]Bu yazıyı hem Başörtülüler, hem açıklar okusun !!!
Prof. Dr. Nevzat Tarhan'ın kaleminden, hem başörtülüler için, hem başörtülü olmayanlar için önemli mesajlar içeren bir yazı... Bir psikiyatristin gözünden başörtüsüne ve bu duruma karşı çıkma eylemine bakmaya ne dersiniz? Kendinizle yüzleşmeye cesaretiniz var mı?
Başını örtenler:
Eğer inanmadan örtünüyorsanız, başörtüsünü çıkarınız.
Eğer siyasi simge olarak örtüyorsanız, çıkarınız.
Eğer mahalle baskısı ile örtüyorsanız çıkarınız.
Eğer babanızın baskısı ile örtüyorsanız, çıkarınız.
Eğer kocanızın baskısı ile örtüyorsanız, çıkarınız.
Eğer ağabeyinizin baskısı ile örtüyorsanız, çıkarınız.
Eğer yaşadığınız ortamda prim yaptığı için örtüyorsanız, başörtünüzü çıkarınız.
Eğer gelenek olduğu için örtüyorsanız, çıkarınız.
Eğer sizi güzelleştirdiği için başınızı örtüyorsanız, çıkarınız.
Eğer Allah için örtüyorsanız, sizi tebrik ederiz.
Eğer inandığınız için örtüyorsanız, sizi tebrik ederiz.
Eğer dini gereklilik için örtüyorsanız, sizi tebrik ederiz devam ediniz. Ancak artık özgür olmadığınızı unutmayın. Başörtüsü ile sakız çiğneyerek dolaşamazsınız. Karşı cinsle sarmaş dolaş olamazsınız. Artık temsil ettiğiniz bazı değerlerin var olduğunu unutmayınız.
Eğer inandığınız için örtünüyorsanız içini doldurunuz. Dürüstlüğünüz, çalışkanlığınız, hoşgörünüzle örnek olurken; ahlakî anlayışınız, oturup kalkışınızda da daha dikkatli olmalısınız.
Çünkü başörtüsü sizin için hem bir hak hem bir değerdir.
Haktır; çünkü sonradan çıkarılmış bir kavram değildir. 1400 yıllık bir geçmişi vardır. O halde örtündüğünüz gibi yaşayın. Yaşadığınız gibi örtünün.
Karşı çıkanlar:
Başörtüsüne size ölümü hatırlattığı için karşıysanız, vazgeçiniz. Ölüm vardır ve gerçektir.
Başörtüsüne din karşıtlığınız sebebiyle muhalifseniz, vazgeçiniz. Dinin teselli etme ve hayata anlam katma gücünü yok edemezsiniz.
Başörtüsüne korktuğunuz için karşıysanız, korkunuzu analiz ediniz.
Korkunuz dini bir veriden kaynaklanıyorsa, o veriyi tartışınız.
Korkunuz dinin yanlış yorumlarından kaynaklanıyorsa, doğru yorum bulmak ya da oluşturmak için mücadele ediniz.
Korkunuz küçük kentler ve Anadolu'daki mahalle baskısı ile insanlarla diyologa giriniz. Birlikte yaşama bilincini oluşturmak gibi bir misyon üstleniniz. Yasağı yasakla gidermek çözüm olamaz.
Korkunuz İran gibi olmaktan kaynaklanıyorsa, başörtüsüne karşı çıkmak yerine radikalliğe karşı çıkınız.
Korkunuz Atatürkçülüğün tehlikede olmasından kaynaklanıyorsa hangi Atatürk'ü savunduğunuzu sorgulayınız.
Korkunuz Cumhuriyetin tehlikede olmasından kaynaklanıyorsa "Tek Parti Cumhuriyeti"ni mi, "Çok Partili Cumhuriyeti" mi savunduğunuzu sorgulayınız.
Korkunuzun sebebi özgürlüklerin kaybolması ise, ise herkese özgür yaşayacağı ortam sağlayacak çözümler üretiniz.
Korkunuz laikliğin tehlikede olmasından ileri geliyorsa, laiklikle din karşıtlığını karıştırıp karıştırmadığınızı sorgulayınız.
Korkunuz sahip olduklarınızı yitirmekse, elde ettiğiniz varlıklara "düşünceye karşı düşünce" yöntemiyle mi mücadele ediyorsunuz, bunu sorgulayınız.
Başörtülü birini gördüğünüzde size 'dinsiz' denildiğini hissediyorsanız, vazgeçiniz. Çünkü bu sizin algınız olabilir. Niyet okuyarak hükme varmak, insanı realite körlüğüne götürür.
Başörtülü bir kadını gördüğünüzde, 'dinde böyle bir uygulama yok' diye düşünüyorsanız, bırakınız onu konunun uzmanları söylesin. Bilimsel cahillik yapmayınız.
Başörtüsünü 'gericilik' olarak değerlendiriyorsanız, asıl gericiliğin öğrenme hakkını engelleme olduğunu görünüz. Gericilikle mücadele cehaletle mücadeledir; dinle mücadele değildir.
Başörtülüleri 'kendilerini kısıtlayan insanlar' olarak görüyorsanız, inandığı değerler için zevklerinden vazgeçenlere saygı duyunuz.
Başörtülüler size 'Usame Bin Ladin'i hatırlatıyorsa, zihin haritanızı değiştiriniz. Radikal din anlayışının, İslam dininin ilk doğuşunda üç halifeyi öldürdüğünü unutmayınız.
Bir insanın başının zorla kapatılmasından yana iseniz, ceberutsunuz. İslam tarihinde selefi, harici radikalizm yorumu bunu öngörmüştür.
Bir insanın başını zorla açtırıyorsanız yine ceberutsunuz. Bu durum, din karşıtlığını dogma haline getirdiğinizin ispatıdır: Kendinizle yüzleşiniz. Belki de 'Modern Tiran'lığı savunuyorsunuz.
Güç kullanarak kendi dogmalarınızı kabul ettirmek istiyorsanız, siz Ortaçağ'a aitsiniz. Dinî görünümlü ya da modern görünümlü olmanız fark etmez.
Siyasî talebi olmayan bir genç kızın inançlarının gereğine göre yaşamasına karşı çıkıyorsanız, laikliğe de karşı çıkıyorsunuz demektir.
Siyasî talebi olmayan bir ailelerin çocuklarına dinin öngördüğü ahlakî normları öğretmeyi, din dersi vermelerini laikliğe aykırı görüyorsanız; bu davranış bilimsel, çağdaş, ilerleme ve aydınlanmaya uygun değildir. Alternatif üretiniz.
Siyasî talebi olmayan ama dinini yaşamak isteyen doktora, mühendise, subaya karışmayınız. Aydınlanmanın Descartes döneminde takılıp kalmışsınız demektir. 'a hesap verme duygusu yaşayan bir subay ya da doktor ülke için şanstır.
Siyasî talebi olmayan ama dinin teselli gücünü, yaşama anlam katma özelliğini ve ölümden sonraki hayatı öngörme fikrini bilimle birleştirenlere karşıysanız, bilimsel gelişmeye ve düşüncenin ilerlemesine de karşısınız demektir.
Başörtüsüne 'bazı siyasîler sahip çıkıyor' diye karşıysanız, demokratlığınızı sorgulayınız.
'Başörtüsü istismar ediliyor' diye düşünerek muhalefet ediyorsanız, istismar edenle etmeyeni anlamanın en iyi yolunu deneyiniz.
Bu konuyu istismar edeni etmeyenden, önyargılı olanı olmayandan ayıran laboratuar, sosyal alanlardır. Üniversitelerde serbest bırakın. Üç, beş sene gözlemleyin. Eğer kamu düzeni bozulursa ve başı açıkların hakları ellerinden alınırsa, aptallık yapmayın; mücadelenizi verin.
Eğer askerseniz ve sezgileriniz, Türkiye'nin geleceğini tehdit edecek bir tehlikeyi haber veriyorsa; üniversiteler sizin için birer sosyal psikoloji laboratuarı olacak. Böylece siz de deneyecek ve göreceksiniz:
Kamu düzeni, provokasyonlara rağmen bozuluyor mu bozulmuyor mu?
İnsan davranışlarının dilini, yalan söylenip söylenmediğini, niyetleri anlamayı ve korkuları yenmeyi gösterecek en iyi yol, deneme sınamadır.
Deneme-sınama yöntemi her zaman risklidir, ancak radikalliği önlemek için bu riski göze almak gerekir.
Adalet, cesaret istediği gibi doğruları bulmakta, risk almayı gerektirir.
Özgürlük ve barış tarihte hiç kolay elde edilmemiştir.
Bazıları başının dışını örtüyor, bazıları içini örtüyor. Bunun için sosyal psikoloji laboratuarı en etkili bilimsel deney ve gözlem yeridir.
Türkiye kendi modernizmini geliştirmek dünyaya model olma şansını yakalayabilir.
Bu konuda da rehberimiz akıl ve bilim olmalıdır.
Bilim inancı taklit etmez ama tehdit de etmez. İnceler, rapor eder ve tarih sahnesine sunar. Özellikle üniversiteler hiçbir fikre kapısını kapamazlar. Analiz ederler, yorumlarlar. Evrensel yaklaşım bu olmalıdır.
İnanç bilimsel kategoridir. Üniversitelerin sosyal psikolojik laboratuvar olması fırsatını kaçırmayalım. Türkiyemiz bu sınavı dünyaya örnek olacak şekilde aşması dileğiyle
Çeyrek Tesettürlüler
Makyajın rengine uygun başörtüsü ya da başörtüsüne uygun renk ve biçimde kıyafet; başörtüsü modası denilen yeni moda türedi. Her dışarıya çıkmadan ütüden geçirilen, ayna karşısında yarım saat uğraşılarak takılan, kendisine verilen para ile Afrika'da bir kadının hayat boyu kendini tümüyle örtecek giysi alabileceği bir aksesuar.
Bu tavırlara bakarak "bu hanımlar kapanmak, Allah için örtünmek istediklerinden, nâmahrem bakışlara dur demek için başörtüsü takıyorlar" diyenler beri gelsin; Allah sorarsa bunlara olumlu şâhitlik yapabilecek kaç kişi çıkar dersiniz? Cinsel çekiciliği/câzibeyi kitabına/eşarba uydurup gözü açık safları kandırmak isteyen şeytan, insana sağdan yaklaşırken başörtüsü şeklinde flama kullanıyor olmasın? Yoksa bu yozlaşmış acınası başörtülüler, erkeklerin dikkatini bu şekilde daha çok çekmek için başörtüsünü yem ve istismar aracı mı görüyorlar?
Takvâ giysisi, edeb, iffet ve hayâ günümüzün gençlerine doğal ortamda, evde, çevrede çocukluğundan beri verilemediği için çeyrek tesettürlüler, yani "örtülü ama tesettürsüz" kimseler ortalığı kaplamaya başladı. Takvâ giysisinin önemsenmemesine, biraz da diğer tamamlayıcı unsurlardan yalıtılmış şekilde, sadece "başörtüsü" vurgusunun sebep olduğu değerlendirilmelidir. İş, bırakın takvâ giysisini, fetvâ boyutunu bile hiçe sayan, sanki İslâm'ın tesettür ve hicap emriyle dalgasını geçen bir tuhaflığa, hatta maskaralığa bile dönüşebilmektedir.
Kıyâfet tercihimle ilân ediyorum ki, yabancı erkeklerin bana bakmasını istemiyorum" şeklinde kibarca mesaj vermesi gereken başörtüsü, bugün göz alıcı renk ve desenleri, diğer tamamlayıcı giysi ve tavırlarıyla cıyak cıyak bağırıyor: "Hey erkekler, ben buradayım, baksanıza! Sizin dikkatinizi ve ilginizi çekip kendime baktırmak için ben ne paralar sarfettim, kaç mağaza gezdim, ne uğraşlar verdim. Nasıl, yakışmış mı başörtüm, uyum sağlamış değil mi diğer giysilerimle. Karar veremedinse tekrar bak, bir daha bak! Ha, nasıl olmuşum, güzel miyim, bu giysilerimle daha güzelleşmiş miyim? Cevabını şimdilik gözlerinle ver e mi?"
Örtünmenin amacı başkasının bakışlarından korunmak ve ırzı meşrû olmayan cinsel isteklerden sakınmaktır. Erkeklerin gözlerini sakınması, kadınların iffetini korumak içindir. Bir şey maksadından soyutlanarak algılanırsa işte böyle sulandırılır, yozlaştırılır.
En güzel tesettür çarşaftır.İtirazı olan var mı?.Bazı hanımlara çarşaf giymek niçin nefislerine ağır geliyor?.Çarşaf, kadının vücüt hatlarını örtmede en büyük giyimdir.Gerisi süslenmekten başka bir şey değildir.
Belki bu yazıma itiraz edecek olan hanım kardeşlerimiz çıkacaktır.Hemen cevap vermeye hazırım.
şimdi şu yeni türeyen örtünme biçimi yokmu boğazLayasım geliyor öyle genç kızLarı...
Bira getirdi okuLa bir başörtüLü arkadaşımız inanamadım. eLimLe döktüm lavaboya midem kaLkarak.
Neymiş sevgiLisi ayrıLmış hanımefendiden. zaten 4 sevgiLin var biri var yada yok!
makyaj yapıyorLar bide!!öyLe haLe getirdiLer ki eLLeriyLe şu saçma insanLar, öyLe kirlettiLer ki anneLerimizin temiz başörtüsünü. . .
kınıyorum yanLızca...
Arkadaş en güzel tesettür çarşaftır diyor... KatıLıyorum lakin onunda hakkının veriLmesi Lazım. Çarşaf giyip de çırıLçıpLak qezen insanLarı da qördük...
Özqür-Der ve MazLum-Der'e ortamLarda övqüLer yağdıran, tenhaLarda yuhaLayan insanLarda var onLarın içinde. . .
şöyLe insanLarın ben tesettür'ü anLadıkLarını zannetmiyorum... Tesettür önce kaLbi kapatmaktır! başına aLdığın bez parçası değiL tesettür!
hanım kardeşLerimde anLasın bunu bi zahmet!!!
bi basörtülü hata yapabilir bu demek deildirki bütün basörtülüler aynı veya acik olanlar içinde aynısı ama sadece bi gercek var eğer ALLAH cc demisse kadinlar basini örtecek die bunada yasak getiren ALLAH ın kullarıysa ozaman bunun hesabını o basini acmak zorunda kalan deil oyasaği koyan verecektir o yüzden rahat olun derim istedikleri kadar yasak koysunlar bu dünyanın üstü varsa altıda var elbet birgün gelecekler oraya!!! bakalim ordada dieceklermi türbanlilar giremez die....
Bu siyaset konusu degil. Konu baska yerden buraya degil de Islam bölümüne alinmasi gerekirdi.
En güzel tesettür çarşaftır.İtirazı olan var mı?.Bazı hanımlara çarşaf giymek niçin nefislerine ağır geliyor?.Çarşaf, kadının vücüt hatlarını örtmede en büyük giyimdir.Gerisi süslenmekten başka bir şey değildir.
Belki bu yazıma itiraz edecek olan hanım kardeşlerimiz çıkacaktır.Hemen cevap vermeye hazırım.
Asla itirazim yok, katiliyorum. Carsaf giyenlere gipta ile bakiyorum. Nefislerinin kölesi degil, nefislerini köle yapmislar kendilerine.
Allah onlardan razi olsun. Allah öyle olmak isteyenlerden de razi olsun Insaallah.
Ancak dinimize uygun giyinmek yalniz kadin icin gecerli degil. Erkekleri de dinimize uygun giyindiklerini görmek istiyorum.
Allah rizasi icin, giyinme konusunda sadece ve sadece, kadinlara agirlik verilmesin. Erkekler icin de gerekli konularin, agir hitaplarda bulunulmasini istiyorum.
Ikinci mesajinizda yaptiginiz agir suclamalari baskalarininda yapmalarina sebep oluyorsunuz.
Kisinin Dinle alakasi pek yoktur belkide ama itham etmek icin kendinde o cesareti görebiliyor hic hakki yok iken.
Bas örtüsü takmayanlar lütfen basi kapali olanlar hakkindaki yorumlarini kendilerine saklasinlar.
O bahsettikleriniz birilerin etkisi altinda kaliyor sonucta. kimsenin hatasini savunmam, elbette dogru degil. Yapilan hatalari meydana yaymak bir müslümana yakisan bir davranismi?
Sürekli kapalilarin yaptigi hatalardan bahsediliyor. Ayip!
Basi acik olan bir arkadasimizin, kapalilar tarafindan saldiriya ugradigini gösterin bana.
Tersini herzaman görüyoruz ne yazik ki. Müslüman olarak din konusunda bir birimizi rencide etmemeliyiz.
Fakat aksini görüyorum, zayif bir nokta bulunmaya görsün...
Ellerine sağlık arkadaşım. Çok güzel karşılaştırmalar ve sorular............
Fakat ÇARŞAF konusunu biraz açmak istiyorum. Aslında dinimizde çarşaf yoktur. Dinimizde giyinme yoktur. Sadece ÖRTÜNME vardır.
Allah vücudunuzu örtün diye emrediyor. Peki nasıl örtmemiz gerekiyor? İşte
onu da Allah'ü Teala şöyle bildiriyor.
Bayanlar için;
1-İlk önce giyilen şeyler helal olacak.
2-Giyilen şeyler necasetten arı olacak.
3-Bütün vücut kapatılacak şekilde örtülünecek. (el, ayak, yüz hariç)
4-Vücuda sarılı olmayacak bol olacak.(vücut belli olmayacak)
5-Şeffaf olup vücut görülmeyecek.
6-Saçlar ve baş omuzlara kadar ve gerdanla birlikte kapatılacak.
Değerli kardeşlerim vücudumuzu örtmemiz bu şekilde bir emirdir. Yukarıdakilerine ek olarak erkekler altın ve ipek giymeyecek. Bayanlar bunları giyebilir ve süslenip makyaj yapabilir bunlar serbest.
Yüce Kitabımızda örtünmenin nasıl olcağını Rabbimiz tam anlatmıştır.
mihmandar
başörtülülerinde günah işleme özgürlüğü var, herkes nasıl isterse öyle yaşar. madem bireysel özgürlüğü var... yukarıdaki yazılanların hepsinide yapar başörtüsünü istediği gibi takarda çıkarırıda kime ne...artık bazı şeyleri hazmetmenin zamanı gelmedimi.....
Hadi ordan.
Başı örtülülerinde günah işleme özgürlüğü varmış,nereden öğrendin Zekeriya Beyazdanmı.O bile böyle fetva vermez.Başını örten kişi inancından dolayı örter ve artık günah işleme lüksü yoktur.Saçma sapan sözler yazma .Bilip bilmediğin konuda ahkam kesme.
konuda ince bir Laik-demokratik dinin reklamı vardır.
Müslüman sadece islam dinini kabul eder. diğer dinleri sapıklık olarak görür.
türkiyede insanlar iki dinli , şirk koşarak müslüman olduğunu anlatıyorsa ilgili ayetleri ve sünneti incelemelidir.şirkin affı olmadığını öğrenmelidir.
çarçaf ifaden doğrudur.kur'an da izah edilen örtünme bizim için esas olmalıdır.
merhabalar. forumda örtünmekle ilgili konuşmaları yalnızca bu başlıkta bulabildim ve gerçekten bilgisi olan arkadaşlara soracağım bir soru vardı.ben şu anda açık bir bayanım. ailemdede kapalı olan kimse yoktur.yalnız yakın zamanda evleneceğim inşallah ve nişanlımın ailesi daha muhafazakar bir aile.( muhafazakar terimini kötü anlamda kullanmıyorum) önceleri benden örtünmemi talep ettiler ve ben çok karşı çıktım.oysa zamanla kimsenin etkisi olmadan bu konuya sıcak bakmaya başladım. yani kendi kendime kapanma isteği geldi sanki.örneğin gördüğm bazı tesettürlü bayanlar gözüme açık bayanlardan daha hoş gelmeye başladı. oysa eskiden yadırgarcasına bakardım. kısacası sanırım kapanmak istiyorum ama bunu yanlış bi şekilde yada yanlış bir niyetle yapmak,kaş yapayım derken göz çıkarmak istemiyorum.. fikirlerinizi alabilir miyim??