Baskıcı Bir Baba ve Çocukları - Tiyatro Metni

Son güncelleme: 09.02.2010 11:53
  • Baskıcı Bir Baba ve Çocukları oyun metni - Baskıcı Bir Baba ve Çocukları oyunun texti

    Oyuncular

    1.)Kemal (Baba)

    2.)Neriman(Anne)

    3.)Osman (Kemal'in babası 60'lı yaşlarında)

    4.)Sevinç(20'li yaşlarında kız çocuğu)

    5.)Ertuğrul(16-17 yaşlarında oğlan çocuğu)

    6.)İhsan(Neriman'ın kardeşi Almanya'dan geldi)

    7.)Helga(İhsan'ın sevgilisi)

    8.)Ayfer(Neriman'ların komşusu)

    9.)Teoman

    10.)Doktor Ömer(Komşu)


    PERDE 1



    Perde açılırken anne ütü yapmaktadır.Sahne dekoru bir ev

    şeklindedir.Ütü yapan annenin sesi duyulur;

    Neriman:Öf be öf..!Sanki dünyaya iş yapmaya geldik.(Sahne dışından kızın

    sesi duyulur)

    Sevinç:Anne elbisem hazır mı?Teoman birkaç dakika sonra gelir

    Neriman:Hazır hazır.20 yaşına geldi hala ütüsünü biz yapıyoruz.Evlenince ne

    olacak ben onu merak ediyorum.(Dış kapının zili çalınır)Sevinç koş

    kızım şu kapıya bak...

    Sevinç:(sevinçli sevinçli)Teoman geldi teoman geldi.

    Neriman:Bakıyorum da pek mutlusun.

    Dışardan sevinç'in sesi duyulur;

    Sevinç:Hoş geldin baba.(Babayla beraber içeri girerler.Baba koltuğa

    oturur.Sevinç ütü masasındaki elbiseyi alır)Sağol anne.(oda kapısından

    çıkar)

    Neriman:Bir şey değil kızım,görevimiz.(yorgun bir şekilde Kemal'in yanındaki

    koltuğa oturur)

    Kemal:Ne o hanım kız mutluluktan uçuyor?

    Neriman:Üniversiteden arkadaşı,teoman mı ne var ya,o geliyormuş?

    Kemal:Kızı yalnız başına mı isteyecek?

    Neriman:Kızı istemeye değil ya.Hani Sevinç'in bir arkadaşı var ya Gamze mi

    ne,işte onun doğum gününe gideceklermiş.

    Kemal:Gamze'nin evi uzak değil mi buraya?Ben götürseydim.

    Neriman:Çocuğun zaten kendi arabası var.

    Kemal:Hanım ben 20 senedir çalışıyorum aldığım eski püskü bir şahin.Daha

    dünkü çocuğun arabası mı var?

    Neriman:Araba değil ya?Hani şu 4 çarpı 4 mü ne diyorlar ya ondan işte.

    Kemal:Jeep yani?

    Neriman:Her neyse.

    Kemal:O zaman çocukla ben evleneyim.Hem ne iş yapıyormuş babası?

    Neriman:3 katlı dükkanları mı ne varmış.

    Kemal:Senden korkulur neriman FBİ gibisin valla.Nereden öğrendin bu kadar

    şeyi?

    Neriman:Sevinç söylediydi.

    Kemal:O zaman sen bayadır biliyorsun arkadaş olduklarını.

    Neriman:Valla 4-5 ay olmuş.Çocuk ciddiymiş zaten.

    Kemal:Kızın okulu bitmeden kimseyle evlendirmem ben,söylersin Sevinç'e.Hem

    nasıl bir çocuk?

    Nermin:Sevinç çok beğeniyormuş.İçkisi,kumarı hiçbir kötü alışkanlığı yok

    diyor.

    Kemal:İyi iyi.(kapı çalar)

    Nermin:Ben bakarım.(Neriman kapıya bakmak için dış kapıdan çıkar,geldiğinde

    yanında Teoman'da vardır.Teoman'a otut şeklinde işaret yapar kendi de oda

    kapısından çıkar. Teoman Kemal'le tokalaşır oturur.)

    Kemal:Nasılsın evladım ne var ne yok?

    Teoman:Hamdolsun.Yuvarlanıp gidiyoruz işte.

    Kemal:İyi iyi yuvarlanın bakalım.Okul nasıl gidiyor?

    Teoman:Bütünlemeden kaldım.

    Kemal:Olsun.Zaten hukuk fakültesi zordur.

    Teoman:Ben hukuk fakültesinde değilim,benim bölümüm İşletme.

    Kemal: Ee o da iyi canım okulu bitirince kimleri işletmeyi düşünüyorsun.

    Teoman:Efendim?

    Kemal:Bir şey yok..(Sevinç odanın kapısından çıkar)

    Sevinç:Hoş geldin Teoman.Kalkalım istersen,fazla geç kalmayalım.

    Sevinç:Baba elbisem nasıl olmuş?

    Kemal:Kızım partiye gitmekten vazgeçip sirke felan mı gitmeye karar

    verdiniz?

    Sevinç:Nerden çıkardın baba.Oya'nın doğum gününe gidiyorum ya.

    Kemal:İyide kızım doğum gününde palyaçonun ne işi var?

    Sevinç:Amann baba sen ne anlarsın modadan yaa.Hadi görüşürüz(Dışarı

    kapısından çıkar)

    Kemal: Durun ya ne aceleniz var,daha karpuz kesecedik.(onların çıkmalarının

    ardından hızla neriman girer)

    Neriman:Nasıl damadı beğendin mi?

    Kemal:Valla ne yalan söyliyeyim benim pek gözüm tutmadı.

    Nermin:Yok yok iyidir iyi.

    Kemal:İstersen takip edeyim onları,doğum gününe mi gidiyorlar diye.

    Neriman:Ayol bir tek hafiyelik yapmadığın kalmıştı.Hem manyak mısın Kemal

    sen ya,söylediğin şey hiç normal mi?20 yaşında kız,çocuk değil ya.

    Kemal:Doğru söylüyorsun hanım zaten bugün çok yoruldum.

    Neriman:Allah Allah kahve köşelerinde okey oynamak o kadar zor muydu

    yaa?Tabi okey taşları çok ağırdır onları kaldırıp atarken falan kolun bayağı

    yorulmuştur.İstersen masaj yapalım koluna.

    Kemal:Yaa hanım birde dalga geçme.Ben sen gibi tüm hafta evde oturmuyorum.5

    gün canımız çıkıyor bir hafta sonumuzda olsun artık.

    Neriman:Yani ben her gün evde kös kös oturuyorum öğle mi?

    Kemal: Evet.

    Neriman:Tabi tabii.Ne oturması be her gün yediğin 3 öğün yemek gökten

    inmiyor herhalde.Sonra onların bulaşığı var.Senin kirli çamaşırların var

    evin temizliği varr...

    Kemal:Sen bu eve temiz mi diyorsun.Yuhh!Yav bi kere porselenler örümcek ağı

    bağlamış yıkanmamaktan.Hele camların üzerindeki toz?Bezle silsen gitmez anca

    jiletle kazırsın.

    Neriman:Demek öğle.Yıllardır didindim,dişimi tırnağıma taktım mükafatımız bu

    olacaktı he.

    Kemal:Hanım darılma ya.Şaka yaptık işte.Gülümse biraz sana gülmek yakışıyor.

    Neriman:Alacağın olsun Kemal.

    Kemal:Bak işte ne güzel oldu.

    Neriman:Hee Kemal sabah yönetici geldi,yakıt ücretlerine zam yapılacakmış.

    Kemal:Ne zammı ya,daha 3 ay önce zam yapılmadı mı zaten.

    Neriman:Bende öğle dedim de,aldığımız kömür apartmanı ısıtmıyor dedi.

    Kemal:Eee kömürü kullanmazsan ısıtmaz tabii,sanki kömürün turşusunu kuracak

    cimri herif.Nerdeyse kutuplardan bile daha soğuk bir evde yaşıyoruz!Neyse

    ben yarın onla konuşurum.

    Neriman:İyi ki bir emekli asker,her şeyi biliyorum sanıyor.

    Kemal:Elinden gelse apartmanı kışlaya çevirecek,neymiş efendim gece 10'da

    yatılıp,sabah 7'de kalkılacakmış.Biz bilmiyorduk sanki kaçta yatıp kaçta

    kalkacağımızı.

    Neriman:Şeyy kemal bir şey daha var.

    Kemal:Söyle hanım.

    Neriman:Sevinç üniversiteden arkadaşlarıyla tatile gidecekmiş.

    Kemal:Tatile mi?

    Neriman:Evet.Antalya'ya.

    Kemal:Ne birde Antalya'ya?Biz 25 senedir evliyiz bir gün tatile

    gitmedik,oturmaktan ağaca döndük dal budak saldık,hanım kızımız

    Antalya'larda şurda burda gezsin,yok öğle yağma.

    Neriman:Arkadaşlarına mahçup olur Kemal.Hem daha 20'sinde bırakalım

    gençliğini yaşasın

    Kemal:Hanım biz senle balayımızı babanların evinde geçirmiştik hatırladın

    mı?O zaman biz genç değil miydik?

    Neriman:Ama kız senelerdir çalıştı üniversiteyi kazandı bununda bir mükafatı

    olacak elbette.Hem o devir gerilerde kaldı Kemal.

    Kemal:Ohh iyi be.O zaman bende bu yaştan sonra üniversiteyi kazanayım.Hem

    kız üniversiteyi tatillere gitmek için mi kazandı?

    Neriman:Orası öğle ama sende izin ver işte Kemal.

    Kemal:Offf.Neyse tamam gitsin.Ama bak sırf senin için gönderiyorum Hanım.

    Neriman:Sağol Kemal.(telaşlı)Eyvah yemeği ocakta unuttum.(Oda kapısından

    hızla çıkar)

    Kemal:(kendi kendine)Biz yine yazın sıcağında çalışıcaz,hanım kızımızda

    akdenizin kumsallarında güneşlenecek.Bu devirde genç olmak varmış valla.(Zil

    çalar kemal kapıya bakmaya gider.Sahneye önce girer arkasında okul kıyafeti

    ve elinde karnesiyle oğlu Ertuğrul vardır.İkisi de oturur.Neriman dışardan

    seslenir)

    Neriman:Kemal gelen kim?

    Kemal:Ertuğrul.Nerdeydin?

    Ertuğrul:Arkadaşlarla biraz gezdikte.

    Kemal:İyi gez.Ee Karne nasıl?

    Ertuğrul:Matematiği,fiziği,kimyayı,birde edebiyatı saymazsak iyi.

    Kemal:Ulan geriye ne kaldı zaten?

    Ertuğrul:Valla baba hocaların bana gıcığı var.Hep notlarımı düşürmüşler.

    Kemal:Zaten hep öğle olur.İyi notu sen alırsın,kötü notu hocalar verir.

    Ertuğrul:Ya fizikçiyi biliyosun zaten.Geçen dönem 4 olan notumu 1 yapmıştı.

    Kemal:E haliyle yapacak.Sen tut adamın arabasının tekerlerini

    patlat,kaportasını göçert,dikiz aynasını kır.Ondan sonra notumu

    düşürmüş.Peki diğer dersler?

    Ertuğrul:Tarihçi olayını da biliyorsun?

    Kemal:Hani sandalyesine raptiye koymuştun da adam 3 ay kıçının üstüne

    oturamamıştı o mu?

    Ertuğrul:Evet o.

    Kemal:Hayır annenle akrabalığımız falan da yok.Hadi akraba evliliği yaptık

    oğlan zihinsel özürlü oldu desem neyse.

    Ertuğrul:Ya baba tamam hakaret etme.

    Kemal:Oğlum bak senin iyiliğin için söylüyorum bütün bunları.Oku da adam

    ol.Liseyi bitirince ne olacak?Hayat kızlarla gezmekle bitmiyor.

    Ertuğrul:Baba sanki her şey bitmiş gibi konuşuyorsun.Daha lise 1'deyim.Hem

    okuyamazsam bile dayımın yanına gider orada çalışırım.

    Kemal:Oğlum sen bırak dayının yanını felan.Sanki Almanlar oturmuş seni

    bekliyordu

    Ertuğrul:Ama bu ev dayımın.

    Kemal:Dayını Almanlar nasıl çalıştırıyor biliyor musun?Sabah sekizde gidiyor

    işe akşam sekizde çıkıyor.Günde 12 saat çalışmak ne kadar zor biliyor musun

    sen?

    Ertuğrul:Sanki Türkiye çok rahat.Burada açlıktan öleceğime,orada Almanların

    yanında köpek gibi çalışır kral gibi yaşarım daha iyi.

    Kemal:Ertuğrul daha çok gençsin oğlum.Akla karayı ayırt edemeyecek kadar

    hayata pembe gözlüklerle bakıyorsun.Ama bir gün anlarsın bu ülkenin

    değerini.Fakat iş işten geçmiş olur.Hem okusan ne çıkar,bir baltaya sap

    olursun fena mı?Gerçi sen komple bir baltasın ama..

    Ertuğrul:Eee yeterse yeter be.Burada oturup senin hakaretlerini dinleyemem

    ben.Odama gidiyorum.(kalkar hızla oda kapısından çıkar.Onun çıkması üzerine

    sahneye anne gelir,oturur)

    Neriman:Kemal yine ne oldu?

    Kemal:Biraz nasihat verdim kalktı gitti.

    Neriman:İyide sen nasihatı aşağılayarak mı verdin?

    Kemal:Neriman iyiliğini istiyorum onun.Büyüyüpte sokaklarda boş boş

    gezeceğine şimdiden biraz hırpalansın.

    Neriman:Sen yinede biraz daha hoşgörülü ol.Hem o daha genç,15 yaşında.Onun

    ruh hali şu an patlamaya hazır volkan gibi.Sende ateşleyeceğim diye

    uğraşıyosun.Bence git gönlünü al

    Kemal:Tamam ben onun gönlünü alırım.(Kapı çalar)Neriman sen otur.(Kemal

    yaşlı bir adamla gelir.Sahnede kemal,Neriman ve de yaşlı adam vardır.Lafa

    ilk başlayan Kemal'in babası olur)

    Osman:Off çok yoruldum Kemal.

    Kemal:Ne o sıra çok muydu baba.

    Osman:Çok ne kelime mahşer günü gibi.

    Kemal:Baba oralarda çok yoruluyorsun.Gel işte maaşını bundan sonra Ertuğrul

    alsın.

    Osman:Gerek yok be oğlum.Hem yürümüş oluyorum,ciğerlerime iyi geliyor.

    Neriman:Baba senin ayakabılarıda değiştirelim,yenisini alalım bunlar bayağı

    eskidi.

    Osman:Gerek yok be gelin.Daha yeni bunlar.Beni bir 3 sene daha götürür.Hem

    bir ayağımız çukurda zaten.

    Kemal:O ne biçim konuşma baba,ağzından yel alsın.

    Osman:Yalan mı oğlum?Biz bu dünyada yaşayacağımızı yaşadık,biraz da gençler

    yaşasın.Sevinç'le Ertuğrul nerede?

    Neriman:Sevinç'in bir arkadaşının doğum günü partisi varmış oraya

    gitti.Ertuğrul'da evde.

    Kemal:Karneyi bir görsen loto oynamış sanırsın,acayip berbat.Birler sıfırlar

    sürüyle.

    Osman:Aman sağlığına bir şey olmasında.Maaşı çektim gelirken aşağı mahallede

    bir kalabalık gördüm polisler falan vardı.Sordum ne olmuş diye.Çocuğun biri

    intihar etmiş. Karnesi kötü diye babası bağırmış çağırmış çocuğa.Çocukta

    gururuna yedirememiş tabi,odasına çekiliyor babanın ruhsatlı silahıyla

    gümm!Çok kızıyorum öğle babalara ne yani dünyanın sonu değil ya olan

    olmuş.Bir kere ikaz et yeter.Ne yani bağırıp çağırmanın ne alemi var?Değil

    mi Neriman kızım?

    Neriman:Doğru söylüyosun baba.(Kemal'e bakarak)Ne yazık ki dünyada öğle

    babalar var.

    Osman:Mesela Kemal.Haylaz mı haylaz bir öğrenciydi.Hocanın altına raptiye

    koymalar,okul duvarlarını boyamalar,daha neler neler.Bir sürü kırık not

    getirirdi ben bir gün tutupta bağırıp çağarmamışımdır.

    Kemal:Tabi baba sen bağırmıyordun,direk sopayla girişiyordun.Hatta bir

    keresinde sopayla nasıl kovalamıştın hatırladın mı?Ökkeş amca elinden zor

    almıştı beni.

    Osman:Ama sende sünnet olmam diye tutturmuştun.Ne yapıyım.

    Kemal:E baba sünnetçi körlük derecesinde miyoptu.Allah korusun dibinden

    kesecek diye nasıl korkmuştum.

    Osman:E sende 16 yaşında sünnet olmasaydın.

    Neriman:(şaşkın)Kemal sen 16 yaşında mı sünnet oldun?

    Kemal:Tam olarak değil 17'imden gün alıyordum.Aa saat 8 e geliyor.

    Neriman:Niye ne oldu?

    Kemal: Büroda halletmemiz gereken işler vardı,nasıl unuttum yaa.Neyse hadi

    ben çıkıyorum(askılıktan montunu alır,dış kapıdan çıkar)

    Osman:Ne işiymiş kızım bu?

    Neriman:Valla bende bilmiyorum,işte ilk şimdi duydum.(birden güler)Demek

    Kemal 16 yaşında sünnet oldu.

    Osman:Aman kızım sünnet konusunda rahmetli annesiyle bize ne çektirdi bir

    bilsen.(üzerini değiştirmiş bir vaziyette ertuğrul gelir,oturur)

    Ertuğrul:Hoş geldin dede.

    Osman:Oooo hoş bulduk torun.Nerdeydin şimdiye kadar?

    Ertuğrul:Odadaydım dede.Babamın gitmesini bekledim.

    Osman:Niye?

    Ertuğrul:Karneye kızdı,bende sinirlendim odaya gittim.

    Neriman:Ama sonradan üzüldü Ertuğrul,hem o senin iyiliğini istiyor.

    Ertuğrul:İyiliğimi istiyorda anne,bağırıp çağırarak istemesine gerek yok ki.

    Osman:Bak ertuğrul ne yapalım biliyor musun?Bugün maaş günüydü,3 aylığımı

    aldım.Hani şu senin çok istediğin ayakkabı vardı ya,gidelim şimdi onu

    alalım.Sana karne hediyesi olarak.

    Ertuğrul:Ama dede ben o hediyeyi hak edecek bir karne getirmedim ki..

    Osman:Dert ettiğin şeye bak,sen de seneye getirirsin olur,biter

    Ertuğrul:Sağol dede,eğer babama kalsaydı daha çok beklerdim.Ekonomik diye

    elinden gelse kışın sandalet giydirecek.

    Neriman:Ama borçler vardı Ertuğrul,yoksa niye almasın?

    Ertuğrul:Ablama gelince borçler hesaba katılmıyor ama.

    Osman:Neyse biz kalkalım Ertuğrul yoksa şimdi 3.Dünya savaşı patlak

    verecek.((Ertuğrul montu alır çıkarlar)

    Neriman:(kendi kendi)Off çok yoruldum yaa.Tüm gün canım çıktı (kapı

    çalar)Allah Allah bu saatte kim olabilir?(kapıya bakmaya gider,döndüğünde

    yanında komşusu Ayfer vardır.Otururlar)

    Neriman:Hoş geldin Ayfer.

    Ayfer:Hoş bulduk neriman.Seninkiler gidiyordu.

    Neriman:Babamla Ertuğrul'u diyorsun.Ertuğrul'a ayakkabı alacaklar. Bende tam

    size gelecektim

    Ayfer:Hayrola

    Neriman:Evde kimse kalmadı,bende canım sıkılmasın diye 5 dakika size

    uğrayacaktım.

    Ayfer:Sevinç'le Kemal ağbi nerede

    Neriman:Kemal'in bir işi çıktı oraya gitti.Sevinç'in de bir arkadaşının

    doğum günü varmış.

    Ayfer:Neriman,dün ne oldu biliyor musun?Kızılca kıyamet koptu valla..

    Neriman:Niye,ne oldu Ayfer?

    Ayfer:Benim bey,dün içmiş zil zurna sarhoş olmuş.

    Neriman:Allah'tan Kemal'in içki gibi kötü alışkanlıkları yoktur.Eee?

    Ayfer:Neyse bu geliyor,apartmana girerken bizim alttaki cadaloz Nebahat'in

    iti buna musallat olmuş.

    Neriman:Nebahat köpek mi almış?

    Ayfer:Evet.2 it evde nasıl geçinecekler bilmiyorum.
#09.02.2010 11:53 0 0 0