Gri hüzünlerin bestelenip çalındığı yüzümden
Gülüşü çalınmış gençliğimi çoktan düşürdüm ben
Hiç kovamadım alnımda biriken çizikleri
Kendimden
Ve yüzümdeki izleri isimlere yamatacak
Ustalığı bulamadım kalemimde
*******
Sevmeye yeteneksizim, deyip
Nefes almakla yetinmek de nedir ?
Merak etme,
Herkes sığınacak bir liman ararken
Çalıntı düşlerine,
Ben, gülüşümle ödeyerek bedelini,
Yakılmış limanıma sığınıyorum, inadına
İstanbul kadar koca bir yürek taşıdım sana,
Yollarca
İşte karşındayım;
Vakit, Haydarpaşa'daki kavuşma anı
İşte Galata işte Kız Kulesi
Bak, bak işte şu da denizi ;
Hani,
hani sana verdiğim mektubu atmayı düşündüğün
İçimizdeki maviye uzak biraz
Bir ileri bir geri,
Bu aşk yerinde sayıyor hala
Hala ellerimiz titriyor bak şiirlere tutunurken
Uyuyan sevdana,
Ömürlük bir şiir ısmarladım ikliminden umudun,
Uyan artık yar ;
İstanbul gözlerime batıyor
Gülüşümün ardındaki uçurumlardan
el sallardım hep kendime, bilirsin.
Çünkü inanmak istemezdim hiç ;
ardımda bıraktığıma seni
Bu kent yine aynı İstanbul,
Ve ben yine buradayım
Nefesine daha yakın bir hüzün besliyor şimdi,
Gözlerimdeki yorgunluk
Gri hüzünlerin bestelenip çalındığı yüzümden
Gülüşü çalınmış gençliğimi çoktan düşürdüm ben
Hiç kovamadım alnımda biriken çizikleri
Kendimden
*******
Ve yüzümdeki izleri isimlere yamatacak
Ustalığı bulamadım kalemimde
Şairler terk edildikçe büyür, derler
İnanmıyorum
Ben sana vardıkça çoğalıyor suskunluğum,
Uzak düştükçe kırılıyor kalemim
Sen tükendikçe çoğalan hep ben oldum,
Şimdi bu yorgunluk beni de eksiltiyor
İçimin mavi kıyısında beklettiğim
Gülüşüne sarılsam,
Belki yeniden doğacağım
Ama,
aynada gördüğün yüzün bile senden yabancı,
Kendine bir yüz seç ;
Yüzler içinde kaybolmak acı
Ve unutma,
Gülüşünde ağlayan çocuğa bir kahkaha borcun var