kullanılmaktadır. Erkeklerde prostat sorunlarında, kısırlık ve iktidarsızlık için kullanılıyor. Bu etkin bitki kadında da bir dizi tedavi olanakları sağlamaktadır. Meme bezlerinin gelişmesine neden olur.

    Yam kökü:
    Meksika'da eski yıllarda Chiapas kabilesi kadınların doğum yapması sırasında bu bitkiyi kullanıyordu. Kadınlarda hormon yapımını uyarıcı etkisi vardır ve memeleri büyütür.

    Kara hindiba:
    En önemli etkisi karaciğer üzerinedir. Safra akışını düzenler. Hindistan'da karaciğer hastalıklarında sıklıkla kullanılır. Vitamin ve mineralin zengin kaynağıdır. Avrupa'da salata şeklinde tüketilmektedir. Zararlı kimyasal ilaçlara, operatif müdahalelere ve implantlara karşı doğal bir alternatif olup, güzel göğüslere sahip olmak için ideal bir yöntemdir. Kapsüllerinden 6 ay süresince günde 2 kez 3'er kapsül alınır. Etkiyi artırmak için kremleriyle birlikte kullanılabilir. Daha sonra 3 ila 4 ayda bir 2-3 hafta süreyle alınmalıdır




    Sağlıklı Bronzluk İçin Doğal Vücut Yağları
    Güneş ışınlarının zararlarından etkilenmemek ve daha güzel bir bronzluk elde etmek istiyorsanız işte tamamen doğal ve sağlıklı bronzlaştırıcı vücut yağları.

    Çayla Daha Göz Alıcı ve Daha Sağlıklı Bronzluk
    2 çorba kaşığı lanolini, 2 şer çorba kaşığı susam ve badem yağını kısık ateşte ayrı ayrı benmari usulü eritin ve karıştırın. Daha sonra içine yavaş yavaş 8 çorba kaşığı ılık ve çok koyu demlenmiş çay ilave edin ve cam bir şişenin içinde iyice karıştırın. Not: Çayın rengi cildinizin daha güzel bronzlaşmasını, susam yağı ise güneşin zararlı ışınlarından cildinizin etkilenmemesini sağlar.

    İki çorba kaşığı lanolini ve iki çorba kaşığı susam yağını kısık ateşte benmari usulü eritin. Erittiğiniz karışımı ateşten almadan önce yarım fincan arıtılmış su ilave edip iyice karıştırın. Daha sonra ateşten alıp bir şişeye boşaltın ve iyice çalkalayın.

    Bir avuç susam ve üzerini örtecek kadar suyu mikserde en yüksek hızda iyice karıştırdıktan sonra bir saat bekletin ve ince bir tülbentten süzerek suyunu çıkartın. Elde ettiğiniz karışımı cam bir şişeye koyup iyice çalkalayın. Cildinize yumuşaklık veren bu losyonu yüzünüz dahil tüm vücudunuzda kullanabilirsiniz. Denize her girişinizden sonra bu losyonu kullanmalısınız çünkü denizin tuzlu suyu susam yağını yok edecektir.

    Yarım kahve fincanı badem yağı, yarım kahve fincanı ceviz yağı ve yarım kahve fincanı elma sirkesini cam bir şişenin içinde iyice karıştırıp güneşlenmeden önce vücudunuza sürün.

    Güneş Yanıkları İçin Doğal Losyon
    Bir yumurtanın beyazını bir tatlı kaşığı bal ve bir tatlı kaşığı demlenmiş ıhlamur çayı ile iyice karıştırıp güneş yanığı olan yerlere yavaşça yedirerek sürün.



    Bacak Bakımı (Selülit)
    Selülit genç, yaşlı, şişman, zayıf yani kadınların % 90 ı nın şikayetçi olduğu ortak bir sorun. Selülitlerinizden mi şikayetçisiniz? O halde Bacak bakımı ve selülitlerden büyük ölçüde kurtulmak için aşağıdaki karışım tam size göre. İşe yarayacağını göreceksiniz.

    Selülit İçin Bitkisel Yağ Karışımı 1

    Yarım tatlı kaşığı zeytinyağı, yarım tatlı kaşığı susam yağı, 9-10 damla biberiye yağı, 12 damla kekik ve 9 damla portakal yağını karıştırıp banyodan önce selülitli bölgelere masaj yaparak iyice yedirin. Yarım saat kadar bekledikten sonra saf ipek bir kese veya normal bir kese ile selülitli bölge kızarıncaya kadar iyice keseleyin daha sonra sabunlanmadan ılık suyun altında duş alıp banyodan çıkın. Üç günde bir tekrarlayın. Selülitlerinizde gözle görülür iyileşme göreceksiniz.

    Selülit İçin Bitkisel Yağ Karışımı 2
    İki çorba kaşığı melisa yağı, iki çorba kaşığı adaçayı ve iki çorba kaşığı okaliptüs yağını bir kasenin içinde karıştırın. içine 10-15 adet dövülmüş aspirin ve 5 tane limonun suyunu katıp tekrar iyice karıştırın. Selülitli bölgenize masaj yaparak iyice yedirin ve mutfağınızda kullandığınız streç naylonla iyice sarın. Yaklaşık 1 saat bekledikten sonra vücudunuzu yıkayın.

    Selülit İçin Elma Sirkesi
    1 çay bardağı derecesi %4-6 olan elma sirkesi ile 1 çay bardağı elma suyunu karıştırın. İçine birkaç damla limon yağı ve biberiye yağı ekleyin. Bu karışımla selülitli bölgenize güzelce masaj yaptıktan sonra üzerini mutfağınızda kullandığınız streç naylonla iyice sarın. Yaklaşık 1 saat bekledikten sonra vücudunuzu yıkayıp nemlendirici bir losyon sürerek tekrar masaj yapın. Not : Bu sarma yöntemi selülitle savaşta oldukça etkili bir yöntemdir. Ayrıca bu uygulamayı yaparken günde 1 bardak şekersiz greyfurt suyu da içerseniz daha çok fayda görürsünüz.

    Günde 3 veya 4 bardak şekersiz biberiye çayı için. Selülitlere oldukça faydalıdır.

    Günde 3 veya 4 bardak domates suyu içmek vücudu toksinlerden arındırır ve selülitlerin giderilmesinde yardımcı olur.

    Bir kaşık ince ince kıydığınız enginar yapraklarını 1 bardak suda haşlayın. 10-15 dakika demlenmesini bekleyip süzün. Günde 2-3 bardak bu çaydan şekersiz olarak aç karnına için.

    Taze sıkılmış 1 çay bardağı limon suyunu bir çay bardağı su ile karıştırıp günde bir defa için


    Yarım su bardağı zeytin yağı ve yarım çay bardağı ılık suyu karıştırın. İçine yarım çay bardağı da deniz suyu kattıktan sonra karışımı avucunuza alarak selülitli bölgenizi iyice ovarak yaklaşık 15 dakika boyunca masaj yapın ve ılık duş alın.




    Pürüzsüz ve Kadife Gibi Bir Ten İçin

    Yarım avuç lavanta çiçeğini bir avuç civanperçemi ile birlikte bir kabın içine koyarak dövün. Elde ettiğiniz posanın içine 1 tane yumurtanın sarısını da katarak iyice yoğurun. Daha sonra krem kıvamına gelecek kadar badem yağı ilave ederek yoğurmaya devam edin.

    Elde ettiğiniz bu kremi cam bir kavanoza koyarak bir gece serin yerde bekletin. Vücut kreminiz hazır. Ten güzelliğiniz için bu kremden banyodan 1 saat önce vücudunuza masaj yaparak sürün.

    Bir avuç papatya, yarım avuç kırlangıç otu yarım saat süreyle tuzlu suda kaynatılır. Süzülerek elde edilen sıvı bir kaba boşaltılarak dinlendirilir. Dinlendirilen bu sıvıdan banyo suyuna ilave edilerek gün aşırı banyo yapılır.




    Ter Kokusuna Doğal ve Bitkisel Yöntemler


    Doğal bitkilerle istenmeyen vücut kokusunu önleyebilirsiniz. Çoğu vücut kokusunu gidericiler kokuyu gizlemeye, terlemeyi azaltmaya ve nemle dost olan bakterilerden cildi korumaya çalışır. Bununla beraber ter kokmaz, koltuk altlarında ve genital bölgelerde bulunan ter bezleri tarafından üretilen ter, protein ve yağlı mineraller yayar, kokuya neden olan bakterilerin gelişmesine yardımcı olur. Deodorantlı sabunlarla yıkanmak ciltteki hemen hemen tüm bakterileri uzaklaştırır. Koku önleyiciler (antiperspirantlar) ve deodorantlar da etkilidir ancak koltuk altını tahriş edebilir. Karbonhidrat ya da mısır ununu terleyen bölgeleriniz için deneyebilirsiniz. Her iki toz da nemi emer ana antiperspirant değildir. Karbonat ortalama bir antiseptik ve koku gidericidir.

    Bakteri gibi, yiyeceklerde koku yapabilir; Soğan, sarımsak, balık, lifli yeşil yiyecekler gibi çinko içeren gıdalar koku yapabilir. Aşırı terleme, kimyasal dengesizlik gibi ciddil hastalıklar vücut kokusu yapabilir. Koku yapan hastalıklardan şüpheleniyorsanız doktora görünün.

    Adaçayı:
    Bu bitki oldukça popüler bir ter önleyicidir. (antiperspirant). Adaçayı yağı, tentür ve çay poşetleri kolay bulunur. Tentür ile sulandırılmış yağı, yüz ve genital bölgeleriniz hariç terleyen bölgelerinize doğrudan sürün. Çay olarak da içebilir ya da terleyen bölgelerinizi bununla yıkayabilirsiniz. Hamile kadınlar çayını içmemeli ya da tentür kullanmamalı.

    Çay ağacı yağı:
    Bu tarçın kokulu yağ, Avustralya'daki bir 'Melaleuca alternifolia' ağacından elde edilir. Terleyen bölgeelrinize uygulayın. Yağ, ortalama bir antiseptik ve deodorant dermatit (deri yanığına) neden olabilir.
#30.03.2009 12:44 0 0 0
  • Saç Bakımı

    Saç Bakımı ve Saç Dökülmesi İçin Bitkisel Öneriler
    Bir tutam şerbetçi otu kozalağı, bir tutam devetabanı yaprağı, bir tutam meşe kabuğu ve bir yemek kaşığı naneyi bir tencereye koyup üzerine 1 litre kaynar su ekleyerek yaklaşık 1 saat demlenmeye bırakın ve süzün. Daha sonra saç diplerinize pamuk yardımı ile bu karışımı iyice yedirin ve saçlarınızı bir havlu ile sarıp yaklaşık 20 dakika kadar bekleyin. Kalan karışımla saçlarınızı yıkayıp kendiliğinden kurumaya bırakarak saç bakımınızı tamamlayın. Bu karışım saç dökülmesine çok faydalıdır.

    Saç Dökülmesi ve Kepekler İçin
    Bir avuç latin çiçeğinin meyveleri ile bir avuç ısırgan otunu bir kavanoza koyup üzerine yarım litre saf alkol ekleyin. 4-5 günde bir şişeyi çalkalamak suretiyle 1 ay bekletin. Daha sonra haftada bir bu karışımdan pamuk yardımıyla saç diplerinize uygulayıp yarım saat kadar bekleyin ve saçınızı durulayın.

    Saç Dökülmesi ve Saçların Uzaması İçin
    On damla limon suyu ile beş yemek kaşığı havuç suyunu karıştırıp için. (Bunu en az haftada iki kez yapın) Saç dökülmesine ve saçların uzamasında oldukça faydalıdır. Ayrıca havuçtan bol miktarda yararlanın çünkü havuç birçok saç sorununa bire birdir.

    Saç Diplerindeki Kaşıntı ve Saç Dökülmesi İçin
    Bir su bardağı elma sirkesini ocakta kaynama derecesine gelene kadar ısıtın ve kaynamadan ocaktan alın. Bir avuç çok ince kıyılmış ısırgan otunun üzerine döküp soğuyuncaya kadar demlenmeye bırakın ve süzün. pamuk veya sünger yardımı ile saç diplerinize iyice masaj yaparak yedirin. Bir saat bekledikten sonra saçlarınınızı şampuanlamadan durulayın.




    Saç Dökülmesi
    Eğer saçlarınız günde 80-90 telden daha fazla dökülüyorsa bu saç dökülmesi sorununuz var demektir. Saç dökülmesini önlemek ve saçlarınıza doğal bakım yaparak daha çabuk uzamasını sağlamak istiyorsanız

    Bir şişe veya kavonozun içine 9-10 kaşık tatlı badem yağı, 9-10 kaşık hindistan yağını 10 dakika iyice çalkalayın.Yatmadan saçlarınızın diplerine masaj yaparak sürün ve saçlarınızızı bir tülbent veya havlu ile sarın. Sabah katranlı sabun ve ılık su ile yıkayın.

    Bir şişe veya kavonozun içine 2 çorba kaşığı karbonat, 2 çorba kaşığı Arap sabunu koyun. Üzerine 2 bardak sıcak su ilave edip iyice çalkalayın. 24 saat beklettikten sonra üstte biriken kısmı alıp saçlarınıza sürün ve 6 saat sonra bol su ile yıkayın.

    Saçlarınızın dökülmesini önlemek için 4 litre kaynar suya 1 kaşık incecik kıyılmış ısırganotu koyup yarım saat bekletin. Sonra bir tülbentten sünüp yatmadan önce saç diplerini bu su ile ovarak yıkayın.

    Estetik ve plastik cerrahideki son gelişmeler sayesinde artık saç dökülmesine karşı saç ekimi yapılıyor. Bu teknik sayesinde doğal yollardan yani enseden alınan saçlı derinin saç dökülmesi olan yere teker teker nakledilmesiyle yeni saçların çıkması sağlanıyor.




    Saç Kırılması

    Kırıklar,saçınızın üst derisi aşınınca ortaya çıkar. Miktarı ne olursa olsun, kendini yenilemez. Yapmanız gereken tek şey saçlarınızı dize getirmek veya kestirerek bir sonraki seferde daha iyi olacağına söz vermektir.

    Nedense fön ve gündelik kullanılan saç kurutma makinesi katliamı gibi kırıklara neden olan alışkanlıklarından vazgeçmez.O zaman daha çok çaba göstermeli ve onlarla yaşamaya çabalamalıyız. Bunun için ne yapmalı mıyız? İşte uzmanlardan tavsiyeler:

    Kırıkları Nasıl Önleyebilirsiniz:
    • Saçlar ıslakken daha narin ve hassas olduğu için taramayın.

    • Geniş dişli tarak kullanın.

    • Üstten saç uçlarına doğru yumuşak kıllı tarakla tarayın.

    • Kurutma makinelerinin ve ütünün şiddetli sıcaklığı da kırıklara neden olan etkenlerdendir.

    • İpek ve saten yastık kullanın.Çünkü bu yastıklar saç düğümlenmesini ve kırılmasını azaltır.

    • Saçınızı açtıracak veya boyatacaksanız dikkatli olmalısınız çünkü her türlü kimyasal maddeler saçınızı güçsüzleştirir ve kırılmaya eğilim yaratır.

    • Perma ve boyama gibi kimyasal uygulamalar arasından en az iki hafta geçmelidir.Diğer türlü saçlarınız çok yıpranabilir.

    New York'un saç stilisti Les Havert, saç besleyicisini uygulamanızı ve plastik bir şapkayla saçınızı sarmanızı (nemli ve sıcak havlu da olabilir) ve on dakika bekletmenizi daha sonra da buzlu ve limonlu suyla yıkamanızı öneriyor.

    Mamsey Brown stilisti Lacey Dagenois,her altı veya sekiz ayda bir saçların uçlarından alınmasını öneriyor ve ekliyor. Saçlarınızın uzamasını istiyorsanız kırıklarınızı aldırmalısınız.



    Mevsime Göre Saç Modelleri

    Her mevsim için farklı saç stili mevsime göre sadece ruh halimiz değil, saçlarımız da değişir. Yazın kısa saçlar; kış aylarında ise bere altından göz kırpan uzun saçlar moda oluverir

    İlkbahar:
    Bahar aylarında güneşte parıldayan açık kumral, sarı ve kızıl gibi renkler daha çok tercih edilir. Sıcaklaşan havalar, kadınların orta boy saç kesimlerine yönelmesine sebep olur; bu da renkli saç tokaları ve parlak bantlar kullanabilirsiniz demektir.

    Yaz:
    Sahillerde geçen ve sık sık duş alınan yaz aylarında genellikle idare edilmesi kolay, kısa saçlar revaçtadır. Tatil ruhunu saçlarına da yansıtmak isteyenlerin çoğu, 'yıka ve çık' modelleri tercih eder. Boyada öncü olan renkler ise yıkamaya dayanıklı, bronz teni kapamayan, açık renklerdir. Yalnız dikkat etmeniz gereken bir şey var; çok açık tenliyseniz ve güneşlenme imkanınız yoksa, sarı saç sizi daha solgun gösterecektir.

    Sonbahar:
    Rüzgarda uçuşan, uzun ve ipeksi saçlara sahip olmayı hangi kadın istemez? Fönle kolayca şekillenen katlı kesimlerin bu yıl da moda olduğu bir gerçek. Eğer yüz şeklinize gidiyorsa, uzun saçınızı kısacık kahküllerle modern bir görünüme kavuşturabilirsiniz. Eskilerin modası perma, bir ara 'Retro' trendiyle geri döner gibi olsa da şimdi düz saçlar revaçta.

    Kış:
    Ağır çalışma temposuna sahip olanlar genellikle kısa saçları tercih etseler de kış denilince akla biraz daha uzun, omuz hizasını geçen saçlar gelir. Boyada tercih edilen renkler yaza göre koyulaşmıştır. Koyu kestane, koyu kızıl ve siyah daha sıkça görülür.
#30.03.2009 12:45 0 0 0
  • Paylaşımın için teşekkürler.
#02.04.2009 10:25 0 0 0