Yüreğindeki serçenin gözlerindeki uçurumdan
Siyah gecenin taştan bozma döşeğine düştüm usulca
Ay güneşte bırakır olmuştu artık ışığını sıcağını
Yıldızlar toprağın nasırlı avuçlarında
Karanlığı yaran haşin bir rüzgârın son durağı olurdu ruhum
Issız yanım korkar
Üşür
Ne bir adım ileri ne bir adım geri
Ruhum kök salar bulunduğu yere
Duymuyor musun kulaklarda çınlayan sessizliğimin sesini anne
Biçilmiş kundağımı giymiştim
Bebektim
Gelindim
Gömüldüm
Gözünün gördüğü ben değildim
İçimdeki kız
Senin ninninde kaldı
Dilindeki duada
Uyuttuğun beşikteyim ben hala
Sen giydirdiğin pabuçlarımla yarınlara uğurladım sansan da
Kirlendim içimdeki sönmez harın isinde
Kimsesizlikle buzullara çadır kurdu ruhumdaki karınca
Yıları saymadım
Gün düne koşuyordu bensiz
Takvimdeki yaprak bile kopuyordu dilimdeki söz kadar sessiz ve belirsiz
Zamanlarda kayboldum anne
Kayıtlarda ismim kimsesiz kız ruhu öksüz
Hayat masal değildi anne
Ben düşleri kâbusla takas etmiştim
Baharım zemheri kışın ayazıydı
Kırağı düşerdi ektiğim ümitlerin üstüne
Her hayal dönüşsüz uğurlanırdı balkonumdaki baykuşun gagasında
Şimdi vakit hazanı geçti
Bir nefesin gölgesinde vuslatta ruhum
Kasırganın ortasında ılık bir melteme düştü yolum
Mavi gökyüzünde beyaz bulut evim
Ay gece lambam
Yeşil bir elbise giyindi ruhum
Sen acımdan uzaktın anne
Mutluğumda da ırağımdasın
Yoksun.....