GS TV 'yi Netten izleme - GSTV Canlı - GSTV Online - Gs Tv Hakkında Haberler - Gs Tv Yayınlar
Galatasaray Spor Kulübü'nün tüm medya kanallarını bir araya toplayacak olan Galatasaray.com'da Galatasaray TV'nin test yayını başladı. Artık Galatasaray TV'yi 7 gün 24 saat internet üzerinden kesintisiz olarak online izleyebileceksiniz.
Marmara Grubu'nda topladığı 7 puanla lider olan Galatasaray, Kasımpaşa'yı konuk ediyor. Florya'da yaşanacak bu heyecanı Galatasaray Televizyonu canlı yayınla ekranlara taşıyor.
Genç Aslanlarda hedef Kasımpaşa maçını da kayıpsız geçerek zirvedeki yerini korumak.
Mücadele öncesinde canlı röportajlar, özel bantlar ve maçın 90 dakikası canlı yayınla GS TV ekranlarında...
Galatasaray - Kasımpaşa A2 Ligi maçının heyecanı Çarşamba günü 15.30 - 18.00 arasında GS TV'de.
Galatasaray Dünyası, Galatasaray Televizyonu'nda...
Galatasaray Teknik Direktörü Frank Rijkaard, "Rjkaard'la Soru Cevap" programında gündeme ilişkin önemli açıklamalar yaptı.
Zor bir haftaydı ama güzel bir hafta oldu öyle değil mi? Tobol maçından bu yana ilk 45 dakikanın yenik kapatıldığı ilk karşılaşma bu zor bir maç oldu. Rakibin teknik adamı değişmiş ki Yılmaz Vural bu ligin en tecrübeli teknik direktörlerinden biriydi. Hocamıza göre neden zor oldu bu karşılaşma?
En önemlisi ilk yarıyı değerlendirdiğimiz zaman Kasımpaşa gerçekten çok hırslı çıktı, çok agresif çıktı maça ve bunu da ellerinden geldiği kadar yaptılar. Agresif oynadılar ki biz onların gösterdiği agresifliğe cevap veremedik.
Baktığımız zaman ilk yarı Kasımpaşa savunmanın arkasına ciddi toplar attı, ciddi tehlikeler yarattı, öne de geçtiler fakat ikinci yarı bambaşka bir Galatasaray izledik. Temposu olan arzulu golü bulan Galatasaray, skoru bulan bir Galatasaray, iki devre arasındaki fark neydi hocamıza göre?
İki sebebe bağlayabiliriz. Birinci sebepten başlayalım. Futbolcularımız ilk yarıda biraz kötü oynadılar az önce konuştuğumuz gibi agresif oynayamadılar ve 15 dakikalık arada bunun bilincine vardılar maçı kazanmamız için agresif oynamamız gerektiğine ve sizinde gördüğünüz gibi ikinci yarı çıktık elimizden geleni yaptık. İkinci sebep Kasımpaşaspor bütün enerjisini ilk yarıda harcadı diyebiliriz. Çok koştular, çok mücadele ettiler. İkinci yarıda bazı futbolcularda yorgunluklar başladı. Bu sebeplerden dolayı ikinci yarı farklılaştı.
Peki Galatasaray için yorgun milli maç arası yaramadı. Onun için Galatasaray biraz daha kötü oynuyor diyorlar sezon başına göre ama bakıyoruz Ankaraspor maçı içinde aynı şeyi söyleyebiliriz. Son 15-20 dakikada maçı koparan bir Galatasaray var. Bu çelişkiyi nasıl özetleyebiliriz nasıl açıklayabiliriz hocam nasıl bir yorum getirir?
Öncelikle şunu söylememiz lazım biz büyük bir takımız ve her büyük takım gibi milli takımlara futbolcular gönderiyoruz. Bizim için bir bahane olamaz. Milli takımlara futbolcu gönderiyoruz, yorgunluktan şikayet etme gibi bir lüksümüz yok, öyle bir şey yapmıyoruz zaten bu da maçlarda gözükmüyor onun haricinde tabi tekrar Kasımpaşa maçına dönersek çok zor bir maç oldu. Bizim için biraz yorgunluklar olmuş olabilir ama ikinci yarıda herkes bu bilince vardı nasıl galip geleceğimizin bilincine vardı ve çıktık elimizden gelenin en iyisini yaptık.
Bir detay da oyuncu değişikliği oyuna yapılan müdahaleler oldukça yerindeydi bununla ilgili görüşlerini alalım mı hocamızın?
Kenara baktığımız zaman, yedek kulübesine baktığımız zaman hepsi birbirinden yetenekli futbolcularımız var. Kasımpaşa maçında da sizinde dediğiniz gibi gördük. Bu çok önemli bir detay aslında ve Nonda-Keita oyuna girdiler ellerinden gelenin en iyisini yaptılar. Takım için en olumlu şeyleri gösterdiler. Galibiyette büyük rol sahibi oldular.
Nonda için bir parantez açmak istiyorum. Galatasaray için gerçekten ne kadar önemli bir oyuncu olduğunu bir kez daha gösterdi. Topu çok iyi saklıyor. Topu saklarken rakibiyle girdiği mücadele de fizik gücünü iyi kullanıyor. Haliyle topu tutabildiği için savunmasını orta sahasını rahatlatıyor ve son maçta olduğu gibi bu sezon onu çok sık tekrarladı. Oyuna girdikten sonra da oyunun kaderini değiştirecek olumlu etkiler yapıyor. Nonda'yla ilgili neler düşünüyor?
Nonda çok kaliteli bir futbolcu bizim takımımız içinde önemli bir futbolcu diyebilirim ama kendisi önemli bir sakatlıktan çıktı. O yüzden haftada 2-3 maç oynaması yüksek tempolu maçlarda 90 dakika oynaması belki tekrar onun sakatlığının nüksetmesini sağlayabilir. O yüzden biz bu şekilde Nonda'yı korumaya çalışıyoruz ama tabi bu bizim için çok güzel bir duygu çünkü biliyoruz ki Nonda görev verildiği zaman elinden gelenin en iyisini yapıyor. Maça girip kaderini değiştirebiliyor maçın bu da bir antrenör için çok önemli bir şey.
Aslında Nonda için değil bütün Galatasaraylı oyuncular için geçerli. Yedek kalan oyuncu bunu sorun etmiyor Galatasaray'da ve ne zaman görev verilirse çıkıyor sahaya elinden gelenin en iyisini yapıyor ki hatta çoğu maça da yedek kulübesindeki oyuncuları çevirdiğini de rahatlıkla söyleyebiliriz. Belki hocanın adaletidir bu dengeyi sağlayan. Hocamız neler söyler bu dengeyi nasıl sağlıyor? Galatasaray dolayısıyla başarının sırrı biraz da burada yatıyor.
Tabi ki bu çok önemli çünkü bizim zaten ekip olarak bir mantalitemiz var. Şampiyonluğun veya belirli başarıların 11 kişiyle kazanılacağını düşünmüyoruz. Bu bir ekip oyunu. Bunu da zaten antrenmanlarda görebilirsiniz takımlardaki arkadaşlık takım ruhu tabi ki direkman maçada yansıyor. O yüzden herkese mutlaka bir şans gelecektir. Onlara buradan teşekkür etmek istiyorum. O şansı mutlaka iyi değerlendiriyorlar.
Biraz da oyuncunun mantalite olarak kendisini hazırlamasıyla alakalı oyuncu yapısıyla karakteriyle sonuna kadar alakalı bir durum belki de.
Evet kesinlikle öyle hem fizik olarak hem mental olarak kendilerini hazırlamaları lazım şu ana kadar hazırlıklarında bunu görüyoruz zaten.
Zaten kulübeden destek almanın, lig açısından özellikle ne kadar önemli olduğunu her maçta bir kez daha görüyoruz. Bir parantez de Emre Aşık'a açmak istiyorum. Mükemmel bir profosyonellik ki Panathinaikos maçından sonra özellikle bütün medya Emre Aşık'ı maçın adamı seçip, başarılı olduğunu defalarca kez yazdılar. Ne zaman görev verilirse çıkıp mücadele ediyor. Hocamız Emre Aşık ile ilgili neler düşünüyor?
Emre Aşık'a çok minnettarım diyebilirim çünkü kendisi yaş olarak diğer arkadaşlarından büyük fakat gençlere çok yardımcı oluyor. Özellikle antrenmanlarda genç arkadaşlarına çok yardımcı oluyor ve iyi de örnek oluyor. Onun haricinde bu tip futbolcuları, hem kariyer olarak iyi hem de tecrübe olarak soyunma odanızda bulundurmanızın diğer oyuncularınızı motive etmesi ve yardımcı olması yönünde çok önemlidir. Emre Aşık'da bugüne kadar bunları çok iyi yaptı. Bizi hiç utandırmadı. Kendisi çok önemli bir profosyonel. Bugüne kadar çok iyi performans gösterdi, gösterecek de.
Şimdi Kasımpaşa maçına döndüğümüz zaman, belirtilmesi gereken bir nokta daha var bence. Top rakipteyken bazı takımlar ile kıyas ettiğimiz zaman takımın ikiye bölündüğünü görüyoruz ama Galatasaray'da baktığımız zaman topun arkasına bütün futbolcular geçiyor. Keita, Kewell, Arda, Elano kim oynuyorsa o bölgede topun arkasına kim geçiyorsa savunma yapabiliyor. Arda'yı, Keita'yı hatta Elano'yu rakibini 50-60 metre geride kovalarken izleyebiliyoruz. Belki de Galatasaray'ın başarısının sırrı burada yatıyor.
Bizim de çok önem verdiğimiz bir konu antrenmanlarda devamlı üzerinde durduğumuz, futbolcularla birebir konuştuğumuz bir konu. Çünkü günümüz futbolunda bu çok önemli bir yere sahip. Bizim takımımızda bunu elinden gelenin en iyisi şeklinde yapmaya çalışıyor. Ben de buradan tekrardan futbolcularıma teşekkür etmek istiyorum. Hem ataktayken, hem de savunmadayken kollektif futbol oynuyoruz çünkü topu kaptırdığınızda takım olarak geriye dönebiliyorsanız, herkes defansa yardım edebiliyorsa bu çok önemlidir. Bizde şu ana kadar bunu çok iyi yapıyoruz.
Şunu da gördük Kasımpaşa maçında, hep şöyle konuştuk Galatasaray çok teknik, bireysel yeteneklere sahip olan bir takım ama baktığımız zaman Kasımpaşa maçında penaltısı verilmemiş, çıkması gereken kırmızı kartlar çıkmamış ve rakip çok agresif futbol sergiliyor. Özellikle ikinci yarı dişe diş, kora kor bir mücadele Galatasaray'da. Oyuncular ikili mücadelelerde sonuna kadar dayanıyor. Zaten galibiyet biraz da bu yüzden geldi. Galatasaray aslında teknik olduğu kadar agresif de bir takımmış belkide biz bu ikisinin ayrımına son Kasımpaşa maçında vardık.
Teknik olarak iyi olabilirsiniz ama en az rakibiniz kadar mücadele etmezseniz bu çok önemli onun bir anlamı kalmaz. İkinci yarıda da gördünüz rakibimiz kadar mücadele ettik. O zaman işte kalitemiz ortaya çıktı. Tekniğin yanında fizik olarak da iyi mücadele ettikten sonra kalitemiz ortaya çıktı. İkinci yarıda maça hakim olduk.
Rijkaard, Kasımpaşa maçında bir gerçeği de görmüş oldu. Türkiye'de sert futbol var özellikle büyük takımlara karşı kapanan takımları görüyoruz. Hakem hataları maalesef Turkcell Süper Lig'de çok sık rastladığımız bir durum. Şu ana kadar geçirdiği 6 haftalık Turkcell Süper Lig macerasını soracağım hocamızın. Herşeyi katarak da tabii ki, maçtan sonra bu kadar hakem hatasına rağmen, bütün medya hakemin hatasını gözler önüne sermesine rağmen, soğukkanlılıkla 'Hakemler de insandır' gibi bir açıklaması oldu. Bu konuyla ilgili görüşlerini bir kez daha alacağım.
Hakemlerden başlamak gerekirse, daha önce de belirttiğim gibi onlar da insan, onlar da hata yapabilir. Bence burada bizim üzerimize düşen hem teknik heyet olarak hem de futbolcular olarak onlara yardım etmek onların en sağlıklı karar verebilmelerine yardım etmek, olanak sağlamak. Bunları söyleyebilirim onun haricinde tabii ki Türkiye Ligi zor bir lig olabilir özellikle küçük takımlara karşı zorluk yaşayabilirsiniz ama şu ana kadar takımımız isteklerimize hep olumlu yönde karşılık verdi. Bu zamana kadar kayıpsız geldik.
Peki ligin genel kalitesiyle ilgili neler söylemek ister?
Yarışmacı bir lig diyebilirim.Çok kaliteli ve iyi bir lig. Onun haricinde biliyorsunuz ki her maçta %100'ünüzü vermeniz lazım. Her maçta mücadele etmeniz lazım. Bunları sağlamadan başarı gelmiyor. Sert geçiyor ama kaliteli bir lig diyebilirim.
Uzun süredir devam eden bir tartışma var. Elano ile Arda yan yana oynar mı? Ben hocamıza sormak istiyorum. Elano ile Arda neden yan yana oynamaz ki oynattı zaten Kasımpaşa maçında cevabını verdi zaten. Biraz da cümleleriyle bunu dile getirmesini rica ediyorum. Medya neden Arda ile Elano yan yana oynamaz diyor?
Fazla açıklamamızı gerektiren birşey yok çünkü ben şuna inanıyorum. Arda'da Elano'da ilk on birde beraber başlayabilirler, beraber oynayabilirler. Eğer medya onların beraber oynayamayacağını düşünüyorsa onların açıklama yapması lazım. Bu durumda pek açıklama getirecek bir şey yok.
Aslında haklı hocamnız. Peki yeri gelmişken, şunu da soralım Mustafa Sarp ile Mehmet Topal'ı yan yana oynatmak da bir meziyet çünkü aynı tarz iki oyuncu olduğu söylenir fakat baktığımız zaman futbolcuların içlerinden şaheser yaratıyor. Onu nasıl başarıyor hocamız?
Mustafa Sarp ile Mehemet Topal'ı aynı kefeye koymamak lazım. İkiside çok da aynı tarz futbolcular diyemeyiz. Mustafa Sarp'ı değerlendirelim öncelikle, kendisinin farklı meziyetleri de var. Çok akıllı bir futbolcu, kendisi atak futbolu da oynayabiliyor ve takıma çok büyük katkısı oluyor. Onun haricinde Mehmet Topal'a bakıyorsunuz, kendisi önemli bir sakatlıktan döndü. Çok iyi mücadele eden takımı için herşeyi veren bir futbolcu. Kasımpaşa maçında birebir mücadelelerin çoğunu kazandı. Elinden geleni yaptı o yüzden aynı kefeye koymamak lazım. İkisi beraber iyi oynuyorlar boşlukları, pozisyonları iyi dolduruyorlar. Şu ana kadar bir sıkıntı yok.
Panathinaikos maçına dönelim. Grubun seri başı takımıydı. Yunan Ligi'nin de önemli takımlarından bir tanesi. Ateşli Yunan taraftarı önünde Galatasaray çok önemli bir galibiyet aldı. Orada o takımı yenmek kolay kolay başarılabilecek bir hadise değildi. Medyaya öyle yansıdı. Neydi Panathinaikos maçının püf noktası?
Çok önemli bir maçtı ve çok önemli bir galibiyet aldık. Bu maç futbol içinde organizasyonun ne kadar önemli olduğunun çok güzel bi örneği oldu. Takım içi organizasyona baktığınız zaman Panathinaikos ilk yarıdan ilk anlardan itibaren çok fazla atak yapmak, çok fazla saldırmak istedi. Bir an önce skora gitmek istedi ve bu yüzden de organizasyonda sıkıntı yaşadılar. Bulduğumuz golde de bunu görüyoruz, onun haricinde çoğu pozisyonda bire bir yakaladık onları. O yüzden organizasyon bence futbol içinde çok önemli. Az öncede söylediğim gibi futbolda organizasyon çok önemli. Şimdi bir Galatasaray'a Panathinaikos'a bakıyorsunuz kalite olarak çok büyük uçurum bir fark yok bence. Ama işte futbolda bu farkı yaratan o organizasyon, takım disiplini, takımın sizin verdiğiniz direktiflere nasıl uyduğu. Ve biz de bunu en iyi şekilde vermeye çalışıyoruz. Kaliteli bir takıma sahibiz bunu taktiksel antrenmanlarda devamlı futbolculara anlatıyoruz. Çünkü artık futbol bireysel yeteneklerin ön plana çıkıp skoru değiştireceği spordan ziyade, takım oyununu takım ruhunu gösteren bir spor haline dönüştü. O yüzden başarının en önemli sırrı organizasyon ve saha içinde organizasyon, disiplinli oynayabilmek ve takım ruhunu gösterebilmek, takım olarak beraber hareket edebilmek.
Galatasaray'la oynayan takımların deyim yerindeyse elleri ayakları birbirine dolaşıyor. Baktığınız zaman ligde iki golü rakipler kendi kalesine attılar. Hücum ataklarında ya kendi kalelerine gol atıyorlar, ya da savunmada hata yapıyorlar, çıkaramıyorlar o topu ki Panathinaikos maçının ilk golünde böyle oldu, bununla ilgili hocamız neler söyleyecek? Ligin süregelen bütün maçlarında rakiplerin bireysel bir hatası mutlaka oldu..
Futbol tabiki hatalar oyunu. Yapacaklardır. Bu tesadüf değil bu olacaktır. İki takımda yapacaktır. Ama önemli olan rakibin o hataları yapınca iyi organize olup doğru zamanda doğru yerde bulunmanız. Bu zamana kadar da bunları hep yaptık.
-Mesela Sabri ilk golde çok iyi hücum pres yaptı.
Şöyle de değerlendirebiliriz. Bizim takımımız rakip takımı hata yapmaya zorluyor. Bu sebepten dolayı rakipler genelde hata yapıyorlar.
-Galatasaray ligde 6'da 6 yaptı. Namağup hem Avrupa'da hem Türkiye'de yoluna devam ediyor. Hoca yeterli görüyor mu performansı, kafasındaki Galatasaray için biraz daha zaman var mı? Ne kadar zaman var?
Şimdiye kadar iyi bir performans gösterdik. Ama bu mutlaka yetmez sonuçta 6 maç oynandı. Avrupa Ligi'nde de bir maç oynadık. Böyle devam etmemiz lazım. Sadece maç içinde değil. Antrenmanlarda da bu şekilde devam edip takım ruhunu ve beraberliğini en üst seviyeye taşımamız lazım. Ancak bu şekilde başarılı oluruz. Çünkü belirli hedeflerimiz var. Ancak bu şekilde bu hedeflere varabiliriz diye düşünüyorum. Çalışmaya devam etmemiz lazım.
-Son olarak haftasonu oynanacak olan Eskişehirspor maçını sormak istiyorum?
İyi bir sonuç alammız için elimizden gelenin en iyisini yapmamız lazım. Çünkü her önümüzdeki maçı artık en önemli maç diye sınıflandırabiliriz. Eskişehirspor'da mutlaka bu maça çok iyi hazırlanacaktır. Çünkü Galatasaray'a karşı oynayan rakipler bildiğiniz gibi özel olarak hazırlanıyorlar. Onlarda böyle yapacaklardır. Ama biz yine iyi performansımızı göstermeye çalışacağız.
Yeni transferler, yerli yabancı yıldızlar, birbirinden güzel goller, kritik ve tartışmalı pozisyonlar, tribünlerden müthiş şovlar, saha içinde yaşanan her şey, hepsi ve daha fazlası GS TV'de olacak.
Galatasaray'ın Turkcell Süper Lig'in 7'nci haftasında Eskişehirspor'la 1-1 berabere kaldığı maçın tamamı bugün saat 22.00'da GS TV'de.
Galatasaray'ı GS TV'den izleyin. Galatasaray dünyası, Galatasaray Televizyonu'nda.
Türkiye'de giderek gelişen ve rekabetin arttığı endüstriyel futbol ortamında, kulübüne destek olmak isteyen her Galatasaraylının yararlanabileceği yeni bir mecra bugünden itibaren hayata geçiyor.
Galatasaray TV, yeni bir üyelik sistemine geçiyor. Böylece sadece Galatasaray tarafından sağlanabilen ve sadece Galatasaray TV'ye tahsis edilen tüm özel içerikler, Türkiye'de ilk kez Galatasaray taraftarına Üyelik Sistemi dahilinde ulaştırılıyor.
Yeni yayın dönemine giren Galatasaray TV'de başlayan üyelik sistemi ile, Galatasaray TV üyesi olacak Galatasaraylılar bu özel içeriklere sahip olurlarken, kulüplerine de destek olacaklar.
Kulüp-taraftar işbirliğinin sağlamlaştırılmasına yönelik bu yeni işbirliği, Büyük Galatasaray Ailesinin oluşturulması yönünde bugüne dek atılan adımların bir yenisi olacak.
Galatasaray Spor Kulübü ile Digiturk arasında yapılan anlaşmayla sadece Digiturk platformunda yayın yapacak olan Galatasaray TV, bugünden itibaren üyelik sistemine geçiyor. Digiturk üzerinden 75. kanaldan yayın yapan Galatasaray TV Üyelik sistemine aylık sadece 4.99 TL ile dahil olunabilecek.
Üyelik sistemine giriş oldukça basitleştirildi. Galatasaray TV servisi olmayan ve kanala gelen üyeleri özel bir ekran karşılayacak ve ekrandaki özel algoritmayı SMS olarak gönderen üye anında Galatasaray TV Üyelik Sistemine girmiş olacak. Ayrıca Digiweb internet sitesinden de Galatasaray TV Üyelik Sistemine girilebilecek.
Galatasaray TV'nin Özel İçeriği
o Maç öncesi ve maç sonrası özel görüntüler
o İdmanlar (bir kısmı canlı)
o Özel röportajlar
o Tüm transfer haberleri ilk kez GS TV'de
o Takımın tüm maçlarından özel görüntüler
o Galatasaray'ın eski maçları
o Basketbol, voleybol da dahil olmak üzere tüm branşlardan haberler, özel programlar
GS TV Üyelik Sistemi
Aylık: 4,99 TL
3 Aylık: 13,98 TL
6 Aylık: 26,94 TL
12 Aylık: 48,96 TL
Galatasaray Teknik Direktörü Frank Rijkaard, Galatasaray'ı Galatasaray Televizyonu'na değerlendirmeye devam ediyor.
Hollandalı teknik adam Galatasaray Futbol Takımı'nın son durumu ile ilgili açıklamalar yaptı. Galatasaray'ın son durumunu değerlendiren Frank Rijkaard, "Kalite olarak üstünseniz bunu mücadele olarak göstermelisiniz" ifadelerini kullandı.
Frank Rijkaard, son haftalarda alınan sonuçlardan dolayı, "Taraftarlarımızdan özür diliyoruz. Onları gururlandırmak için elimizden geleni yapacağız" dedi.
Panik havası yaratmaya gerek olmadığını da belirten Rijkaard, "A planımızı daha iyi noktaya getirmeliyiz" diye konuştu.
Rijkaard'ın pek çok konuda önemli açıklamalar yaptığı "Rijkaard'la Soru Cevap" bu akşam saat 21:00'da Galatasaray TV ve Galatasaray TV'yi internetten izleyebileceğiniz www.galatasaray.com'da.
16 Ekim Cuma günü Wow İstanbul Otel'de gerçekleştirilecek olan Kulübümüzün 104. yıl kutlamalarını tüm taraftarlarımız, Digiturk 75. kanal Galatasaray Televizyonu ve galatasaray.com adresinden 19:30 - 23:30 saatleri arasında açık olarak izleyebileceklerdir.
Derbi heyecanı sabah 08.00'den gece 24.00'e günboyu GSTV'de.
08:00 Galatasaray Nostalji: Derbi günü unutulmaz bir derbiyle açılıyor. Galatasaraylılar güne Galatasaray'ın 1999 yılında Kadıköy'de Fenerbahçe'yi 2-1 mağlup ettiği karşılaşmayla başlıyor.
09:30 Unutulmaz Anlar: Geçmişten günümüze Fenerbahçe Galatasaray derbilerinden taşan unutulmaz anlar, akıllarda kalan pozisyonlar, müthiş goller GS TV ekranlarında..
10:00 Derbiye doğru: Medyanın ünlü yorumcuları, usta kalemleri, duayen isimler derbiyi sadece GS TV'ye değerlendiriyor..
11:00 Kupa Aslanı: Kupa Aslanı kuşağında Ali Sami Yen'de unutulmaz maç. 27 senedir kupa hasreti çeken Fenerbahçe'nin umutlarını yıkan gol. Ümit Karan'ın müthiş füzesi bu kuşakta ekrana geliyor.
13.00 Haber: Derbi günü yaşanan sıcak gelişmeler, Florya'dan canlı bağlantılar, son dakika gelişmelerini GS TV 13:00 haber bülteninde bulacaksınız.
13:30 Derbi Özel: Kaan Karacan'ın sunduğu programda Ömer Üründül, Ersun Yanal ve Uğur Meleke derbiyi GS TV'de değerlendiriyor.
14:30 Unutulmaz Anlar: Geçmişden günümüze Fenerbahçe Galatasaray derbilerinden taşan unutulmaz anlar, akıllarda kalan goller GS TV ekranlarında..
15.00 Sarı Kırmızı Yıllar: Nonda'nın golü filelere gidiyor, şampiyonluk geliyor. GS TV izleyenleri bu unutulmaz karşılaşmanın heyecanını bir kez daha yaşayacak.
17:00 Florya'nın Sesi: Galatasaray teknik direktörü Frank Rijkaard ve futbolcuların Fenerbahçe derbisiyle ilgili GS TV'ye özel yorumları.. hedefleri.. düşünceleri ve değerlendirmeleri
17:30 Aslan Yola Çıkıyor: Florya'dan canlı yayınla Galatasaray'ın Kadıköy yolculuğu başlıyor.. GS TV, Sarı Kırmızılı takımın Metin Oktay Tesisleri'nden ayrılışını canlı yayınla ekrana getiriyor. Özel görüntüler, özel röportajlar..
17:45 Derbiye Doğru 2: Medyanın ünlü yorumcuları, usta kalemleri, duayen isimler derbiyi sadece GS TV'ye değerlendiriyor
18:30 Maç Başlıyor: Florya stüdyosunda Bülent Ünder ve Öner Kılıç derbiyi değerlendiriyor. Kadıköy'den canlı bağlantılar, unutulmaz derbi maçlarından özet görüntüler, Galatasaray'ın derbide sahaya çıkacağı ilk 11, özel açıklamalar, çarpıcı yorumlar GS TV'de.. Sarı Kırmızı renklere gönül verenler, Kadıköy'e gidemeyenler ekran başına..
20:00 Fenerbahçe - Galatasaray Canlı Maç Anlatımı: Derbi heyecanı 90 dakika GS TV'de. Maçın canlı anlatımı, pozisyonlar, goller, tartışmalı anlar, Kulağınızı GSTV'den ayırmayın.
22:00 90+: Fenerbahçe Galatasaray derbisinin analizi, bitiş düdüğünden 45 dakika sonra maçın geniş özeti, Kadıköy'den canlı bağlantılar, özel görüntüler, özel röportajlar, Kadiköy'de yaşananlar dakika dakika GS TV ekranlarında.. Galatasaraylı futbolcular Kadıköy'de GSTV'nin sorularını yanıtlıyor.
24.00 Haber: Derbi günü gece bülteniyle noktalanıyor. Maçın özeti, Kadıköy'de yaşananlar, Özel açıklamalar ve günün tüm gelişmeleri 24:00 haber bülteninde ekranlara geliyor.
Galatasaray'ın Fildişi Sahilli yıldızı Abdül Kader Keita, Galatasaray Televizyonu'nda yayınlanan "Son Pas" programında gündeme ilişkin önemli açıklamalar yaptı.
Keita geldiği günden beri taklalarıyla, golleriyle ve oynadığı futbolla taraftarının sevgilisi oldu. Galatasaray macerası nasıl geçiyor?
Şimdiye dek herşeyden son derece memnunum. Son derece güzel gidiyor. İnsanların yaklaşımından çok memnunum. Bazen kendimi ilk şımartıldığım, Fildişi Sahilleri'ndeki kulübümde gibi hissediyorum.
Bugün pek moralli değil gibisin. Derbiyle ilgili mi?
Herşeyden önce bizim için son derece önemli bir maçı kaybettik. Diğer yanda maçın çok önemli bir yerinde kırmızı kartla dışarda kaldım. Tabiiki bu insanın hoşuna gitmiyor. Bu mağlubiyetten ötürü kendimi de suçlu sayıyorum. Oyunda kalmış olabilseydim eğer, belki sonuç değişik olacaktı. Profesyonel bir futbolcu olarak, oyundan atılmamayı becerebilmem gerekirdi. Bu yüzden kendimi keyifsiz hissediyorum.
Başına pet şişe geldiği an neler hissettin? İsabet eden cismi aldın ve topla beraber maçın gözlemcisine gittin ve herkesi şaşırttın. Neyi amaçlamıştın orda?
Ben federasyonun bu durumdan haberdar olmasını amaçladım. Gözüme gelen cisim benim futbol kariyerimi tehlikeye atabilirdi. Türkiye'de böylemi yapılır bilmiyorum ama Avrupa'da bunun örneklerini gördük. O anda sahada olan bitenden 4. hakemin haberi olması gerekiyordu. Avrupa'da bu gibi olaylara çok kurban verildi. Benim Türkiye'deki hedeflerimde 2 gözümden birini kaybetmek yok. Benim bakmakla yükümlü olduğum bir ailem var ve kariyerim devam ettiği sürece onlara iyi bakabilirim. Bunu insanlara özellikle de hakeme hatırlatmak gerek.
Keita o hareket sonrası sakinmiydi? Sonuçta futbolu da olumsuz yönde etkiledi diyebiliriz. Neticesinde gelen bir kırmızı kart var. Ve orada çok net şekilde Keita'nın psikolojisinin çok da yerinde olmadığını görebiliriz. Keita bugüne kadar Türkiye'ye geldiği günden beri genelde sempatik hareketleriyle dikkat çekmiş bir isim. Kendisinin de tasvip etmediği ve dolayısıyla moralinin bozulduğu bir pozisyon. O hareket maçın geri kalanında Keita için nasıl yankı buldu?
Şahsen ben takım olarak, oynamaya alışık olduğumuz, sezon başından beri oynadığımız oyunu oynayamadığmızı düşünüyorum. Ancak bunu yaratan maç öncesinde ısınma dakikalarından itibaren başlayan, o hoş karşılanmayacak olaylar. Örneğin; ısınmanın daha ilk dakikalarında rakip takım bir kavga çıkardı. Böyle olunca tabi insan kendi kendisine soruyor. Bu acaba belli bir stratejinin bir parçası mıdır diye? Daha sonra sahaya o kadar yağan cisim var. Dolayısıyla bunu düşünüyorsunuz. Maçı bitirebilecekmiyiz acaba diye oynamaya devam ediyorsunuz. Buna odaklanınca da insan tüm sezon boyunca oynamaya alışık olduğu o takım oyununu oynayamayabiliyor. Ben kendi açımdan bunu hissettim. Ben her zaman oynadığım oyunu oynayamadığımı hissettim. Ve muhakkak biz takım olarak sezon boyunca oynadığımız oyunu, gösterebildiğimiz uyumu göstermiş olsaydık, bu maç muhakkak böyle sonuçlanmayacaktı. Bunlar benim şahsi düşüncelerim.
Peki o kırmızı kart pozisyonunda neler hissetti? Çok fevri bir harekette davrandı. O anki psikolojisi neydi Abdül Kader Keita'nın?
Hemen yapmamam gereken birşey yapmış olduğumu hissettim. Ve bunun ne yeri, ne zamanıydı. Fakat bana o ana denk hiç yapılmaması gereken hareketlerde bulunmuştu rakip oyuncu. Bana asılmıştı, bana çelme takmıştı, bana vurmuştu vs.. Ve o noktada ben artık sinirliydim, birşey yaptım. Daha sonra tünelden soyunma odasına giderken yapmamam gerekirdi diye kendi kendime düşündüm.
Roberto Carlos'u maçtan sonra aradığı şeklinde haberler var. Özür dilemek için. Doğru mudur?
Roberto Carlos'la maçtan sonra konuşmak için hiç fırsat olmadı. Fakat her ikimizde profesyoneliz. Ve saha içinde olayların bazen bu noktalara ulaşabilceğini hepimiz biliyoruz. Bu program aracılığıyla ben Roberto Carlos'a üzüntülerimi iletmek isterim. Hem Roberto Carlos'tan hem de bizim kendilerine iyi örnek olma sorumluluğunu taşıdığımız, akademilerde yetişen o kadar gence. Birçok futbol tutkununa karşı ben olması gereken örneği başaramadım. Kendimi kontrol etmeyi başaramadım ve bu nedenden dolayı özür dilemem gerek. Dolayısıyla ben, herkesin beni affetmesini rica ediyorum sahada yapmamam gereken bu davranıştan dolayı. Bu tabi ki etkisi kolay atlatılabilecek bir maç değil. Biz şuan takımla birlikteyiz. Ben şuan takımla beraber çalışmaya devam ediyorum. Her gün antrenman yapmaya devam ediyoruz. Önümüzdeki önemli maçları oynamak üzere kendimi toparlamam belki bir iki gün içerisinde olabilecek. Şu anda ben mümkün olduğunca çalışmaya devam ediyorum. Önümüzdeki çok önemli maçlarda takıma yine faydalı olmaya hep beraber gayret edeceğiz.
Peki derbiyi bir kenara bırakalım. "Frank Rijkaard benim için büyük bir şans, ben onun için değilim" demişti. O günden bugüne Frank Rijkaard ile ilişkisi nasıl gelişti? Yine çok kıyısından da olsa derbiye değineceğim. Çünkü, maçtan sonra Frank Rijkaard'ın Keita'ya ince bir sitemi vardı. Aralarında o kırmızı karttan sonrada diyalog nasıl gelişti? Ve genel itibariyle Frank Rijkaard'la, takım oyuncularını değerlendirebilir mi?
Maçtan önce beni zaten kişisel olarak uyarmıştı. Bak bu maçta biz şöyle atmosfer bekliyoruz, dolayısıyla böyle şeyler olabilir. Ona göre de dikkatli olmamzı gerekir diye. Daha sonra ilk sarı kartı görüp, soyunma odasına döndüğümüzde hocamız tekrar herkesin çok dikkatli olması gerektiğini söyledi. Benden ise bir sarı kart almış olmamdan dolayı, daha dikkatli ve daha bilinçli bir şekilde hareket etmemi rica etti. Ancak ben gerekeni yapamadım, bu kontrolü gösteremedim ve dolayısıyla kırmızı kartı aldım. Maçtan sonra soyunma odasında konuştuğumuz birşey olmadı. Soyunma odası sessizdi. Ancak bir sonraki antrenmanda kişisel olarak değil, takıma hitap etmeyi tercih etti. Tam da olması gerektiği gibi bir konuşma yaptı. Ve orada takıma anlattıklarından sonra ben de "evet ben bir hata yaptım, şimdi kendimi toparlamam gereken zaman" dedim. Benim bu sorumluluğu kabullenip yakışan tavır içerisinde devam etmem ve ileriki günlerde kendimi toparlayıp takıma yeniden faydalı olmam gerekir.
Müthiş takla atıyor, antrenmanlarda bunun denemesini de görmüyoruz. Hangi ara bunu öğrendi? Nasıl tatbik ediyor? Maçta nasıl uyguluyor?
Ben bunu hep yaptım zaten. Ama bu benim küçükken öğrendiğim birşey. Bilirsiniz çocuklar küçükken çok inatçı olur ve hiç yapılmayacak şeyleri başarmaya çalışır. Bizim mahallede araba lastiklerini yere koyar, onları tranbolin gibi kullanıp, onların üzerinden öyle atlamaya gayret ederdik. O arada ben onu öğrendim. Kim bilir biz bunu kaç kere tekrarladıysak arkadaşlarla. Daha sonra o taklaları hiç bırakmadım. Zaman zaman o taklaları atmaya gayret ediyorum. Bazen atıyorum, bazen atmıyorum. Ben gol attıysam eğer çoğu zaman bunu taklalarla takip etmeyi tercih ediyorum. Bu da sonradan geliştirilmiş bir yetenek.. Hani bazılarının futbol oynamayı öğrenmesi gibi, ben de çocukluğumda bu taklaları atmayı öğrendim. Ve bu taklalar daha sonra beni hiç bırakmadılar.