Adım Koray

Son güncelleme: 29.09.2009 13:23
  • noimage

    AĞIT..

    adım Koray,

    daha oniki yaşındayım

    ve ben hiç büyümeyeceğim

    Sivas Madımak'ta yandım

    ak günler bekleyen ülkemin

    karanlık düşünceleri tarafından

    naklen yakıldım...



    bir yaz günüydü

    Temmuz sıcağında

    babam ozan İsmail,

    tuttu ablamla benim ellerimizden

    "haydin çocuklar,

    Sivas'a, baba ocağımıza

    Pir Sultan Abdal şenliklerine

    Semah dönmeye gidiyoruz" demişti...



    ne bilirdim ki!

    "Ateşte Semaha dönmek"

    olacaktı kaderimiz

    ve otelde dinlenirken

    bir anda binlerce insan

    "yakın" diye haykırıyordu

    ve ölümden ötesi yoktu görünürde.....



    adım Koray,

    daha oniki yaşındayım veee

    ben hiç büyümeyeceğim

    ve benim Dikmen'den aşağıya

    salınarak Atatürk Bulvarı'nda

    güzel Ankara'da

    sevinçle inip te

    elimde çiçekle

    Gima'nın önünde beni bekleyen

    bir sevgilim olmayacak....



    adım Koray,

    siz şimdi kimbilir

    kaçıncı kadehi

    kaçıncı yalanlara içerken

    ve arasırada cancana derken

    benim ellerim yan mezardan

    Hiroşima'dan gelen yaşıtıma takılır

    sol tarafımda da Halepçe çocuğu

    sözde medeni ülkelerde

    Solingen'de yanan ben olurum

    Möln'de yanan ben olurum

    sizin elleriniz kızlarda

    sizin elleriniz erkeklerde

    sizin elleriniz bardaklarda

    ben en son canlı olarak

    semahta tutmuştum bir kızın elini

    şimdi ise;

    bizim ellerimiz yılan, çayan arasında

    kemikli topraklarda....



    ne din nedir anlamıştım

    ne de din uğruna adam yakılmayı

    suçum semah dönmekti

    suçum babamı dinlemekti

    suçum bana göre İNSAN olmaktı

    adım Koray daha oniki yaşındayım

    ben hiç baba olamayacağım

    ben hiç oğlumu okşayamayacağım

    ben hiç annemin dizlerinde

    saçlarımda parmakları dolaşan

    mutlu çocuk rolü bile yapamayacağım

    ve ben sizin adınıza

    ben mutlu gelecek adına

    bir değil bin kez daha yan deseler

    yine yanacağım, yanacağım, yanacağım...



    bir annenin kokusunu düşünsene,

    çocuğuna yani bana sarılmak

    işte ben o kokuyu artık içime alamayacağım

    anneme doluca sarılamayacağım

    Eeeyy benim akrandaşlarım,

    arkadaşlarım, yaşıtlarım

    siz kimbilir kaç kızla dansederken

    türküler dinleyip halaylar çekerken

    hergece feneri kimbilir kaç alemde

    nerelerde söndürürken

    ve hatta kimbilir hangi türkü barda

    devletler kurup,

    halk kurtaracaksınız

    kimbilir kaç biradan sonra solculuk oynayacaksınız

    işte ben sizin gibi türküler dinleyemeyeceğim

    halaylar çekemeyeceğim

    ben bir kıza sarılıp dans bile edemeyeceğim

    uuuuyy anam uuuyy

    Babam anlatırdı

    benim doğduğum köylerin yokluk ve sefaletten

    başka hiç bir özelliği yokmuş

    altı ay dünyadan uzak

    kar ve karanlığa mahkum bir yurt

    sonrası çamur,

    çamurda kalmış tek ayakkabılar



    kalsaydı tek ayakkabılarım sakız gibi çamurlarda

    kalsaydı diz boyu karlarda

    görmeseydim değil altı ay

    bir ömür boyu köyümün dışını

    görmeseydim medeniyet dedikleri yerlerde

    çirkeflikleri, kahpelikleri, ölümleri

    ama olsaydım o karlı yerlerde yaşayan ben

    bende dünyada olsaydım yeterdi...



    adım Koray benim duyuyormusunuz??

    daha oniki yaşındayım

    bazen ozan Nesimi oluyorum burada

    alıyorum elime sazımı

    bazense Hasret Gültekin

    hasret türküleri yazıyorum

    duyarım ki Köln'de

    Hasret abimin oğlu olmuş

    adını Hasret koymuşlar

    söyledikçe Muhlis baba

    ben burada bile

    Ateşte Semaha dönüyorum

    görüyormusunuz??......



    adım Koray benim heyy dünyalılar

    en son sizin aranızdayken

    ateş camları sarmışken

    insanlar yanıyordu Madımak'ta

    ve annem geldi gözümün önüne

    babam geldi,

    Ankara geldi

    o yüzden ölünce ben

    Anneme götürdüler

    Ankara'ya götürdüler..

    gelirken elimden tutan babam,

    dönüşte tabutumdan tutmuştu.

    ben yanmıştım tabutta

    babam kahrolmuştu tabut omzunda.

    zavallı babam,

    canım annem

    şimdi yeni doğan kardeşime

    adımızı koymuşsunuz

    canlarım......

    ölsem bile unutmayın

    ben Koray'ım

    sizin Korayınız........



    adım Koray benim

    bilmediğim din uğruna

    bilmediğim din adamları tarafından

    ayrı düşünceden yakılan.

    devletin gözü önünde

    sizlerin gözü önünde

    siz naklen izlerken tv.lerinizde

    yanan bendim orada

    en küçükleri otuz yedinin.

    otuz yedi canın

    otuz yedi karanfilin

    özü bende ANLIYORMUSUNUZ???........

    ölümden ötesi yokmuş

    DUYUYORMUSUNUZ???........

    ERDAL İRFAN..
#02.07.2009 02:16 0 0 0
  • Emeğinize sağlık güzeldi..
#02.07.2009 10:51 0 0 0
  • Acaba bu gün birileri utanıyor mu o gün yaşananlar için..
    Hoş utansalar da gitti onca can utanmasalar da..
    Bu anlamlı günde bu güzel şiiri paylaştığın için teşeküürler arkadaşım..
#02.07.2009 11:14 0 0 0
  • mutlu çocuk rolü bile yapamayacağım

    ve ben sizin adınıza

    ben mutlu gelecek adına

    bir değil bin kez daha yan deseler

    yine yanacağım, yanacağım, yanacağım...



    _________Çok güzel ifadelerin sunulduğu bir şiir..Emeğinize sağlık Özgürlük...
#02.07.2009 13:15 0 0 0
  • Gününde ve zamanında çok teşekkür ederim
#03.07.2009 02:29 0 0 0
  • emeğine sağlık özgürlüğümm..
#03.07.2009 03:43 0 0 0
  • Duyuyor musunuz? Goruyor musunuz? Anliyor musunuz?

    Eyy o gun oralari atese veren zihniyet!!
    Sanmayin ki, can yaktiniz..
    Sanmayin ki, siir turku yaktiniz.
    Sanmayin ki, sevgiyi katlettiniz..
    Yanan sadece tenler idi. Canlar bir cift turnanin kanatlarinda, yarim kalan semahlarini donuyorlar. Siir, turku, deyis daha cok figan ediyor. Sevgi ise dalga dalgaAkarsu gibi. Yeseriyor yine Cimen gibi. Sizlere inat bogarcasina..
    Aksi olsaydi eger, Nesimi derisinin yuzulusu ile, Pir Sultan ise asilisiyla kalirdi. Onlarin yureklerini turnalar buralara serpmezlerdi.
    O gun orada, bir sepet karanfil olmak vardi.
    O gun orada, can olmak vardi.
    O gun orada, KOR olmak vardi.
    O gun orada, AY olmak vardi
    "Bugun hatirlanmak icin"

    Emeginiz ve paylasiminiz icin tesekkur ederim ozguluk_5643, cesaretli bir siir secip sunmussunuz.. O insanlar ve ondan oncekiler hakikaten yok olmus olsalardi, sanirim bugunku sahip oldugumuz kulturumuzu kaybederdik. Sevgisiz kalirdik
#03.07.2009 10:26 0 0 0
  • vicdansızlar ! teşekkürler
#29.09.2009 13:23 0 0 0