Soğuk bir sonbahar akşamıydı hava kararmış yağmur başlamıştı. Elimizde tuttuğumuz o sıcak düşlerimize yağmur yağıyordu,gözlerimiz donuk,bedenizmi halsiz,ruhumuz bulutlarda...Bir anons patladı ''yolcu kalmasın'. Sanki gizli bir el kalkış için hazırlanan otobüse doğru seni sürüklüyordu..Bakışlarında kalma hissi vardı.. ''Baharda dönerim sakın beni unutma''sözlerini hatırlıyormusun yada gözünden akan yaşları?Ben seni unutmadım sevdiğim her kış baharda döneceğinin hayaliyle ısındım ama kaç bahar geçti sen dönmedin..Gelseydin minik öpcüklerle güneşin yüzümüze nasıl güldüğünü gösterecektim,ay ışığı mutluluk tablomuz olacaktı...Yalan değil kaçamak aşklar yaşadım ama olmadı olmadık zamanlarda hep aklıma düştün sen vazgeçilmez vede unutulmazdın...Yalnızlığın acısıyla her gece yatarken gurur satın aldım kendime..Gelir dedim kendi kendime gelmesi gerek unutmadı ya beni...Unuttum her şeyi kötü sözlerini,yalvarışlarımı,isyanlarımı,kavgalarımızı...
Bir tek seni unutamadım sevgili o anonsu,gidişini,düşlerimizin kara bulutlarla dağılışını...Zamanla alıştım acılara ölüm ilanları silinim durdu etrafımda,ayrılıklar hayatım oldu... Alıştım sevdiklerimin olmamasına ama bir tek sensizliğe vede yalnızlığa alışamadım...Olmadı sevdiğim bir araya gelemedik o vededan sonra o vede elvadaydı çünkü artık...Tomurcuktuk çatlamaya hazır ama bahar gelmeden uçtun...
Şimdi ise artan yalnızlığım ve büyüyen yokluğun var...Duvarlarda gözün,kapı kollarında parmak izin,üstümde kokun...Nerdesin ah be beklediğimin...Hasret çekmedim hiç bu kadar gün ışığına hiç özlememiştim bu kadar birini aşk buymuş demek buluşmak imkansız olsada...Düşlerim önceden bu kadar dağınık değildi. Kara bulultar gibi kümelenim acılarımla oturmuştu gece yarılarında yüreğim ıssız dünyasına...Hasret hiç bu kadar büyüymemişt.
Şimdi göçebe yüreğimle her sabah yeni yolculuklara çıkıyorum... Yalnızlığın ve sana olan özlemin türküsünü söylüyorum yetim bakışlarla belki duyarda gelirsin diye....
Soğuk bir sonbahar akşamıydı. Hava kararmış, yağmur başlamıştı. Düşlerimize yağmur yağıyordu ellerimizi. Gözlerin donuk bedenin halsizdi.
Gizli bir el kalkış hazırlanan otobüse binmek için seni sürükler gibiydi. Sanki kalmak istiyordun. "baharda dönerim" demiştin hatırlıyor musun ?" Sakin beni unutma bekle."
Ben seni unutmadım sevgili, ben seni unutmadım. Bütün kış baharda döneceğin günün hayaliyle ısındım. Minik öpücüklerle uyandırıp güneşin doğuşunu gösterecektim sana. Çiçeklerin, denizin, kumasalın, güneşin tadına birlikte varacak , gün batımlarında denizle birleşen ufuk çizgisini birlikte seyredecek, ay ışığında mutluluk şarkımızı söyleyecektik.
Yalan değil kaçamak sevdalara takıldım yokluğunda bir süre. Sana benzeyen her şeyi sevdim ben. Sevdiği her şeyde senden izler vardı. Aradığımı buldum sandım ama yanıldım , bulduğum sen değildin. Olmadık zamanlarda aklıma düştün, zamansız yaralandım. Her sabah seni bulmak için yolara düşmek geldi içimden ama gidemedim .
Yalnızlığın acısıyla gurur satın alır oldum her gece. "Gelir" dedim kendi kendime, "Söz verdi gelmesi gerek." Bekledim.Kendimi param parça hissetim ama yine de sana kızamadım.Unuttum kötü sözlerini Unuttum kapında bekletildiğimi.Unuttum telefonlarıma cevap vermediğini, kavgalarımızı unuttum.
Bir tek seni unutmadım sevgili, bir tek seni unutamadım. Hep dönmeni bekledim. Zamanla alıştım acılara , ölüm ilanlarında kendiliğinden siline adreslere. Alıştım sevdiklerimin yokluğuna. Ama yalnızlığa alışamadım, hasrete alışamadım, sensizliğe alışamadım. Hep dönmeni bekledim.
Olamadı gülüm bir araya gelemedik. Oysa daha yolun başındaydık, tomurcuktuk daha çatlamaya hazır. Bahar gelmeden ayrıldık. Şimdi artan yalnızlığım , büyüyen yokluğu var . duvarlarda gözlerinin izi , kapı kollarında parmak izlerin saklı. Sen neredesin sevgili, varlığın nerede ?. bir mevsim döndü , sen dönmedin .
Düşlerim böyle dağınık değildi eskiden. Kara bulutlar gibi kümelenip bir yere, acılarım yüreğimde çöreklenmişti gece yarılarında. Özlemlerim hiç bu kadar olmamıştı gün ışığına. Hasret bu kadar büyümemişti. Şimdi göçebe olmuş yüreğimle her sabah yeni yolculuklara çıkıyorum. Umudun türküsünü söylüyorum öksüz bakışlarımla.....
Soğuk bir sonbahar akşamıydı. Hava kararmış, yağmur başlamıştı. Düşlerimize yağmur yağıyordu ellerimizi. Gözlerin donuk bedenin halsizdi.
Gizli bir el kalkış hazırlanan otobüse binmek için seni sürükler gibiydi. Sanki kalmak istiyordun. "baharda dönerim" demiştin hatırlıyor musun ?" Sakin beni unutma bekle."
Ben seni unutmadım sevgili, ben seni unutmadım. Bütün kış baharda döneceğin günün hayaliyle ısındım. Minik öpücüklerle uyandırıp güneşin doğuşunu gösterecektim sana. Çiçeklerin, denizin, kumasalın, güneşin tadına birlikte varacak , gün batımlarında denizle birleşen ufuk çizgisini birlikte seyredecek, ay ışığında mutluluk şarkımızı söyleyecektik.
Yalan değil kaçamak sevdalara takıldım yokluğunda bir süre. Sana benzeyen her şeyi sevdim ben. Sevdiği her şeyde senden izler vardı. Aradığımı buldum sandım ama yanıldım , bulduğum sen değildin. Olmadık zamanlarda aklıma düştün, zamansız yaralandım. Her sabah seni bulmak için yolara düşmek geldi içimden ama gidemedim .
Yalnızlığın acısıyla gurur satın alır oldum her gece. "Gelir" dedim kendi kendime, "Söz verdi gelmesi gerek." Bekledim.Kendimi param parça hissetim ama yine de sana kızamadım.Unuttum kötü sözlerini Unuttum kapında bekletildiğimi.Unuttum telefonlarıma cevap vermediğini, kavgalarımızı unuttum.
Bir tek seni unutmadım sevgili, bir tek seni unutamadım. Hep dönmeni bekledim. Zamanla alıştım acılara , ölüm ilanlarında kendiliğinden siline adreslere. Alıştım sevdiklerimin yokluğuna. Ama yalnızlığa alışamadım, hasrete alışamadım, sensizliğe alışamadım. Hep dönmeni bekledim.
Olamadı gülüm bir araya gelemedik. Oysa daha yolun başındaydık, tomurcuktuk daha çatlamaya hazır. Bahar gelmeden ayrıldık. Şimdi artan yalnızlığım , büyüyen yokluğu var . duvarlarda gözlerinin izi , kapı kollarında parmak izlerin saklı. Sen neredesin sevgili, varlığın nerede ?. bir mevsim döndü , sen dönmedin .
Düşlerim böyle dağınık değildi eskiden. Kara bulutlar gibi kümelenip bir yere, acılarım yüreğimde çöreklenmişti gece yarılarında. Özlemlerim hiç bu kadar olmamıştı gün ışığına. Hasret bu kadar büyümemişti. Şimdi göçebe olmuş yüreğimle her sabah yeni yolculuklara çıkıyorum. Umudun türküsünü söylüyorum öksüz bakışlarımla.....