Şiir-2

Son güncelleme: 11.06.2005 15:09
  • NEREDEYİM

    Güneş ışığı penceremden içeri giriyor yavaş yavaş

    Şöyle bir uzanayım yatağıma,

    Pek de rahat değil ama,

    Bu güzelliğin zevkine ancak böyle varılır.

    Off ! yatak batıyor sırtıma,

    Ama güneş ışığı unutturuyor bu ıstırabı

    Ferahlıyorum, yüzüm aydınlanıyor

    Unutuyorum tüm kötülükleri, acıları...

    Yolculuk yapıyorum ışıklar eşliğinde başka diyarlara

    O ışıkları tutmaya çalışıyorum ellerimle,

    Ama nafile, tutamıyorum, kayıyorlar avuçlarımdan

    Sıcak ve parlaklar; yıldız gibiler...

    Benimle bin bir renkteki çiçekler arasında koşuyorlar

    Bir o yana, bir bu yana koşuyoruz

    Sonra rüzgar da katılıyor bize,

    O da alabildiğine koşuyor nefes nefese

    Sesi kulaklarımda çınlıyor

    Kuşlar, böcekler, ağaçlar hepsi koşuyor

    Hepimiz amaçsızca koşuyoruz bir yerlere

    Savrulup gidiyoruz.

    Bütün bedenim uyuşuyor,

    Üzerime bir yorgunluk çöküyor,

    Birden ortaya çıkan bu yorgunluk da nesi?

    Aman Allah'ım! ışıklar, rüzgar, kuşlar nerede?

    Ya altımızda salınan çiçekler, onlar nerede?

    Bu ürkütücü karanlık da nereden çıktı?

    Ya o karanlığı delen korkunç ses,

    Ne, ne bu çakıp çakıp kaybolan parlak damarlar ?

    Şimşek mi yoksa?

    Evet, evet şimşek!

    Bal gibi şimşek!

    Peki ne işi var burada?

    Niye çıkıverdi birden ortaya?

    Niye bozdu o güzelliği?

    Bu sırtıma batan şey de ne?

    Hıh! yatakmış...

    Eskisinden daha fazla batıyor sırtıma nedense,

    İğne gibi, ok gibi, kurşun gibi...

    Bu ses? yağmur sesi!

    Evet, evet yağmur sesi!

    Ardından yoğun bir toprak kokusu...

    Bu kez de kendimi bir tarlada buluyorum

    Elimde orak, altın sarısı, uzun boylu başakları biçiyorum

    Alnımdan akan terleri siliyorum durup,

    Gözlerim uçsuz bucaksız tarlaya dikiliyor

    Başakların rüzgarla dans edişini seyre dalıyorum

    Gülümsüyorum, gururlanıyorum

    Çünkü emeğinin karşılığını almış bir çiftçiyim...

    Ah! yüzümde hissettiğim bu soğukluk da nesi?

    Elimi yüzüme götürüyorum ve o soğuk noktayı buluyorum

    Su bu, su!

    Peki nereden çıktı bu su?

    Gözlerimi açıp tavana dikiyorum

    Yüzüme siper almış bir yağmur damlası küçük bir delikten bana bakıyor,

    Her an damlamaya hazır,

    Yerimden kalksam iyi olacak,

    Off! şu yatak fena yapmış sırtımı...

    Etrafıma üzgün gözlerle bakıyorum,

    Gözlerim odamın her köşesinde geziniyor,

    En son pencereye odaklanıyor,

    Ama bu pencere çok küçük!

    Altında da demirden bir tepsi var

    Güneş, şimşek, yağmur hiçbir şey yok

    Yüzümdeki ıslaklık da yok,

    Tavana bakıyorum, yağmur damlası yok

    Oysa biraz önce oradaydı...

    Şimdi nerede?

    Tavan bile yok gibi,

    Karanlık üzerime çökmüş sanki

    Aman Allah! altımdaki yatak da kaybolmuş

    Bu, bu dokunduğum, üzerinde oturduğum beton bir zemin

    Olamaz burası da neresi?

    Ben neredeyim?

    Neredeyim?
#22.05.2005 14:45 0 0 0
  • KAYBETTİM

    Kendimi kaybettim bugün,

    Aradım caddelerde, sokaklarda bulamadım

    Ağladım sonra sessizce,

    Ne kadar yalnız olduğumu anladım,

    Ve ne kadar çaresiz olduğumu...

    Seni kaybettim bugün,

    Aradım başka insanlarda bulamadım,

    Acı çektim sonra içten içe,

    Seni ne kadar çok sevdiğimi anladım,

    Ve bir daha dönmeyeceğini...



    GİDİYORUM

    Yaşadığım bu yerden

    Bu, her köşesini beynime kazıdığım,

    Çocukluğumu, gençliğimi geçirdiğim şehirden vazgeçiyorum.

    Gidiyorum ardıma bakmadan

    Her şeyi geride bırakıyorum

    Bütün hatıralarımı ve seni...

    Gidiyorum,

    Bir sonu vardır elbet dediğim,

    Ancak bir türlü sonunu göremediğim aşkını da yanıma alarak
#22.05.2005 14:47 0 0 0
  • KIRMA

    Kırıyorsun beni çok

    Belki istemeden yapıyorsun bunu, belki isteyerek

    Ama kırıyorsun...

    Çok hassasım ben, çok kırılgan

    Sırçadan yapılmış gibiyim

    Sert bir bakışın, sert bir sözün tuzla buz ediyor beni...

    Sonra dağılan parçaları toplamak zor oluyor,

    Kırılan kalbim seni de kanatıyor,

    Sözlerim bir ok gibi fırlıyor ağzımdan,

    Suskunluğumu bir zırh gibi giyiyorum üstüme,

    O vakit ikimiz de çileden çıkıyoruz

    O yüzden beni kırma,

    Çünkü seni kırmak istemiyorum.



    İNANMIYORUM

    Kalemim düştü sarı sayfalara,

    Yazmaya dermanım yok artık.

    Yordu aşklar beni, ayrılıklar yordu

    Güvendiğim insanlar bir bir gözümden düştü

    İnsanlara inanmıyorum artık...

    Sevgiye inanmıyorum,

    Yaşam kadar yalan sevgiler,

    Yalan öpüşler, güzel sözler...

    Aşktan doğar sözde!

    Sevgiliymiş, o da kim?

    Silindiler kalbimden birer birer...
#22.05.2005 14:48 0 0 0
  • SOKAK ÇOCUĞU

    Çocuk üşüyor,

    Çocuğun ayakları çıplak,

    Giysileri yırtık,

    Çocuk yalnız,

    Evi yok, ailesi yok

    Hayatın çetin koşullarına göğüs geriyor çaresiz

    Kaldırım kenarında sabahlıyor,

    Sırtını verip taş duvara yarı uyuyor, yarı uyanık

    Yoldan geçen arabaların vızıltısı onun ninnisi,

    Elinde sıkıca tuttuğu bally torbası tek arkadaşı,

    Bir de sokak köpekleri...
#22.05.2005 14:49 0 0 0
  • ÇOCUK SEVGİLİM

    Çocuktun çoğu zaman,

    her halinle çocuk.

    yersiz gülüşlerinle,

    küsmelerinle,

    kural tanımazlığınla,

    umursamazlığınla çocuktun hala.

    kimi zaman ulaşılabilir,

    kimi zaman da öylesine inatçıydın.

    anlamak zordu seni,

    sevmek ayrı mesele...

    acı veriyordu seni sevmek, seninle olmak...

    canın istediğinde çeker giderdin uzaklara,

    bazen de tanımamazlıktan gelirdin beni,

    bir yabancıymışım gibi davranırdın,

    bir yabancıymışım gibi öperdin beni...

    ama, o çocuksu bakışların yok muydu?

    unuttururdu her şeyi.

    hataların siliniverirdi zihnimden

    istediğin her şeyi yapmaya hazır olurdum,

    bir elmas olurdun elimde tuttuğum

    pırıltısıyla gözlerimi kamaştıran,

    ve her an elimden düşürüp de kırarım diye korktuğum bir elmas...

    sen benim her şeyimdin.

    ama fazla olgundum sana göre,

    fazla doğrucu ve fazla muhafazakar

    bu yüzden bitmeliydi...

    ve ilk adımı atan sen olduğun gibi,

    son noktayı koyan da sen oldun...

    gitmeden önce öyle ağlamaklı baktın ki gözlerime,

    ve o kadar derin...

    sanki büyümüş gibiydin,

    sanki içindeki çocuk gitmişti.

    sıkıca sarıldın bana, öptün...

    "mutlu ol" dedin.

    kapıyı bile çok yumuşak kapattın

    adımlarını duymadım bile,

    bedenini terk eden bir ruh gibi sessiz, çıkıp gittin...

    bense kalakaldım öylece,

    halbuki biliyordum biteceğini,

    biliyordum gideceğini,

    yine de sızladı içim,

    istemiyordum ayrılığı,

    seni istiyordum.

    ama nafile dönmedin bir daha,

    bekledim,

    çok bekledim gelirsin diye; gelmedin....
#22.05.2005 14:50 0 0 0
  • YAŞIYORUZ İŞTE

    Bazen sevmiyorum yaşamayı,

    Bazen de doya doya yaşamak istiyorum.

    Bazen ağlıyorum iki gözüm iki çeşme,

    Bazen de kahkahalar koparıyorum.

    Bazen hürüm, bazen esir

    Nefes nefese koşarken özgürce,

    Aniden ayaklarım demirleniveriyor.

    Günüm günüme, saatim saatime uymuyor.

    Bir bakmışım böyleyim,

    Bir bakmışım şöyleyim,

    Engel olamıyorum bu değişime,

    Kimse engel olamıyor,

    Öyle ya da böyle yaşıyoruz işte...
#22.05.2005 14:51 0 0 0
  • BENİ

    İçimde yaşanan fırtınaları hissettirmem çoğu kez eşime, dostuma...

    Kendi kendime dindirmeye çalışırım, o asi fırtınaları,

    Sarmaya çalışırım ellerimle, yüreğimle, aklımla yaralarımı

    Kanarlar ama, taşmaz kanları gözlerimden,

    Kimse içimdekileri bilmez,

    Bir ben bilirim derinliklerimde ne olduğunu,

    Onlar sadece yüzeysel görürler beni; yüzeysel tanırlar,

    Bense en küçük noktasına kadar tanırım beni.
#22.05.2005 14:53 0 0 0
  • Bambaşka Birşey


    Engin denizlere bakarcasına

    Daldığım gözlerinde

    Hayat müjdeleyen kıvılcımlarla yandım,

    Sevdim mecnuncasına.



    Her akşam oluşunda derdim artar

    Yırtar feryadım yalnızlıkları

    Ne olur, ne olur beni kurtar.



    Özlem, hasret, sevgi demek olmaz buna

    Bambaşka bir şey, bir başkalıklar alemi

    Kelimeler aciz kalır, tarif etmek boşuna.



    Karmaşık hisler, tarifsiz duygular içinde

    Hayaller kuruyorum senli benli

    Yalnızlıklar bitecek, güneş doğacak!

    Ve kalbim ümitsizliği boğacak.
#22.05.2005 15:09 0 0 0
  • Sana

    Gözlerinde sevda kıvılcımları

    Tutuşturur benliğimi

    Dilimde sevda çığlıkları

    Söyle, söyle kalbim sende mi?


    Gözyaşlarım dinecek

    Ümidim sensin.

    Biter artık yalnızlığım

    Tiryaki olduğum geceler gibisin.
#22.05.2005 15:10 0 0 0
  • Sensiz


    Gecem sensiz, günüm sensiz

    Bugünlerim dünüm sensiz

    Kesip açsalar kalbimi

    Akacaktır kanım sensiz


    Sensizlik var duygularda

    Her gecemde, uykularda

    Görür isem rüyalarda

    Uyanırım yanım sensiz


    Çile çektim deste deste

    Durmaz iken can kafeste,

    Gelmez misin son nefeste

    Öleceğim sonum sensiz.
#22.05.2005 15:11 0 0 0
  • Mazi Diye



    Bir dost sesi kulaklarımda

    Merhaba diyen diller gördüm.



    Biçare, naçar, yaralı kalbime

    Merhem süren eller gördüm.



    Bilmem ki ne desem dostlar, sapsarı

    Muhabbet simgeler güller gördüm.



    Bir mutluluk yaşayıp sonunda elime

    Mazi diye verilen günler gördüm.
#22.05.2005 15:12 0 0 0
  • Sevda Yalan


    Suç aramam sende bende

    Ayrıldık işte en sonunda

    Gel desen de, git desen de

    Sevgi yalan, sevda yalan.



    Aşk denilen renkli rüya

    Sever insan, candan güya

    Bir gün hayal düşer suya

    Sevgi yalan, sevda yalan.



    Uyanırsın uykudur bu

    Karmaşık bir duygudur bu

    Ayrılıktan korkudur bu

    Sevgi yalan, sevda yalan;

    Yaşanılan dünya yalan.
#22.05.2005 15:14 0 0 0
  • Aşk Felsefesi

    Öğrendim artık aşk felsefesini

    Senden aldım hayat dersini

    Sevenler aptal, sevilen hilebaz.

    Bu böyleymiş, inanmasam da biraz


    Sevmek, sevilmek

    Ve terkedilmek

    Hayat tiyatrosunda bir perde

    Sonra şahıslar değişir

    Bir yerlerde...
#22.05.2005 15:15 0 0 0
  • Düşlerim

    kıyısız denizlerin
    sahipsiz çığlıkları...
    böyle geceyarısı
    uykularıma vurup
    kaybolan dalgaları...

    çıplak ayaklarıyla
    izsiz düşler kurup
    yürüyen kumlarında
    düşlerim o kadının,
    çıplak ayaklarında...

    anamın, kızımın ya da bir yabancının..
    bana ulaşamayan,
    yorgun bacaklarında.
    her yarısında gecenin

    düşlerim bir yanımda
    uykum öte yanımda
    sabahları beklerim
#22.05.2005 15:18 0 0 0
  • UMUT

    Suskun ovaların dudaklarında
    Yeşeriyor tebessüm.
    Belki ufka yaklaştıkça
    Kahkaha atacak gün!

    Uzaktaki maviliğin,
    Umursamazlığındayız şimdi,
    Tıpkı yaseminlerin,
    Gündüz uykuları gibi..

    Anlamsızlığın ortasındaki
    Anlamlı bir işaretin sorusu..
    Belki de çok umut var bu toprakta,
    Bak ürkütmüyor seni de,
    Benim gibi,kokusu&
#22.05.2005 15:19 0 0 0
  • NERGİS

    Anlat diyor arkadaş,
    Çok önemli şeylerin,
    Azla çarpılmışıyla..

    Bir nergis kokusu yayılıyor
    Masadaki,

    Küçücük bir vazodan..
    Abuk sabuk konular,
    Odanın havasını bozuyor,kokusu pis&
    Penceremi aralayıp gökyüzüne bakıyorum
    Bir başka haz var maviliğinde,nefis..
    Boynunu kaldırıp,gülümsüyor,
#22.05.2005 15:20 0 0 0
  • YÜREĞİNİ DİNLENDİR

    Tebessümden bir kelebek
    Kondur dudaklarına.
    Kaç bahar geçti, geçecek!
    Bir son vermeli artık
    Yaşamla arandaki,

    Yarım asırlık
    Kan davasına&.

    Güzel bir kalb çiz kafanda,
    İçi kanla değil,sevgiyle dolu olsun&
    Gülücükten köprüler ör,
    Kırıklar arasına..
    Acıdan bir demet gül,
    Destele de koy,tam ortasına..
    Sevdiğin şarkılardan bir bülbül,
    Yerleştir,
    Dikenin,dik noktasına.
    Sonra,
    Otur,yüreğini dinlendir..
#22.05.2005 15:21 0 0 0
  • BAHAR

    Avuçların terliyor daha
    Sımsıcak,körpedir sevgilerin.
    Belki de bu ilk aşkındır
    Ya da,
    Acısını unutturacak ötekilerin&
    Bak bu gelen bahardır karşıdan
    Öyle salına salına&
    Baştan çıkarmaya geliyor seni,
    Eteklerinde
    Badem çiçekleri&.
#22.05.2005 15:22 0 0 0
  • Özlemlerim

    Hüzün zincirlerine
    Halkalanmış yüreğim..
    Karanlık mahzenlerde
    Yıllanacak özlemim.
    Bir değil,iki değil,ne de son olacak bu
    Zamanın iğnesinden
    Geçmeyen hüzünlerin
    Kalın ağırlığında
    Boşalacak gözlerim..
    Eskimiş zamanların,
    Acı çaresizliği&.
    Birisi doğru dedi,
    Ötekisi eğrillti&
    Özlemlerim,
    Hep başka terazilerde-birilerince-
    Tartılmaktan kirlendi..
    Hüznün deliklerinden bile,
    geçememekte şimdi!
#22.05.2005 15:23 0 0 0