En çok sen düşerdin aklımın zindanlarına
Kurduğum darağacında yine kendim takandım ilmeği boynuna
Kül rengi bir toprağa gömerdim içimdeki yaşla
Sen aşk uzaktın bana hayal bile olsa
Surlarla çevrili bir şehirdim
Kayaydı toprağım
Yabani otlar
Ekmeden piştiklerimdi yıllık hasadım
Bereket yağmurları
Hüzün bulutumdan damlayan iki damla yaş
Sevdayla çağlayıp sarılmak toprağa aşkla uzaktı ruhuma
En büyük servet sevgiydi
Bilirdim
Fakirdim lakin
Hep el açtım
Dilendim
Sadaka sevgiler
Yıllık zekâttı paya düşen
Doymak uzaktı ruhumdaki sofrada
Şimdi hayallere sığmayan
Gittikçe büyüyen şelale misali aşk
Ve bitmez bir sevda şöleni kurdun aç ruhumun karargâhına
Gözlerinin gölgesi
Nefesinin çatısındaki yuvamda