İngilizce ve Türkçe Cümleler 2

Son güncelleme: 09.01.2010 21:07





  • ::::::::::::::: İNGİLİZCE ve TÜRKÇE CÜMLELER 2 :::::::::::::::

    Kaynak

    MAİN-BOARD.NET
    CİHANASRIN
    ( CA-CHALLENGE )

    Arkadaşlar bu konu başlığı altında sizlere ingilizce cümlelerde yardımcı olmaya çalışacağım. Hedef cümle sayısı 10000+

    292 Sentence ( Cümle ) 15 Page ( Sayfa )




    An Hour Later
    Bir Saat Sonra

    A Week Later
    Bir Hafta Sonra

    A Month Later
    Bir Ay Sonra

    A Few Days Later
    Birkaç Gün Sonra

    A Short Tıme
    Kısa Zaman

    A fox never likes being hungry and remaining with no remedy
    Tilki açlığı ve çaresizliği hiç sevmezmiş

    At the end, it became a scholar, but this owl has suffered from the difficulty to live together with ignorant people.
    Sonunda alim olmuş bu baykuş ama cahillerle bir arada yaşamanın zorluğuna katlanmış

    Aaron and Jacob became close friends
    Aaron ile Jacob arkadaş olmuşlar

    A call for you
    Sizi arıyorlar

    Am I on the right way?
    Doğru yoldamıyım?

    Alp Corporate Film
    Alp Kurumsal Filmi

    As the war ragens on, leaders of the human resıstance grow desperate.
    İnsan direnişinin liderleri çaresizliğe gömüldü

    Are You Single?
    Bekar Mısınız?




    MAİN-BOARD.NET
    Cihanasrın



    Behind
    Gerisinde

    Black Sea
    Karadeniz

    Brotherhood was born, his love of combining, perhaps still, perhaps tired, still happy, still hopeful, still full of love for many years!
    Kardeşliğin doğduğu, sevgilerin birleştiği, belki durgun, belki yorgun, yine de mutlu, yine de umutlu, yine de sevgi dolu nice yıllara!

    By eliminating salt, such systems can reduce the rate of corrosion drastically and so extend the life of the bridge.
    Tuz yerine bu tür sistemlerin kullanılması ile korozyon oluşumunun miktarı azaltabilir ve köprünün ömrü artırılabilir.

    By The Way
    Aklıma gelmişken







    MAİN-BOARD.NET
    Cihanasrın

    Christmas day
    Noel. Yılbaşı

    Can you send a mechanic ?
    Bir tamirci gönderirmisiniz?

    Can you repeat that very slowly
    Çok yavaş tekrarlarmısın

    Can you walk that very speed
    Çok hızlı yürürmüsün

    Could you call this number for me, please?
    Benim için bu numarayı ararmısınız

    Can I use your phone?
    Telefonunuzu kulanabilirmiyim?

    Can you do it now?
    Hemen yapabilirmisiniz?

    Can I pay cash ?
    Nakit ödeyebilirmiyim?

    Can I get a visa here?
    Vizemi buradan alabilir miyim ?


    MAİN-BOARD.NET
    Cihanasrın

    Do not touch
    Dokunmayın

    Do not disturb
    Rahatsız etmeyin

    Do you need some Identification?
    Kimlik göstereyim mi?

    Dial the number
    Numarayı çevirin

    Do you have a directory / a phone book ?
    Telefon rehberiniz varmı?

    Do you keep the spare parts in stock?
    Gerekli yedek parçalar sizde var mı ?

    Don't worry
    Endişelenme



    MAİN-BOARD.NET
    Cihanasrın





    Early ın the 21st century, skynet, a mılıtary defense program, became self-aware.Vıewıng humanıty as a threat to ıts exıstence, skynet decıded to strıke fırst.
    21 inci yüzyılın başlarında askeri bir savunma programı olan skynet bağımsız bir bilinç geliştirerek ilk sakdırıyı yapmaya karar verdi.







    MAİN-BOARD.NET
    Cihanasrın



    Flags Of Our Fathers
    Atalarımızın Bayrakları




    MAİN-BOARD.NET
    Cihanasrın




    Go straight ahead until Sakarya
    Sakaryaya kadar dosdoğru gidin

    Go straight ahead
    Dosdoğru gidiniz

    Good morning
    Günaydın

    Good aftenoon
    Tünaydın

    Good evening
    İyi akşamlar

    Good night
    İyi geceler

    Good luck
    İyi şanslar

    Gulf of Antalya
    Antalya Körfezi

    MAİN-BOARD.NET
    Cihanasrın



    Here's my number
    İşte numaram

    He isn't in at the moment
    Şuan burada değil

    How can I get to the road to İzmit?
    İzmit'e giden yola nasıl çıkabilirim?

    How can I go to Sultanahmet?
    Sultanahmet'e ne taraftan gidebiliriz?

    How much Mark do you want to ex-change?
    Kaç mark bozdurmak istiyorsunuz?

    How can I go to the town centre?
    Şehir merkezine nasıl gidebilirim?

    How are you?
    Nasılsınız?

    Have a nice day
    İyi günler

    He Isn't Proud Of His Son
    Oğlu ile Gurur Duymuyor

    Have a nice day
    İyi günler

    How is the weather?
    Hava nasıl?

    Hıs name ıs John Connor.
    Onun adı John Connor.



    MAİN-BOARD.NET
    Cihanasrın

    I'm exhausted
    Yorgunum

    I understand
    Anlıyorum

    I can't understand
    Anlamıyorum

    I know
    Biliyorum

    I don't know
    Bilmiyorum

    I want
    İstiyorum

    I don't want
    İstemiyorum

    It's too tight
    Bu çok dar

    It's too lose
    Bu çok geniş

    I wonder: are they really gone?
    Merak ediyorum: onlar gerçekten gitti mi?

    I'm working
    Çalışıyorum

    I want to exchange Dollar
    Dolar bozdurmak istiyorum

    I want to go to this address
    Bu adrese git-mek istiyorum

    I want to go to the Sheraton Hotel
    Sheraton Hotel'e gitmek istiyorum

    It is going to rain
    Yağmur yağcak

    It isn't going to snow
    Kar yağmayacak

    Is the road to İstanbul available?
    İstanbul yolu açık mı?

    I'm staying with my friend
    Arkadaşımın yanında kalıyorum

    I'm not staying at a house
    Bir evde kalmıyorum

    I'm staying at a pension
    Bir pansiyonda kalıyorum

    I want
    İstiyorum

    I don't want
    İstemiyorum

    I am know
    Biliyorum

    I don't know
    Bilmiyorum

    I understand
    Anlıyorum

    I can't understand
    Anlamıyorum

    I'm hungry
    Acıktım

    I'm thirsty
    Susadım

    I'm lost
    Kayboldum

    I'm from Turkey
    Türkiyeliyim

    I'm going to the hotel
    Otele gidiyorum

    I'm coming from Istanbul
    İstanbul'dan geliyorum

    Is there a cheap hotel here?
    Burada ucuz bir otel var mı?

    In the new year and further consolidated our friendship be eternal wish me many more happy years!
    Yeni yılda da dostluğumuzun daha da pekişmesi ve ebedi olması dileğimle daha nice mutlu yıllara!

    I doubt it
    Ondan şüpheliyim, Ondan şüphe ederim.

    I'm single
    Bekârım

    I'm not sure I can do it
    Onu yapabilmeğime emin değilim.

    I'm not used to drinking
    İçmeye alışkın değilim.

    Is the cut still painful?
    Yara hala acıyor mu?

    It's too good to be true!
    Gerçek olamayacak kadar iyi.

    I can't follow you
    Seni takip edemem

    I felt sort of ill
    Kendimi hasta gibi hissettim

    I'm Staying At A House
    Bir Evde Kalıyorum

    I'm Staying At A Pension
    Bir Pansiyonda Kalıyorum

    I'm Staying With My Friend
    Arkadaşımın Yanında Kalıyorum

    In This Study, İmportant Knowledge's Have Been Given About Conventional And Non-Conventional Approaches Which Relate To Snow Melting.
    Bu Çalışmada, Kar Eritme İlgili Geleneksel Ve Geleneksel Olmayan Yaklaşımlar Hakkında Önemli Bilgiler Verilmektedir.

    I'm bored
    Sıkıldım

    I'm boring
    Sıkıcıyım

    I know what's what
    İşin önemini biliyorum

    I have known him for years
    Onu yıllardır tanıyorum



    MAİN-BOARD.NET
    Cihanasrın


    Jean is a blue-eyed girl
    Jean mavi gözlü bir kızdır




    MAİN-BOARD.NET
    Cihanasrın


    Keep it up!
    Aynen devam et!

    Keywords: Snow melting, Ice, Bridge, Road, Salt.
    Anahtar Kelimeler: Kar Eritme, Buz, Köprü, Yol, Tuz.





    MAİN-BOARD.NET
    Cihanasrın



    Let me see
    Bir bakayım

    Lake Van
    Van Gölü







    MAİN-BOARD.NET
    Cihanasrın



    My name is Jacob
    Benim adım Jacob

    My house
    Benim ev

    May I ask some questions?
    Sana birkaç soru sorabilir miyim?

    May I use your bike?
    Bisikletinizi Kullanabilirmiyim_









    MAİN-BOARD.NET
    Cihanasrın


    No hunting
    Avlanmak Yasak

    No way
    Girmek yasak

    National day
    Milli bayram

    No, you can't drive this car in this condition
    Hayır arabayı bu halde kesinlikle kullanamazsınız

    No, not on hand
    Elimde yok


    MAİN-BOARD.NET
    Cihanasrın
    Please ask him to call me back
    Beni aramasını söylermisiniz

    Please tell him that I called
    Lütfen aradığımı söyleyin

    Please, don't frown
    Lütfen, kızma yok

    Preventıng Systems For Snow And Ice On Roads
    Yollardaki Kar Ve Buzu Önleyici Sistemler

    Preventing snow accumulation and ice formation on roads, especially on some critical sections including bridges and ramps, is of high priority to improve winter transportation safety.
    Kış aylarındaki ulaşımı kolaylaştırmak için özellikle köprü ve yokuş gibi bazı kritik olan bölgelerde oluşan kar birikintisi ve buz oluşumunu önlemek önemlidir

    Province Center
    İl Merkezi

    Province Boundary
    İl Sınırı

    Provincial Road
    İl Yolu


    MAİN-BOARD.NET
    Cihanasrın


    Resıstance Command Headquarters
    Direniş Komuta Merkezi

    Rabbits listened to it with no movement.
    Tavşanlar onu sakince dinlemiş




    MAİN-BOARD.NET
    Cihanasrın



    On hand
    Elimde

    On DVD
    Dvd'de

    Others belıeve he ıs false prophet.
    Bazılarına göre ise o sahte bir peygamber

    Once upon a time, a boy named Jack
    Bir zamanlar, Jack isimli bir çocuk



    MAİN-BOARD.NET
    Cihanasrın



    The survıvors of the nuclear fıre called the event judgement day.
    Nükleer savaştan kurtulanlar olaya kıyamet günü adını veriyor.

    They lıved only to face a new nıghtmare
    The war agaınst the machınes.To hunt down and eradıcate humans, skynet buılt termınators.
    Hayatta kalanlar yeni bir kabusla karşılaştı. Makinelere karşı savaş Skynet insanları avlayıp yoketmesi için yeni terminatörler geliştirdi.

    The years ıs 2018
    Yıl 2018.

    Top of class, Snake eyes.
    En üst sınıfsın Yılan göz.

    This caused to lose its life
    Bu da onun hayatına mal olur.

    They started walking around in together
    Birlikte gezip dolaşmaya başlamışlar

    There was a man imagining itself like a king
    Adamın biri kendini kral zanetmiş

    There was an owl, which is very interested in reading books
    Kitap okumaya meraklı bir baykuş varmış

    There was a worm of twenty centimetres in length but it was arrogantly behaving that its tall was two meters.
    Solucanın biri yirmi santimetre boyundaymış ama benim boyum iki metre diye böbürlenirmiş

    The wiring
    Elektrik tertibatı

    The oil pressure
    Yağ basıncı

    The cooling system
    Soğutma

    The transmission
    Aktarma

    Turn left after 100 meters
    Yüz metre ileriden sola dönün

    The source of life Love is a passion of love
    Yaşamın kaynağı Sevgi ise sevgi bir tutku

    That's Enough
    Bu Kadar Yeter

    Take care
    Kendine iyi bak



    MAİN-BOARD.NET
    Cihanasrın



    Some belıeve one man holds the key to salvatıon.
    Kurtuluşumuzun anahtarı tek bir adamın elinde.

    Sea of Marmara
    Marmara Denizi

    State Road
    Devlet Yolu

    Shut up!
    Sus!


    MAİN-BOARD.NET
    Cihanasrın


    Up To you
    Sana kalmış

    Urban Life
    Şehirsel yaşam





    MAİN-BOARD.NET
    Cihanasrın




    You're welcome
    Bir şey değil

    Yes, on hand
    Elimde var






    MAİN-BOARD.NET
    Cihanasrın

    What number did you call?
    Hangi numarayı aradınız?

    Where's the nearest bookshop?
    En yakın kitapçı nerede?

    Where are you going ?
    Nereye gidiyorsunuz ?

    Where are you coming from?
    Nereden geliyorsunuz ?

    What's your job?
    Mesleğiniz nedir ?

    Welcome
    Hoşgeldiniz

    What's your name?
    Adınız nedir?

    Where are you from?
    Nerelisiniz?

    What would you like?
    Buyrun ne istemiştiniz ?

    What do you do ?
    Ne iş yapıyorsunuz?

    Who is this ?
    Bu kim ?

    Wishing you a happy way to spend
    Mutlu bir şekilde harcamanız dileğiyle

    When The Fifth Angel Blew His Trumpet
    Beşinci Melek Borazanını Çaldığında

    What are you doing?
    Ne yapıyorsun?

    Who am I living for?
    Kim için yaşıyorum?


    I don't have any money.
    Benim hiç param yok.

    He does not have any friend.
    Onun hiç arkadaşı yok.

    They have something in their pocket.
    Onların cebinde bazı şeyler var.

    Somebody can go to Ankara .
    Herhangi bir kimse Ankara'ya gidebilir.

    Nobody can go to Ankara.
    Hiç kimse Ankara'ya gidemez.

    Will you go anywhere tomorrow?
    Yarın herhangi bir yere gidecek misiniz?

    Yes, I will go somewhere tomorrow.
    Evet, yarın bir yere gideceğim.


    Raise your head
    Başınızı kaldırın.

    Bend forward
    Başınızı eğin.

    Lie down
    Uzanın

    Relax
    Rahatlayın

    Where's the drugstore?
    En yakın nöbetçi eczane nerede?

    Sunburn
    Güneş çarpması.

    Insect bites
    Böcek sokması

    Travel sickness
    Yol tutması

    When should I come back?
    Ne zaman geleyim?

    Get a doctor, quick!
    Hemen bir doktor lazım

    What are the opening hours?
    Muayene saatleri nedir?

    Can the doctor come and see me here ?
    Doktor buraya gelip beni görebilir mi ?

    I threw up
    Kustum

    I have a fever
    Ateşim var

    Where does it hurt?
    Nereniz ağrıyor?

    I'm aching here
    Buram ağrıyor

    Does it hurt here?
    Burada ağrı var mı?

    I need to examine you.
    Sizi muayene edeceğim

    He down here, please
    Şuraya uzanın lütfen.

    Open your mouth
    Ağzınızı açın

    Take a deep breath
    Derin nefes alın

    I don't feel well
    Kendimi iyi hissetmiyorum

    I'm sick
    Hastayım

    My ankle is swollen
    Ayak bileğim şişti.


    Our great ideal is to raise our nation to highest standars of civilization and porsperity.
    Büyük hedefimiz, milletimizi en yüksek medeniyet seviyesine ve refaha ulaştırmaktır.

    Teachers: the new generation will be your devotion.
    Öğretmenler: Yeni nesiller sizlerin eseri olacaktır.

    Happy is the one who says, "I'm a Turk".
    Ne mutlu "Türküm" diyene.

    Peace at home, peace in the world.
    Yurtta sulh, cihanda sulh.

    As they have come, so they will go.
    Geldikleri gibi giderler.

    One day my mortal body will turn to dust, but the Turkish Republic will stand forever.
    Benim naciz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.

    I have been able to teach many things to this nation, but I haven't been able to teach how to be lackeys.
    Bu millete çok şey öğretebildim ama onlara uşak olmayı bir türlü öğretemedim.

    Turkey's true master is the peasant.
    Memleketin efendisi hakiki müstahsil olan köylüdür.


    Do not be afraid of telling the truth.
    Doğruyu söylemekten korkmayınız.

    To see me does not necessarily mean to see my face. To understand my thoughts is to have seen me.
    Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir.

    The Turkish Republic will be happy, prosperous and victorious.
    Türkiye Cumhuriyeti mutlu, zengin ve muzaffer olacaktır.

    A healthy mind in a healthy body.
    Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.

    Armies, your first goal is the Mediterranean. Forward!
    Ordular, ilk hedefiniz Akdenizdir. İleri!

    Culture is the foundation of the Turkish Republic.
    Türkiye Cumhuriyetinin temeli kültürdür.

    Following the military triumph we accomplished by bayonets, weapons and blood, we shall strive to win victories in such fields as culture, scholarship, science and economics.
    Süngülerle, silahlarla ve kanla kazandığımız askeri zaferlerden sonra, kültür, bilim, fen ve ekonomi alanlarında da zaferler kazanmaya devam edeceğiz.

    Victory is for those who can say "Victory is mine". Success is for those who can begin saying "I will succeed" and say "I have succeeded" in the end.
    Zafer, "Zafer benimdir" diyebilenindir. Başarı ise, "Başaracağım" diye başlayarak sonunda "Başardım" diyebilenindir.

    Sovereignty is not given, it is taken.
    Egemenlik verilmez, alınır.

    Authority, without any condition and reservation, belongs to the nation.
    Egemenlik, kayıtsız şartsız ulusundur.

    Teachers are the one and only people who save nations.
    Milleti kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir.

    Our true mentor in life is science.
    Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.

    The Turkish Nation consists of the valiant descendants of a people that has lived independently and has considered independence the sole condition of existence. This nation has never lived without freedom, cannot and never will.
    Türk Milleti bağımsız yaşamış ve bağımsızlığı varolmalarının yegane koşulu olarak kabul etmiş cesur insanların torunlarıdır. Bu millet hiçbir zaman hür olmadan yaşamamıştır, yaşayamaz ve yaşamayacaktır.

    We Turks are a people who, throughout our history, have been the very embodiment of freedom and independence.
    Biz Türkler tarih boyunca hürriyet ve istiklale timsal olmuş bir milletiz.

    Our nation has succeeded owing to the unshakable unity it has shown in its actions and endeavours.
    Milletimiz davranışlarında ve gayretlerinde sarsılmaz bir bütünlük gösterdiği için başarılı olmuştur.

    There are two Mustafa Kemals; one is flesh-and-bone Mustafa Kemal who now stands before you and will pass away. The other one is you, all of you who will go to the far corners of our land to speand the ideals which must be defended with your lives if necessary. I stand for the nation's dreams, and my life's work is to make them come true.
    İki Mustafa Kemal vardır: Biri ben, et ve kemik, geçici Mustafa Kemal... İkinci Mustafa Kemal, onu "ben" kelimesiyle ifade edemem; o, ben değil, bizdir! O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim teşebbüslerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir

    No woman no cry.
    Ağlama kadın ağlama

    Oh my little sister dont shed no tears.
    Dökme gözyaşlarını küçük kardeşim

    Say I remember when we used to sit
    Oturduğumuzu hatırladığımı söyle

    in the government yard in Trenchtown.
    Trenctowndaki hükümet sahasında

    Observing all the hypocrites
    İkiyüzlüleri gözlerdik

    as theyd mingle with the good people we met.
    Tanıdığımız iyi insanları aralarına katarken

    Good friends we had and good friends we lost
    Sahip olduğumuz iyi arkadaşlar ve kaybettiğimiz iyi arkadaşlar

    along the way.
    Yol boyunca

    In this bright future you can forget your past.
    Geçmişini unutabilirsin bu parlak gelecekte

    So dry your tears I say.
    Böylece gözyaşların kurur söylediğim gibi

    I remember when we used to sit
    Oturduğumuzu hatırlıyorum

    in the government yard in Trenchtown.
    Trenctowndaki hükümet sahasında

    And then Georgie would make a fire light
    Ve sonra Georgie ateş yakmak istedi

    as it was love wood burning through the night.
    Gece boyunca yanan odunlar güzeldi

    My feet is my only carriage so Ive got to push on through.
    Benim arabam ayaklarımdır böylece uçtan uca ilerlerim

    But while Im gone (I mean it)
    Ama ben giderken (anladım)

    evrythings gonna be allright
    Her şey yoluna girecek

    I used to swim everyday when I was at university. (Üniversitedeyken hergün yüzerdim.)

    I did not use to run. (Eskiden koşmazdım.)

    Did you use to swim? (Yüzermiydin?)

    She used to gamble, but now she dosen't.
    O kumar oynardı ama şimdi oynamaz.

    Did you use to play football.
    Futbol oynar mıydın?

    My father didn't use to watch T.V, but now he is always before the screen.
    Babam T.V izlemezdi ama şimdi daima ekranın önündedir.

    There didn't use to be any duck in Lake Gölbaşı.
    Gölbaşı gölünde hiç ördek yoktu.

    Did there use to be a building here?
    Burada bina var mıydı?

    He used to work hard when he was a student
    Öğrenci iken çok çalışırdı

    People used to help each other twenty-thirty years ago
    Yirmi-otuz yıl önce insanlar birbirlerine yardım ederlerdi

    When I was a student, I used to take notes during the lesson
    Ben öğrenci iken derste not tutardım

    When I was a child I didn't use to behave naughtily
    Ben çocukken yaramazlık yapmazdım

    There didn't use to be any tree on this hill
    Bu tepede hiç ağaç yoktu

    He didn't use to smoke last year
    Geçen yıl sigara içmiyordu

    Did you use to go to the cinema?
    Sinemaya gider miydiniz?

    Did there use to be a theatre here?
    Burada bir tiyatro var mıydı?

    Did you use to smoke last year?
    Geçen yıl sigara içiyor muydun?



    I have been to Moscow. (Moskova"da bulundum.)
    - You have finished the exercise. (Alıştırmayı bitirdin.)
    - He has just gone home. (O biraz önce evden çıktı.)
    - She has already had a holiday this year. (O bu yıl çoktan tatile çıktı.)
    - It has broken! (O kırıldı.)
    - We have seen this film before. (Bu filmi daha önce gördük.)
    - They have bought a new car. (Onlar yeni bir araba aldılar.)
    - I have worked as a secretary for two years. (İki yıldır sekreter olarak çalışıyorum.)
    - The film hasn"t started yet. (Film henüz başlamadı.)
    - - We"ve already had our breakfast. (Kahvaltımızı çoktan ettik.)
    - I"ve already done my homework. (Ödevimi çoktan yaptım.)
    - Do you want a cup of coffee? (Bir fincan kahve ister misin?)
    No thanks. I"ve already had one. (Hayır teşekkürler. Ben çoktan bir tane içtim.)
    I've bought a new car. Yeni bir araba satın aldım.
    They have gone out. Dışarı çıktılar.
    My father has started a new job. Babam yenir bir işe başladı.
    She has had a baby. Bebeği oldu.
    I have seen her. Onu gördüm.
    We have met the new manager. Yeni müdürle tanıştık.

    Paul has read that book. Paul o kitabı okudu.
    Phil and Jack have been to Russia. Phil ve Jack Rusya'da bulundu.
    He has driven a car before. Daha önce araba sürdü.

    We have never met that man before. O adamla önceden hiç tanışmadık.
    She hasn't helped me with my problem. Sorunumla ilgili bana yardım etmedi.
    The students haven't studied hard enough this term. Öğrenciler bu dönem yeterince sıkı çalışmadılar.
    The children haven't come to the park. Çocuklar parka gelmediler.
    My cats have not eaten anything. Kedilerim hiçbir şey yemedi.
    I have not had lunch yet. Hala öğle yemeği yemedim.
    They haven't phoned me. Bana telefon etmediler.



#09.01.2010 20:26 0 0 0


  • Arkadaşlar Umarım bu ikinci bölümde sunacağım ikinci 1500 Cümlelik bölümlede size yardımcı olurum.





#09.01.2010 20:28 0 0 0
  • emegine saglikk i$ime yarayacak
#09.01.2010 21:04 0 0 0
  • güzel paylaşımın vede emeğin için teşekkürler cihan
#09.01.2010 21:07 0 0 0