Bende ki yerin YÜREĞİN

Son güncelleme: 24.02.2010 21:27


  • noimage



    İlk görüşmelerinde ısınmıştılar birbirlerine.Elleri tutuşmamıştı, lakin gözleri ısıtmıştı yüreklerini.Özlemleri vardı ikisinin de, ertelenmiş, yaşanmamışlıkların intikamı alınacaktı.Sevdikleri hep vardı.Dostları akrabaları arkadaşları, olmayanı; ellerini tuttuğunda titreteniydi.Oysa şimdi tam karşısındaydı,daha elleri buluşmadan titredilerDilleri konuşuyor olsa da asıl anlaştıkları gözleri ve kalpleri idi.

    Konuşurken yüz hatlarına dikkat kesilmişcesine bakıyorlardı birbirlerine.Mavinin işlediği bakışların odağına kahvenin tonları girmişti, ayırmadılar uzun süre renklerin buluşmasını..Sessiz kaldıkları dakikalara, hesaplaşmalarını sıkıştırıp, yıllara kafa tutuyorlardı, birbirlerinden habersizce

    Mayıs ayının ortaları ılık bir akşam üstü doğum gününü takip eden bir günde, namütenahi bakışların kalplere süzüldüğü bir anda, işte bu diyebildiler.. İçlerinden, gecikmeden itiraf ettiler kendilerineO an'ın bitmesini hiç istemiyorlardıKorkuyorlardı yaşamın getireceği tuzakların üstesinden gelemeyip yenilmekten..Hatta kaybetmekten

    Birbirlerin'den habersiz biri kırmızı örtü takmış diğeri kırmızı hırka giyinmişti.Yakışmış demek zor geldi ikisine de, yakışmamıştı hiç kimseye..!Diyebildilerse de duygularını sadece bünyelerinde muhafaza ettiler.Ortak renkleri olmuştu ateşi simgeleyen kırmızı..Ve ilk günden başlamıştılar birbirlerini yakmaya..Gözleri parlıyordu ikisinin de, ayakları daha sağlam basıyor, dizlerine takat gelmişcesine kilometreleri devirebileceklerinin hesabını tutuyorlardıOmuzları dik olarak yürürken gözleri gökyüzünün maviliğine değdi.
    Mavinin bu kadar güzel oluşunu sevgilinin gözlerine bağlamıştı sevdiği

    Konuştukca farkına vardılar ki; İkisinin de benzer yanları vardı...

    Bumuydu?

    Onların mıknatıs hızıyla çekim gücünü artıran

    Artık günler; yakınlarına gülen gözlerin hesabını vermekle geçiyordu. Kimseye açıklama yapmaktan hoşlanmasalar da bu başkaydı herkes bilsin istiyorlardı.Hatta bir tepeye çıkıp AŞIĞIM ve ÖLMEKSE sevgiliyle olmalı diye bağırabilirdilerŞımarıklık sayılır korkusu susturmuş olsa gerek

    Tepeye çıkmadılar!

    Yüreklerinin duvarlarını tırmanmak yetti onlara

    Sevgili çağı devirmişti, kız miladım diyorErkek sismolojik sevdam.

    Erkek deprem etkisi yaratsın istiyordu... Sevgili, onun yüreğinde..Depremden arta kalanı görmek onun beklentisiydiGüçlü görüntüsünün altın da yumuşacık bir yüreği vardıAma beklentileri kusursuzluk içeriyorduOnun aşkı mükemmel olmalıydı...Kendisine yöneltilen soruları özgürlüğüne müdahale edilmiş olarak algılıyor olması, en belirgin özelliğiydi.Benlik duygusu yüreğine müdahale ediyordu. Kararları veren yüreği değil di, bütün katılığı bundan dı.
    Kız da detaycıydı ayrıcalıkları olsun istiyordu sevgilinin.Sıradanlıktan uzak yaşamak tercih sebebiydi, Bütün derdi; Sokrates'in dediği gibi " İNSAN KENDİNİ TANI" felsefesiyle hayatını nidame ettirmekti...Sevdiklerini yüzlerine karşı eleştirebilecek kadar samimi lakin arkalarından savunabilecek kadar güçlü olmayı tercih eden bir kız..

    Ortak yönleri merhametleri

    Artık cicim ayları geçiyor desem de onların kavgaları en başından sürüyordu, onları; yürekleri kenetlemiş ayrılamayışları ondandıDeprem öncesi artçılar sevgililerin bedenlerini esir almıştıBir iki üç ve her biri ayrı yıkım hızı boyutunda

    Futursuzca savrulan kelimeler varlığını göstermeye başladığın da, kızın yüreğine ilk darbe vurulmuştuSebepli sebepsiz bağırmalara tanıklık eden kız anlamaya çalışıyor, nedenini bilememenin ızdırabıyla kıvranırken tek düşündüğü sevgiliyi bu kadar strese sürükleyen konunun ne olduğunu öğrenip sonuna kadar yanında olup birlikte üstesinden gelmekti

    Oysa erkek:Ya suskun ya kızgın kendi sınırları içerisin de, bir kale örmüş etrafına, surları göğe kadar uzanan. Kimsenin, değil surlara tırmanmasına, yaklaşmasına bile izin vermiyor.Oysa sert tavırları görünüşüne ihanet ediyorBunun bilincinde olan kız tepkisini göstermek istiyor, yakışmıyor diyecek, lakin o da hata ediyor, incitiyorİncinmişliğinin intikamını alıyor

    Anlam veremediği; Neydi? Bir gün önce yüreğini ısıtan adamın, bir gün sonra dağladığının sebebi

    Kız kendisini teselli ediyordu..Sevgiliyle geçirdiği şefkat dolu anlar haklılık payını artırıyordu..Ayrıca öyle görmüştü aileden önemli olan zor anlar da sahiplenmekti sevgiliyi
    Yoğun iş temposu diyordu, onun etkisi olmalı..Hasta olabilirmiydi? Yada alkol sorunu mu vardı? Sorular hadli hadsiz işgal ediyordu kızın beynini tek cevap surları tırmanmaktaydı
    Vazgeçmeyecekti, bunu yaparsa önce kendinden olacaktı.O zaman ölmek demekti. Oysa ölümü birlikte karşılayacaklardı

    Ayrıca evlenme teklifini de böyle bir günde etmişti..Önce bağırtılar eşliğinde kavgalarını etmişlerdi sonra evlenme teklifi.. Tereddütsüz evet demişti kız gözyaşları içinde, erkek o gün kırmızıyı işlemişti kıza okuduğu şiire

    Bütün bunların akabinde, bir gün telefonun ahizesi tanıklık etti kızın gözyaşlarına

    İstemiyorum seni diyor du erkek avazı çıktığı kadar, ONURSUZLUK etme.Oysa kızın bütün derdi VEFASIZLIK etmemektiKırgındı kızın yüreği; mutlu olma, huzur sana uğramasın derken haksızlık ettiğinin farkındaydı.

    Sevgiliye son kez haykırmak bütün derdi

    Unuttum sana dair kötü sözleri, bende ki yerin YÜREĞİN.

    Nilgün AKÇAY
    30-01-2010

#24.02.2010 21:27 0 0 0