Ağaçta duran yaprak
Yüzüyordu şimdi
Havuzun içinde
Durgun sularda.
Kalmamış neşesi
Ve salıncakların bebesi,
Salıncaklar uçuyordu
Sonsuz boşluklarda.
Masalar toplanmış
Uşak garson kalmamış,
Geziyordu çocuklar
Parkın yollarında.
Kuşlar açtı kanatları
Ağaç döktü yaprakları
Ve bir bir kasımpatları
Açıyordu sonbaharda.
Havuzun suyu azalmış
Park kimsesiz kalmış
Soran yok ne içersin?
Mevsim Sonbaharmış.
Bense senin bir gülüşüne hayran
Ne güzel gözlerindeki ışığı görebilmek
Mutluluğa açılan her yolda sen varsın
Yani bu hikayenin bitişi, ne tuhaf ki mutlu son
Her gün bir umut, her gün bir coşku ile
Senin sevgin ile başlamak güne
Tuhaf dedim ya hani, inanılmaz geldiği içindi
Çünkü ben mutlu son'lara hiç alışık değilim
Göz yaşı ve üzüntüler içinde olmak gibiydi oysa
Mutluydum, ağlıyordum ama
Çünkü sonsuza kadar ne sürmüş ki mutlulukla!
Yanıldığımı anladım, sevginin açlığıyla.
Dilediğince sev beni,
İster şımart, istersen gözlerinle belli et, hiç farketmez
Çünkü ben bir ağız eğişinden anlarım seni.
Kırılmana göz yummam, yumamam bu yüzden
Gözlerindeki ışıkla doğabilmek ne güzel!
İşte bu yüzden; Mutluluğa açılan her yol : SEN
alıntı