Anılarım göçerken daha sıcak iklimlere,
Ben bi kırlangıcın yarı yıkılmış yuvasına saklamıştım ..
Bir zamanlar korkmuş yüreğimi
Ve bi ağacın kovuğuna gizlemiştim alel-acele,
Bir mendile sarıp yarı mavi,yarı çocuk düşlerimi.
Geceydi Uzakların yolları,
Dudağımdaki şarkıların sözleri yoktu..Yürek yüreği görmüyodu
El yordamı çöktüm bir duvar kenarına
İçimden parça parça koparıp kalbimi,işaretler bıraktım hiç kimselere
Ve yan yana dizip yetim cümlelerimi bir gözyaşı şişesinin içine akıttım
Bir tanesini bile düşürmeden yerlere
İkiden eksilen oldum,bire sığmıyorken..Cümlelerimden ve sevgilerden vazgeçtim ..
Ruhumun alevini üfleyip,kendimi kendimin üzerine çekip uykulara yatırdım bedenimi
Geceydi..Yürek yüreği görmüyodu.
En karanlık kabuslarda bile açmadım gözlerimi dişlerimi sıktım..
Kan sızarken dudaklarımdan,bir kez olsun yakınmadım.
Sonra,kaç sonra geçti bilmiyorum,birer birer azaldı korkularım..
Birer birer açıldı örtüleri gözlerimin siyahının
Sonra gün ışığı sızdı önce inceden,Sonra mevsim değişti kendiliğinden
Sonra iliklerim ısındı sanki,
Ve elini yüzümde gezdirdi sıcacık bi düşün içinden bir çiçek..
Ve sanki uzanıp kirpiğimdeki nemden öptü bir melek
Aralandı sıktığım avuçlarım,bileklerimdeki nabız çözüldü yeniden
Uzaklara bi rüzgar esti yüreğimden"teşekkür ederim" dedi hiç kullanılmamış bir dille,çok güzel bir düşe..