İnsanları sevdim ve seviyorum

Son güncelleme:
  • Ant olsun ki, İnsanları sevdim ve seviyorum!

    Sevmediğim ve hala da sevmeyi beceremediğim, insanlardan sadır olan yapmacık, sun-i, buruşuk, samimiyetsiz, seviyesiz, sevgisiz saygısız hareketlerdir

    Çok iyi bildiğim bir gerçek var; Irkı, inancı, dili veya rengi her ne olursa olsun insanın bir başka insanla çok kolay empati kurabildiğidir ki, tabi isterse kişi iyi niyetli olursa bu dalga devasa bir barış ve huzur hareketine de dönüşebilir En önemlisi, hemen her insan içindeki (özündeki) gerçeği bilir! Yani yaptığı hareketin doğru veya yanlış olduğunu ekseriyetle kestirebilir de hal böyleyken kişisel çıkar uğruna tavır koyar ya (!) İşte o an ben çok zordayımdır!

    Genel kanaat odur ki, lafı sözü süslü edenler mükemmel (çok şey bilen adaleti gözeten) insan sanılır! Oysa ki (deyim yerindeyse) "Kazın ayağı hiçte öyle değil(dir)!" Şu sıralar insanların kahır ekseriyeti, ellerindeki güzellikleri ve erdemi, gücü ve otoriteyi, içinde bulunduğu avantajı, yetki ve salahiyeti maalesef kötüye kullanmaktadır! Ve bunun en acıklı dokunan yanı ise belki kendisine itibar edilen kimselerin bu tür haksızlıklara ve çirkinliklere sessiz kalmasıdır! Durum böyle olunca haklarında hüsnü zan edilecek kimselere su-i zan etme tehlikesi baş gösterir "Balık baştan kokar!" düsturunda olduğu gibi, dostluklar, arkadaşlıklar, yarenlikler, eşlikler ve evliliklerle beraberlikler peş peşe bozulur! Nedeni, "GÜVEN!" sarsılmasıdır

    "Siz birbirinizi sevmedikçe gerçekten iman etmiş olmazsınız!" Hadis mealinde olduğu gibi, biz fikirlerimiz ve icraatlarımızla bir birimize huzur ve güven vermedikçe gerçekte ne sevgili olabilir nede gerçek sevgili bulabiliriz! Ne hazindir ki, hayatımızdaki bunca gayret ve çabamız (maazallah) hüzün doldurur,

    Bir kusuru yüklenmek istemeyen her hangi bir kişi için sonsuz bahane olabilir! Ayni şekilde bir güzelliği, iyiliği meydana getirmek içinde sonsuz imkan ve çare vardır! Biz nefis müdafaası ile, ben merkezli mefkurelerle, kendimizi veya önceliklerimizi kayda değer görecek kabullerle yaşama arzu ve gayretinde olursak ne yazık ki yine hüsran üretiriz! Bu kabil berbat şartlar içerisinde, bütün insanlık dışı gelişmelere göğüs gererek her şeye rağmen yinede hamaset (yararlılık) üretenlere izninizle ben esas "KAHRAMAN!" onlardır derim,

    Peki, alacağımız veya almamız gereken ders ne?

    Her halükarda, şartlar ne olursa olsun; DÜRÜST VE ADİL OLMAK

    Bunu yapanları, yapabilenleri şahsen kutlamakla birlikte, bu yaptıklarını zayi etmemeleri için Allah rızasından başka hiçbir karşılık beklememelerini de (acizane) öneririm, Zira her iyi bir şey yapanın gönlündeki genişlikte şeytani düşünceler makes bulur ve ona vesvese, gurur verir!

    Gurur, kendisini başkalarından farklı, üstün öncelikli görme hissi kabulü kişinin kendini o toplumdan soyutlamasıdır Üzerlerine bilgi, beceri ve sair medeni imkan özellikleri bahşedilen kimseler bunları içinde bulundukları çevre için kullanmaktan kaçınarak, üstelik onların zafiyetlerini maddi imkanlarla beslemeye çalışmak, yoksun kimseleri küçümsemek, aşağı görmek ve bunun gibi tavır ve düşünceler gurur mesabesini aşmış (Allah korusun) "KİBİR" merhalesindedirler


    Toplum veya topluluklar özü sözü bir samimi, sevecen saygılı dinamik değerleri ile ayakta durur, huzur ve güvenle hayat sürdürürler Siz veya biz böyle topluluk ve milletleri arzu-hayal ediyorsak böyle kişi ve kimliklere aday olmalıyız Biz, rastladığımız kimseye önce selam vermek telaşında olmalıyız kaldı ki, önce onlar vermişse (en az) aynı ton ve zarafetle karşılık vermeliyiz ancak görmezlikten gelmemeliyiz Yoksa birbirimiz sevmekte samimi olamayız! Sevgi, saygı ve muhabbetlerimle,

    Mehmet Sani Özel

    --------------------------------------


0 0 0