Yüzde, özellikle burun ve yanaklarda küçük damarlarda genişleme ve kızarma ile birlikte görülen kronik deri erupsiyonudur.
Açıklama
Özellikle 40 yaşın üzerindeki kadınlarda ; sindirim sistemi bozukluğu , beslenme yetersizliği, endokrin ve immunolojik faktörlere bağlı olarak gelişen yüzün merkezi kısımlarındaki telanjiektazi, eritem , papül ve püstüller ile karakterize kronik, iltihabi bir hastalıktır. Özellikle burunda olmak üzere ( rinofima) doku atrofisi sıktır. Bazen ekstremitelerde de görülebilir. Lezyonlar daha çok , ince tenli kişilerde görülür. Akne'yi andırsa da komedon görülmez.
Belirtileri nelerdir?
Deride kızarma- Başlangıç Bulgusu
Eritem- Burnun alt yarısı, bazan tüm burunda, alın, yanaklar, çene
Konjonktivada kızarıklık
Lezyonlu bölgelerde basınçla kan damarlarının kollapsı
Papül, püstül, nodül şeklinde akne lezyonları, komedon nadirdir.
Telanjiektazi
Rinofima ; erkeklerde daha sık.
Nedenleri nelerdir?
Nedeni kesin belli değildir.
Tiroid ve Gonada bağlı bozukluk
Alkol, kahve, çay, baharatlı yiyecekler (kanıtlanmamış)
Demodeks follikularis (şüpheli parazit)
Soğuğa maruz kalma, ısı, sıcak içecekler
Emosyonel gerginlik
Gastrointestinal Sistem Bozuklukları.
Bakım ve öneriler ?
Hasta ayaktan takip ve tedavi edilir.
Hastanın güven kazanması
Eğer varsa psikolojik gerginliğin tedavisi
Yağlı kozmetik ürünlerden kaçınma. Diğer ürünler kadın hastalarda semptomları örtmek için kullanılabilir.
Rinofima için cerrahi tedavi
Genişlemiş damarların aralıklı olarak elektrokoterizasyonu
Aktivitede kısıtlamaya gerek yoktur.
Yüzde kızarıklığa neden olabilecek yiyecekler , baharatlı yiyecekler ve alkol yasaklanmalıdır.
Telojen Dökülme
Doğum sonrası İlaçlar (Oral Kontraseptifler, Antikoagülanlar, Retinoidler, Beta Blokerler,Kemoterapötik Ajanlar, İnterferon)
Fiziksel veya P***olojik Stres
Hormonal (Hipotiroidizm veya Hipertiroidizm, Hipopituitarizm)
Nutrisyonel (Malnutrisyon, Demir Ek***liği, Çinko Ek***liği)
Diffüz alopesi areata
Anajen Dökülme
Mikozis fungoides
Röntgen Işını tedavisi
İlaçlar (Kemoterapötik Ajanlar, Allopurinol, Levodopa, Bromokriptin)
Zehirlenme (bizmut, arsenik. altın, borik asit, talyum)
Skatrisyel Alopesi
Konjenital veya Gelişme Defektleri
Enfeksiyon (Lepra, Sifiliz, Varisella- Zoster, Kutanöz Leishmaniazis)
Bazal hücreli kanser
Epidermal nevüs
Fizik ajanlar (asit ve alkaliler, yanıklar, donma, radyodermit)
Skatrisyel Pemfigoid
Liken planus
Sarkoidoz
Androjenik Alopesi
Sürrenal hiperplazisi
Polikistik Over
Karsinoid
Pituiter hiperplazi
İlaçlar (testosteron, danazol, ACTH, anabolik steroidler, progesteron)
Alopesi areata
Bilinmiyor, ( Otoimmun ? )
Traksiyon Alopesisi
Trikotillomani (saçları çekmek)
Gergin bir şekilde saçları toplamak, tokalar takmak
Tinea kapitis
Mikrosporlar
Trikofitonlar
Bakım ve öneriler ?
Telojen Dökülme: İlaç tedavisi, stres, yetersiz beslenme gibi başlatan olaydan 3 ay sonra maksimum dökülme ve nedenin kaldırılması ile iyileşme olur. Nadir olarak kellik kalıcıdır.
Anajen Dökülme: Başlatan olaydan bir kaç gün veya bir kaç hafta sonra dökülme başlar, nedenin ortadan kalkmasını takiben iyileşme gerçekleşir, nadiren kellik kalıcıdır.
Skatrisyel Alopesi: Kıl folikülleri geri dönüşümsüz hasara uğrar. Tek etkili tedavi; Cerrahidir. Greft transplantasyonu, flep transplantasyonu veya skatrisli bölgenin eksizyonu gibi yöntemler uygulanabilir.
Androjenik Alopesi: 12 ay topikal Minoksidil kullanımı ile, kullananların % 39 unda ve belirgin derecede saç çıktığı bildirilmektedir. Androjenik Alopesinin diğer tedavileri cerrahidir;saç transplantasyonu, saçlı derinin redüksiyonu, transpozisyon flep ve yumuşak doku ekspansiyonu gibi.
Alopesi Areata: Genellikle tedavisiz olarak 3 yıl içinde hastalık iyileşir. Ancak tekrarlama sıktır.
Traksiyon Alopesisi: Yalnız saç çekmenin bırakılması ile gerileyecektir. P***olojik veya P***iyatrik müdahale gerekli olabilir. Başarılı terapötik yaklaşımlar içinde ilaç, davranış modifikasyonu ve hipnoz sayılabilir.
Tinea Kapitis: Sıklıkla 6-8 haftalık tedavi gerekir.
Tedavi yolları nelerdir ?
Androjenik Alopesi: Topikal % 2 Minoksidil
Griseofulvin: Gebelik, Porfiri, Hepatosellüler Yetmezlik, Griseofulvine karşı hipersensitivite
varsa kontrendikedir.
Topikal Minoksidil Yan Etkiler
Gözlerde irritasyon ve yanma hissi
Su ve tuz tutulumu
Taşikardi
Anjina
Topikal steroidler Yan Etkiler
Lokal yanma ve batma hissi
Kaşıntı
Deride atrofi
Telanjiektazi
Uzun süre güçlü steroidler kullanılırsa Hipotalamo-Hipofizo-Sürrenal Supresyon
Griseofulvin Yan Etkiler
Fotosensitivite reaksiyonu
Lupusa benzeri sendrom
Oral kandidiyazis
Granülositopeni
Ketokonazol Yan Etkiler
Anafilaksi
Hepatotoksisite
Oligospermi
Nörop***iyatrik bozukluk
Jinekomasti
Topikal Minoksidil Etkileşimler : Guanetidinle verildiğinde ortostatik hipotansiyona neden olabilir.
Griseofulvin Etkileşimler: Warfarinin aktivitesini azaltır. Barbitüratlar griseofulvinin aktivitesini azaltır
Ketokonazol Etkileşimler: Warfarinin aktivitesini arttırabilir. İzoniasid ve Rifampin, Ketakonazolun aktivitesini azaltır. Fenitoinle aynı anda kullanımı her iki ilacın da metabolizmasını değiştirir. Terfenadin ve Astemizol ile beraber alındığında QT aralığı ve ventriküler fazda uzama olabilir. H2 blokerleri veya Antasitler, ketokonazolun emilimini azaltır.
Kullanımları gerekiyorsa H2 blokeri veya antasitleri ketokonazolden en az 2 saat sonra verilmesi gerekir. Proton Pompa İnhibitörü; Omeprozol aynı nedenle kullanmaktan kaçınılmalıdır.
Belsoğukluğu, bakterlerin sebep olduğu bir enfeksyondur. Cinsel ilişki yoluyla bulaşır ve dölyatağı boynunda, idrar yollarında, anüste, makatta ve boğazda enfeksyona sebep olabilir.
Göstergeler ve belirtiler
Belirtiler, enfeksyona maruz kaldıktan 1 ile 14 gün arasında, herhangi bir zamanda ortaya çıkarlar. Belsoğukluğu, belirti göstermeyebilir. Belirtiler, kadınlardan çok erkeklerde farkedilebilirler.
Vajinal akıntıda değişiklikler. Bu, sarı veya yeşile varan, keskin kokulu, daha fazla akıntı şeklinde olabilir.
idrar yaparken, ağrı veya yanma hissetme
anüste, kaşıntı, tahriş ve/veya akıntı.
Erkeklerde
penite sarı veya beyaz renkte akıntı
anüste, kaşıntı, tahriş ve/veya akıntı
prostad bezlerinde ve yumurtalarda iltahaplanma.
Belsoğukluğu nasıl kapılabilir
içine girme yoluyla cinsel ilişkiyle (penisin, vajina, ağız veya anüse girmesi) ve daha nadiren;
yalama (bir taraf diğer tarafın anüsünü uyarmak için, ağzını ve dilini kullanırsa)
parmağınızı, enfekte olmuş bir anüse, vajinaya veya ağıza sokup, yıkamadan kendi organlarınızda kullanırsanız.
Yardım için nereye başvurabilirsiniz
Yakınınızdaki USS cinsel sağlık kliniği
BK'da, yakınınızdaki USS cinsel sağlık kliniğini, telefon rehberinden, (genito-urinary medicine (GUM)), (tenasül-idrar tıbbı (TİT), (sexually transmitted diseases (STD)), cinsel yolla bulaşan hastalıklar (CYBH) veya (veneral diseases (VD)), zührevi hastalıklar (ZH) altında bulabilirsiniz. Veya yakınınızdaki hastaneyi arayıp, 'özel' veya TİT kliniğinizin nerede olduğunu sorun. Bizim yardım ve danışma sayfamız, size en yakın hastanenin nerede olduğunu gösteren bir websayfasına bağlıdır.
Size ücretsiz, güvenilir bilgi ve tedavi sağlanacaktır. Mutlaka yakınınızdaki kliniğe gitmeniz gerekli değildir, ülkenin herhangi bir yerindeki bir kliniğe gidebilirsiniz ve buraya aile doktorunuz tarafından sevk edilmenize de gerek yoktur. (USS olmayan cinsel sağlık klinikleri, herzaman USS'nin sağladığı imkanları sağlayamayabilir).
Aile doktorunuz.
Belsoğukluğunu tespit etme testleri
Bir doktor veya hemşire, üreme organlarınızı muayene edecektir.
Bir sünger veya pamuk çubukla, enfekte olmuş yerlerden, -döl yolu, idrar yolu, anüs veya boğazdan- bir örnek alınır.
Kadınlar için rahim içi muayenesi yapılır.
İdrar örneği alınabilir.
Bu testler can yakmaz ancak, bazan rahatsızlık verebilir.
Eğer, anal sex yaptı iseniz, makattan örnek alınması açısından, bunu doktorunuza söylemeniz önemlidir. Aynı zamanda, doktorunuza oral sex yapıp yapmadığınızı da belirtin.
Belsoğukluğuna yakalandığınızdan şüphelendiğiniz andan itibaren, hemen kontrol olabilirsiniz.
Tanı ve tedavi
Alınan örnekler, belsoğukluğu enfeksyonunu kontrol etmek için, mikroskop altında incelenir. Bazı kliniklerde sonuçlar anında alınabilir. Alınan bir ikinci örnek ise, analiz için, labrotuara gönderilir, bu analizin sonucu genelde bir hafta içinde belli olur. Tedavi şart ve kolaydır. Size, tablet, sıvı veya enjekte yoluyla antibiyotik verilir.
Eğer, herhangi bir antibiyotiğe karşı allerjiniz varsa, veya hamile olma ihtimaliniz varsa, bunu doktorunuza söylemeniz önemlidir. Tedaviyi sonuna kadar sürdürmek ve bitirmek önemlidir.
Eğer, belsoğukluğuna yakalandığınız ortaya çıkarsa, size sorularınıza yanıt verecek ve hastalığı size anlatacak bir sağlık görevlisi görmeniz önerilebilir. Bu görevli size, cinsel ilişkiniz olan kimseler hakkında, gerekirse onların da muayene olup tedavi görebilmeleri için, sorular sorabilir.
Kliniğe dönüp, herşeyin normale döndüğünün olurunu almadan, içe girme yoluyla cinsel ilişkide bulunmamalısınız. Doktorunuz veya sağlık görevliniz size hangi cinsel münasebetlerde bulunup bulunamayacağınız hakkında bilgi verecektir.
Hastalık sonrası kontrolü
Belsoğukluğu tedavinizi bitirdikten sonra, hastalık sonrası kontrol için aile doktorunuza veya kliniğinize gidin.
Özellikle enfeksyonu yurt dışında kaptı iseniz, belsoğukluğu enfeksyonlarının bazıları, belli antibiyotiklere dayanıklıdır. Enfeksyonun tamamen geçtiğinden emin olmak için daha başka tesler yapılır. Eğer, geçmemişse, size farklı antibiyotikler yazılır.
Komplikasyonlar
Kadınlarda
Eğer, belsoğukluğu tedavi edilmezse, alt karın bölgesinde iltihaplı hastalıklara KBİH (pelvic inflamatory diseases (PID)) sebep olabilir. Bu yumurtalıklara giden kanalların iltihaplanmasıdır ve ateş, karın ağrısı veya bel ağrısına sebep olabilir. Cinsel ilişkide bulunmak rahatsızlık verebilir. KBİH kadınlarda kısırlığa veya dış gebeliğe sebep olabilir. BHİH konusunda ayrı bir sayfa mevcuttur.
Eğer, hamile iseniz ve doğum sırasında belsoğukluğuna yakalanırsanız, enfeksyonu bebeğinize bulaştırabilirsiniz. Bebeğiniz belsoğukluğu mikrobunun gözde olan enfeksyonuyla doğabilir. Bu antibiyotikle tedavi edilmelidir, çünkü körlüğe sebep olabilir. Ancak doğumdan önce sizin tedavi olmanız daha iyi olur.
Erkeklerde
Belsoğukluğu erkeklerde, yumurtaların ve prostat bezlerinin iltihaplanmasına, dolayısıyla ağrıya sebep olur. Tedavi edilmezse, idrar yollarının daralmasına veya abselerin çıkmasına sebep olur.
Belsoğukluğu başarılı bir şekilde tedavi edilirse, tekrar kapmazsanız, tekrar etmez.
Unutmayın, tedaviden sonra, cinsel ilişki sırasında prezervatif kullanırsanız, cinsel ilişki yoluyla bulaşan hastalıklara yakalanma riskinizi azaltmış olursunuz.
Chlamydia tedavi edilebilir, cinsel ilişki yoluyla bulaşan en yaygın bakteriyel enfeksyondur. eğer tedavi edilmezse, ileride çok ciddi sorunlara sebep olabilir (bakınız 'Komplikasyonlar' bölümü). Chlamydia kadınlarda, döl yatağı enfeksyonudur. Hem kadın, hem de erkeklerde ise, idrar yollarının, makatın ve gözlerin enfekte olmasına sebep olabilir. Arada sırada, chlamydia, bogaz, akciğerler ve karaciğer gibi, vücudun başka organlarında da görülebilir.
Tanı ve tedavi
Kadınlarda
Enfeksonun belirtileri herhangi bir zamanda ortaya çıkabilir. Genelde, hastalığa maruz kaldıktan sonraki 1 ile 3üncü hafta arasındadır. Ancak, belirtiler uzun bir süre ortaya çıkmayabilir. Chlamydia'ya yakalanan kadınların büyük bir kısmında belirti görülmez. Olası belirtiler aşağıda sıralanmıştır:
vajina akıntısında hafif bir artma - bu iltihaplanmadan dolayıdır
daha sık idrara çıkma/idrar yaparken ağrı
karının alt kısmında ağrı
cinsel ilişki sırasında acı
düzensiz regli/adet kanaması
(eğer enfeksyon gözdeyse) gözlerde şişme ve tahriş/yanma
Erkeklerde
Enfeksonun belirtileri herhangi bir zamanda ortaya çıkabilir. Genelde, hastalığa maruz kaldıktan sonraki 1 ile 3üncü hafta arasındadır. Ancak, belirtiler uzun bir süre ortaya çıkmayabilir. Chlamydia'ya yakalanan erkeklerde kadınlardan daha fazla belirti gösterirler. Ancak, bazan erkeklerde de belirti görülmeyebilir. Olası belirtiler aşağıda sıralanmıştır:
peniste, bulanık/beyaz ve sulu, iç çamaşırda leke bırakan akıntı
idrar yaparken ağrı/yanma
(eğer enfeksyon gözdeyse) gözlerde şişme ve tahriş/yanma. Makatta chlamydia nadiren belirti gösterir.
Chlamydia nasıl bulaşır
Chlamydia aşağıda belirtilen yollardan bulaşabilir:
enfekte olmuş birisiyle cinsel ilişkide bulunarak
doğumda, anneden bebeğe
arada sırada, enfekte olmuş yerlerden parmaklar yoluyla, enfeksyonun gözlere bulaşması.
Yardım için nereye başvurabilirsiniz
Yakınınızdaki USS cinsel sağlık kliniği
BK'da, yakınınızdaki USS cinsel sağlık kliniğini, telefon rehberinden, (genito-urinary medicine (GUM)), (tenasül-idrar tıbbı (TİT), (sexually transmitted diseases (STD)), cinsel ilişkiyle bulaşan hastalıklar (CİBH) veya (veneral diseases (VD)), zührevi hastalıklar (ZH) altında bulabilirsiniz. Veya yakınınızdaki hastaneyi arayıp, 'özel' veya TİT kliniğinizin nerede olduğunu sorun. Bizim yardım ve danışma sayfamız, size en yakın hastanenin nerede olduğunu gösteren bir websayfasına bağlıdır.
Size ücretsiz, güvenilir bilgi ve tedavi sağlanacaktır. Mutlaka yakınınızdaki kliniğe gitmeniz gerekli değildir, ülkenin herhangi bir yerindeki bir kliniğe gidebilirsiniz ve buraya aile doktorunuz tarafından sevk edilmenize de gerek yoktur. (USS olmayan cinsel sağlık klinikleri, herzaman USS'nin sağladığı imkanları sağlayamayabilir).
Aile doktorunuz.
Porto Riko ve Hindistandaki CYBH kliniklerinin de detaylarını bulabilirisniz.
Chlamydia tespit etmek için testler
Bir doktor veya hemşire, üreme organlarınızı muayene edecektir.
Bir sünger veya pamuk çubukla, enfekte olmuş yerlerden bir örnek alınır.
Kadınlar için rahim içi muayenesi yapılır.
Erkeklerin yumurtaları, sağlıklı olup olmadıklarını anlamak için dıştan muayene edilir.
İdrar örneği alınabilir.
Bu tesler can yakmaz ancak, bazan rahatsızlık verebilir.
Chlamydia size bulaştığı andan sonraki birkaç gün içinde, sizde belirtileri görülmeden, yapılan teslerde ortaya çıkacaktır.
Tanı ve tedavi
Alınan örnekler, analiz için, labrotuara gönderilir, bu analizin sonucu genelde bir hafta içinde belli olur.
Tanı konduktan sonrada, Chlameydia tedavisi kolay ve etkilidir. Size, antibiyotik haplar verilecektir.
Eğer, herhangi bir antibiyotiğe karşı allerjiniz varsa, veya hamile olma ihtimaliniz varsa, bunu doktorunuza söylemeniz önemlidir. Bu size yazılan antibiyotiği belirleyecektir.
Tedaviyi sonuna kadar sürdürmek ve bitirmek önemlidir. Eğer tedavi yarım bırakılırsa, en baştan başlamak gerekebilir.
Eğer, chlamydia'ya yakalandığınız ortaya çıkarsa, size sorularınıza yanıt verecek ve hastalığı size anlatacak bir sağlık görevlisi görmeniz önerilebilir. Bu görevli size, cinsel ilişkiniz olan kimseler hakkında, gerekirse onların da muayene olup tedavi görebilmeleri için, sorular da sorabilir.
Kliniğe dönüp, herşeyin normale döndüğünün olurunu almadan, içe girme yoluyla (penisin ağıza, anüse veya vajinaya girmesi) cinsel ilişkide bulunmamalısınız.
Hastalık sonrası kontrolü
Tedavinizi bitirdikten sonra, hastalık sonrası kontrolüne gitmeniz, başka enfeksyonlara yakalanmadığınızı ve sağlığınızın yerinde olduğunu anlamak açısından önemlidir.
Komplikasyonlar
Kadınlarda
Tedavi edilmezse chlamydia, alt karın bölgesinde iltihaplı hastalıklara KBİH (pelvic inflamatory diseases (PID)) sebep olabilir. Bu, yumurtaları rahme götüren tüplerin iltihaplanmasıdır. KBIH kısırlık veya doğurganlığı etkileyen sorunlara sebep olabilir. Birçok kısır kalma chlamydia ile ilgilidir.
Eğer bir kadın hamile iken chlamydiaya yakalanırsa, dış gebelik (rahimin dışında oluşan gebelik) veya erken doğum tehlikesi ortaya çıkar. Enfeksiyon, bebeğe geçebilir ve göz veya akciğerde iltahaplanmaya sebep olabilir. Chlamydia hamilelik sırasında güvenli bir şekilde tedavi edilebilir.
Chlamydia aynı zamanda kronik (uzun süreli) karın ağrılarına da sebep olabilir.
Erkeklerde
Erkeklerde, chlamydianın neden olduğu komplikasyonlar pek görülmez. Ancak, kısırlığa sebep olabilen, yumurtaların ağrılı bir şekilde iltihaplanmasına yol açabilir.
Erkeklerde ve kadınlarda
Reiters sendromu, chlamydia sonucunda oluşur. Gözde, eklemlerde iltahaplanmaya sebep olur, bazan da, ayak tabanında ve mahrem yerlerde kaşıntıya sebep olur.
Apandisit (appendiksin iltahaplanması) de chlamydia sonucunda oluşabilir.
Unutmayın, tedaviden sonra, cinsel ilişki sırasında prezervatif kullanırsanız, cinsel ilişki yoluyla bulaşan hastalıklara yakalanma tehlikenizi azaltmış olursunuz.
Bu başlık altında toplanan hastalıklar iki insan arasında oluşan cinsel nitelikli yakın temasla bulaşan mikrobik (bakteri, virüs, parazitlere bağlı) hastalıklardır. Önceleri zührevi hastalıklar olarak anılan bu hastalıkların bir kısmı yanlızca genital bölgede belirtilere neden olurken (kadında vajinal akıntı, erkekte üretradan akıntı, heriki cinste genital bölgede ülser gibi), diğer bir kısmı tüm vücudu etkileyen genel belirtilere neden olurlar (frengi, hepatit B ve AIDS gibi).
Bu hastalıkların bir kısmı için en önemli bulaşma yolu iki insanın cinsel nitelikli yakın teması iken (genital siğil, herpes simpleks, vajinit gibi), diğer bir kısım hastalıklar cinsel yolla bulaşmaya ek olarak kan yoluyla (AIDS ve hepatit B'nin virüsü taşıyan kanın nakledilmesiyle bulaşması gibi, anneden bebeğine henüz doğmadan frengi bulaşması gibi) ve cinsel ilişki dışındaki yakın temasla da bulaşabilmektedir (anneden bebeğine doğum esnasında ya da doğum sonrasında emzirme ve bakım esnasında bulaşan genital siğil, herpes simpleks ve hepatit B gibi, aile içinde günlük yaşam koşullarının paylaşılması sonucu bulaşan hepatit B gibi).
Bu gruptaki hastalıkların bulaşması için heteroseksüel ilişki (kadın-erkek cinsel ilişkisi) koşul olmadığı gibi, bulaşma için gerçek cinsel ilişki olmaksızın enfeksiyonu taşıyan birinin genital bölgesiyle yakın temas bile hastalığı almak için yeterli olabilmektedir (genital siğil gibi). Cinsel yolla bulaşan hastalıklar tüm diğer bulaşıcı hastalıklar gibi bildirimi zorunlu hastalıklar grubunda yeralırlar.
Aşağıda anlatılacak hastalıkların çoğu için cinsel ilişki dışında da çeşitli bulaşma yolları mevcuttur. Bu yüzden bu hastalıklardan birine yakalanan kişinin partnerini, ya da partnerin hastalığa yakalanan kişiyi sadakatsizlikle itham etmesi haksızlık olabilir. Dahası CYBH'larda görülen belirtiler başka hastalıklarda da görülebilir ve yanlızca belirtilere dayanarak, tanı konmadan karşı tarafı suçlamak anlamsızdır.
Cinsel yolla bulaşan bir hastalığı olan kişinin hastalığın varolduğu zaman dilimi içinde ilişkide bulunduğu kişilere durumu bildirmesi ve bu kişilerin de kontrolden geçmeleri için uyarıda bulunması; tedavi bitene kadar, doktorun belirlediği süre içerisinde hiçbir cinsel aktivitede bulunmaması ya da doktorun izniyle prezervatif koruyuculuğu altında ilişkide bulunması partner(ler)ine ve topluma karşı en önemli sorumluluğudur.
Gonore ve klamidyalara bağlı jinekolojik enfeksiyonlar: Gonore ve klamidya adı verilen iki ayrı bakteri türü, taşıyıcı erkekten kadına cinsel temasla bulaşarak kadının genital organlarında yaygın bir enfeksiyona yolaçabilmektedir. Pelvik enfeksiyon (Pelvic Inflammatory Disease-PID) adı verilen bu durum fallop tüplerinde tıkanmaya ve pelvis organlarında yapışıklıklara yolaçabilmekte, dahası yaygınlaştığında hayatı tehdid eden bir hastalık tablosu oluşturabilmektedir.
Erkeklerde "belsoğukluğu" adı verilen hastalıktan sorumlu gonore ve yine erkeklerde üretra (idrar boşaltım kanalının son kısmı) enfeksiyonlarına neden olan klamidya sıklıkla belirti vermeden bulunmakta, bazı durumlarda sperm ileten kanallarda daralmalara yolaçarak kısırlık nedeni olabilmektedir. Kadınlarda da tüplerin tıkanması ve genital organlarda oluşan tıkanıklıklar kısırlığa ve dış gebelik riskinin artmasına neden olmaktadır. Kadınlarda tüplerin tıkalı olması en önemli kısırlık nedenlerinden biridir ve en önemli nedeni cinsel yolla bulaşan bakterilere bağlı olarak gelişmiş pelvik enfeksiyonlardır. Kadında pelvik enfeksiyonlar belirtisiz seyredebileceği gibi sıklıkla akıntı ve kasıkağrısı şeklinde belirti verirler. Kadınların bu belirtiler konusunda duyarlı olmaları ve erken tedavi şanslarını yitirmemek için doktora başvurmaları önemlidir. Bu muayene kasıkağrısı ve akıntının pelvik enfeksiyona bağlı olup olmadığının saptanmasında ve erken tedavisinde önemlidir.
Sifiliz etkeni olan bakteri (Treponema Pallidum) vücuda ilk girdiğinde kendini şankr adı verilen düzgün kenarlı ağrısız bir genital ülser şeklinde gösterir. Bu dönem hastalığın tedavisi için en uygun dönemdir. Tedavi edilmezse bu ülser 6-8 haftada kendiliğinden kaybolur ancak hastalık ilerlemeye devam eder ve belli bir süre sonra kendini çeşitli cilt döküntüleri, iç organ bozukluklarıyla gösterebilir. Bu dönemde de tedavi edilmezse bu belirtiler 4-12 hafta gibi bir zamanda kaybolur ve hastalık "iyileşmiş" izlenimi verir. Ancak belirtisiz geçen yaklaşık bir on yılın ardından hastalık kendini ciddi kalp-damar hastalıkları, nörolojik hasarlar ve diğer iç organ tutulmalarıyla gösterir.
Hastalığın her dönemde tedavisi mümkün olmakla beraber, ne kadar erken tedavi edilirse sekel ve organlarda kalıcı bozukluk bırakma riski o kadar düşer.
Kadınlar açısından sifilizin diğer önemli bir yönü erken gebelik döneminde hastalığa yakalanıldığında enfeksiyonun plasenta yoluyla bebeğe bulaşma ve doğacak olan bebekte çok ciddi anomalilere yolaçabilme riskidir.
Bu grupta yeralan hastalıklar cinsel yolla bulaşan ve erkek ve kadında genital bölgede ülser (yara şeklindeki lezyon) oluşumuyla belirti veren hastalıklardır. Bu grupta en sık Herpes Simpleks enfeksiyonu (genital "uçuk" hastalığı) ve sifiliz (frengi) görülür. Diğer genital ülser hastalıkları nispeten daha ender görülür (şankroid, lenfogranuloma venereum ve granuloma inguinale). Genital bölgede ülser behçet hastalığı, kanser, ilaç allerjisi gibi nedenlere bağlı olarak da görülebilir.