Günaydın arkadaşım
Güne gülümseyerek başlarsın inşaallah
Sevgi, sadece sevgiliye duyulmaz .
Sevgi evrensellikdir..
Hiç kimse altın yığınları gibi kasasına kilitleyemez onu.
Onun yeri kalplerdedir.
..
Hayat kısa arkadaşım bugün olan yarın yok.
Sevgiyi göstermek beklemeye gelmez, yarın çok geç olabilir.
Elindekini kaybetmeden kıymetini bilmelisin.
Biliyorum arkadaşım, bana hak veriyorsun.
Şimdi koş sevdiğinin yanına..
Önce, ona gülen gözlerle sımsıcak
bir gülümse ve "Seni seviyorum" deyiver
içinden gelen en sıcak sesinle.
Sana yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve yağmurlu bir coğrafyada yaşadığımızı söyleyecekler.
Gerçek olan senin mevsimindir oysa.
O günün nasıl geçeceğini anlayabilmek için gökyüzüne bakman gerekmez.
Dönüp yüreğine bak.
Yağmurlar ve güneş yüreğinden süzülür.
Gerçek olan yüreğinin mevsimidir, senin mevsimindir.
Her sabah uyandığında gözlerinden dünyaya saçılandır mevsim.
Güneş senden doğar ve yağmur senin gözlerinden düşer yeryüzüne.
Sana atlaslar, haritalar gösterecekler.
Adına sınır dedikleri bazı çizgilerle çevrildiğini göreceksin yaşadığın yerlerin.
Bütün bunlar kurmaca.
Gerçekte tüm yeryüzü Allah'ındır ve gerçekte yürüyebildiğin kadar senindir tüm coğrafyalar
“Ah İstanbul benimsin!”
Bu şehir erkeğine sadece onun olduğunu hissettiren ve fakat başka erkeklere de aynı aşkı tattıran bir kadına benziyor.
İstanbul gerçekte benim!
Bu şehir kimin?
Acaba herkesin bir İstanbul’u mu var?
...İçiçe geçmiş bir şehri mi yaşıyoruz?
Herkesin bir şehri, herkesin bir ACZ’i var bu alemde..
Gitmek istemezsen bir şiir miktarı kadar otursak diyorum.
Şiir kalsın istersen, sadece otursak.
Oturmasan da olur benimle, sadece ellerimi tut.
......Ellerimi tutma dilersen sadece yüzüme bak.
Yüzüme bak ama Anna, yüzüme bak. Gözlerime bak, gözlerimin içine bak..
Gurbetler biriktiriyorum kan revan yüreğimde.
Yalnızlık suskun ve sensiz kuşatıyor her yanı.
Bir kez olsun ben olmak istiyorum oyunu bozan.
Bir kez olsun ben olmak istiyorum giden.
Hıçkırıklarımı yutkunduğum gecede,
gecelerde bir kez olsun ben olmak istiyorum başını eğmeyen ve ardına bakmayan.
Ve bir kez daha vazgeçiyorum gelmekten.
Ama şimdi gece.
Çayıma hüzün karıştı, sevmek daha çok ağrıttı yüreğimi.
Sesim yetişmedi sana, sustum.
Hayatıma bir seni ekledim.
Sen yokluğunla çoğalırken günlerimde, ben beceriksizce sana yürüdüm.
Sesim yetişmedi sana.
Ben sana yenilmek için sevdim seni.
Hayallerime yakıştığın için sevdim.
Ama artık gitme vakti.
Duymadığın sesimi sana emanet ederek,
acılarıma yokluğunu ekleyerek ve nereye gidersem gideyim seninle kalarak gitme vakti… Duam olup kalacaksın.
Sevdikçe çoğalacaksın yokluğunla içimde.
Kızma bana sitemkar yazıyorum diye…
Küskünlüğüm inan sana değil.
Söz dinletemiyorum duygularıma, yüreğime.
Saatler seni sen geçmiyor.
Selamını getirmiyor rüzgarın nefesi.
Yollar yolumu sana bağlamıyor.
Sen bırakma beni.
Şimdi sen bana beni ne kadar çok sevdiğini anlat.
Gerçek-yalan fark etmez.
Giderken bunu duymak yaşatır beni ancak.
Son iyiliğin olsun bana.
Ya da sus ve git benden; ardına bile bakmadan…
Düşlerimde son bahar artığı ümit ilmekleriyle,
umutsuz özlemlerin terkindeki çığlıklarımla,
yağmur damlayan ellerimle, topladığım tüm güneşleri getiririm belki sana.
Seni görmelere yanarken içim, seni bir daha göremeyeceğimi biliyorum,
gölgesinde seni sevmişliğim olan bu şehirde…
Her yalnız kalışımda, gece bana, ben geceye yoldaşlık eder;
gece kelimelerimi hırpalar, kelime kelime kelimesizliğe düşürür beni.
Aklıma gözlerin düşer, susarak çağırırım seni ben.
Hasretle, aşkla ben iyi olurum.
Sen iyi bak kendine
Gittin hiçbir şiirime yakışmadı bu gidiş
Keşke bu kadar İstanbul olmasaydın
Keşke bu kadar kalmasaydın içimde
Keşke…
dualar olmasa kul neye yarar Allahı zikretmeyen dil neyeyarar hakkı görmeyen göz neye yarar manası olmayan söz neye yarar
Dua'dır insanı Rabbiyle konuşturan,
Dua'dır insanı Rahmetle buluşturan,
Dua'dır insanı Huzura kavuşturan...
Duaların kabul,Gecen Hayırlı olsun Aykız, canım arkadaşım