SB- Sağlığınızla ilgili Soru ve Cevaplar:GÖZ HASTALIKLARI

Son güncelleme: 20.12.2009 15:20



  • noimage- GÖZ HASTALIKLARI -





    SORU:Kuru göz nasıl teşhis edilir?

    CEVAP:Basit bir göz muayenesi ile kuru göz tanısı konabilir. Bazen gözyaşını ölçen testler gerekebilir. Schirmer gözyaşı testinde alt kapağın iç kısmına filtre kağıt parçaları konur ve değişik şartlarda gözyaşı üretimi ölçülür. Diğer bir testte göze floresein veya Rose Bengal isimli boyalar damlatılarak belli boyanma şekilleri araştırılır.

    SORU:Kuru göz nasıl tedavi edilir?

    CEVAP:Göz yaşı eklenmesi
    Suni göz yaşları normal gözyaşına benzer. Bunlar gözü kayganlaştırır ve nemlendirir. Suni gözyaşlarındaki koruyuculara duyarlılık varsa koruyucusuz suni göz yaşları kullanılabilir.

    Sık aralarla damla damlatma ihtiyacı varsa, koruyucu içermeyen göz yaşlarını kullanmak daha iyi sonuç verebilir. Ayrıca alt kapağın içine günlük olarak yerleştirilen ve yavaş salınım gösteren katı gözyaşı preparatları da mevcuttur.

    SORU:Göz sulanmasının sebepleri nelerdir?

    CEVAP:Aşağıdaki nedenlerle gözde sulanma meydana gelebilir:
    · Konjonktiva veya korneanın bozuklukları;
    · Göz kapağı bozuklukları;
    · Göz içi iltihapları;
    · Göze yabancı cisim kaçması;
    · Çocuklarda glokom (göz içi basınç yüksekliği);
    · Gözyaşı kanallarındaki tıkanıklık veya darlıklar

    SORU:Gözyaşı kanallarındaki tıkanıklık nasıl tespit edilir?

    CEVAP:Detaylı bir muayene ile göz sulanmasının diğer sebepleri dışlandıktan sonra gözyaşı deliklerinden ucu sivri olmayan bir iğne girilerek sıvı verilir, hasta sıvının genzinden geldiğini ifade ediyorsa kanallar açıktır, aksi takdirde kapalıdır. Kanalın kapalı olduğundan emin olmak ya da tıkanıklığın yerini tespit edebilmek için ilaçlı bir filmler gerekebilir.

    SORU:Gözyaşı kanallarındaki tıkanıklık nasıl açılır?

    CEVAP:Bebeklerde bu kanalların tıkanıklığı veya darlığı sık rastlanan bir durum olup bir yaşına kadar genellikle açılır. Bu zamana kadar açılmadığı takdirde genel anestezi altında sonda uygulaması yapılır. Bununla başarı elde edilemezse ileri yaşlarda (4 yaşından itibaren) ameliyat yapılır. Erişkinlerde genellikle ameliyat tercih edilir ve bunun ileri yaşlara bırakılmamasında fayda vardır. Tıkanıklık seviyesine göre teknik değişir ve bazen tüp uygulaması gerekebilir. Bu takdirde tüp uzun süre gözyaşı kanalında bırakılır.

    SORU: Gözlerimde zaman zaman çapaklanma ve kızarıklık oluşuyor nedeni ne olabilir?

    CEVAP: Bir göz hekimi ile bağlantı kurmanız çok daha sağlıklı olacaktır. Şikayetleriniz konjuktivit yada keratit dediğimiz durum ile uyumlu olabilir. Allerjik nedenler, lens kullanımı, mikrobik nedenler, göz kuruluğu, bilgisayar başında fazla kalma ile ilişkilendirilebilir.

    SORU: babam 74 yaşında ve beyaz rengi, elektrik ışığını göremiyor.ayrıca etrafındaki herşeyin sağa sola titreştiğini söylüyor.

    CEVAP: babanızın şikayetleri retinadaki görme merkezinin veya görme sinirinin yaşa bağlı olarak bozukluğuna işaret ediyor olabilir.Yaşa bağlı görme merkezi bozulmasının bir göz uzmanınca değerlendirilmesi gereklidir.

    SORU: Yasim 20 daha önce ßir göz problemim olmadi. Renkli Lens kullanmayi düşünüyorum. LenS alirken nelere dikkat etmeliyim. Renkli lenslerin herhangi ßir zarari varmidir? zarari yoksa Pratik Sekilde Optik cilerden alip kullanimina baslayabilirmiyim.? Son olarak Göz rengim kahverengi hanqi renkle eşleşmesi vardir bu rengin?

    CEVAP: Herhangibir lensi kullanmaya başlamadan önce gözde allerji belirtisi, kuruluk vb sorunlar olup olmadığı mutlaka değerlendiilmelidir. Renkli lensler diğerlerine göre daha allerjik etki yapar. Rengine ise deneyerek karar vemekte fayda var.


    AZ GÖRME


    SORU:Az görme nedir?
    CEVAP: Gözlük, kontakt lensler veya göz içi lens implantları ile görmeniz artırılamıyorsa sizde az görme mevcut demektir. Bu durum körlükle eş anlamlı değildir. Az gören kişilerin hala işe yarar bir görmesi mevcut olup sıklıkla görme cihazları kullanılarak artırılabilir.
    Görme bozukluğu hafif ya da ağır olsun, az görme, görmenizin ihtiyaçlarınızı karşılayamadığı anlamına gelir. Görme artırıcı cihazların kullanımına ancak tıbbi ve cerrahi tedavilerden sonra, ya da bunların fayda sağlamayacağı saptandıktan sonra göz hekimi tarafından karar verilir.

    SORU:Az görme sebepleri nelerdir?
    CEVAP: Doğumdan varolan bozukluklar, kalıtsal hastalıklar, yaralanmalar, şeker hastalığı, glokom, katarakt ve yaşlanma az görmeye yol açabilir. En yaygın sebebi gözün sinir tabakasının bir hastalığı olan maküla dejenerasyonudur. Maküla dejenerasyonu merkezi görmeyi bozar, tam körlük yapmaz ve çevresel görme korunur.

    SORU:Az görmenin farklı tipleri var mıdır?
    CEVAP: En sık merkezi görme veya okuma bozukluğu görülmesine rağmen çevresel görme azalması veya renkli görüşün kaybolması şeklinde de karşılaşılabilir. Göz; ışık, kontrast duyarlılık veya kamaşmaya karşı uyum yeteneğini kaybedebilir. Farklı az görme tipleri farklı yardımcı cihazlar gerektirir. Örneğin doğuştan az görmesi olan bir kişi ile sonradan az görme gelişen bir kişinin ihtiyaçları farklıdır.

    SORU:Az görenler nasıl tedavi ediliyor?
    CEVAP: Az görenler için geliştirilmiş pek çok yardımcı cihaz vardır. Her durumda görmeyi normale çeviren tek bir cihaz söz konusu değildir. Farklı amaçlar için farklı cihazlar gerekir. Bu cihazlar uzman ekipler tarafından denenerek kullanabilecek kişilere önerilmektedir. Az görenlere yardım cihazları optik olan ve optik olmayan başlıkları altında incelenebilir.

    SORU:Optik cihazlar nelerdir?
    CEVAP: Bunlar büyütme amaçlı lensler veya lens kombinasyonlarıdır ve normal gözlük camlarından farklıdır. Optik cihazlar beş ana grupta toplanabilir:

    Büyütücü gözlükler, normal gözlüklerden daha güçlüdür. Bunları kullanırken okunacak materyalin göze çok yaklaştırılması gerekir, aksi takdirde yazı odak dışında kalır. Önce bu durum ürkütebilir, fakat zamanla alışılır. Yakın için tasarlanmışlardır, göze takıldıkları için okunacak materyal rahatça tutulabilir. Büyütücü gözlükler direk olarak bir gözlüğe monte edilebilirler ya da kişinin kendi gözlük numaraları üzerine eklenebilir. Bunların asferik ve teleskopik şekilleri vardır. Teleskopik olanlar daha kaba görünümlü olmalarına rağmen daha uzak mesafeden geniş bir görüş sağlarlar. Asferik olanlar ise estetik görünür, fakat daha kısa mesafeden daha dar alanı gösterirler. Heri ki büyütücü gözlük tipinin pek çok değişik modelleri piyasada mevcuttur.

    El büyüteçleri çoğu kimse tarafından bilinir. Bunlarla okunacak materyal normal mesafede tutulabilir. Kırtasiye veya fenni gözlükçülerden temin edilebilirler.

    Ayaklı büyüteçler okunacak materyalin üzerine konur. Bazıları kendinden aydınlatmalıdır. Büyüteçler, görüşü normal aktivitelerine yeten fakat kısa süreli yakın görüş gerektiren senet, fatura, telefon rehberi, telefon tuşları, ev aletlerinin düğmeleri vb. gibi şeylerin görülmesinde oldukça faydalıdır. Ellerinde titreme olanlar, görmesi çok düşük olanlar ayaklı, aydınlatmalı büyüteçlerden yararlanabilir

    Teleskoplar uzak büyütme içindir. Elde ya da gözlüğe monte edilerek kullanılabilirler. Özellikle televizyon seyrederken, otobüslerin yazılarını okurken, ilanlara, panolara bakarken çok yararlıdır; gözlük gibi devamlı kullanımları zordur ve deneyim gerektirir.

    Kapalı devre televizyon sistemi, bir televizyon ekranına okunacak materyalin büyütülmüş görüntüsünü verir. Bunların büyütme ve kontrastı ayarlanabilir ve kullanımları diğer cihazlardan daha kolaydır. Sadece okumak veya resimlere bakmak için kullanılır. Siyah-beyaz veya renkli olanları vardır. Özellikle öğrenciler ve masa başı işi yapanlar için oldukça faydalıdır. Son zamanlarda maliyetleri de oldukça düşmüştür.

    SORU:Optik olmayan cihazlar nelerdir?

    CEVAP: · Büyük yazılı kitaplar, gazete ve dergiler;
    · Düzgün yazmaya yardımcı cihazlar;
    · Büyük oyun kartları;
    · Büyük telefon tuşları;
    · Yüksek kontrastlı saat ekranları;
    · Konuşan makinalar (saatler, bilgisayarlar);
    · Yazıyı gösteren ve yüksek sesle okuyan makinalar;
    Optik olmayan en basit yöntem görülmesi istenen şeye yanaşmaktır. Görülmesi istenen nesneye yaklaşmak, gözlere zarar vermez.

    SORU:Az gören kimseler için aydınlatma önemli midir?

    CEVAP: Uygun aydınlatma, az görenlere yardım cihazı kadar önemlidir. Benzer bir işi yapmak için 60 yaşında sağlıklı bir kişi, 20 yaşındaki haline göre iki kat aydınlatmaya ihtiyaç duyar. Aydınlatma kaynağı okunacak materyale yakın tutulmalı ve bu amaç için ayarlanabilir kolları olan yüksek yoğunluklu ışıklar kullanılmalıdır. Yansıyan ışıklar siper kullanılarak veya emici lenslerle yok edilebilir.

    SORU:Az görenlere yardım için hangi hizmetler vardır?

    CEVAP: Göz doktorunun tam bir muayene yapması şarttır. Az görmenizin sebebi tespit edildikten sonra bu cihazlar önerilir veya bu cihazların uygulanabileceği bir merkeze sevk yapılır. Hükümetler veya özel kuruluşlar az görenler için sosyal servisler sunabilirler. Bunlar konuşan kitaplar, bağımsız evde yaşayabilme eğitimi ve bazen oryantasyon ve hareketlilik eğitimi olabilir.



    KATARAKT AMELİYAT SONRASI GÖRME VE GÖZLÜK İHTİYACI :

    SORU: Katarakt ameliyatı olduktan sonra eski görmeme kavuşur muyum ?

    CEVAP: Eğer gözde katarakt dışında görmeyi azaltan bir neden yoksa, yani saydam tabaka (Kornea) normal yapıda ise (herhangi bir leke, şekil bozukluğu yoksa) ve sinir tabaka (retina) sağlıklı ise (diabet, hipertansiyon ve göz tansiyonuna veya yaşlılığa bağlı bir zayıflama yoksa) Katarakt ameliyatı yapılan bir göz, eski görmesine kavuşur.

    SORU: Katarakt ameliyatı olduktan sonra gözlük kullanacak mıyım ?

    CEVAP: Katarakt ameliyatı sırasında göziçine yerleştirilen merceğin numarası, uzağı veya yakını net görecek şekilde ayarlanabilir. Böylece, ameliyat olan kişinin gözü uzak için sıfırlanmış ise uzağı gözlüksüz net görür, ancak yakın için gözlük kullanması gerekir. Eğer ameliyatta takılan mercekle göz miyop yapılırsa, o kişi yakını gözlüksüz görebilecek, fakat uzak için gözlük ihtiyacı ortaya çıkacaktır.

    SORU: Çevremde Katarakt ameliyatı olup da hiç gözlük kullanmayan kişilerle karşılaşmam mümkün mü?

    CEVAP: Tabii, eğer ameliyat ile göz hafif miyop hale gelmiş ise kişi, çok küçük punto olmamak üzere kitap, gazete okuyabilir; uzak mesafeyi de normalden biraz zayıf da olsa gözlüksüz görebilir.

    SORU: Katarakt ameliyatı olduktan sonra her mesafeyi net görmeyi sağlayan (gözlüklerde olduğu gibi) göziçi mercekleri mevcut değil mi?

    CEVAP: Evet, multifokal adı verilen bu tip göz içi mercekleri mevcut, ancak bu mercekler sonuçları mükemmel olmadığından henüz rutin kullanıma girmemişlerdir.

    KATARAKT AMELİYAT ZAMANI :

    SORU: Katarakt ameliyatı olmam için görmemin iyice azalması mı gerekir ?

    CEVAP: Hayır, Katarakt başlayıp görme derecesinde azalma başladığından itibaren, kataraktın herhangi bir döneminde ameliyat yapılabilir. Ameliyat kararı, doktorun muayene bulguları ve hastanın şikayetleri biraraya getirilerek doktor ve hastanın birlikte verecekleri bir karardır.
    Burada hastanın yaşı, mesleği, günlük yaşamındaki aktifliği, sosyal yaşamı gibi bir çok faktör göz önünde tutulmalıdır.

    İLERLEMİŞ KATARAKT :

    Soru: Çok geç (ilerlemiş katarakt) dönemde katarakt ameliyatı olmak ameliyat başarısını etkiler mi ?

    Cevap: Evet, çok ilerlemiş kataraktların ameliyatında, problem çıkma olasılığı daha fazladır. Ayrıca, ileri kataraktlarda ameliyat süresi de daha uzun olmaktadır. Uzayan ameliyat süresi de ameliyat esnasında ortaya çıkabilecek problem yüzdesini arttırdığı gibi ameliyat sonrasında da gözün iyileşme süresini uzatmakta, hatta bazen de kalıcı problemlere yol açabilmektedir. Bu nedenlerle katarakt çok ilerlemeden, yani görme tümüyle kaybolmadan ameliyat olunması daha doğru olacaktır.

    GÖZİÇİ MERCEKLERİ :

    Soru: Göziçine takılan merceklerin iyi ve kötü olanları varmış, doğru mu ?

    Cevap: Hayır, kötü lens yoktur. Ancak, değişik maddelerden yapılan, değişik fiziksel özellikleri olan göziçi mercekleri mevcuttur. Örneğin, eskiden beri kullanılan ve sert bir maddeden imal edilen katlanamayan (sert) göziçi mercekleri olduğu gibi son yıllarda kullanılan ve yumuşak bir maddeden yapılan katlanabilir göziçi mercekleri de vardır.

    Soru: Katlanabilen ve katlanamayan göziçi mercekleri arasında, yapılan ameliyat yönünden nasıl bir fark vardır ?

    Cevap: Katlanabilen göziçi mercekleri göze daha küçük bir kesi yerinden (3 mm gibi), katlanamayan mercekler ise 5-6 mm gibi daha geniş bir kesiden göze sokulurlar; dolayısıyla katlanabilen lenslerde iyileşme süresi daha kısa ve ameliyat sonrası oluşan astigmatizma daha küçüktür.

    KATARAKT AMELİYATI :

    SORU: Katarakt ameliyatı için narkoz almam gerekiyor mu ?

    CEVAP: Katarakt ameliyatı için narkoz (genel anestezi), çocuk ve bebek hastalar dışında kesinlikle gereksizdir. Katarakt ameliyatında, erişkin hastalar için lokal anestezinin değişik türleri kullanılır; ya gözün çevresine enjeksiyon yapılarak hem göz uyuşturulur, hissiz hale getirilir ve aynı zamanda göz hareketleri ortadan kaldırılmış olur, ya da topikal anestezi adı verilen bir aneztezi türü kullanılır. Burada, göz çevresine herhangi bir enjeksiyon (iğne) yapılmaz, göze damlatılan damlalarla göz, hissiz hale getirilerek ameliyat yapılır. Ancak, damla anestezisinde göz hareketleri devam ettiğinden hastanın uyumlu olması ve söylenilenleri tam olarak yapması koşulu gereklidir. Bu yüzden, örneğin işitme problemi olan hastalarda damla anestezisini uygulamak riskli olabilir. Ayrıca, uzun süreceği tahmin edilen ameliyatta da damla anestezisini kullanmak doğru değildir.

    SORU: Katarakt ameliyatının süresi ne kadardır?

    CEVAP: Fakoemülsifikasyon veya kısaca fako tekniğiyle yapılan bir katarakt ameliyatı, ortalama olarak 15-20 dakika kadar sürmektedir. Ameliyat süresi 10 dakika kadar olabileceği gibi 30 dakika ve daha uzun da olabilmektedir. Bu süre, gözle ilgili birtakım özelliklerle ilgilidir.

    SORU: Katarakt ameliyatının süresinin uzamasına neden olan göze ait özellikler nelerdir ?

    CEVAP: Kataraktın çok sert (eski) olması, gözbebeğinin küçük olması, gözmerceğinin asıcı bağlarının olmaması gibi durumlarda ameliyat süresi uzamakta ve bazen de bu özelliklerin yolaçtığı bazı problemler de çıkabilmektedir.

    SORU: Katarakt ameliyatında göze dikiş atılıyor mu ?

    CEVAP: Halen uygulanmakta olan katarakt ameliyatı tekniğinde göze dikiş atmaya gerek kalmamaktadır. Ancak, daha önceki ameliyat tekniğinde ameliyat yeri dikişle kapatılmakta idi. Bu yüzden yeni tekniğe, halk arasında ''dikişsiz katarakt ameliyatı'' adı verilmektedir.

    SORU: Katarakt ameliyatı laserle mi yapılmaktadır ?

    CEVAP: Halen uygulanmakta olan katarakt ameliyatı tekniğinde laser kullanılmamaktadır. Ameliyatın bilimsel adı ''Fakoemülsifikasyon'' veya kısaca ''Fako'' dur. Kataraktın küçük parçalara ayrılıp emilmesi anlamına gelmektedir. Burada kullanılan enerji, laser enerjisi olmayıp ultrason (ses titreşimi) enerjisidir. Ancak bu, halk arasında yanlış olarak laserle katarakt ameliyatı olarak bilinmektedir.

    SORU: Günümüzde laserin kullanıldığı katarakt ameliyatı tekniği mevcut mudur ?

    CEVAP: Evet, lazer enerjisinin kullanıldığı yeni jenerasyon aletler de mevcuttur. Ancak bunlar gündelik kullanıma henüz girmemiştir. Çünkü, halen fakoemülsifikasyon aletleri kadar fayda sağlayamamaktadır.

    SORU: Katarakt ameliyatı olduktan sonra yatmak gerekli midir ?

    CEVAP: Hayır, ameliyattan sonra hastanede veya evde yatak istirahati gerekli değildir.

    KATARAKT AMELİYATINDAN SONRA :

    SORU: Ameliyattan sonra gözün kapalı kalması gerekli midir ?

    CEVAP: Katarakt ameliyatından sonra gözün açık kalıp kalmayacağı, ameliyatı yapan doktor tarafından belirlenir. Ameliyattan sonra göz açık bırakılacağı gibi, 24 saat kapalı tutulabilir veya gerekirse 2-3 gün de kapatılabilir.

    SORU: Ameliyattan sonra, tekrar ne zaman göz muayenesi gereklidir ?

    CEVAP: Genel olarak, hastanın ameliyattan 24 saat sonra ameliyat yapan doktor tarafından muayene edilmesi doğru olacaktır. Sonraki kontroller ameliyattan 2-3 gün sonra, 1 hafta ve 1 ay sonra yapılabildiği gibi gözün durumuna göre daha sık veya daha seyrek de yapılabilir.

    SORU: Katarakt ameliyatından sonra ilaç kullanmak gerekli midir ?

    CEVAP: Katarakt ameliyatından sonra, ameliyatın gözde yaptığı reaksiyonu azaltmak, gözün iyileşmesini kolaylaştırmak, enfeksiyon riskini azaltmak amacıyla birtakım göz damlalarının kullanılması doğru olacaktır. İlaçların kullanım süresi,ameliyat sonrası kontrollerdeki gözün durumu ile ilgili olarak ameliyatı yapan doktor tarafından belirlenecektir.

    SORU: Katarakt ameliyatından sonra gözde bazı şikayetler olur mu?

    CEVAP: Tabii, katarakt ameliyatından sonra hastanın hiçbir şikayeti olmayabileceği gibi bazen de batma hissi, sulanma, kanlanma gibi bir süre devam edebilen bazı şikayetleri olabilir.

    SORU: Katarakt ameliyatından sonra yapılmaması veya dikkat edilmesi gereken hareketler veya dikkat edilmesi gereken durumlar nelerdir ?

    CEVAP: Ameliyattan sonra özellikle birinci hafta içinde enfeksiyon (mikrop kapma) riski fazla olduğundan bu dönemde hastanın elini gözüne sürmemesi, gözüne herhangi bir yabancı cisim kaçmasını engellemesi, su kaçırmaması doğru olacaktır. Ayrıca verilen damlaları düzenli olarak kullanmalı ve ağrı, kızarıklık, görmenin bozulması gibi şikayetlerde hemen doktoruna başvurulmalıdır.

    SORU: 15 yıl önce katarakt ameliyatı oldum, fakat mercek takılmadı, o yüzden kalın camlı gözlük kullanıyorum ve rahat değilim, tekrar ameliyat olup göziçi merceği takılabilir mi ?

    CEVAP: Bunun için öncelikle bir göz doktoruna gidip muayene olmanız ve ikinci bir ameliyat için gözünüzün uygun olup olmadığını öğrenmeniz gerekir. Eğer böyle bir ameliyat için gözünüz uygun ise yapılacak ameliyatla göziçi merceği takılır ve siz de kalın gözlüklerden kurtulmuş olursunuz.

    SORU: 2 yıl önce katarakt ameliyatı oldum ve göziçi merceği takıldı, fakat son sıralarda görmem çok azaldı, bulanık görmeye başladım; tekrar katarakt gelmiş olabilir mi ?

    CEVAP: Katarakt ameliyatı olan bir kişide tekrar katarakt olması sözkonusu değildir. Eğer katarakt ameliyatı olan bir hastada görme tekrar azaldı ise bu değişik nedenlerle olabilir. Retina veya Kornea tabakasında görmeyi azaltan bir neden yoksa, katarakt ameliyatı olan hastalarda genellikle görme azalmasından sorumlu olan neden ameliyat sırasında gözde bırakılan (ve içine göziçi merceği yerleştirilen) kataraktın arka kapsülünün kalınlaşması veya beyazlaşmasıdır. Bu durum halk arasında 'gözüme tekrar katarakt geldi' şeklinde ifade edilmektedir. Bu durumun düzeltilmesi kolay olup tekrar ameliyat gerektirmez. YAG laser isimli bir laser ile bu sorun 1-2 dakika içinde ameliyatsız halledilir ve görme yine netleşir, eski düzeyine gelir.

    KERATOKONUS HAKINDA (göz hastalığı)



    SORU: KERATOKONUS nedir?

    CEVAP: Gözün en önünde yer alan ve bir kubbe bombeliğinde olması gereken saydam tabakanın bombeliğinin bozulması ve konik şekil almasıdır. Yani keratokonus, "konik şekilli kornea" anlamındadır. Normalde yuvarlak şekilli olan korneanın konikleşmesiyle görme azalır.

    SORU: Keratokonusta görme neden azalır?

    CEVAP: Keratokonus hastalığında korneanın şeklinin bozulması, deforme olması, gözde oluşan görüntünün de deforme olmasına, görme netliğinin ve kalitesinin bozulmasına ve görme derecesinin azalmasına neden olur.

    SORU: Keratokonus hastalığında ilk belirti nedir?

    CEVAP: Keratokonuslu gözlerde, başlangıçta astigmat denilen görme bozukluğu ortaya çıkar. Bu, genellikle miyop-astigmat türündedir. Hastalığın ilerlemesi ile birlikte göz gittikçe daha fazla miyop ve astigmat olmaya başlar, özellikle astigmatizma çok ilerler, kornea (saydam tabaka) giderek öne doğru konikleşir ve incelir, düzensiz bir şekil alır. Bu şekil bozukluğuna paralel olarak da gözlükle düzeltilemeyen bir astigmatizma oluşur.

    SORU: Keratokonus hastalığının nedeni biliniyormu?

    CEVAP: Keratokonusun nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte genetik bir yönü mevcuttur. Keratokonus bir anlamda, korneanın dejeneratif bir hastalığıdır.

    SORU: Keratokonusun sık görülen hastalıkmıdır?Kaç yaşında görülür?

    CEVAP: Keratokonus, toplumda ortalama her 2000 kişide bir (1/2000) görülen bir hastalıktır. Ortaya çıkışı genellikle 15-20 yaşlarındadır. Her hastada değişik seyredebilir. Bazen 4-10 yıl ilerler, sonra durabilir. Bazen de hızla ilerler, görme kısa zamanda bozulabilir.

    SORU: Keratokonus tedavi edilebilirmi?

    CEVAP: Keratokonusda rahatsızlığın dönemine göre değişik tedavi uygulamaları yapılır. Hafif miyopi ve astigmatizmanın bulunduğu erken dönemde gözlükle hasta net görebilir. Hastalık ilerlediğinde artık gözlükle net görüş sağlanamaz duruma gelir. Bu dönemde özel keratokonus lenslerinden (gaz geçirgen kontakt lensler) faydalanır. Hastalar kontakt lens takabildikleri ve görme dereceleri yeterli seviyede kaldığı sürece ameliyata gerek yoktur. Hastalığın ileri dönemlerinde görme derecesi düşer ve kontakt lens takılamaz hale gelir. Bu dönemde ameliyat gerekli hale gelir. İstatistikler, keratokonuslu gözlerin sadece %20'sinde ameliyat gerektiğini göstermektedir. Söz konusu ameliyat, deforme olan merkezi korneanın yerine sağlam bir korneanın nakledilmesidir. Tıbbı adı keratoplasti veya kornea transplantasyonu olan bu ameliyat halk arasında yanlış olarak "göz nakli" ismiyle bilinmektedir. Bu ameliyat bir organ nakli olamayıp doku naklidir. Kornea tabakası (gözün saydam tabakası) damarsız bir doku olduğundan, doku reddi organ nakillerine göre çok azdır.













#20.12.2009 15:20 0 0 0