Şafak Vakti Düşen Katre

Son güncelleme: 13.05.2009 13:10
  • Âh o yâr

    Dîl fedâdır o yâre ki yâr mülkü talandır!
    Şehr-i İstanbul artık hatırlarda kalandır

    Harâbedir bu gönül yâr nicedir vefâsız!
    Geçip giden gençliğim bir yara ki şifâsız

    Her ânı kara geçer ömrüm küstü beyaza!
    Yâr güneşi doğmaz mı içimdeki ayaza?

    Gurbetin tarifini yârdan uzakta buldum!
    Kederi saçlarıma dökülen akta buldum

    Âh o yâr Bayâtî'yi yerden yere vururken
    Acaba mesut mudur? Cân ağacım kururken
    Güçer Kafa
#13.05.2009 04:29 0 0 0
  • Âh Yâr!


    Sen değil misin beni alev alev kavuran?
    Âh yâr sen değil misin elden ele savuran?
    Hırçın dalgalar gibi gönül kıyıma vuran
    Bu ebedi hicrâna salan sen değil misin?

    Cânânımsın şüphesiz cânımsın cândân öte!
    Âtiyedir kederim giden zamandan öte
    Bilirsin de bilmezsin hâlim kurbandan öte
    Gözyaşınla ömrüme dolan sen değil misin?

    Bir tecelli akseder ruhumun aynasına
    Pus içinde her nazar gam dolar cân tasına!
    İbrahim gibi düştüm ateşin ortasına
    Nâfile soldururken solan sen değil misin?

    Bu del'olmuş gönülle neyler Bayâtî neyler?
    Nefes nefes tutuşur seher yeliyle neyler
    Kamış iken cân bulur neyzen eliyle neyler!
    Aşk sazını bîkarar çalan sen değil misin?
    Güçer Kafa
#13.05.2009 04:38 0 0 0
  • Aşka Aşık Olan Cân

    Cevrü cefâ çekerken inleyen kemanların
    Duyulmaz mı efkârı a gönül duyulmaz mı?
    Çehremde çizgilerle eskiyen zamanların
    Sarhoşu olan gönül bir daha ayılmaz mı?

    Durup durup iç çeken ihtiyar hatıralar
    Bir köşeye çekilip ağlıyor bu sıralar
    Göz göz olmuş kanıyor yürekteki yaralar
    Aşka aşık olan cân âşıktan sayılmaz mı?

    Milyonların içinde bir yalnızı yaşarım
    Damla damla birikir gözlerinden taşarım
    Ân olur ben ki kendi kendime de şaşarım

    Aşka sebil olunca kendinden cayılmaz mı?
    Güçer Kafa
#13.05.2009 04:40 0 0 0
  • Beni Beni


    Deli gönlüm bilmece
    Usul usul çöz beni
    Firar eder her gece
    Görse neyler göz beni?

    Uyku bilmez düşlerim
    Belki kusur işlerim
    Ağlamaya başlarım
    İncitince söz beni!

    Aşka âşık olmuşum
    Alev alev solmuşum
    Aşkla seni bulmuşum
    Cân ipine diz beni

    Boş vermişim âlemi
    Murâd siyah lâle mi?
    Al eline kalemi
    Yâr diyerek yaz beni

    Yıldız yıldız bakışın
    Yüreğime akışın
    Hasretinle yakışın
    Yeter! Gel de üz beni!

    Şefkatindir umduğum
    Gözlerimi yumduğum
    Hem çaresin hem düğüm!
    Yorar olmuş naz beni

    Mor dumanlı doruklar
    Gökyüzünde konuklar
    Ümitlerim koruklar
    Avuturken saz beni

    Kuzucağım sev beni
    Eyler aşkın dev beni!
    Boz ayrılık tövbeni
    Sarıver bu güz beni

    Şol Bayâtî âşığın
    Bas! Geç! Gayrı eşiğin!
    Seni bekler beşiğin
    Murâda sal tez beni
    Güçer Kafa
#13.05.2009 04:41 0 0 0
  • Aşk Medeniyeti Yada XXI. Asrı İdrâk

    Yalnız geldim dünyaya annem tuttu elimden
    Yalnız mı gideceğim? Yâr tınmaz emelimden!

    Aşkı arayıp durur âhvâlince her kişi!
    Buldum deyip coşmalı bir hanımda er kişi

    Lâkin zaman pek garip pek mânâsız bu düzen!
    Aman ne devre çattık aklı ereni üzen

    Gönülden çırpınışın kıymeti yok ne yazık
    Her kulun heybesinde maddiyatı tek azık!

    Hem sevip hem güvenmek bir masaldan ibaret!
    Yuva kurmak ummanda batan saldan ibaret

    Hanımlar bir acayip beyler beylik bilmiyor!
    Her değer yozlaşıyor giden geri gelmiyor

    Çatırdıyor temeli millet denen sarayın
    Bu derdin sebebini sokak sokak arayın!

    Selamsız geçip gider iki komşu her sabah!
    Otobüste ayakta kalmış ki ninem eyvah!

    Hürmet öldü Saygının izini gören var mı?
    Menfaatperest olmak büyüklüğe sığar mı?

    Redd-i miras eyleyen torunların halini
    Söylemeye dil varmaz kara istikbâlini

    Eskiden bir biz vardı Ben gölünde boğuldu!
    Millet diye yaşarken kitle olup yığıldı

    Bu yığına bakıp da ağlamamak elde mi?
    Vatan dediğimiz şey şu perişan belde mi?

    Kendini bilmez olduk özümüzden bîhaber!
    Mânâda batar iken gökdelenler muteber

    Gökdelenler yükselir medeniyet çökerken
    İnsanlar açlık çeker çöpe ekmek dökerken!

    Koskoca bir tezadın adı imiş modernlik!
    Yozlaşmanın o buruk tadı imiş modernlik!

    Kadınlar ürker olmuş anneliğin tahtından
    Düzeyli(?) ilişkiler öç alırken bahtından

    Adamlar asıl değil suret desem hiç değil!
    Manzaraya bakıp da kinle dolmak suç değil

    Buzdağları misali koptuk birbirimizden
    Yarınlar şikâyetkâr güdük eserimizden

    Maneviyat utanır bakınca yüzümüze
    Tarihimiz yürürken öfkeyle üstümüze

    Gençlik elden gidiyor kimin nesli bu nesil?
    Ve sen şaşkın ebeveyn! Revâ mıdır taş kesil?

    Uyan ey Türk Milleti gaflet de şaştı sana!
    Şanlı mazinin âhı çoktan ulaştı sana

    Batı diyerek battın kendin olmaya bak sen!
    Bu uru dağla artık Bu urbaları yak sen

    Türklük gömleğini giy ruhunu Hak'la yıka
    Sen kendin olduğun gün sana kim karşı çıka?

    Ben ki bir deli şair gamlı söyler dururum
    Naftalin kokan ruhum ve mazidir gururum!

    Böyle sürmez bu gidiş kırılır yozun çarkı
    Kutlu hanımlar beyler bir gün gösterir farkı!

    Aşkın Medeniyeti dirilmekte ân be ân!
    O şanlı yarınları müjdeliyor Kehkeşân

    Hâmâset değil mazi hakikattir bilâkis
    Çınlamaktan yorulmaz ruhumuzdaki akis!

    Şartlar bizi âheste bize sürüklemekte
    Zaman nehri kabuğu öze sürüklemekte

    Şaha kalkmak üzredir yedi iklim Türk Yurdu!
    Yaradan bu millete sancaktarlık buyurdu

    Kendimizin farkına vara vara yücelmek
    Tek kaygımız olmalı hayırla şerri bilmek

    İhmal etmiş olsak da geç değil tamir için
    Cemiyetin ruhunu Toplum olmak mı? Geçin!

    Sözcüklerle konuşmak daralttı ufkumuzu!
    Kelimeler bölmeli bu ölüm uykumuzu

    Dilde fikirde işde dünsüz bugün olmuyor
    Elden çıkarılanın asla yeri dolmuyor

    Bir terkibe muhtacız: Hem dün hem bugün diyen
    Senin eskimez yenin en kıymetli hediyen!

    Önce sen keşfet yaşa Sonra yaşat herkese
    Tâ özünden esecek bir rüzgar gerek sise!

    Hece hece duyulur rüzgarın ayak sesi!
    Kulak vermiş İstanbul Şumnu Kerkük ve Yesi!

    Üstâd Yahya Kemal'in şiiri yaşanıyor
    Süleymaniye'de Türk bayramı kuşanıyor

    Daha dün nevbahardan ümit kesmiş ayazdım
    Ben ki bu manzumeyi ruhumda duyup yazdım!

    Her şey rücû etmekte töresince aslına
    Şahikalar ket vurur mağlubiyet faslına!

    Artık bizim türkümüz söylenecek dillerde
    Nihayet anlayacak bu sırrı gafiller de

    Senaryolar komplolar tutmadı. Tutmayacak!
    Türk Kültürü güneştir! Batmadı! Batmayacak!

    Her şeyin var! Tereddüt yakışmıyor gözüne
    Dağların ardını gör yaslanarak özüne!

    Her karanlık gecenin elbet ardı sabahtır!
    Senin asrın bu asır Tan ağardı sabahtır!

    Çok söyledin Bayâtî söyleme de seyre çık!
    Yaradan'ın izniyle gayrı yolumuz açık
    Güçer Kafa
#13.05.2009 04:41 0 0 0
  • Hürmet öldü Saygının izini gören var mı?
    Menfaatperest olmak büyüklüğe sığar mı?

    Harika şiirler..
    Yüreğine, emeğine sağlık canım..
#13.05.2009 08:24 0 0 0
  • okuyan gozlerine saglik hayatim
#13.05.2009 10:34 0 0 0
  • Hepsi bir birinden güzel şiirler..
    Yüreğine emeğine sağlık...
#13.05.2009 13:10 0 0 0