Kendine Yabancı Yitikti Ruhu

Son güncelleme: 25.03.2010 12:32
  • noimage



    Kurgu bir hayatın bilinçaltı paranoyası sahnedeydi
    Sabrın yamalı entarisinin iliklenmişti doksan dokuzuncu düğmesi
    Alnında ter
    Ruhunda gam
    İçindeki har uyanıyordu
    Kadın



    Köpük, köpük dalgaların yüzüne resmettiği kırılmış umutların ıslak porteleri vardı
    Duru bir suydu hüzün kendini seyrettiği
    Gülümsedi
    Ben kimim
    Neyim
    Nereye hangi vatana
    Hangi yuvaya
    Hangi gezegene
    Hangi yüreğe aidim
    Ve niye
    Tekim
    Dilim lal
    Ruhum duymaz görmez hissetmeyi bilmez
    Gecelerdeki karanlığa gülümseyen yanım niye siyaha tutkun



    Ellerlerim terliyor
    İçimde buzdan bir çardak
    Tenimi niye yalnızlıgın soluğu kokluyor
    Büyük bir yatak
    Çamurdan mı ne
    Yastığım iğneli
    Uykular uzak gözlerime
    Duvarlara verilmiş sırlarım
    Nesnelerle derin dostluklarım
    Etrafa saçılmış kırıntılarım var



    Gömüydüm belki de
    Hem dokunulacak kadar yakın
    Hem hiç bulunamayacak kadar uzak derinde
    Ruhumun tenhalarında kaybolan biri vardı içimde
    Gözlerine ormanların çisesi sisi sinmiş
    Uzak bir ülkenin el değmemiş bir noktasında asılı kalmış bir düş nöbetinde



    Kadın kaldırdı ruhundan perdeyi sanki kendi rolünü giyinmişti
    Ürkek yabancı özü avuçlarında
    Sahne benim diyordu usulca kendi kulağına duyan olmasa da



    Sedanur
#25.03.2010 12:32 0 0 0