Dört duvar ve Yalnızlık
Yalnızlık dört duvar şimdi bize
Siyah beyaz fotoğraf hüzünleri doldurduk yüreğimize
Ve giyindik üzerimize suskunluğu
Her dem hüzün kokardın
Hep gidişlerdeydin
Garip memleketler keşfederdin gözbebeklerinde
Karanlıklara karışırdı hüzünlerin zifiri ayrılık ertesinde
Gitme.
Ürkek güvercin sıcaklığıyla kal yanımda
Yalancı baharlara kaptırma kendini
Sonbaharların esintisine salma hayallerini
Kasvetli akşamların ıssız sokaklarına adım atma
/ / / Hüzün Çiçeğim / / /
Ahh ahh
Ne çok şey beklerdik
Ne çok şey hayal ederdik oysa
Yüreğimizin kutsal mabedinde büyütürdük coşkun sevdamızı
Aydınlık sabahlara açılan pencere önlerinde açardık gözlerimizi
Yeni bir güne merhaba derdik
Hüzünleri Acıları Sızıları bertaraf ederdi gülüşlerimiz
Düşlerin en onurlusunu kazıdık bedenlerimize
En kusursuz nağmelerini bestelerdik sevdamızın
Gülüşlerimizin en masumunu çizerdik tualimize
Ruhumuzdaki kayıp kentleri dolaşırdık
Uzun yolculukların henüz yaşanmamış hayallerini yaşardık
Acılarımızı öğütürdük gül kokulu sevişmelerimizde
/ / / Hüzün Çiçeğim / / /
Parmak uçlarımızda yitiriyoruz şimdi birbirimizi sıcaklığımızı soğutuyor kardelenler
Sigaramızın dumanı asılı kaldı küllüğün çarmıhında
Başımızı koyduğumuz yastıgın üzerinde büyük bir boşluk olacak şimdi serin akşam vakitlerinde sıcacık çayların içildiği balkon olmayacak
Oysa ne çok alışmıştık baharı müjdeleyen yarınlara
Dudaklarımızdan dökülen sevda sözcüklerini itina ile büyüttük yüreklerimizde
Birlikte aldığımız nefeslerin tadına varabilmek için umutlarımızı kızıl güneşe savururduk
Gece ayazlarında el ele yürüyüşlerimizi bilinmezliğe doğru sürdürürcesine arkamıza bakmadan devam ederdik yol ayrımları umurumuzda olmazdı geçit vermezdik amansız fırtınalara.
Ey HayaT senden dökülüyoruz
Sana akıyoruz Ey Hasret !
Yolculuklarımız hep iki kişiliktisır gibi yaşardık hayatı berrak ve duru gibiydi dokunuşlarımız Derin bir yaraya tuz basacak artık yürek sancılarımız
Ne kadar sevdalıysak bu sevdaya gökyüzünün doğurduğu en kutsal sevdadır bizim sevdamız.tüm intiharlar bozguna uğrayacak dirilecekler uçurum kenarlarında
Mühürledik gözlerimizidudaklarımızı kelepçeledik prangalara vurduk gülüşlerimizi
Uzun bir sessizliğe bürünüyoruz şimdi tıpkı mezopotamya gibi munzurun dağ eteğinde dile geldi rozerin çiçekleridize geldi karabasan geceler
Dört duvar ve Yalnızlık
Ayrılık bizehasret bize
Susarak geceyi bölecek düşlerimiz
Hüznümüz nemli olacak gözlerimizde
/ / / Hüzün Çiçeğim / / /
Dört Duvar
Birde ben
Bir sessizlik
Birde yokluğun
Baştan aşağı suspus
Köşe bucak sis
Ey Ayrılık
Sendeki bu güç nerden geliyornasıl bir hakimiyet ki tuttuğunu ayıransın
yakaladığını bırakmayansın
Ey Hüzün Çiçeğim
Kederlenme artıkbırak bu iç geçirişleridaya başını dudaklarını yokluğuma.
Ser verip sır verme sevdamızdan.Özlemini koy avuçlarına sabretmeyi öğren
o gün gelecek elbet bitecek bu hasretlik
bensiz bir nefes daha çek rozerin kokularından bozkırlara dağıt gözyaşlarını
Sevdamızın sadeliğinde yaşamak var artık
Ey Hüzün Çiçeğim