Hızla dönüşüyor tabiat . "Nevruz" baharı getirdi bıraktı günlerimize , şimdi sıra yaz mevsiminin habercisi "Hıdırellez" de .
Her insan kendi kişisel tarihini yaşayarak yazıyor . Doğrularıyla , yanlışlarıyla , günahlarıyla , sevaplarıyla , kazandıklarıyla , kaybettikleriyle , sevinçleriyle , hüzünleriyle , pişmanlıklarıyla Bir jenerasyonun yaşayıp bitirdiği dönemleri bir diğer jenerasyon farklı sosyal , siyasal , kültürel , ekonomik vs. koşullarda yaşamaya başlıyor yeniden . Babaannemin (Rahmetli) "unumu eledim , eleğimi duvara astım" dediği noktaya doğru yol alıyoruz . Varır mıyız varmaz mıyız orası meçhul ..
Zihnimiz geçen günlerin bıraktığı izlerle dopdolu . Şimdi çok uzaklarda kalan o günlere gittim , bugünlerde gündeme düşen bir haberle .. O habere gelmeden önce geçmişe bir göz atmak istiyorum kısaca .
2002 yılında , 20 günlük Macaristan gezisinde , en etkileyici ve en iz bırakan ziyaret Köszeg kalesine yaptığımız ziyaret olmuştu . Kaleye giden yolun alt kısmında küçük bir yol üstü tezgahı dikkatimizi çekti . Yaklaştık . Etrafta kimseler yoktu . Bizim yol üstlerinde satılan sebze , meyve tezgahları gibi düşünebilirsiniz . Tek fark bizim tezgahların başına kız ya da erkek çocuklar dikilir anne - babaları tarafından . Plastik kaplara doldurulmuş dalından yeni koparıldığı belli olan taze ve simsiyah böğürtlenler hala gözümün önünde . Hemen bir köşesinde de içinde bozuk paralar olan , üzerinde not yazan bir kumbara vardı . Bize eşlik eden rehberler , notta böğürtlenlerin fiatının ve ücretinin kumbaraya atmamızın istendiğinin yazılı olduğunu söylediler .
Bunun üzerine hemen o anda , Yavuz Sultan Selim ' in Macaristan seferinde Osmanlı askerlerinin üzüm bağlarından geçerken dallara , yedikleri üzümlerin bedeli olarak altın keselerini astıklarını hatırladık . Hatta eşim bir ağacın dalına 25 Türk Lirası asarak tarihi canlandırdı oracıkta .
Beni o günlere götüren olay ise aynen şöyle : "Temizlik yaparken , altınlarını örtü ile birlikte sokağa silkeliyor kadın . Yoldan geçen iki çocuk altınları buluyor ve eve götürerek annelerine veriyorlar . Anne de altınları alıp doğruca polise teslim ediyor . Ve sahibine hiç sekteye uğramadan kısa sürede ulaşıyor altınlar ."
Dün den bugüne insani duyguları öne çıkaran örnekleri zihnimde buluşturmuş oldum böylece . Bunca keşmekeş gündemden çıkan , olması gerektiği gibi düzgün bir haberi nereye koyacağınızı bilemediniz belki siz de benim gibi . Farkettim ki böyle haberler insanın ruhuna da çok iyi geliyor . Aslında olması gereken olduğunda şaşırmaya başladıysak eğer , olması gerekenle olan biten arasındaki mesafe çok fazla açılmış demektir .
Daha fazla açılmadan kapanır mesafeler ve gündemimize insanlığımızı hatırlatan , böylesine güzel haberler daha çok düşer inşaallah .