Rengi Kahve

Son güncelleme:
  • Zamanın tadı kaçmış
    Cildi tahriş olmuş gökyüzünün
    İrili ufaklı sevdalar büyütürken sen kalbinde
    Gitgide artıyor ozon tabakasındaki hüzün
    Hava şartları nedeniyle iptal ediliyor şiirlerim
    Ultraviyole kederler giydiriyorum Anadan doğma şairliğime
    Güneşten medet bekliyor ıslak kafiyelerim
    Haddimi aşıyorum özgürlüğümü arş-ı alaya taşıyarak belki de
    Kendime karşı hiç sadık değilim
    Defalarca aldattım adımı esaretlerle
    Telefonum dilini yutmuş sanki
    Bazen öyle çok gürültü yapıyor ki sessizliklerim
    Kulaklarımı tıkıyorum zihnimin çığırtkan farelerine
    İlaçlarım ihmal ediyor beni
    Monalisa portresinde asırlardır sergileniyor ikilemlerim
    Yastığıma gömdüğüm periyodik migrenler sayesinde
    Herkese Dur! demesi gereken trafik levhaları gibiyim
    Odam hayli soğukkanlı karşılıyor gidişini
    Tırnakladığın duvarlara oje sürerken deliliğim
    Unutkan takvimlerim özenle çekmeceye yerleştiriyor Geçmişi
    Belirsizliğinin güneyine göç ederken pusulasız cesedim
    Gördüm denizde imkansızlığın ayak izlerini
    Kesin yakamozum çalınmıştır diye
    Haber saldım kılıçbalıklarının ülkesine
    Zifiri okyanuslara sığınan ışıklar kadar sahipsizdim
    Alay etti dalgalar denklemlerimin sayısız bilinmeyenleriyle
    Çünkü ben yanlış anlamaya hayli müsait bir problemdim
    Belki de o nedenle yaşadıklarımın sağlaması yok !

    Evi toparlamadan misafir çağrılmaz diyordu Kadın
    Halının altına süpürülmeye de razıydı oysa Adam

    Hoş geldin ateş güzeli eteğinde akapella ezgilerle
    Şiirlerime girmek için ilk şarttı beni yaralamak
    Keşke lütfedip de daha önce kanatsaydın kalemimi
    Yoksa neden buyur etmeyeyim ki seni seyir defterime
    İnsan içine çıkamaz haldeyim bak
    Ruhum azılı bir bukalemun aşklarımın hayvanat bahçesinde
    İrisin hariç her rengi taklit edebilirdim
    Besleseydin vahşi yanlarımı göğüs kafesinde
    Ya da şuan eşsizliğinden bahsediyor olabilirdim
    Esmer yalanlarını sevebilirdim
    Narkotik kelimesinin sıkça telaffuz edildiği vakitlerde
    Jiletlerin gölgesinde uyurken bileklerim
    İntiharı bile yarı yarıya paylaşabilirdim seninle
    Ömründen aforoz etsen de akli dengesi bozuk yüreğimi
    Mabedin kimsesizliğimi ağırlasın yine Perşembe ayinlerinde
    Hadi tekrar Tanrı'ya inandır beni
    12 muhtelif yerinden bıçaklanmış o Eylül gecesinde
    Tekrar elinin ayarını kaçır hadi suça teşvik eden tenimde
    Sonra hücreme gönder dokunulmazlıktan sabıkalı hücrelerini
    Darbe üstüne darbe!
    Ah Carmen nam-ı değer ateş güzeli
    Zulandaki kış manzaralı vaatleri de al getir beraberinde
    Al getir bütün kurgusal ihanetleri
    Morfinin baz alındığı şehirlere acil müdahalelerde
    Orgazm kokan otel odalarının herhangi bir penceresinde
    Yelkovanların akreplere boyun eğmediği saatlerde
    Nefessiz kalmış sigaralara suni teneffüslerde
    Çay bardağının çanak tuttuğu (ince) belden aşağı sohbetlerde
    Köhne sevişmelere uygun kompartımanlar rezerv edilebilen
    Ankara-İstanbul arası hazlandırılmış tren seferlerinde
    Gözlerinde bir an geçirsem yeterdi
    Tam da hayal(et)inin lades kemiği zamklanırken hayal(et)ime
    Şanssızlıklar kol gezerdi hikayemizin edebi edepsizliğinde
    Bacağı kırık şeytanlar deyimlere konuk olurken
    Sözümü keserdi kasıklarında bileylenen fahişe dürtü
    Dudaklarının artçı sarsıntıları dudaklarımda hissedilirdi
    Alenen öpüşürdük alenen gülüşürdük üşürdük alenen
    Can atarken sen hastanelerin sterilize çöplüklerine
    Kadınlığına edilmiş ağız dolusu küfre rağmen
    Hala nice erkeğin günahını barındırırdın rahminde
    İtinayla kirletirdin yazdığım Sen'leri
    Belki de o nedenle şuan okuduklarının kıymeti yok !

    -Bir damla daha yalan alır mısınız?
    -Teşekkürler, artık hazmedemiyorum!

    Tüm plaketleri topladın yalnızlığımın ödül töreninde
    Veda sahnelerinde temsili hayatlardık
    Boş koltuklara kanıtlardık ölmek konusundaki hünerlerimizi
    Deccalden rol çalardık, rol verirdik peygamberlere
    Kıyametin yoklama kaçaklarıydık
    Mahşerin dört atlısını dizginleme uğraşındaydık
    Sen ve ben, biz yani ikimiz sen ne diyorsan işte
    Yaldızlı kutsal kitapların imla hatalarıydık
    Tanrının huzurunda huzursuzduk ateş güzeli
    Aramızda(n) geçenlerin başka bir açıklaması yok !


    alıntı
0 0 0
  • Emeğinize sağlık
0 0 0