Vadesinde ödenmeyen senet ve çekler için vade farkı uygulamak caiz midir

Son güncelleme: 02.03.2010 20:25
  • Vadesinde ödenmeyen senet ve çekler için vade farkı uygulamak caiz midir



    Alış verişten doğan para borçlarında borcun vadesinde ödenmesi gerekir. Borçlunun ödeme gücü olduğu halde borcunu ertelemesi bir zulümdür. Ancak borçlunun beklenmedik ekonomik kriz yangın kaza ölüm deprem alacaklarını tahsil edememe gibi elde olmayan sebeplerle dara düşmesi durumunda alacaklının insaflı davranması ona yeni bir vade tanıması hatta ödeme gücünü tam olarak kaybetmişse borcu silerek ona yardımcı olması İslâm ahlâkının öğretilerindendir.

    Borçlunun ödeme gücü ve imkânları olduğu halde borcunu bir ay kadar geciktirmesi de önemli bir zarar meydana getirmeyebilir. Böyle kısa bir süre için değer kaybeden bir para borcunda vade farkı eklememek gerekir. Ancak büyük ölçüde değer kaybeden bir para borcunda alacağın aylarca alınamaması durumunda alacaklı alacağını vade tarihinden itibaren altına endeksleyerek vade farkını talep edebilir.

    Nitekim imam Ebû Yusuf kendi döneminde altın ve gümüş para dışında "fels" adı verilen bakır nikel kalay vb. madenî paraların maden değeri dışında itibârî bir değer kazandığını tesbit edince bunlarla yapılan borçlanmalarda endeksli bulunduğu altın veya gümüş paraya göre hesaplanacak "değer farkı" nı faiz kapsamında görmemiştir.( bk. İbn Âbidîn Reddü'l-Muhtâr IV 24 Resâil II 63 64 Tenbîhü'r-Rukûd II 52; el-Fetâvâ'l-Bezzâziye (Hindiyye kenarında) IV 510)

    Günümüzde önemli ölçüde değer kaybeden kâğıt para ile Ebû Yusuf dönemindeki fels çeşidi paralar arasında bir benzerlik vardır.
#02.03.2010 20:25 0 0 0