yanlış kapılara eşik olmuşuz yıllar yılı
çamurlu çarıklar çiğnemiş bedenlerimi
bıkmadan usanmadan bir ömür
her yanımız çürük
yüreğimiz kırık dökük
hülyalarımız hicran yumağı
pıhtılaşmış kan tortusu
avuçlarımızda yorgun nasırlar
zulmün kanlı elleri çevirmiş
gönül defterimizin ipek sayfalarını
ve kendi boz bulanık öykülerini yazmışlar
kan damlayan kalemlerinin
kılıçtan keskin uçlarıyla
yerin yedi kat dibine gömülmüş
bir damla ışığa muhtaç
ferini kaybetmiş yılgın bakışlarımız
yarasalar kemirmiş
meleklerin öpmeye kıyamadığı
merhamete muhtaç ellerimizi
yaban topraklarına yağmış cömertçe
bereketli yağmurlarımız ömür boyu
biz kururken bir yudum sevgiye muhtaç
boy vermiş yılışık gülümsemeler
çatlamış dudaklarımızda
geç kalmışız yaşamaya
sanki
ant içmişiz yaşamamaya...