Fıkıh: GÜZEL KONUŞMANIN SIRRI

Son güncelleme: 21.05.2007 10:43
  • Güzel konuşma, insanları başarıya götürür. Bunun için konuşmada şunlara dikkat etmeyi unutmayınız:



    1. Konuşurken kızmayınız, sinirlenmeyiniz.

    2. Konuşurken ne söyleyeceğinizi biliniz, dilinize hakim olunuz.

    3. Konuşurken öğünmeyiniz, bu kötü bir alışkanlıktır.

    4. Konuşurken bilmediğiniz, inanmadığınız kimselere her şeyi söylemeyiniz.

    5. Boş ve malayani sözlerden sakınınız.
    . Tanıdıklarınız hakkında konuşurken saygısızlık etmeyiniz.

    7. Konuşurken gösterişten, desinlerden kaçınınız.

    8. Konuşurken kendi başınızdan geçenleri, deneyleri anlatınız.

    9. Karşılıklı konuşmalarda münakaşa etmekten sakınınız.

    10. Konuşmalarda birdenbire fikir değiştirmeyiniz.

    11. Konuşurken bir kimsenin sırrını öğrenmeye uğraşmayınız.

    12. Düşünerek konuşunuz, telaştan kaçınınız.

    13. Konuşmayı hep siz yapmayınız. Başkalarına da konuşma fırsatı veriniz.

    14. Konuşmada açık olunuz. Kapalı sözler söylemeyiniz.

    15. Bağırmadan, acele etmeden, düzgün konuşmaya çalışınız.

    16. Karşınızdaki sözünü bitirmeden, konuşmaya başlamayınız.

    17. Konuşurken sık sık kendinizden bahsetmeyiniz.

    18. Konuşan bir kimsenin sözünü kesmeyiniz.
#10.09.2005 01:20 0 0 0
  • sagol kardesim ellerine saglik emegin ve biz'nen paylastigin icin ALLAH senden razi olsun!
#10.09.2005 01:25 0 0 0
  • Dile Gül Koymak
    Mehmet ERDOĞAN
    Konuşmasından anlaşılır insan. Güzel konuşmasından... Kalbten kalbe yol vardır derler. Bunu biraz daha değiştirerek söylersek: Dilden kalbe yol vardır.
    Gönlü yumuşak insanların konuşmaları da yumuşak ve ılımlıdır. Asla kalb kırmaz onlar. Çünkü bir mihenk vardır gönülde; sözünü önce ölçer biçer sonra muhatabına sunar. Katı kalbli insanlar ise, bu mihengi yitirmiştir. Gönül kayalıklarında paramparça olmuştur mihenkleri. Nereye vuracak ve sözünü tartacak? Altın ile bakırı birbirinden ayıramaz artık o. Olur olmaz yerde kelâm eder, ya baş kırar, ya da göz çıkarır.

    Ilık meltemler gibi soluklar gerek bize. Gönüllere ulaştığında, bahar çiçekleri açtıran. En sert yürekleri dahi yumuşatan, yoğuran, şekillendiren... "Tatlı söz yılanı deliğinden çıkarır." denmiş, derler. Ne kadar doğru. En öfkeli olduğumuz anlarda bile yüreğimizdeki karanlığı gündüz aydınlığına çevirir güzel bir söz. "Söz ola kese savaşı / Söz ola kestire başı / Söz ola ağulu aşı, / Yağ ile bal ede bir söz." diyor Yunus.

    Elbette öyledir. En karamsar ve kaos yüklü anları bile cennet iklimine çevirir, alımlı ve iç açıcı bir söz. Bu sebepten, güzel ve nazik konuşan insanların pek düşmanları olmaz çevrelerinde. Bilmeden bir gönül kırarlarsa, hemen tamir ediverirler bir kaç kelimeyle. Mayalarında yalan olmadığı için, inandırıcı bulur çevreleri böyle kişileri. Zaten yalana ihtiyaçları da yoktur, böyle gönül ve söz ustalarının. Bazen bilmeden açtıkları yaralar olur elbet gönüllerde. Ama bu bilmeden olur çoğu kez. Lâkin o yarayı dudaklarından akan bal gibi kelimelerle, sihirli cümlelerle bir anda iyileştirirler. Asla başka bir zamana bırakmazlar açtıkları yaraları, oluşturdukları çizikleri. Anında pansuman eder ve tedaviye geçerler.

    Acı konuşan insan böyle mi? Dil yayından karşıdakine fırlattıkları kırıcı söz oku, paramparça eder muhatabın yüreğini. Onlar dönüp bakmazlar bile. Hani yolda arabayla bir hayvanı veya insanı ezen acımasız şoförler vardır; arkalarına bile bakmadan kaçıp giden... Aynen öyledir bu zalimler de... Kırdıkları kalbin çırpınışları ve yanaklardan sızan damlaları görmezlikten gelip, dönüp giderler. Öylelerini akrebe benzetebiliriz. Sokmaktan zevk alan acımasız akreplere... Dillerini de, zehirli iğnelere...

    Arkadaş! İnancın yumuşak ikliminde bir meltem yumuşaklığına çevir sözlerini. Yüreği kırgın olanların doktoru ol, masum gönüllerin cellâdı değil! Yaralı gönüllere hızır gibi yetiş. Onların kırgınlıklarını gider. Yaralarına söz merheminden sür. Gönlünden akıp gelen ve kelimelerle harmanlanıp, dövülüp şekillenen manevî iksirinle onları iyileştir. Bak bu hususta Hz. Ömer ne diyor: "Ey Kâbe seni bin sefer yıksam yine yapabilirim. Ama kırık bir kalbi asla!" İşte bu derece zor durumda olan bir kırık kalb eğer onarılırsa sen artık Hakk'ın sevgili kullarından olduğuna inanabilirsin. Çünkü bir hadis-i şerifte şöyle diyor, Nebiler Nebisi: "Gerçek mü'min, elinden ve dilinden başkalarının zarar görmediği kişidir."

    Bir gün sahabiler, Nebiler Nebisi'nin yanına varıp, ihtiyar bir kadını övüyorlar. "Şöyle ibadet ediyor, böyle namaz ve oruç tutuyor." Peygamber Efendimiz: "Çevresine davranışları nasıl o kadının?" diye sorunca, sahabiler: "Çevresine hep kötü davranıyor, Ya Resulullah. Konuşmasıyla kalp kırıyor." diyor. Bunun üzerine Resûlü Ekrem: "Söyleyin o kadına, cenennemde yerini hazırlasın." diyor.

    İşte dost! Tatlı dil ve acı dil arasındaki fark, cennet ile cehennem arasındaki fark gibidir. Sen diline ister gül koy, istersen bal ve gönüllere cennet asa bir iklim ör. İstersen kor koy, başkalarını alev alev yak. Tercih senin...

    sızıntı

    konunuzla ilgili çok sevdiğim bir yazı paylaşımınız için teşekkürler....
#10.09.2005 09:10 0 0 0
  • emeğin için saol
#10.09.2005 20:59 0 0 0
  • Allah razı olsun
#21.05.2007 10:43 0 0 0