"Hiç kimseden gizleyecek bir şeyimiz olmadığı için; öyle ya, birbirimizi ne kadar sevdiğimizi, yetmiş yaşında ihtiyarlar olduğumuz zaman da bu sevginin aynı berraklık, aynı vefa, aynı temizlik ve derinlikle devam edeceğini, mütemadiyen maddi sıkıntı çektiğimizi, yediğimiz ekmeği büyük emek ve eziyet pahası elde edebildiğimizi, yani bütün saadet ve felaketlerimizi, bunların hiç biri utanılacak şeyler olmadığı için, kimseden saklamaya, gizlemeye lüzüm görmeyiz, hayatımız berrak bir su gibidir, onu merak edenler üstüne eğilirse dibini görebilirler."
Hayatın anlam ve amacını bulduğumda, benden başkası için bir şey ifade etmeyeceğinden emin olmak içimi acıtıyor. Hayat da bu işte! Suyun üstünde yürüyüp Boğaz'ı karşıdan karşıya geçsem, sandalla üç kuruşa geçenler sesini çıkaracak ve yaptığım aşağılanacak. Ağzımla kuş tutsam, tüfekle vuranlar ortaya çıkacak, "ne var yani biz de kuşu yakaladık," deyip benim yaptığımı küçümseyecek. Hepimizin hayatlarının anlam ve amacı aslında aynıdır. Farklı olduğunu sanıyoruz. Sadece sanmakla da yetiniyoruz ancak öyle değil. Aynı hem de tıpatıp aynı Dikkatle bakın göreceksiniz.
İkilem Eddi Anter