ŞİİRLER

Son güncelleme: 19.03.2010 22:10
  • SÖZ

    Aynada başka güzelsin

    Yatakta başka

    Aldırma söz olur diye

    Tak takıştır, sür sürüştür

    İnadına gel

    Piyasa vakti muhallebiciye

    Söz olurmuş,

    Olsun.

    Dostum değil misin?

    (ORHAN VELİ KANIK)



    NERDESİN

    Geceleyin bir ses böler uykumu,

    İçim ürpermeyle dolar:...Nerdesin?

    Arıyorum yıllar var ki ben onu,

    Aşıkıyım beni çağıran bu sesin,

    Gün olur sürüyüp beni derbeder,

    Bu ses rüzgarlara karışır gider,

    Gün olur peşimden yürür beraber,

    Ansızın haykırır bana:...Nerdesin?

    Bütün sevgileri atıp içimden,

    Varlığımı yalnız ona verdim ben,

    Elverir ki bir gün bana derinden,

    Ta, derinden bir gün bana "gel" desin.

    (AHMET KUTSİ TECER)

#22.05.2005 14:30 0 0 0
  • PAZAR

    Bugün pazar,

    bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar

    ve ben ömrümde ilk defa,

    gökyüzünün bu kadar benden uzak

    bu kadar geniş

    bu kadar mavi olduğuna şaşarak

    kımıldamadan durdum,

    sonra saygıyla toprağa oturdum,

    dayadım sırtımı duvara.

    Bu anda ne düşmek dalgalara,

    bu anda ne hürriyet, ne karım,

    toprak, güneş ve ben, bahtiyarım.

    (NAZIM HİKMET)





    KARIMA MEKTUP

    Bir tanem!

    Son mektubunda:

    'Başım sızlıyor yüreğim sersem! ' diyorsun.

    'Seni asarlarsa seni kaybedersem;

    diyorsun;

    "yaşayamam!"

    Yaşarsın karıcığım,

    kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgarda; yaşarsın kalbimin

    kızıl saçlı bacısı

    en fazla bir yıl sürer

    yirminci asırlılarda

    ölüm acısı

    Ölüm

    bir ipte sallanan bir ölü.

    Bu ölüme bir türlü

    razı olmuyor gönlüm.

    Fakat

    emin ol ki sevgilim;

    zavallı bir çingenenin

    kıllı, siyah bir örümceğe benzeyen eli

    geçirecekse eğer

    ipi boğazıma,

    mavi gözlerimde korkuyu görmek için

    boşuna bakacaklar

    Nazıma!

    Ben,

    alaca karanlığında son sabahımın

    dostlarımı ve seni göreceğim,

    ve yalnız

    yarı kalmış bir şarkının acısını

    toprağa götüreceğim...

    Karım benim!

    İyi yürekli

    altın renkli,

    gözleri baldan tatlı arım benim:

    ne diye yazdım sana

    istendiğini idamımın,

    daha dava ilk adımında

    ve bir şalgam gibi koparmıyorlar

    kellesini adamın.

    Haydi bunlara boş ver.

    Bunlar uzak bir ihtimal

    Paran varsa eğer

    bana fanila bir don al,

    tuttu bacağımın siyatik ağrısı,

    Ve unutma ki

    daima iyi şeyler düşünmeli

    bir mahpusun karısı.

    (NAZIM HİKMET)
#22.05.2005 14:31 0 0 0
  • BEKLENEN

    Ne hasta bekler sabahı,

    Ne taze ölüyü mezar,

    Ne de şeytan, bir günahı,

    Seni beklediğim kadar.



    Geçti, istemem gelmeni,

    Yokluğunda buldum seni;

    Bırak vehmimde gölgeni,

    Gelme, artık neye yarar?

    (NECİP FAZIL KISAKÜREK)
#22.05.2005 14:32 0 0 0
  • MAVİ GÖZLÜ DEV
    O mavi gözlü bir devdi.

    Minnacık bir kadın sevdi.

    Kadının hayali minnacık bir evdi,

    bahçesinde ebruli

    hanımeli

    açan bir ev.

    Bir dev gibi seviyordu dev.

    Ve elleri öyle büyük işler için

    hazırlanmıştı ki devin,

    yapamazdı yapısını,

    çalamazdı kapısını

    bahçesinde ebruli

    hanımeli

    açan evin.

    O mavi gözlü bir devdi.

    Minnacık bir kadın sevdi.

    Mini minnacıktı kadın.

    Rahata acıktı kadın

    yoruldu devin büyük yolunda.

    Ve elveda! deyip mavi gözlü deve,

    girdi zengin bir cücenin kolunda

    bahçesinde ebruli

    hanımeli

    açan eve.

    Şimdi anlıyor ki mavi gözlü dev,

    dev gibi sevgilere mezar bile olamaz:

    bahçesinde ebruli

    hanımeli

    açan ev...

    (NAZIM HİKMET)



    SEN

    Aşkını gözlerinle, dün, kalbime işledin
    Bir sanatkar,eliyle oyar gibi mermeri.
    Rüzgar yüzü görmeyen ufkumda genişledin
    Bir fırtına halinde koptuğun günden beri.

    Daha fani olaydı kurtulurdu zarardan
    Aşkım ki farkı yoktur bir dağ başında kardan.
    Gururuma basarak üstüne çıkanlardan
    Dönmeyen bir sen varsın geri.

    Nasıl taşta çeliğin izi kalırsa derin
    Üstüme satır satır öyle nakşoldu yerin.
    Üzülme, senden sonra kalbime girenlerin
    Yalnız senin aksindir orda görecekleri...


    (YAŞAR NABİ NAYIR)
#22.05.2005 14:33 0 0 0
  • GÜN EKSİLMESİN PENCEREMDEN
    Ne doğan güne hükmüm geçer,

    Ne halden anlayan bulunur;

    Ah aklımdan ölümüm geçer;

    Sonra bu kuş, bu bahçe, bu nur.

    Ve gönül Tanrısına der ki:

    - Pervam yok verdiğin elemden;

    Her mihnet kabulüm, yeter ki

    Gün eksilmesin penceremden!



    (CAHİT SITKI TARANCI)



    OTUZ BEŞ YAŞ

    Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder.
    Dantel gibi ortasındayız ömrün.
    Delikanlı çağımızdaki cevher
    Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
    Gözünün yaşına bakmadan gider.


    Şakaklarıma kar mı yağdı ne?
    Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
    Ya gözler altındaki mor halkalar?
    Neden böyle düşman görünüyorsunuz;
    Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?


    Zamanla nasıl değişiyor insan!
    Hangi resmime baksam ben değilim:
    Nerde o günler, o şevk, o heyecan?
    Bu güler yüzlü adam ben değilim
    Yalandır kaygısız olduğum yalan.


    Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız
    Hatırası bile yabancı gelir.
    Hayata beraber başladığımız
    Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
    Gittikçe artıyor yalnızlığımız


    Gökyüzünün başka rengi de varmış!
    Geç farkettim taşın sert olduğunu.
    Su insanı boğar, ateş yakarmış!
    Her doğan günün bir dert olduğunu,
    İnsan bu yaşa gelince anlarmış.


    Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
    Her yıl biraz daha benimsediğim.
    Ne dönüp duruyor havada kuşlar?
    Nerden çıktı bu cenaze? Ölen kim?
    Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar.


    N'eylersin ölüm herkesin başında.
    Uyudun uyanamadın olacak
    Kim bilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
    Bir namazlık saltanatın olacak.
    Taht misali o musalla taşında.

    (CAHİT SITKI TARANCI)
#22.05.2005 14:35 0 0 0
  • ANLATAMIYORUM

    Ağlasam sesimi duyar mısınız,

    Mısralarımda;

    Dokunabilir misiniz

    Göz yaşlarıma, ellerinizle?



    Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,

    Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu

    Bu derde düşmeden önce.



    Bir yer var, biliyorum;

    Her şeyi söylemek mümkün;

    Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;

    Anlatamıyorum


    (ORHAN VELİ KANIK)



    BAĞIŞLA

    Ya zamanından çok erken gelirim

    Dünyaya geldiğim gibi

    Ya zamanından çok geç

    Seni bu yaşta sevdiğim gibi



    Mutluluğa hep geç kalırım

    Hep erken giderim mutsuzluğa

    Ya her şey bitmiştir çoktan

    Ya hiçbir şey başlamamış



    Öyle bir zamanına geldim ki yaşamın

    Ölüme erken seviye geç

    Yine gecikmişim bağışla sevgilim

    Seviye on kala ölüme beş


    (AZİZ NESİN)
#22.05.2005 14:36 0 0 0
  • BÖYLE BİR SEVMEK

    Ne kadınlar sevdim zaten yoktular

    yağmur giyerlerdi sonbaharla bir

    azıcık okşasam sanki çocuktular

    bıraksam korkudan gözleri sislenir

    ne kadınlar sevdim zaten yoktular

    böyle bir sevmek görülmemiştir



    hayır sanmayın ki beni unuttular

    hala araşıra mektupları gelir

    gerçek değildiler birer umuttular

    eski bir şarki belki bir şiir

    ne kadınlar sevdim zaten yoktular

    böyle bir sevmek görülmemiştir



    yalnızlıklarımda elimden tuttular

    uzak fısıltıları içimi ürpertir

    sanki gökyüzünde bir buluttular

    nereye kayboldular simdi kim bilir

    ne kadınlar sevdim zaten yoktular

    böyle bir sevmek görülmemiştir.


    (ATİLLA İLHAN)
#22.05.2005 14:37 0 0 0
  • SENİNLE ÖLMEK İSTİYORUM

    Dağ başında bir avcı kulübesi

    Yerler diz boyu kar

    Ocakta ateş

    Dışarıda rüzgar

    Hadi gel

    Önce sevişmeliyiz uzun uzun

    Yerdeki ayı postunun üzerine uzanmalıyız

    Bütün vücudunu santimetrekarelere ayırıp

    Birer birer öpmeliyim

    Ve sonra sımsıkı sarılmalıyım sana

    Böylece ölmeliyiz

    Aradan yıllar geçip

    Bizi buldukları zaman

    Etlerimiz çürümüş olsa da

    Kemiklerimiz ayrılmamalı birbirinden

    Hadi gel

    Nefes almak hüner değil

    Seninle ölmek istiyorum.


    (ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN)
#22.05.2005 14:38 0 0 0
  • BESBELLİ

    Besbelli ölümüm sabahleyindir

    İlk ışık korkuyla girerken camdan

    Uzan başucumda perdeyi indir

    Mum olduğu gibi kalsın akşamdan

    Sonra koş terlikle haber vermeye

    "kiracım bu sabah can verdi" diye

    Üç beş kişi duysun ve belediye

    Beni kaldırmaya gelsin odamdan

    Evden çıkar çıkmaz omuzda tabut

    Sende eller gibi adımı unut

    Kapımı birkaç gün için açık tut

    Eşyam bakakalsın diye arkamdan.

    (AHMET KUTSİ TECER)
#22.05.2005 14:39 0 0 0
  • BİLARDO TOPLARI

    Ayrıldığımız gündü.
    Mutfaktaydık, buzdolabının yanında, kapısı açıktı, herşey bambaşka
    görünüyordu yüzüne vuran o soğuk ışıkta
    "Biliyor musun " dedin. "Sen neye benziyorsun biliyor musun?"
    Epeydir aradığın bir şeyi bulmuş olmanın hem sevinç, hem keder veren
    gizli bir an için bulandırmıştı yüzündeki tedirginliği, kırgınlığı.
    Sis ışığa çıkmıştı. Sonra yavaşça çevirip başını yüzüme baktın kuyuya düşmeye
    benzeyen derin bir korkuyla.
    "Neye?" dedim,yan yanayken yaşadığımız ayrılığın adını sorar
    gibi,"Neye?"
    "Bilardo toplarına."
    "Neden?" dedim.
    "Yazgını hep başkalarının ıstakalarının insafına bırakıyorsun da
    ondan..."
    Bir uçurum gibi derinleşen sessizlik o an başlamıştı bile bizi
    birbirimizden uzaklaştırmaya.
    Beni terk etmeden önce yaptığın son konuşma oldu bu.
    Sonra iki arkadaşım geldi,birinin omzunda ağladım,hangisiydi
    şimdi
    hatırlamıyorum. Sonra birlikte başka bir kente gittik,anlarsın ayrılığın
    ilk
    günlerinde o eve katlanamazdım, sonra ben başka aşklara, sonra başka
    evlerin
    duvarlarına başka takvimler aştım
    Şimdi ne zaman birinden ayrılsam ıstakaların sesi patlıyor
    kulaklarımda
    ardından bilardo topları
    dağılıyor dört bir yana
    Seni hatırlıyorum o soğuk ışıkta bir daha
    bir daha
    bir daha


    (MURATHAN MUNGAN)



    SEVGİLİM YALAN SÖYLERSEM

    Sevgilim yalan söylersem sana
    Kopsun ve mahrum kalsın dilim
    Seni seviyorum demek bahtiyarlığından

    Sevgilim yalan yazarsam sana
    Kurusun ve mahrum kalsın elim
    Okşayabilmek saadetinden seni

    Sevgilim yalan söylerse sana gözlerim
    İki nadim gözyaşı gibi avuçlarıma aksınlar
    Ve göremesinler seni bir daha

    (NAZIM HİKMET)
#22.05.2005 14:40 0 0 0
  • MİLYON KERE AYTEN

    Ben bir Ayten'dir tutturmuşum
    oh ne iyi Ayten'li içkiler içip sarhoş oluyorum ne güzel
    Hoşuma gitmiyorsa rengi denizlerin
    Biraz Ayten sürüyorum güzelleşiyor
    Şarkılar söylüyorum Şiirler yazıyorum
    Ayten üstüne
    Saatim her zaman Ayten'e beş var
    Ya da Ayten'i beş geçiyor
    Ne yana baksam gördüğüm o
    Gözümü yumsam aklımdan Ayten geçiyor
    Bana sorarsanız mevsimlerden Aytendeyiz
    Günlerden Aytenertesidir
    Odur gün gün beni yaşatan
    Onun kokusu sarmıştır sokakları
    Onun gözleridir şafakta gördüğüm
    Akşam kızıllığında onun dudakları
    Başka kadını övmeyin yanımda gücenirim
    Ayten'i övecekseniz ne ala, oturabilirsiniz
    Bir kadehte sizinle içeriz Ayten'li İki laf ederiz
    Onu siz de seversiniz benim gibi Ama yağma yok
    Ayten'i size bırakmam
    Alın tek kat elbisemi size vereyim
    Cebimde bir on liram var
    Onu da alın gerekirse
    Ben Ayten'i düşünürüm, üşümem
    Üç kere adını tekrarlarım, karnım doyar
    Parasızlık da bir şey mi Ölüm bile kötü değil
    Aytensizlik kadar
    Ona uğramayan gemiler batsın
    Ondan geçmeyen trenler devrilsin
    Onu sevmeyen yürek taş kesilsin
    Kapansın onu görmeyen gözler
    Onu övmeyen diller kurusun
    İki kere iki dört elde var Ayten
    Bundan böyle dünyada Aşkın adı Ayten olsun


    (ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN
#22.05.2005 14:41 0 0 0
  • ElleRiNe EmeqiNe SaqLıK ArKaDa$ıM
#11.06.2005 14:51 0 0 0
  • noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    SOKAK KEDİSİ

    Bir şey vermesen de- azıcık ilgi,
    Bir parça ciğer'den- evladır belki.
    Onu sıvazlayan- şefkatli el ki;
    Duayla doldurur- Sokak Kedisi.

    Yalvaran bakışla- sevilmek ister,
    Üzgünce sesiyle- miyav- miyav der,
    Hele bir eğil de- bir dostluk göster,
    Ağlamaklı olur- Sokak Kedisi.

    Sığıncak yeri yok- hepsi açıkta,
    Kimsesiz- sahipsiz, bir kenarcıkta,
    Kırıntı bulsa da- çok kez açlıkta,
    Hep büzülür durur- Sokak Kedisi.

    Hayır severleri- gözünden tanır,
    Yem görür torbada- hemen yaklaşır,
    Sürtünür, sevinçle- ayak dolaşır,
    Mutlulukla dolar- Sokak Kedisi.

    O soğuk günlerde- tatlı rüyası,
    Sobanın yanında- mırıldaması,
    Sıcacık odada- uyur olması,
    Sayıklar durur- Sokak Kedisi.

    Bir güler yüz görse- ardından koşar,
    Tevazulu sözden- ferahlık, yaşar,
    Miyavlar-sürtünür, ilgiden coşar,
    O şahsı, dost beller- Sokak Kedisi.

    Çöp bidonları ki; besin kaynağı,
    Hiç ister miydi ki- orda olmayı,
    Ya bir de içecek- bir yudum suyu,
    Bulamaz, kıvranır- Sokak Kedisi.

    Kendini, insandan- bir parça bilir,
    Herkesi, yakını- ahbabı sanır,
    Kovmaya, azara- hemen darılır,
    Küserek ayrılır- Sokak Kedisi.

    Doğum yaklaşırken- bir tasa basar,
    Bir kuytu yer arar- çok yere koşar.
    Bazen balkonlara- tırmanır, aşar,
    Aman der, yalvarır- Sokak Kedisi.

    Çaresiz kalırsa- bu koşuşmalar,
    Baktı ki, faydasız- sa yalvarmalar,
    Bir duvar dibine- artık yavrular,
    Sabrına bürünür- Sokak Kedisi.

    İnsanlar bu halden- pek etkilenir,
    Kimi süt getirir- kimi yem verir.
    Yavrular kendini- zaten sevdirir,
    Gerçek bir dramdır- Sokak Kedisi.

    Kimi kez çocuklar- yavrusun alır,
    Anne de- yavru da, miyavlar durur,
    Yavrusu giderse- çok mahsun olur,
    O zaman yastadır- Sokak Kedisi.

    Zaten kendisi de- öyle doğmuştur,
    Kim bilir kaç yerden- insan kovmuştur,
    Çileli hayatı- daim boğmuştur,
    Bağışıklık görür- Sokak Kedisi.

    Gözünü gözünde- gezindirdiği,
    Kalbine şefkati- özendirdiği
    Gönlüne merhamet kazandırdığı,
    Sokak Dostlarımız- Sokak Kedisi.

    Şevket OKYAY
#19.03.2010 22:10 0 0 0