Kapıyı Çarpıp Çıkmak

Son güncelleme: 08.03.2010 15:50
  • Kapıyı hızlı çarpıp çıkma. Geri dönmek zorunda kalabilirsin" demiş
    büyüklerimiz... "Kapıdan kapıya değişir" diye düşünebilirsiniz. Değişmez
    aslında. Bazen öfke, hırs ya da intikam, kalbinizi kapının çarpma hızından
    daha hızlı çarpar.

    Sevgilinizi, işinizi ya da en iyi arkadaşınızı terk ederken çarptığınız
    kapılar aynıdır. Hepsinde geride bıraktığınız insanlar vardır. Onları
    "sizsizliğe" mahkum edip mutlu olurken, farkında olmadan kendinizi de
    onlardan "eksiltmiş" olursunuz.

    Bazen çarpma öncesinde "neden" sorusu gelir. Gelmezse bilin ki çarptığınız kapı
    bir daha size hiç açılmayacaktır. Hayat politika gibi değildir. Pişkinlik ve
    yüzsüzlük kaldırmaz. Pişmanlığa bile esnekliği çok azdır. Terazisi, "
    çıkarlardan" çok, "duygularla" tartar. Kefenin birine kırık bir kalp
    koyduğunuzda, diğerine ne koyarsanız koyun dengelemez. Kalp cam gibidir.
    Kırıkları yapıştırsanız da izleri yok edemezsiniz.

    Sevgilinizi, "sevgisizlikten" değil, "bencillikten" terk ediyorsanız, bundan
    sonra çarpacağınız daha çok kapı var demektir. Her "çarpıntı" hayatınıza
    attığınız bir çarpıdır. Bu çarpı, matematikteki görevini üstlenip "artırıcı"
    etki yapmaz. Görevini, "eksi"ye devreder.

    İşyerinizi, yeni bir iş bulduğunuz için terk ediyorsanız, kapıdan girerken
    verdiğiniz sözleri hatırlamanız gerekir. Kimse hayatını aynı işyerinde geçirmek
    zorunda değilse de, sözlerini tutmak zorundadır. Tabi bu sözleri tutmak kendi
    elinde olduğu sürece...

    Yasal zorunlulukları bir kenara atın. Patronun sizi Pazartesi çağırıp, Salı
    günü atma lüksünü de... Patron sizi gönderirken, geride kalanların
    durumundan çok kurumun devamlılığını düşünür. Kurum yoksa iş de yoktur.
    Hedeflenen satışa, kara ve verimliliğe ulaşmadıkça Pazartesi-Salı
    döngüsünden sıyrılmak da mümkün olmaz.

    Siz giderken durum biraz daha farklıdır. Sevgilinizi terk etme nedeniniz işiniz
    için de ortaya çıkarsa "çarpı" işaretinin "eksiltici" etkisi bir kez daha
    devreye girer. Elinizdeki işleri devretmeden, geride kalanları zor durumda
    bırakarak "çarparsanız" bu kez birden çok kişiyi hayatınızdan eksiltirsiniz.

    En iyi arkadaşınızı terk ediyorsanız vay halinize. Kaç kişinin "en iyi"
    arkadaşı vardır? "En iyi" arkadaşı edinmek kaç yıllık emek ister? "Kaç
    yılda" edinilen "en iyi" arkadaş, "kaç saniyede" harcanır? "En iyi"nin
    boşalttığı yeri doldurmak için kaç tane "iyi" gerekir?

    Kapıları çarptıktan sonra kafayı çarpmamak için düşünmekte fayda var.
#24.02.2010 19:05 0 0 0
  • Çok güzel bir konu emeğine sağlık kardeşim
#25.02.2010 19:30 0 0 0
  • EYw guzel paylasım
#08.03.2010 15:47 0 0 0
  • teşekkürler
#08.03.2010 15:50 0 0 0