Biz satmayız Sarımsak tarlasını böyle iki tokada'!

Son güncelleme: 31.01.2010 05:21
  • > *Dost*
    > *
    > *


    > *Genç adamın biri, dermiş babasına her gün;
    > 'Benim de dostlarım var, sendeki dost gibi'
    > Baba, itiraz eder, olmaz öyle çok dost,
    > Hakikisi belki bir, belki iki,
    > Fazlasını bulamazsın gerçek, hakiki...
    > Devam eder durur konuşma...
    > Aralarında başlar bir tartışma,
    > Karar verirler bir sınava, dostun hakikisini anlamaya...
    > Bir akşam bir koyun keserler ve koyarlar çuvala.
    > Baba der ki oğluna,
    > 'Hadi al bu çuvalı, şimdi götür dostuna'
    > Çuvaldan kanlar damlamakta,
    > Sanki öldürmüşler de bir adamı, koymuşlar çuvala,
    > Dıştan böyle sanılmakta.
    > Gider en iyi bildiği dostuna, çalar kapıyı.
    > O dost, bakar ki bir çuvala hem de kanlı,
    > Kapar hızla kapıyı delikanlının suratına,
    > Almaz içeri arkadaşını,
    > Böylece tek tek dolaşır delikanlı,
    > Kedince tanıdığı, sevdiği dostlarını.
    > Ne çare, hepsinde de sonuç aynıdır,
    > Evlat geriye döner.
    > Ama içten yıkılır...
    > Babasına dönerek;
    > Haklıymışsın baba ' der.
    > Dost yokmuş bu dünyada ne sana, ne de bana.
    > Baba 'hayır Evlat 'der,
    > Benim bir dostum var bildiğim.
    > Hadi, çuvalı alda bir kerede git ona.
    > Genç adam, çuvalı sırtlar tekrar.
    > Alnından ter, çuvaldan kanlar damlar...
    > Gider, baba dostuna. Kabul görür, sevinir.
    > O dost, delikanlıyı alır hemen içeri.
    > Geçerler arka bahçeye.
    > Bir çukur kazarlar birlikte,
    > Çuvaldaki koyunu gömerler adam diye,
    > Üzerine de serpiştirirler toprak.
    > Belli olmasın diye dikerler sarımsak...
    > Genç adam gelir babasına;
    > 'Baba, işte dost buymuş' diye konuşunca,
    > Babası; 'daha erken, o belli olmaz daha.
    > Sen yarın git O'na, çıkart bir kavga,
    > Atacaksın iki tokat, hiç çekinmeden ona,
    > İşte o zaman anlaşılacak, dostun hakikisi.
    > Sonra gel olanları anlat bana...
    > Genç adam, aynen yapar babasının dediğini.
    > Maksadı anlamaktır dostun hakikisini,
    > Babasının dostuna istemeden basar iki tokadı!
    > Der ki tokadı yiyen DOST;
    > Git de söyle babana,
    > Biz satmayız Sarımsak tarlasını böyle iki tokada'!
    > Sevilecek biri olmadığın zamanlarda bile Seni Sevmeli...
    > Sarılacak biri olmadığın zamanlarda bile Sana Sarılmalı...
    > - Dayanılmaz olduğun zamanlarda bile Sana Dayanmalı...
    > Dost dediğin; fanatik olmalı;
    > Bütün dünya seni üzdüğünde Sana moral vermeli.
    > Güzel haberler aldığında seninle dans etmeli,
    > Ve ağladığında, seninle ağlamalı...
    > Ama hepsinden daha çok;
    > Dost matematiksel olmalı; Sevinci çarpmalı...
    > Üzüntüyü bölmeli... Geçmişi çıkarmalı...
    > Yarını toplamalı...
    > Kalbinin derinliklerindeki ihtiyacı hesaplamalı...
    > Ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmalı...
    > İşi bitince seni bir tarafa atmamalı...*


    > *MEVLANA*
#31.01.2010 05:21 0 0 0