Uğrak Köyü Dicle Diyarbakır

Son güncelleme: 27.02.2010 14:47
  • Dicle Uğrak Köyü - Uğrak Köyü Hakkında - Uğrak Köyü Tanıtımı - Uğrak Köyü Resimleri - Zeydan Köyü


    Tarihi

    Köy tarihi hakında yazılı belgeler olmamakla birlikte çok eskilere dayandığı köyde bulunan höyüklerden ve büyük kaya kütleleri üzerinde oyulan kuyulardan ve değişik şekillerdeki figürlerden anlaşılıyor. Büyük ihtimalle tarihi, ilk çağlara kadar gidiyor.Komşu Metina köyündeki höyük isminden anlaşılacağı gibi MİTANİlere aittir. MİTANİLER bugünkü Kürtlerin atalarıdır. Ancak köyde şu anda yaşayan insanlar köken itibariyle bu köyün yerlileri değildirler. Herbir aile farklı zamanlarda farklı yerlerden gelip yerleşmişler.Köyün zazaca ismi ZEYDAN'dır. Bu isim büyük ihtimalle ZEYDAN aşiretiyle ilgilidir. çünkü 11.ve 12. yüzyılda bölgenin müslümanlaştırlması sürecinde PİR MANSUR (PİMSÜR) önderliğinde hakari bölgesinden gelen insanlar var.Ayrıca köyün oyun stilleri melodileri ZAĞROS bölgesindeki insanlarla aynı özellikler taşıyor.Ancak ZEYDİN kelimesinden de türeme ihtimali var. Çünkü köyün en büyük ailesi olan KÜLFETİ EYŞIKI ın diğer ismi KEY ZEYDİN dir ki zeydin ailesi anlamına geliyor. AN eki zazacada hem çoğul hem de aidiyet bildiriyor dolayısıyla ZEYDANın zeydinliler, zeydinlilerin yaşadığı yer anlamına da gelebilir. Bölgede yaygın olan ağalık ve şeyhlik sistemi köyde kurulmamış buna teşebüs edene de izin verilmemiş. Hatta rivayet olunur ki köyde birisi ağalığa yeltenmiş ancak adamın kızını kaçırarak ağalığına son vermişler. Şeyhlik kurumu da köyde itibar görmemiş. Köy ahalisi temelde dört aileden meydana geliyor. kendi aralarında zazaca kendilerini şu şekilde tarif ediyorlar:KÜLFETé EYŞIKI ki sayısal olarak en büyük ailedir; QOLAN ikinci büyük ailedir,ZİLAN VE HÜSSé GEDAN.Küçük göçmen bir aile daha var. KÜLFETé EYŞIKI rivayete göre komşu QULBİN köyündendir.QOLAN ittifaklar sonucu oluşmuş heterojen bir ailedir . Bu ailelerin köydeki tarihsel geçmişleri kanaatimce 400 yıl civarıdır.Köyde aileler arasında tarihsel bir husumetin olduğu aşikar ancak çözülemeyecek bir sorun değildir. Husumetin kaynağı kanaatimce geçmişte aileler arasında ilkel anlamda da olsa bir hakimiyet mücadelesidr. Mücadele daha ziyade iki büyük aile arasında meydana geliyor. Koruculuk sisteminin de köyde yarattığı tahribat var. Muhtarlık paylaşımı da eklemek lazım. Tüm bu nedenlerden dolayı zaman zaman ölümlere varan bir şidet sarmalı ne yazık ki günümüze kadar sürmektedir. Köyden göç etmiş bir çok aile sosyal, kültürel ve ekonomik olarak transformasyon geçirdiğini söylemek mümkün.


    Kültür

    Genel anlamda köyde yörenin kültürü hakimdir.köy büyüklerinin anlatıklarına göre 1950'lerden önce sosyal hayat daha canlı daha hoşgörülü ve daha özgürlükçüydü. Köy meydanında yapılan düğünler kadınlı erkekliydi.kadınlar erkekler el ele halaylar çekip oynuyorlarmış.Şu anda unutulmuş birçok güzel DEYR (türkü) doğaçlama olarak üretilmişti. köy ahalisi günlerce süren düğünlerde değişik oyunları oynayabiliyormuş. Ancak zamanla bu gelenekler zayıflamıştır.Günümüze kadar süren, bahar aylarında düzenlenen kır şenlikleri var. Bu şenliklerde civar köylülerinin de katılımıyla çeşitli yöresel oyunlar oynanır, birlikte yemekler yenilir; dayanışma ve kaynaşmanın güzel örnekleri oluşturulur. ZEYDANLILARIN çok zeki ve espritüel olduklrını söylemek mümkün.Mizah sanatı bayağı gelişmiş. Çok zengin bir sözlü edebiyattan da bahsedebiliriz. Uzun kış geceleri boyunca ISTANEKİ denilen masallar anlatılır DAKIREY denilen kıssadan hisseler sölenilir. Konuştuklrı şive DIMILİ LEHÇESİnin en zarif ve anlaşılır ağzı olduğu söylenebilir. MIRDAS bölgesinin adeta saray ağzıdır.Kelimeler son derece düzgün, cümleler dil kurallarına uygundur. ZEYDANlıların eğitim durumuna gelince tüm sahipsizliklerine ve imkansızlıklarına rağmen kayda değer başarıları var. 70 li yıllara kadar eğitim dini içerikliydi. genelde imam oluyorlardı. örneğin mela sado,mela zıbeyd,mela arif'sayabiliriz. bunlarda sonra SABİT hoca ve yanılmıyorsam bir kişi daha müftülük yapmışlar. okulun köye gelmesiyle 70 li yıllarda okuyan ilk öğrecilerden birkaçı öğretmen olmuşlar. SÜLEYMAN,HÜSEYİN VE ZÜLKÜF hocaları sayabiliriz. köyün ilkokulundan mezun olupta okuyan son öğrenciler yanılmıyorsam ŞAHİDİN hoca ODTÜyü bitirdi, ENSARİ hoca da ilahiyatı bitirip öğretmen oldu. Ancak büyük kentlere gelip 2. nesil olarak okuyup başarılı olan yüzlerce kişi var. tabii bunların zeydanlılık bilinci olup olmadığını bilemeyiz. ama umarım bu zeki köyün çocukları birgün bir araya gelip ataları gibi çağdaş ve modern bir tarzda köyüne sahip çıkar,köyün sorunlarını çözerler.

    Coğrafya

    Diyarbakır iline 97 km, Dicle ilçesine 7 km uzaklıktadır. dağlık bir coğrafyası var. Dicle ilçesinin güneydoğusuna düşüyor. yıllarca ihmal edilmiş bir köydür.Özellikle yerel siyasetçilerle devletin yerel bürokrasisi arasında zımni bir anlaşmayla köy yolsuz , ilgisiz susuz bırakılmış.okulu yıllarca harabe ve öğretmensiz bırakılmış.


    Ekonomi [değiştir]
    Köyün ekonomisi geleneksel tarım ve hayvancılıktan beslense de tüm köylerde olduğu gibi bu geleneksel ekonomi köy nüfusunu zamanla besleyemez duruma gelmiştir. köy 1960'lı yıllardan itibaren göç vermeye başlamış. Her ne kadar gençler mevsimlik işler için metropol kentlere ilkbaharda gidip sonbaharda köye geri gelmişlerse de bu çözüm de çare olmamış. Fıstık yetiştiriciliği denenmiş ancak bilgi yetersizliği ve pazar sorunu işi sürdürülebilir olmaktan çıkarmış. Bundan dolayı nüfusun yüzde sekseni şehirlere göç etmiş.Son olarak köyün gençlerin yüzde yetmişi inşaat elktrik mesleğinde çalışmaktadır. Türkiye ve dünyada önemli projelere imza atmışlar.Köyden kente yapılan göçler neticesinde, nüfus artışı azalmış,köyün gelişmesi sağlanamamıştır.


    Altyapı Bilgileri
    noimage



    Kaynak : Vikipedi, özgür ansiklopedi

    Kaynak : Yerel Net


    Köyünüze Ait Bilgi ve Resimleri Bu Konu Altında Paylaşabilirsiniz.
#27.02.2010 14:47 0 0 0