Sevmek

Son güncelleme: 12.03.2010 08:59
  • noimage



    SevmekAltı harften oluşan bir kelimenin , bir insanın hayatını sevmeye başladığı andan itibaren değiştirebileceğini ve bir o kadarda onlarca yüke dayanan bedene inat, ruhun bu yükü kaldırmaya zorlandığını, dayanamadığını, sanırım sevgide aklın kullanılmayan tek duygumuz olmasından kaynaklandığından dolayı insanın aklı almıyor.



    Sevmek, kalp dağının zirvesinde, uçurumun kenarında inşa edilen, çıkış kapısı olmayan, pencerelerinin demir parmaklıklarla çevrelendiği, kapılarının kollarını bırakın, anahtar deliklerinin bile olmadığı bir ev gibidir. Bu ev ya sizin güzellikler adına, mutluluk adına ne varsa yaşayacağınız bir ev ya da karanlığın koynunda, gözyaşların arkadaşlığında geçirilen bir hüzün evi olur.


    Sevmek, yaşamak istemenin ilk adımı olabileceği gibi, ölmek istemenin de ilk adımı olabilir. Ellerin uzansa da alamayacağı, dokunamayacağı, sevemeyeceği, hissedemeyeceği yani imkânsızlıklar adına ne varsa yaşanan bir sevgide, sevmek ölmek istemenin ilk adımıdır. İmkânsızlıktır onu sevdiren, imkânsızlıktır onu özleten, imkânsızlıktır yüreğine işleten, imkânsızlıktır gözyaşlarına boğduran. Ve imkânsızlıktır umudun baş harfi kılan.


    Sevmek, hasretliğin bitmeyeceğini, gözyaşlarının dinmeyeceğini, umudun bitmeyeceğini ve onu hep seveceğini bilerek yaşamaya çalışmaktır. Zamanın durup anlamını yitirmesi, harflerin utanıp kelimelerin çıplak kalması, dudakların kilitlenip gözlerin bebeğinin ağlamasıdır. Geriye dönüşü olmayan yolculuk da, kalbin sessiz çığlığı, insanın içindeki çocuğun kucağıdır. Yürekte salınan, beyinde dolanan, kalpte atan bir duygudur. Nefesi yaşamak için değil de, sevgi büyüsün diye almak, düşünmemek ya da rüyalarda görebilmek için uykuya dalmak, sesini duymak için susmak, suskunluğunu paylaşmak için konuşmaktır. Siyahına inat gökkuşağı olmak, hiçlikte her şeyi olmak, onsuzlukta yok olmak varlığında ise bir olmaktır.


    Sevmek, vücudun sol yanından çatırdayarak başlayan, insanlığın kalp depremidir. Düşünceleri hapsedip, hayalleri uçururken, umutsuzluğu doyasıya yaşamak, gözyaşlarını gülümsememelere saklamaktır. Kendi hiçliğinde yok olurken her şeyi olmak istemektir. Sevdiği, kızdığı, beklediği, sardığı, seviştiği Ve bunların yetmediği anda ise kendi bedenini onun bedeninde çarmıha germektir.


    ALINTI
#12.03.2010 08:59 0 0 0