Yazlık Sinema Hatırası

Son güncelleme: 07.01.2010 20:08
  • Hikayem yıllar öncesinde yazlık bahçe sinemalarının yaygın olduğu sevenlerin, aşıkların ve ailelerin güzel bir gece geçirmek için yazlık bahçe sinemalarına gitmeleriyle başlıyor.
    Bütün kışın yorgunluğundan eve hapsolan insanlar, o dönemim çok meşhur olan filmlerini ve sanatçılarını izleyebilmek için mahşeri kalabalık halinde, yazlık bahçe sinemalarına akın ediyorlardı. Filmi izleyebilmek için, yer ve bilet bulmak neredeyse imkansızdı.
    İşte! Benim hikayemde 1960 yılının yaz aylarında başlıyordu. Bahçıvanlık yapan Süleyman Amca, film izleyebilmeyi özelliklede Hint filmleri izlemeyi severdi. O zamanlar Hint filmlerine yoğun bir istek ve rağbet vardı. Gündüzleri ekip diktiği bahçesindeki işlerini bitirdikten sonra geceleri ailesini de alıp, yazlık bahçe sinemalarına film izlemeye giderlerdi.
    Özellikle Hint filmleri olduğu zaman bütün günün yorgunluğunu açık havada yıldızların altında, ailesi yanındayken izlemekten haz alırdı. Süleyman Amca, bir Raj Kapoor hayranıydı. Raj Kapoor o zamanlar Avaremu adlı şarkısıyla ve filmiyle fırtınalar estiriyordu.
    Süleyman amcanın oniki yaşında Arzu isminde bir kızı vardı. Arzu yıllardan sonra onlara geç gelen bir melekti. Arzu ile Süleyman amca birbirleriyle tam bir baba kızdılar. Aralarında onları hiç bir şey bozamayacak kadar güçlü bir duygu, bağlılık vardı. Bu, belki de onların tek çocukları oluşundandı.
    Süleyman amca ile Arzu arasındaki benzer bir yönde her ikisinin de yazlık bahçe sinemalarına gidip orada o havayı solumaları, çekirdek çıtlatmaları, limonlu gazoz eşliğinde film izlemeleridir. Yalnızca onları bu konuda birbirlerinden ayıran tek bir fark vardır. Süleyman amca Hint filmleri ve müzikleri için daha çok sinemaya gitmektedir. Arzu ise babasının tam tersine, Türk Salon filmlerine ve yabancı; Amerikan, İngiliz ve Fransız filmlerine gitmeyi sevmektedir. Babasıyla arasında bu konuda anlaşamadığı tatlı bir rekabet vardır. Annesi Nesli Hanım, baba kız arasındaki bu tatlı sürtüşmeden dolayı ikisinin arasında kalır ve birbirleriyle şakayla karışık didişmelerini izlerdi.
    Filmler gece oynandığı, sinemaya yalnız gidip gelemeyeceği için Arzu, babasının Hint filmlerine olan hayranlığından yararlanıp, ne yapıp, ne edip babasını o çok sevdiği Türk salon filmlerine götürüyordu. Arzu bu konuda kurnaz bir çocuktu. Babasının Hint filmlerine ve Raj Kapoor'a olan zaafını keşfetmişti. Kendi beğendiği filmleri izleyebilmek için babasını kandırma yoluna gidiyordu. Kendince bir oyun seçmişti, bu oyun babasıyla arasında: Tatlı bir kandırmacayla karışık oyundu.
    İşte! Böyle günlerden birinde Arzu okuldan çıkmış yolda eve doğru giderken bir sinemanın kapısındaki afişte o çok sevdiği Türk filmlerinden bir tanesinin bu akşam oynanacağını gördü. O zamanlar sokaklarda ellerinde megafon, yeni gelen filmlerin afişlerini boyunlarına asmış insanlar, megafonla anons geçerlerdi. Hatta, bazen bir gecede iki film gösterilirdi. Biri Türk, biri yabancı.
    Arzu tam sinemanın kapısı önündeyken elinde megafonla bir genç bu akşam Marmara sinemasında. film oynanacaktır deyince değmeyin arzunun keyfine. Arzu bu anonsu duyunca şimdi ne yapıp, ne etmeliydi babasını kandırmalıydı. Çocuk buya fırsat yakalamıştı bir kere. Bunu kaçırması imkansızdı.
    Eve gelen Arzu, babasının bahçeden eve gelmesini sabırsızlıkla bekliyordu. Babasına kuracağı cümleleri kafasında tasarladıktan sonra, sevinçle karışık telaşla beklemeye başladı. Yorgun argın eve gelen Süleyman amca, daha kapıdan içeri girmeden Arzu, babasının boynuna atılıverdi. Baba kız sarıldıktan sonra Süleyman amca, Arzu'nun bir telaşı olduğunu anladı. Babasının iki yanağından öpen Arzu
    - Baba, baba bu akşam yazlık bahçe sinemasına Hint filmi geliyormuş. Okul çıkışı afişlerini gördüm. Baba ne olur gidelim. Hem Raj Kapoor'da oynuyormuş deyiverdi.
    Süleyman amca, - Neden olmasın kızım: Annenle de bir konuşalım, akşam yemeğini yedikten sonra gideriz.
    Bahçe işleri bu aralar çok yoğun olduğu için, Süleyman Amca da uzun zamandır gidememişti sinemaya. Madem kızı da istiyordu, kendide özlemişti, gitmemesi için herhangi bir sebep yoktu.
    Arzu bir an önce akşam yemeğinin yenilmesini bekliyor. Bu arada da babasının yorgun olduğundan dolayı vazgeçebileceğinden korkuyordu. Nihayet akşam yemeği yendi: Arzu hazırlanmak için sevinçle odasına gitti. Hazırlanan aile, evlerinden çıkarken bilet bulma kaygısı taşıyorlardı. El ele, kol kola gidilen bir yazlık sinema keyfini hep birlikte daha yaşayacaklardı.
    Zar zorda olsa bilet bulan Süleyman Amca oturacakları yerlerin numaralarını ararken Arzu hangi filmin oynanacağından babasının ilgisini başka tarafa çekmeye çalışıyordu. Babasına gökyüzündeki yıldızlara bakarak -
    Bak baba! Bu senin yıldızın, bu annemin bu da benim yıldızım diye film başlayana kadar oyalıyordu. Mahşeri bir kalabalık vardı. Hatta oturacak yer bulamayıp ayakta izleyenler vardı.
    Yerlerine oturan Arzular, ışıklar söndükten sonra beyaz perdedeki ilk görüntü başladı. Süleyman Amca ve Nesli Hanım kızlarının oyununa geldiklerinden habersizce Hint filminin başlayacağını bekliyorlardı. Yavaş yavaş başka filmlerin fragmanları gösterilmeye başlayıp, bittikten sonra esas film başladı. Arzuyu bir telaş sardı. Babası ise gözlerini açmış, beyaz perdedeki oynanacak Hint filmini beklemekteydi.
    Derken bir Türk filmi başladı. Arzu gözlerini pür dikkat açmış, filmin akışına kendini bırakmış bir haldeyken, babası Arzu'nun kulağına doğru eğilip
    - Hani bizim Hint filmi. Nerede kaldı kızım deyince, Arzu,
    - Baba bundan sonraki film deyip oynayan filmi keyif ve heyecanla seyrediyordu.
    Film bittikten sonra insanlar evlerine doğru giderken babası da
    - Bu insanlar nereye gidiyor. Hani Hint filmi vardı kızım deyince yine Arzu'nun oyunuyla karşılaştığını anladı. Eşine doğru dönerek
    - Hanım bu kız bu gece bizi yine aldattı. Bir daha aldanmayacağım dediğim halde, ne yapıp, ne edip bu küçük hınzır bizi yine kandırdı.
    Bir daha kendim gidip afişlere bakıp, Hint Filmi olduğu zaman gideriz diyordu; ama Süleyman Amca, yine kızına inanacak ve kanacaktı.




    Yazan : Melodi AKÇAY
#07.01.2010 20:08 0 0 0