İşte Öyle Özlüyorum Seni

Son güncelleme: 12.03.2010 07:56
  • noimage



    sisli kumsallarını mor duvaklarla gizleyen
    ve mahçup kuytularında
    acı değmemiş
    bakir gönüllerimizin gezindiği
    o uzak kıyılar vardı ya
    işte öyle
    gidilmesi imkânsızca


    gelincikler böğürtlenler
    amber gözlü papatyalar topladığımız
    çocuk ellerimizin çekingenliğine inat
    o gözleri zeytin yeşili
    gök mavisi ilk aşklar gibi
    acemi sevdalarca


    henüz
    yarısına bile gelinmeyen
    kaçamak ve delice meraklarla sonunu düşlediğimiz
    o çok eskitilmiş sevda romanlarının kollarına uzanan
    genç gövdelerimizin ürkekliği
    serin dudaklarımızda büyüyen alevler vardı ya
    yangınlarca


    hınç dolu meydanlarda
    kan gövdeyi götürürken
    sırt sırta verip kendimizi kollayarak dövüştüğümüz
    doğruyu ve güzeli karalayan her şeye
    o genç yüreklerimizin öfkesi
    ve olanca karşı duruşu gibi
    işte o isyanlarca


    yürek kanatırlar tazelendikçe
    ağlatırlarlar ya olur olmaz zamanlarda
    bütün o yıllarda biriken mektuplar şiirler resimleri
    ve onların yazıldığı
    okunduğu
    saatler saati
    mum ışıklarında seyrettiğimiz geceler vardı ya
    bir fincan demli çay buğusunca


    ah güzelim
    bilmezsin

    bilmezsin sen şimdi

    işte
    o sımsıcak çay gibi özlüyorum seni

    Ceyda Görk
    20 Ağustos 2006
    19.51

#12.03.2010 07:56 0 0 0