Feodalite

Son güncelleme: 15.04.2010 22:57
  • Siz hiç PKK'nın ve DTP'nin,
    Güneydoğu'da hala geçerli olan Feodal
    Düzenden, Aşiret Düzeninden, Ağalık ve Şeyhlikten
    şikâyet ettiklerini duydunuz mu?

    Bölgede yaşayan insanlara hayatlarını zindan eden
    bu sömürü düzenini ortadan kaldıracak bir öneri, bir talep, bir yasa teklifi
    neden yapılmaz.
    Cumhuriyet kurulduğundan bu yana her seçim
    döneminde oluşan TBMM'nin en az üçte birini Kürt kökenli vatandaşlarımız
    oluşturmaktadır. Büyükçoğunluğu, çok zengin ağa, şeyh, aşiret reisi,
    onlarca, yüzlerce köy sahibi Kürt kökenli Milletvekillerinden , bu konularda
    bir beyanat işittiniz mi?

    Atatürk Cumhuriyetini " gerici" bulan Kürt aydınları, toprak
    ağalarına, dinci şeyhlere-şıhlara neden övgüler düzerler, anlayan var mı?
    Peki, PKK emrettiği için, kandilden gelen eşkıyaları karşılamaya giden
    binlerce insandan, bir demokratik tepki, bir sivil
    eylem," ağalık düzenine karşıyız" yeter, artık bizi sömürmeyin
    diye bir ses duydunuz mu?

    Bölgede en çok ezilen, sömürülen
    "KADINDIR". Kadın Bölgede kelimenin
    tam anlamıyla KÖLE gibidir. İki görevi vardır.
    Doğurmak ve çalışmak.
    İnsan yerine bile konmazlar. Üniversite mezunu Kürt kökenli
    kadınlardan, hemcinslerini kurtaracak bir proje, bir
    çalışma, moda deyimle bir açılım gördünüz mü?
    Göremezsiniz, Türk Devletine ve kurumlarına karşı
    KURT gibi olanlar,
    ağalarının.. Şeyhlerinin, Şıhlarının önünde KUZU
    olurlar.
    Ne yazık ki Kürtler umudunu, dinci şeyhler-
    şıhlara, toprak ağalarına,
    köhnemiş düzeni sürdürmek isteyen siyaset
    bezirgânlarına ve
    emperyalist güçlere bağlamış
    görünüyorlar.
    Şeyhlerle, ağalarla, dini istismar eden yobazlarla
    kol kola girerek,
    özgürleşme ve ilericilik olabilir mi? Elbette ki
    olamaz.. Sorularımıza devam edelim;
    Kuzey Irak'ta bir erkeğin dört kadın almasına izin veren
    yasayı onaylayan Mesut Barzani'ye niçin hiçbir Kürt
    Aydını karşı çıkmaz.
    Neden bölgedeki dini şeyhlerini "uçurmak" için birbirleri ile yarışırlar?

    Niçin Kürt Derebeylerine "kahraman"
    muamelesi yaparlar?
    Neden Bölgede insanlar Cumhuriyete düşman olarak
    yetiştirilir de,
    Kuzey Irak'taki gerici. Feodal düzen
    alkışlattırılır? Akraba evlilikleri niçin bu kadar yaygındır?
    Bu yazı için Sayın SonerYalçın'ın bir makalesinden büyük
    ölçüde yararlandım. Kendisine
    teşekkürlerimi sunarım. Eline, kalbine sağlık. Sayın

    Yalçın'ın yazdığı akraba evliliklerine bir bakalım.
    Mehdi Zana; Sosyalist
    Mehdi Zana 1963'te Türkiye İşçi Partisinin
    Diyarbakır kuruluşunda bulundu. Silvan İlçe Başkanı
    oldu. 12.Mart.1971 de cezaevine konuldu.
    1977 de Diyarbakır Bağımsız Belediye Başkanı
    seçildi. Kendisinden 21 yaş küçük, 14 yaşındaki
    DAYISININ KIZI, Leyla
    Zana ile evlendi.
    Canip Yıldırım;
    Sosyalist Canip Yıldırım, Ankara Hukuk Fakültesini
    bitirdi. Fransa'da master yaptı. Türkiye İşçi
    Partisi'nin kuruluşunda çalıştı. Cezaevinde bile papyon takan Canip
    Yıldırım, DAYISININ KIZI
    SELMA Hanımla evlendi.
    Mehmed Uzun: Sosyalist
    Mehmed Uzun 1977 yılında zorunlu olarak
    Türkiye'den ayrıldı. Yıllarca İsveç Yazarlar
    Birliği Üyeliği yaptı ve Pen Kulüp'te çalıştı. Romanlar yazdı. Oda
    diğerleri gibi kendisinden
    20 YAŞ KÜÇÜK AMCASININ KIZI ZOZAN' LA evlendi.
    Şivan Perver: Sosyalist şarkıcı Şivan
    Perver'de, DAYISININ KIZI
    Gülistan Hanımla evlendi.
    Musa Anter: Akraba
    evliliği yapmadı ama Kürt Teali Cemiyetinin
    kurucusu, İslamcı yazar Abdurrahim Rahmi Zapsu'nun,
    Avusturya Saint
    George'te okuyan kızı Ayşe Hale Hanım ile evlendi.



    Yusuf Azizoğlu: Tıp
    Doktoru, Sağlık Bakanı, Kürt Aydını. Ölen
    amcasının eşiyle evlendi.
    Mustafa Remzi Bucak:
    Bucak Ailesinin en okumuşu. İstanbul ve
    Belçika'da hukuk eğitimi gördü. Amcasının
    kızı Zehra Hanımla evlendi.
    Ahmet Türk: DTP Genel
    Başkanı. Ölen Amcasının eşiyle evlendi. Üstelik
    evlendiği kadın 3 çocuklu idi. 3 çocukta Ahmet
    Türk'ten oldu.
    Çocuklarının bazılarının amcası, bazısının
    babası oldu.
    Abdülmelik Fırat: Şeyh
    Said'in torunu olan ve geçenlerde vefat eden A.
    Fırat'ta Amcasının kızı ile evlenmişti.
    Şimdi
    esas ve can alıcı soruyu sormanın zamanı geldi; Hepsi
    çok zengin



    ve toprak ağası olan bu Sosyalist Kürtler, kendi
    mallarını
    koruyabilmek için mi akraba evliliği yapıyorlar ve
    TOPRAK REFORMUNU
    bunun için mi ağızlarına bile almıyorlar?
    Evet, bunun
    için, kendi saltanatlarını n devamı için alçakça bir
    oyunun içine utanmadan, sıkılmadan girdiler.
    Bir taraftan kendi sömürülerini Türkiye
    Cumhuriyeti' nin üstüne
    attılar, diğer taraftan salak siyasetçileri kandırarak
    "Biz Devletten
    yanayız" teranesiyle hem devlet ihalelerini aldılar,
    aldıkları ihaleleri tamamlamayarak hem devleti hem de milleti
    kazıkladılar.
    Sıkıştıklarında Faşist Diktatör BARZANİ'Yİ
    alkışlatarak, akılları sıra
    Türkiye'ye gözdağı verdiler. PKK'da bunların
    silahlı tetikçisidir.



    Çözemedikleri problemleri, silahla, kanla, uyuşturucu
    ile PKK'ya
    yaptırırlar. Sapık Apo'da Marksist- Leninist devrim
    yapacağım diye,
    dört duvar arasında döner durur.
    Demokratik Açılım şarttır. Bölge insanını bu
    kan ve silah
    tüccarlarının ellerinden kurtaracak, toprak reformu
    dâhil, her türlü
    demokratik hakların gelişmesi için ne gerekiyorsa
    yapılmalıdır.
    Yapılacaklarla ilgili çalışmalarımız ve
    tekliflerimiz vardır..
    Önümüzdeki günlerde bunları beraberce
    tartışacağız.
    Son olarak bölge insanına, Atatürk- Cumhuriyet
    denince içi titreyen Kürt kardeşlerime seslenmek istiyorum; Yeter artık, seni
    asırlardır
    sömüren bu kan emicilere yüz verme. Devletine güven.
    Yanlış yapan devlet memuru olursa onunla kanun önünde hesaplaşırız.
    Ya ağa, toprak
    sahibi, şeyh, şıh'la nasıl hesaplaşacaksın? Hadi
    artık ülkeni bölmek
    isteyen bu zibidilere yüz verme. Onlardan toprak reformu
    iste. Ne cevap alacağını beraberce göreceğiz.

    Kürt kökenli vatandaşlarımızı kimin ve
    kimlerin sömürdüğü belli.
    Önemli olan bu gerçeği tüm ülkeye anlatabilmek. Onu da başaracağız.



    27.Ekim..2009
    Rifat SERDAROĞLU
    Eski Sağlık ve Devlet Bakanı




#27.03.2010 11:13 0 0 0
  • Aslında yazmayı düşünmüyordum ama 1sidelya kardeşimin sunduğu sayın bakanım Rifat SERDAROĞLU'na ait bu yazı çok ilgimi çekti.Aslında bazı gerçekleri birilerinin gözüne sokmak lazım ama gönül isterki o bazıları gerçekleri kendi görsün.Sayın bakanıma şükranlarımı,1sidelya kardeşimede duyarlı bir vatandaş örneği sergilediği için sevgilerimi sunuyorum.İyiki varsın 1sidelya iyiki tanıdım seni.Kendini erkek zannedenlerden daha erkeksin.Yüreğine sağlık kardeşim
#27.03.2010 13:52 0 0 0
  • Teşekkür ederim Abi Allah razı olsun...Gözlerine ,yüreğine sağlık...
#27.03.2010 14:23 0 0 0
  • Seninde yüreğine sağlık kardeşim.
#28.03.2010 11:00 0 0 0
  • paylaşım için teşekkürler
#29.03.2010 11:22 0 0 0
  • teşekkürler abla...
#09.04.2010 17:31 0 0 0
  • Vallahi ne yalan söyleyeyim okudukça okuyasım geliyor.Her okuduğumdada taşlar biraz daha yerine oturuyor.Tekrar emeğine yüreğinin derinliklerine sağlık kardeşim.
#15.04.2010 22:57 0 0 0