Futbol Takımımız'ın Turkcell Süper Ligi'nin 12. haftasında Trabzonspor ile Cumartesi günü oynayacağı maçı Kuddusi Müftüoğlu yönetecek.
7 Kasım Cumartesi günü Hüseyin Avni Aker Stadı'ndaki mücadelede Müftüoğlu'nun yardımcılıklarını Cem Satman ile Alper Ulusoy yaparken, 4. hakem ise Suat Arslanboğa.
Futbol Takımımız ile Trabzonspor, Turkcell Süper Lig'de yarın (7 Kasım) yapacakları maçla birlikte, tarihte 104. kez birbirlerine rakip olacaklar.
11 Ekim 1973 tarihinde Trabzonspor'un 2-0 galibiyetiyle başlayan 36 yıllık rekabette, bugüne dek yapılan 103 karşılaşmanın 42'sini Beşiktaş, 38'sini Trabzonspor kazanırken, 23 maçta ise taraflar birbirine üstünlük sağlayamadı.
Siyah Beyazlılarımızn toplam 140 golüne, bordo-mavililer 115 golle karşılık verdi.
-LİGDE EŞİTLİK VAR-
Takımımız ile Trabzonspor arasında ligde yapılan maçlarda ise iki takımın galibiyet sayıları birbirine eşit.
İki takım arasında yapılan 70 lig maçında taraflar 27'şer galibiyet alırken, 16 karşılaşma ise berabere sonuçlandı. Ligde Ekibimiz'in attığı 100 gole, Trabzonspor 79 golle karşılık verdi.
İki takım arasında ligde geçen sezon yapılan maçlar Trabzon'da 0-0, İstanbul'da da 1-1 bitti.
-FARKLI SKORLAR-
Siyah Beyazlılarımız, Trabzonspor karşısındaki en farklı skorlu galibiyetini 20 Kasım 1993'te İstanbul'da yapılan lig maçında 7-1'lik skorla aldı. Kara Kartallarımız ayrıca, 2001-2002 ve 2003-2004 sezonunun ilk yarısında 5-0, 19 Şubat 1995 tarihindeki lig maçında da rakibini 4-0 yenerek, sahadan farklı skorlu galibiyetle ayrıldı.
Turkcell Süper Lig'de 12. hafta karşılaşmasında Hüsevin Avni Aker Stadyumu'nda Trabzonspor'u 1-0 mağlup ederek altın değerinde bir 3 puan elde ettik. Trabzonspor 0-2 Beşiktaş
Oldukça ilginç geçen 90 dakika içinde bizi 3 puana taşıyan goller 48'te Alman futbolcumuz Fabian Ernst'ten ve 90+3'de Bobo'dan geldi. İlk yarıda tamamen defansif bir oyun sergileyen ekibimiz ikinci yarıdaki ilk pozisyonunda golü buldu. Daha sonra yine kontrollü oynayan ekibimiz mücadelesiyle 3 puana uzandı ve üst üste 6. kez 3 puanı hanemize yazdırdık.
Bu maçın ardından en çok konuşulması gereken ise Hakan Arıkan'ın tarihe geçecek bir performans sergilemesiydi.
Bu sonuçla ligde puanımızı 24 yaptık ve 3. sıraya yükseldik. Trabzonspor ise 18 puanda kaldı. Lige verilecek aranın ardından 21 Kasım'da Fenerbahçe'yi İnönü'nün çimlerine gömeceğiz.
Hocamız Mustafa Denizli Wolsfburg maçında hastalık ve sakatlığı nedeniyle yer alamayan İbrahim Toraman ve Ernst'e ilk 11'de görev verdi.
Sakatlıkları süren Rüştü, Nihat, Tello, Holosko ve Rıdvan kadroda yer alamadı. Serdar Özkan, Erkan Zengin ve Batuhan da teknik heyet tarafından maç kadrosuna dahil edilmedi.
Maça çok iyi başlayamayan ekibimiz ilk 15 dakika içinde kalesinde önemli tehlikeler gördü. Umut Bulut 12'de ciddi bir pozisyonda topu ağlara gönderemeyerek bize derin bir nefes ayrıldı. İlk dakikalar içindeki bu defansif ve rakibi bekleyen oyun tarzımız aklımızda bir çok soru işareti oluşturdu.
18'de yine Umut Bulut kaleci Hakan Arıkan ile karşı karşıya kaldı. Hakan gol olmaması için ceza sahası üzerinde topa adeta ölümüne uçtu ve sakatlaranak golü önledi. Tamamen golü yememeyi önce düşünen bu oyun sistemimiz zaman zaman bizi sıkıntıya soksa da rakibi de yormayı hedefliyordu.
Mücadelede ilk yarı 0-0 eşitlik ile tamamlanırken devre sonuna dengeler gibi olduğumuz oyun bize ikinci yarı için umut verdi. Beşiktaşımızda ilk yarıda İsmail Köybaşı'nın dikkatli futbolu dikkatlerden kaçmazken beş defans, üç önlibero, iki orta saha şeklindeki futbolumuz oldukça ilginçti.
Beşiktaşımız'da kötü gidişe dur demek adına hocamız Mustafa Denizli iki oyuncu değişikliği ile ikinci devreye başlamayı tercih etti. Uğur ve Tabata saha kenarına alınırken, İbrahim Kaş ve Yusuf oyuna dahil oldu.
Her şey üzerimizden ölü toprağı atmak içindi. Bunun gerçekleştiği dakika ise 48'di. Alman oyuncumuz Ernst ceza sahasına girerken sol taraftan sol ayağı ile müthiş vurdu. Köşeye giden top hepimizi sevince boğdu. Trabzonspor kalesine giden ilk tehlikeli topumuz filelerle buluşmuştu.
Bu golle birlikte maçta tempo tamamen artarken daha dikkatli oynamaya başladık. Yusuf Şimşek rakip yarı sahada topu emanet ettiğimiz isimlerin başında gelirken açılan Trabzonspor savunmasını dengesiz yakalamaya çalıştık.
Bu sırada Trabzonspor'un beraberlik için kalemize yüklendiği anlarda ise defansımızda kademe paylaşımı tam yerindeydi. Mücadelede çok formda olan isimlerden biri de Hakan Arıkan'dı. Hakan müthiş toplar çıkararak gönülleri fethetti. Belki de Hakan Arıkan hayatının maçını oynadı, yaptığı kurtarışlar çılgındı.
Hocamız Mustafa Denizli 76'da Nobre'nin yerine Bobo'yu oyuna alarak son oyuncu değişikliği hakkını da kullanırken savunmamızın son çeyrekte oldukça fazla geriye yaslanması tedirginlik yaratıyordu.
78'de Yusuf'un kullandığı kornerde arka direkte Bobo'nun yaklaşık 4 metre uzaklıktan topu kaleci Slyva'ya nişanlaması ise inanılmazdı. Bobo atsa belki de maç bitecekti. "Bu gol nasıl kaçar sözü" bu pozisyon için idealdi. Gerçekten inanılmazdı...
90. dakikada Colman'ın ceza sahası içinde çok uygun pozisyondaki vuruşuna cengaver gibi kayan Ferrari ise maçın skorunu tayin eder cinstendi. Haticeye değil neticeye bakmamız gereken bir maçta 3 puanı 90+3'de Bobo'nun golüyle almasını bildik. Adım adım yürüyoruz!..