Aydoğdu Köyü Vakfıkebir

Son güncelleme: 09.11.2010 23:39
  • Aydoğdu Köyü -Aydoğdu Vakfıkebir Köyü -Aydoğdu Köyü Hakkında -Aydoğdu Köyü Resimleri



    İlçe: VAKFIKEBİR

    İl: TRABZON

    İle Uzaklığı: 52 km

    İlçeye Uzaklığı: 7 km

    Rakım: 150 m

    Aydoğdu, Trabzon ilinin Vakfıkebir ilçesine bağlı bir köydür.
    Köyün adının nereden geldiği ve geçmişi hakkında bilgi yoktur.
    Köyün gelenek, görenek ve yemekleri hakkında bilgi yoktur.
    Trabzon iline 52 km, Vakfıkebir ilçesine 7 km uzaklıktadır.
    Köyün iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir.
    Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.
    Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyonPtt şubesi yoktur ancak ptt acentesi vardır. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektriktelefon vardır.1984 te ve öncesinde mustafa koyundan sonra köyde herhangi bir değişiklik olmamıştır 20 sene öncesi ile bügün arasındaki fark yoktur.köy nufusuna kayıtlı birçok kişinin büyük şehirlerde oturması nufusla doğru orantılı olarak geri kalmışlığıda beraberinde getirmiştir.


    noimage
    Köyünüze Ait Resim Ve Bilgileri Bu Konu Altında Paylaşabilirsiniz.
#22.12.2009 17:36 0 0 0
  • Vakfıkebir Aydoğdu Köyü, Vakfıkebir'e 3 km mesafede sahil köyüdür. Doğusunda Yalıköy, Batısında Kirazlık Köyü, Güneyinde Mısırlı Köyü ve Kuzeyinde Karadeniz mevcuttur.
    Köyüm 1962 yılında Kirazlık Köyü ile birlikte iken, İlk Muhtarımız Mustafa KOYUN ve Yusuf KOYUN önderliğinde Kirazlık Köyünden ayrılarak, Köyümüzün ismini Aydoğdu olarak seçmişlerdir.
    Kuruluşundaki ilk muhtarımız Mustafa KOYUN köye kalıcı olarak, İçme suyu çeşmeleri, hali hazırdaki köy yolunu köylülerin şahsi çapaları gerçekleştirmiştir. Daha sonraki muhtarlardan İsmail ENGİNDENİZ (KOYUN) uzun muhtarlığı döneminde kalıcı olarak hizmet verilmedi gözüksede, Köyümüzün Camiisinin bugünkü görünümünde emeği büyüktür.
    Halen muhtarımız Ali İhsan KOYUN'un zamanında Mustafa KOYUN'dan sonra köye büyük hizmetleri olmuştur. Köy yollarının yeniden vurulması, Mahura yolunun genişletilmesi, Köy ana yolunun betonlaştırılmasını sağlamıştır.
    Köyümüz her Trabzon Köyleri gibi göç sorunu yaşayan köylerdendir. Ancak yinede Vakfıkebir'e damgasını vuran köylerdendir.
#10.10.2010 15:06 0 0 0
  • Aydoğdu Köyü hakkında bildiklerimiz,
    Vakfıkebir Aydoğdu Köyünde doğdum. Benim doğduğum yıllardan birkaç yıl önce köyüm Kirazlık Köyüne dahildi. 1958 yılında Köyümüzün büyükleri, Kosorun Mehmet (Mehmet KOYUN) Yiri Osman (Osman KOYUN- Rahmetli Dedem) Calı Osman (Osman KOYUN Dedemin öz amca oğlu), İsmail KOYUN (Muhtar Mustafanın babası), Selim KOYUN, Ali KOYUN (Karcı Ali-Dedemin Amca oğlu) gibi büyüklerimiz zamanın Başbakanı Rahmetli Adnan Menderes'e müracaat ederek köyün ayrılmasını talep ettiler. Kirazlık Köyünün ileri gelenleri bu işe karşı gelselerde, Demokrat Partinin iktidardan uzaklaştırılması köyün 1958 yılında ayrılmamasına neden olmuştur. 1958 yılında Köyün Ayrılması için Başbakanlık Trabzon İl Özel İdaresine gerekli yazıyı yaşmıştı. Fakat 1958 yılında Hükümet muhalefet ve akabindeki Askeri Müdahale ile bu idari kararın uygulamasına geçilememiştir. 1961 yılında Rahmetli Menderes İdam edildiğinde Köyümüz henüz Kirazlık Köyünden ayrılmamıştı. 1958 yıllarında Rahmetli 2.Muhtarımız Mustafa KOYUN Menderes'e yazı yazmış, Köyün ayrılması için dilekçe ile müracaat etmiştir. Menderes'in Trabzon Özel İdareye müracaat etmesi ile sümen altı edilen bu emir çıkartılarak idamdan sonraki kısa zaman için fiilayata geçen Aydoğdu Köyü ismi yukarıda belirtmiş olduğum köyün ileri gelenleri tarafından mutabık kalınarak verilmiştir.
    1- Aydoğdu Köyünün ilk muhtarı Yusuf KOYUN'dur. Yani Köyde ona Polis Aga derlerdi. Kısa dönemdeki ilk muhtarımızdır.
    2- İkinci muhtarımız Mustafa KOYUN'dur. Aydoğdu Köyünün Mimarı diyebiliriz. Becerikli ve yetenekli kişiydi. Köyümüzdeki emeğini kimse unutamaz. Avukat Mustafa KANBUROĞLU' nun kadim dostu, can arkadaşıdır. Yani burada yukarıda her ne kadar ilk muhtarımız Mustafa KOYUN diye yazdım isede; Yusuf KOYUN'un çok kısa galiba(6) ay, muhtarlığından dolayı söylenmiştir.
    3-Celal KOYUN; Her ne kadar köylümüz onu şartsız muhtar seçmiş isede, o bu görevi kabul etmemiş, Mustafa KOYUN'un önünü açmıştır.
    4- Muhtarımız İsmail ENGİNDENİZ (KOYUN)
    5- Ali İhsan KOYUN; Halen muhtar olarak görev yapmaktadır.

    Ancak; Bu arada ara muhtarlık yapan kişilerde vardır.
    a) Asim CABUK,
    b) Ali PİR,
    c) Emrullah KOYUN,
    d) Osman EMİRAL; Mahkeme Kararı ile Muhtarlığı hak kazanmıştır. Muhtarlığı döneminde köyümüz Kadostradan geçmiştir. Kadostra işlemlerinde bendeniz JALONCU olarak aralarında hizmet verdim. Osman Emiral'ın köye en güzel hizmeti bu olmuştur.

    Son Muhtarımız Ali İhsan KOYUN; Öz Amcam Nuri KOYUN'un en büyük oğludur. Onun Köyümüze yaptığı en güzel hizmeti küskünleri aynı çatı altında toplayabilme başarısını göstermesidir. Temiz kalpli, pırıl pırıl şahsiyettir. Çok çalışkan, hile hurda anlamaz, köyümüzün de müzmin bekarıdır. Ne zaman evlenecek bende merak ediyorum. Köy yollarında elinde kazma kürek, ayağında cizme, potin çalışmış, kürek sallamış muhtarımızın alçak gönüllüğünü hiçbir muhtar göstermemiştir.

    Köyümüzün iz bırakanları;
    Hafit USLU; Merhum Emekli Öğretmen.
    Hikmet EMİRAL; Merhum Emekli Öğretmen,
    Rasim (KOYUN) GÜNGÖR; Merhum Emekli Öğretmen,
    Hâkim Yunus ÖZGÜR; Celal Koyunun oğlu, halen görevde.
    Mühendis Mehmet ÖZGÜR; Celal Koyun'un oğlu
    Öğretmen Saffet ÖZGÜR; Celal KOYUN'un oğlu,
    Öğretmen Osman KOYUN; Muhmammet KOYUN'un oğlu,
    Astsubay Yaşar KOYUN; Muhammet KOYUN'un oğlu,

    Prf.Dr. Rahmi YAMAK; Her ne kadar Kirazlık Köyünde YAMAK'lar ikamet etsede, Rahmi YAMAK hocamız Aydoğdu Sınırlarında hayatını ikame ettirenlerden.

    Avukat Mehmet EROL; Muhtar Mustafa KOYUN'un torunu, İsmail KOYUN'un oğlu,
    Avukat Azmi-Nazmi SAHİL; Şükrü SAHİL'in oğulları, Trabzonda ikamet ederler.

    Köyümüzün en büyük özelliği nedir?

    Köyümüzün %75 çoğunluğu KOYUNOĞULLARI sülalesidir. Bir Kısım KOYUNOĞULLARI'da Kirazlık Köyünde ikamet etmektedir. Çok geniş bir sülale.

    Soyadı KOYUN iken başka soyad alanlar, en büyük özelliktir.
    Bunları yazarsak, İlk soyadı değiştirenler, bende aralarında olduğum;

    1- ÖZGÜR,
    2- ÖZTÜRK,
    3- GÜNGÖR,
    4- EROL,
    5- ERDEM,
    6- KOYNOĞLU,
    7- ENGİNDENİZ,
    8-ALKAN
    9-PAŞAOĞLU gibi aslı öz KOYUN olanların varlığıdır.

    Soyadı KOYUN olupta, Türkiyenin çeşitli İllerinde ikamet edenlerin en yoğunu Kocaeli-Gölcük İlçesinde bulunmaktadır. Ayrıca Derince, Samsun, İstanbul, Ankara gibi çeşitli İllerde ikamet etmektedirler.

    Köyümün diğer geniş sülaleleri;

    EMİRAL, AYDIN, BAŞ, PİR, YAVUZYILMAZ, TAN, GÜNEY, ŞENOL, ÖZKAN, USLU, YÜKSEL ... ailelerinden oluşmaktadır.

    Köyümüzün geçim kaynağı genelde tarım üzerinedir. Fındık, Mısır, Fasülye gibi ziraat üzerine ekin yapılmaktadır.

    Vakfıkebir'in Belediye Hudutları dahilinde bir yerleşkedir.
    Halkı maddi yönden orta halli Köylüler arasındadır. Geneli Memur, İşçi ve Emeklidir.
    Esnaflık, Transit Taşımacılık, Kamyonculuk,Denizcilik işi ile iştigal edenlerimizde mevcuttur.

    Köyümün jeolejik güzelliği mevcuttur. Eski Yarma Kayaları ile ün yapmış isede, yeni yol yapımında dolgu malzemesi olarak yarma kayalar ortadan kaldırılmıştır.

    Köyümün insanları kültür ve geleneklerine bağlıdırlar. Yakın komşuluk ilişkileri ileri safhadadır. İnsanlarımız birbirine kırgın olsalar bile, düğünlerinde ve cenazelerinde asla birbirini bırakmazlar. Dinini yönden bağımlı, dindar halkımız vardır.

    Her yıl göç vermektedir.
#11.10.2010 18:07 0 0 0
  • En az 500 mail gönderilirse albüm oluşturulacağından, Aydoğdu Köyünden Karadenizin görüntüsünü avatar olarak seçtim. Asi Çaykara'lının Aydoğdu Köyü ile alakalı olarak girdiği bilgilerin hemen hemen hepsi gerçeği yansıtmıyor. Çünkü;

    Asi ÇAYKARALI'nın yazısını aşağıya kopyaladım.

    İlçe: VAKFIKEBİR

    İl: TRABZON

    İle Uzaklığı: 52 km

    İlçeye Uzaklığı: 7 km

    Rakım: 150 m

    Aydoğdu, Trabzon ilinin Vakfıkebir ilçesine bağlı bir köydür.
    Köyün adının nereden geldiği ve geçmişi hakkında bilgi yoktur.
    Köyün gelenek, görenek ve yemekleri hakkında bilgi yoktur.
    Trabzon iline 52 km, Vakfıkebir ilçesine 7 km uzaklıktadır.
    Köyün iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir.
    Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.
    Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyonPtt şubesi yoktur ancak ptt acentesi vardır. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektriktelefon vardır.1984 te ve öncesinde mustafa koyundan sonra köyde herhangi bir değişiklik olmamıştır 20 sene öncesi ile bügün arasındaki fark yoktur.köy nufusuna kayıtlı birçok kişinin büyük şehirlerde oturması nufusla doğru orantılı olarak geri kalmışlığıda beraberinde getirmiştir.

    Gerçeği ise şöyledir.
    Aydoğdu Köy altından Samsum tam 300 km dir.
    Aydoğdu Köy altından Trabzon hududu 35 km. dir.
    Aydoğdu Köyünden Akçaabat 29 yazsa da, Akcaabat içi 30 km civarındadır.
    Aydoğdu Köyünün Vakfıkebir'e uzaklığı tam 3 km dir. Vakfıkebir Belediye hududu Aydoğdu Köyünde bitmektedir. Hatta sahilde bulunan evlerimiz Belediye sınırları içine dahildir.
    Aydoğdu Köyünün yolları beton'dur.
    Aydoğdu Köyünün geri kalmışlığı asla doğru değildir.
    Aydoğdu Köyü sahil Köyü'dür. Güneyinde Mısırlı vardır. Mısırlı Köyünün Güneyinde de Deregözü Vardır. Haliyle Aydoğdu Köy yolundan, Deregözlüler, Mısırlı Köylüler, Kirazlık Köylüler, Karadağ Yaylasına giden her kişi Köyümüzden gitmektedir.
    Karadağ Yaylasının en kestirme yolu Aydoğdu Köyünden yukarı olan yol güzergahıdır.
    Bu nedenle, yazın Aydoğdu Köyü gece ve gündüz işlek yollardan birisidir.
    Köyün kültürü vasatın üstünde bulunmaktadır.
    Köyün insanları sıçak kanlı ve hoşgörülüdür.
    Geleneklerine çok düşkündür.
    Misafiri çok seven misafir perver halkı vardır.
    Her an, Ankara, İstanbul, Samsun, Kocaeli, İzmir, Giresun, Tekirdağ, Kırklareli, Sivas, Ordu, Zonguldak, Bursa, Yalova, Gümüşhane, gibi İllerde çok yoğun bulunan komşularımız ikamet etmektedir. Bu ikamet köyün geri kalmasına değil aksine daha da ileri gitmesine sebebiyet göstermektedir. Şöyleki; Köyümüzde yapılacak herhangibir organizasyonda bu şehirlerle irtibat haline geçilip, köyün maddi ve manevi sorunlarını aktarılabiliyor. Kültürel manada 2.ve 3. kuşakların Aydoğdu Köyü ile alakaları kesilmemiştir.
    Aydoğdu Köyünü yazlık olarak kullanan gurbetçileri mevcuttur.
    Yazın Yayla organizasyonunu yaşayan komşularımız vardır.
    Karadağ Yaylası yaylamızdır. Karadağa yaylaya çıkanlarımız vardır.
    Denizde Balıkçılık işiyle iştigal eden, Vakfıkebir'e bu manada hizmet götüren maharetli kaptanlarımız mevcuttur.
    Aydoğdu Köyünde 1970 yılında ilk okula başladım.
    Aydoğdu Köyü ilk okulu binası tek katlı, kavgir, üzeri çatılı bir binada okuyorduk. Eğitime yetersiz olduğundan köylülerimizin İMECE usulü ile iki katlı İlk Okul binasını gerçekleştirdik. Köylümüzün katkısı ile o ilk okuldan mezun oldum. İlk okulumuzda o yıllarda her türlü kültürel etkinliklerimizi yerine getiriyorduk. 1974 yılında Aydoğdu Köyü İlkokulundaki piyes organizasyonundaki rolüm KADI HAZRETLERİ idi. Yani taa o yıllarda müzik ve perdenin temsilciliğini yapıyorduk.

    Köyümüz insanları ve Vakfıkebir şehiri kültürel manada Trabzon merkez kültürüne çok yakındır. Trabzonun Batısını temsil ettiğimizden Of ve Sürmene gibi ilçelerimizle aramızda bazı farklılıklar vardır.
#12.10.2010 23:03 0 0 0
  • Oğul,
    Sen denizin kumsala şıp şıp vurduğu dalgalarda hiç yüzdünmü?
    Ağustos ayının akşam üzeri denizin suyu daha da ısınır bunu bilirmisin?
    Ayaklarını diz kapaklarına kadar çekip, henüz kızkınlığı gitmemiş kumsalda yürürken ayağına denizin dalgası vurdumu?
    Yarma Kayaları bilirmisin?
    Evet evet, Aydoğdu Köyündeki yarma kayaları bilirmisin?
    Doğal liman tam Hacıkodoğun Şükrünün Zeytinliklerinin bitişiğindeki kumsala çeken Ali KAPTAN'ın kayığına hiç çıktınmı?
    Eline aldığın paslı teneke ile deniz suyu ile kayığın içini yıkadın mı?
    Hele o kayığın demirini çekip, kürekleri ile TEKNE KAYA'sının yanından mezgit sularına doğru motorunu çalıştırdınmı?
    Sonra Ali PİR (KAPTAN)'ın muhabbetindeki İngiliz spokorma fabrikasının hikayesini bilirmisin.
    İşte böyle espirilere hiç gülebildin mi?
    Yarma Kayalardaki kayık çekme aletiyle hiç kayık çektin mi?
    O kayığın altına bir felenk attınmı?
    Veya Felenke yağ sürdünmü?
    Oğul kayaların arasından çıkan zana bacaklarındaki renke hiç baktın mı?
    Ne demek ZANA,
    Oğul bizim zanalarımız leyla lı olmaz,
    Düzünden okursan leyla zana mız olamaz.
    Biz zanaların tehlikesini bildiğimizden kayalardan çıkan yengeçlere evvelinden beri dedelerimiz zana dedi. Biz bundan yengeçe ZANA deriz, bilir misin?
    Oğul Allah aşkına Yarma Kaya'ları dolduran o yeni yol varya,
    İşte benim düşmanımdır o yol.
    Sakın, sakın neden? deme, demeyesin ha!
    O yolu yapanlar öyle bir yapmışlarki?
    Projesini öyle bir oturtmuşlarki Aydoğdu Köyüne!
    Yarma Kayaları dolgu yaparak, denizimizi doldurarak,
    Yarma Kayalardaki ZANA'ların ayağını kırarak,
    Hacıkodoğun Şükrü'nün Zeytinlerini keserek,
    Zeytinliğin yanındaki yabani fındık moluna kıyarak,
    Yarma Kayaların hemen üstündeki o güzelim manzarayı öldürerek,
    Tıpkı Batı Şeri'adaki beton'lar gibi,
    Anlamadıysan başka bir örnekle,
    Doğu-Batı Almanya'nın yıktığı Berlin Duvarı gibi,
    Karadeniz'e hat çekerek,
    Bizim denizi doldurarak,
    Çocukları, gençleri, yetişkin veya yaşlıları ağlatarak,
    Aydoğdu Köyü ile Karadenizi birbirinden ayıran işte o yoldur.
    Onun için ben içine tüküreyim böyle yolun,
    Ben kurban olurum yarma kayalara,
    Hasret duyarım Denizin kenarındaki kumlara,
    Aşığım denizin kenarında duran kayıklara,
    Oğul,
    Sana bunları öğretemedik, sakın suçu bende arama!
    Suç Medeniyeti Katliamla karıştıran, karnı doymayan projelerde.
    İşte Aydoğdu Köyünün en bahtı kara yazısı bu projedir.
#14.10.2010 22:48 0 0 0
  • Sayın Adil ÖZGÜR bey,bu anlattıklarınızın bazılarını ben de yaşadım.Ali kaptanın kayığına bile çıktım,çünkü kendisi dedem olur.Nur içinde yatsın.Bütün çocuklar ona pamuk dede derdi.Dedem kayığıyla uğraşırken bütün sülale zeytinlerin altında piknik yapardık,güneş batarken denize girerdik.Dedemin ,Ali Kemal ve Muharrem dayımın tuttuğu mezgitleri afiyetle yerdik.
    Kirazlığa düğüne gidip,dönüşte de şükrünün ormanından yukarı gece geçerken bildiğim bütün duaları okurdum.
    Yarma nın oraya kattığı bir özellik,güzellik vardı.Otobüsten inerken yarmanın çıkışındaki evlerde ineceğimde diye tarif ediyordum.Okadar değişmiş ki ineceğim yeri bile bilemedim.Aynı zamanda Yusuf KOYUN 'un(Hacı Polis)da torunuyum.Ben görmedim ama bizim evlerin önüne bu yıl bir kavşak yapılmış.Babam evlerin önünde kocaman bir duvar var diyor...Gerçekten haklısınız sahilin bütün güzellikleri,o doğal plajları öldü.Şimdi denize T lerde giriyoruz.Saygılarımla...
#30.10.2010 00:40 0 0 0
  • Nestayber; (Demek ki Hayri abimin oğlusun)
    O zaman şöyle sohbete devam edelim,
    Merhaba Amca oğlu,
    Ben sizi gördüm mü bilmiyorum, ancak birgün Gölcüğe Teyzenin yanına geldiğinde görüşelim.
    Bak amca oğlu,
    Senin babanın dedesi, Rahmetli Ali Dedem, nur içinde yatsın. Adıyla şanıyla Karcı Ali;
    İşte biz o mübarek insan ne yapıyordu, onu anlatacağım. Sonra Deden Yusuf Amcamı, Sonra diğer dedem Rahmetli Ali KAPTAN'ı, Dede dostumuz, hoş insan, benzersiz şahsiyet.
    Karcı Ali, Ramazanda Aydoğdu Köyündeki Camimize teravih kılmaya gidiyordu. Biz o yıllarda 7-8 yaşlarında idik.
    Ramazan geldiğinde Ali Dedem aklımıza gelirdi. Çünkü hediyesi şeker di.
    Evet o terevihi kıldıktan sonra evine giderken, kapımızın önündeki taflanların dibine mevlütlerde verilen şekerleri atardı. Rıfatın çocukları sabahtan kalksın şekerleri yesin diye. Biz ise sabah kalktığımızda ilk işimiz taflanların dibini yoklamaktı. Erken giden şekeri kapardı, o yıllarda şeker yemek velinimetti. Şeker şimdiki gibi piyasada yoktu. O rahmetli Dedemin öz amcasının oğlu idi.
    Senin Yusuf Dedenin hayatımda özel yeri vardır. O yakın tarihte vefat etmiştir. Ancak kör felek bizleri gurbete ittiğinden, çok sevdiğim kişilerin cenazelerinde bile bulanamıyoruz. Rahmetli Annemin cenazesine bile yetişemedik ya. Bu acı başka bir acı.
    Her köye gelişimde Yusuf Dede'nin yanına gelir, ona sülalemizdeki en yaşlı insanı kimdir diye sordum, bana en eski dedemiz Sani dedemizdir demiştir.
    Koyunoğulları için ikimiz bir soy ağacı yaptık. O soy ağacından bende ve birkaç kişide var.
    Çok yakın zamanda kuracağımız köyümüzün internet sitesinde bu taployu herkesle paylaşağım. Yusuf amcam da beni pek muhabetle karşılar, çok severdi.
    Ali Kaptan deden benim nikah şahidim, dedemin arkadaşı, dedem ile yan yana çektirdiği fotoğrafı hala baba evimizde mevcuttur.
    Onların bizlerin hayatındaki yeri çok başkadır.
    Şimdiki nesillerin en büyük şanssızlığı bunun gibi pek değerli büyüklerimizi tanıyamamaktır.
    Çünkü onlar gözü pek, gönlü zengin, gözü tok insanlardı.
    Hayri abime çok selamlar, (Emekli Polis Memuru Adil ÖZGÜR-Kocaeli)
#09.11.2010 23:39 0 0 0