Umut gelirdi ve siyah beyaz bir akşam olurdu benim dünyam.
Bahçemdeki çınar ağacı, gün boyu biriktirdiği kuşların sevinci
ile uzanırdı düşlerime.
Gözlerinle söyleşmeye başladığımda ayışığı rengiydi gözlerim,
saçlarım gecenin karanlığı kadar siyahtı.
Parmak uçlarına bir öpücük kondurur bana uzatırdın,
sevinç kokardı o an avuç içlerim.
Ellerim ellerin kadar sıcaktı bilesin
Kimsenin bilmediği bir yürekti sol yanımdaki cennet.
İlkbahar kokardı saçlarım seni sevdikçe
Oysa ben berrak bir hüzündüm, baktığında dibi görünen
Nam-ı diğer sonbahar
Hep bir mevsim dururdu aramızda
Uzansan yaz'a değer ellerin,
kavrulur yaz ateşinde yüreğin benim olamazsın sevdiğim
Hoyrat bir rüzgarla cesaretlenip tekrar uzanırken
gözlerimdeki hayata, donar ellerin insafsız ve upuzun kış
ayazında.
İki umutsuz mevsim birbirini sevse ne olur ki
Günahkar beşinci mevsim olmazdık
Hey gidi çiçekli bahar,
kaç hüzünlü öykü tükenip bitecek kim bilir bu imkansız bekleyişler içinde.
Duvara asılmış bir fotoğrafta soluklanırdı ezberlenmiş hayat.
Yerini yurdunu bulamamış mahcup bir sonbahar rüzgarı okşar saçlarımı.
Yıllanmış yıldızlarım gözlerine serilir.
Yaprakları soyunurken dallarım,
hayatı sunduğun gözlerime ölüm üflenir.
Gözlerinin konuşkanlığında susuyorken düşlerim,
sen çiçekleri giyinirsin sevdiğim.
Boşunadır yakarışlarla geçer zaman,
sana gelen yollar kıyamet olur bilirim.
Hüzünler damla damla düştüğünde içime,
gecelerin kolları sarar umutsuz bekleyişlerimi.
Kaderine sahip çıkarken eskir ayak uçlarımdaki yapraklarım,
hoyrat bir çiçeklenişle göz yaşartan suskularını bile özlerim
ben "Biz" sevgili, biz koskoca bir yaz'ı,
upuzun o kışı aşamayız.
Yokluğun kaçtıkça güz'lerime, hüzün akar ömrümün yanaklarından.
Gamzelerime kan sızarken,
her damla beyaz güllerin yapraklarındaki çiğ damlasında hayat olur.
Tepeden tırnağa hüzün basar sancılı düşlerimi.
"Yanarım gözlerinin önünde alev alev
Söndüremezsin"
Bilirsin sen işte
Geniş zamanlarım olmadı hiç benim
Dertli yüreğimi hangi rüzgara sarsam bilemedim
Dar zamanlarda geniş ihanetlerle yankılandı şiirlerimin sesi.
Aralanan kapının gıcırtısıyla soluyorken bir gül
Kekeme bir güz ufalanıyor hayatın içinde
Bak da gör artık
Son-baharım ben
İçini kamaştıran, yüreğini yakan son-umut
Boşuna olsa da yakarışlarla geçen zaman
Yokluğun kaçsa da güz'lerime
Hüzün aksa da ömrümün yanaklarından
Sana gelen yollar kıyamet olsa da yürürüm yar
İçini kamaştıran, yüreğini yakan son-umut
Boşuna olsa da yakarışlarla geçen zaman
Yokluğun kaçsa da güz'lerime
Hüzün aksa da ömrümün yanaklarından
Sana gelen yollar kıyamet olsa da yürürüm yar