Beynimi uçuklatan eksik bir senaryodan
Düşmüş gibiyim hayata
Hem başrolüm, hem figüran
Yazdıklarımla insanlara oynuyorum ;
Sustuklarımla yüreğime
Ve en çok sustuklarım yakıyor canımı
Denize uzak bir kent burası biliyorum,
Ve
,
Martı kanadına yüklenmeyi bekleyen umutlar
Hep ölü doğuyor nedense
Yüzümün dokunduğu bütün aynalar
Kaçıyor benden ;
Sırlarını dökerek
Bense toplayıp sırlarını ömrümün,
Kesikler atıyorum gülüşümün en ağlamaklı yanına
Ve bir utanç gibi taşıyorum yüzümde hüznümü,
Gülsem, belki yazamayacağım ;
Peki ben ne kadar 'yazar' ım ?
Yazdıkları kadar mı yaşar insan ;
Yoksa yaşadıkları kadar mı 'yazar' ?
Hiç bilmiyorum
Yazarken yeniden yaşıyorsam eğer,
Neden hala kırışık yüzümdeki bu hüzün !
Gülüşümden uzak bir mevsimde yaşanmadı ki 'biz' !
Bana
yürekten bir git diyemediğin içindir belki de,
İçimdeki umudun ilk kez ölü doğmayışı
Sende sevdiğim her şey,
Oyunlar oynuyor şimdi aklıma
Sevgimi sorgulama yoluna gidiyor kalemim,
Bense çıkarıp sol cebinden gömleğimin,
Yüreğimi seriyorum sayfalara
Kurumuş kanıma bulayıp acılarımı,
Yazmaya başlıyorum
'' Kan kaybım değil,
can kaybım acıtıyor yüreğimi ;
Geliyorum ey yar ''
Ütopyam olsun istiyorum en gerçeğinden ;
'gözlerinden uzak bir yarın düşlemek '
Yüreğinden çıkan 'gel ' i
Dudaklarına varmadan öldürüp,
'git' diye kussan da bana,
Gözlerinin elasından aldığım cevapla
Çoktan düştüm yollara
Ve sen,
Ömrümün özlemi
Yüzümdeki hüznün giz perdesi
Seni hiçbir yazdığım aklamayacak, biliyorum
Aklın hep 'elaya yatırılmış aşk' ta kalacak
Bu şiir bittiğinde,
Belki bir eyvallah yükselecek göğe doğru ;
Dibe vurmuşken beni
Kimliğimin gülüşsüz oluşu
Yüzüme saklanan gülüşümü
sobeleye dursun hüznüm,
Ben şair bir yürek taşıyorum ;
Sense şaire aşık
Kaç şiirdir parçalıyorum herkesi,
Bu griliğime ortak olmasın kimse