Islamda temizlik - bereket ve iman - ruhun yaratılış gayesi - rızaya kavuşmak için -Sabır-şükür ve önemi - tefekkür - Duâ ve İhlâs - Allah ve Resulullah sevgisi - İlim farzdır
Âlemin kurtuluşu
Allahı tanısaydı, gafletteki insanlar
Âlem felâh bulurdu, tam olurdu noksanlar
Kafayı doldurmak
Faydalı ilimlerle kafa doldurmaya bak
Kafa sağlam dolunca, cep de dolar muhakkak
Hak rızası
Ne mutlu ona, maksadı Hak rızası ola
İlmihal okudukça, gönlü imanla dola
Ayıp
Bilmemek ayıp değil, sormamaksa ayıptır
İlimden mahrum kalmak elbet büyük kayıptır
Amelsiz ilim
İlimsiz ve ihlâssız Cennet bulunur mu hiç?
Amelsiz ilim ile âlim olunur mu hiç?
İlmi yazmalı
Çalışan, işleyen demir pas tutmaz
Âlim unutur da, kalem unutmaz
Besmele ile başlamak
Besmeleyle başlarız, hayırlı olsun kelâm
Allaha hamdü senâ, Resûlüne de selâm
Oruç ve sabır
Oruç sabrın yarısı ateşe perde olur
Mükâfatı büyüktür oruçlu felâh bulur
Kadir gecesi
Bin aydan faziletli, ne kadar kadri yüce
Sayısız günahkâr kul, affa uğrar bu gece
Ramazan gidiyor
On bir ayın sultanı, bize veda ediyor
İçimiz kan ağlasın, sevab ayı gidiyor
Ramazana elveda
Çok şükür Rabbimize orucu ettik eda
Bugün ayrılıyoruz, ya Ramazan elveda
Bayram
Ramazan-ı şerifi memnun ederek salan
Bugün artık sevinsin, orucu kabul olan
Oruçlunun uykusu
Oruçlunun uykusu bile bir ibadettir
Ramazan mümin için ne büyük saadettir
Bedenin zekâtı
Buyuruldu ki: (Oruç zekâtıdır bedenin)
Defteri sevap dolar onu eda edenin
Sahur yemeği
Sahur yemeklerinin fazileti pek çoktur
Sahur yemeği için sual ve hesap yoktur
Allah'ın emaneti
Evde saliha kadın, şüphesiz büyük nimet
Yüce Rabbimizden o, erkeklere emanet
Rabbin emanetine etmeli çok riayet
Çok zarar görür elbet, ona eden hıyanet
Erkek ev işine karışmaz
Erkek karışır ise, evin içine eğer
İki cihanda bunun sıkıntısını çeker
Sultan üzülmez
Mümin kadın sultandır onu üzmemek gerek,
Belayı bulur er geç, sultanı üzen erkek,
Dünya kusuru
Dine zarar vermeyen kusuru görmemeli
Dünya işleri için hanımı yermemeli
Bir insan
Edepliyse, kusuru öyle kolay görülmez
Edepsizse iyilik etse değer verilmez
Keskin sirke
İnsan öfkeli iken, çok yanlış karar verir
Unutma keskin sirke, küpüne zarar verir
Selâmet istersen
Mazlum ol, zâlim olma! Üzül de üzen olma
Mahşerde hesap zordur, ezil de ezen olma
Eden bulur
Kötü cezasız kalmaz, eden bulur sonunda
Elbette su testisi kırılır su yolunda
Sabır acıdır
Allah için sabreden, sıratta atlı olur
Sabır acı ise de, meyvesi tatlı olur
Nimet - ganimet
Dine hizmet ederken, sıkıntıyı nimet bil
Herkese nasip olmaz, hizmeti ganimet bil
Kötü arkadaş
Kötü arkadaş seni, azdırır, yardan atar
Bir gün gelir, bakarsın, beş para için satar
Kalbin temiz ise
Kalbi kara olana, günahlar kolay gelir
Kalbi temiz olanlar, günahı zehir bilir
Hayır dile
Soğuk su katmayasın, hiç kimsenin aşına
Hayır dile komşuna, hayır gele başına
Geç kalma
Zararın neresinden dönülse kârdır elbet
Henüz nefes alırken, durma hemen tevbe et
Ele kuyu kazmak
Eden kendine eder, belâyı bulur azan
Önce kendisi düşer, el için kuyu kazan
Gülü bülbül bilir
Gülün güzelliğini, ancak bülbül biliyor
Sizin sevginiz bana, âb-ı hayat geliyor
Bilenin korkusu
Cam sarayda oturan, rastgele taş atamaz
Dünyayı fâni bilen, gailesiz yatamaz
Keklik avı
Herkes aynı metotla, yola gelmez, tavlanmaz
Davul zurna çalarak dağda keklik avlanmaz
Kuş avlamak
Avlanmayı bilene, ava gelmez kuş olmaz
Belalara hazır ol, başa gelmez iş olmaz
Dikensiz gül
Dikensiz gül bulunmaz, hatasız da kul olmaz
Gönül sırça saraydır, kırılırsa yapılmaz
Aman diyene
Çorak toprağa tohum ekilmez
Aman diyene kılıç çekilmez
Fakir kimdir
Dünya malı fanidir, bir hayal, bir yalandır
Fakir, parasız değil, arzusu çok olandır
Hakkını helal et
Çok sevaba kavuşmak istiyor isen şayet
İyi kötü herkese, hakkın varsa helal et
Uzun emel
İnsanın halini ameli tartar
Emeli artanın elemi artar
Ağlatan söz
Âlemde nice göz var, sözden iyi anlatır
Öyle söz de vardır ki, kuru gözü ağlatır
Zirveye çıkmak
Tam zirvedesin ama nasıl geldin oraya?
Kimisi dimdik gelir, kimisi büzülerek
Hem yılan da, şahin de çıkar en yüksek dağa
Ama biri sürünerek, biri süzülerek
Nasip meselesi
Eğer rast giderse işin
Taşa bile geçer dişin
Ama ters giderse işin
Aş yerken kırılır dişin
Hakkı sökerek almak
Hiç kimseden sakın beddua alma
İyilik altında ezilip kalma
Hakkımı sökerek alırım deme
Her zaman mazlum ol da, zalim olma
Elin tavuğu
İnsan sahip olduğu nimeti hep küçümser
Fakat sahip olmadığı şeyi ise önemser
Mesela elin tavuğu ele kaz görünür
Çok çirkin olsa bile karısı kız görünür
Sırrı izlemek
Rabbin ihsan eder, nimet verirse
İyilik etmekten kaçıcı olma
İnsanın başına bir iş gelirse
Sırrını herkese açıcı olma
İyilik eyle
Ömrünü geçirme faydasız şeyle
Ya sükût et otur, ya hayır söyle
Yaptığını başa kakıcı olma
Elinden geldikçe iyilik eyle
Dinin direği
Namaz dinin direği, kul olmanın gereği
Günahlara kefaret, ibadetin yüreği
Namaza mani iş
Namaza mani işte, elbette hayır yoktur
Doğru namaz kılana müjdeler gayet çoktur
Namaz
Araç değil amaçtır, İslam'ın binasıdır
Gözlerin nurudur, kalblerin cilasıdır
Namaz önemlidir
Namaza önem verip doğru dürüst kılmalı
Yalan yanlış kılmaktan utanıp sıkılmalı
Dua kabul olmaz
Namaz kılmayanların kabul olmaz duası
İyi işler yapsa da, silinmez kalbin pası
Namaz ve iman
Kişi namaz kılmazsa, imanı sağlam kalmaz
Kolayca küfre girer, farkında bile olmaz
Kalbin şifası
Namaz kalbe şifadır, gönülleri şen eder
Doğru kılındığında, kötülükten men eder
İlahi rıza
Namazdır insanı Rabbine bağlayan
Namazdır ilahi rızayı sağlayan
En efdal amel
Namaz en efdal amel, edası pek çok sevap
Kabirde nurlu ışık, Münker Nekir'e cevap
Gafletle namaz kılmak
Her kim kötülüklerden değil ise selâmet
Namazını gafletle kıldığına alâmet
İhlâslı namaz
İhlâsla namaz kılan, kavuşur her nimete
Hiç sıkıntı çekmeden, doğru girer Cennete
Cemaat
Namaz kılarak göster, Mevla'ya itaati
Fazileti büyüktür kaçırma cemaati
Sonsuz mutluluk
Kurtuluş kolaylaşır, secdeye değse başlar
Çünkü sonsuz mutluluk, ancak namazla başlar
Yarına bırakma
Hep düşünmelisin kışı ve yazı
Kıl namazı bırak ahmakça nazı
Hep "yarın kılarım" diyen kişinin
Bugün kılındı cenaze namazı
Danışmak
İstişare sünnettir, danışan dağı aşar
Danışmayan zavallı, düz yolda bile şaşar
Karganın kılavuzluğu
Sapık şeyh çoğaldıkça, zil takıp oynar şeytan
Kurtulamaz pislikten, rehberi karga olan
Gözden ırak olmayın
Sevgi yakınlık ister, kaçan mahrum kalırmış
Gözlerden ırak olan, gönülden de olurmuş
Bir bilene danış
Şaşkınlık içindesin, sendeki bu çile ne?
Eğer bin bilsen bile, gel danış bir bilene
Soran bulur
Bilmemek ayıp değil, sormamak ayıp olur
Ehline soran kişi, hakiki yolu bulur
Sohbetin önemi
Herkes zanneder ki sıhhat gibi devlet olmaz
Ehli de bilir ki sohbet gibi nimet olmaz
Gönül işi
Eğer gönlün bizim için çarparsa
Fizan'da olsan da yanımızdasın
Eğer gönlün başka diyarlardaysa
Yanımızda olsan da uzaktasın
Sevilen güzeldir
Kaptırırsa bir âşık, gönlünü bir güzele
Rahat edemez asla, başka güzel yanında
Yüz demet fesleğen verseler de bülbüle
Koklamaz hiç birini, yine gider o güle
Kimseye baki değildir
Mal-ü mülke olma mağrur, deme var mı ben gibi?
Bir muhalif yel eser, savurur harman gibi
Güç iş
Kıyamet yaklaştıkça, güçleşir uymak dine
Ateş almaya benzer avucunun içine
Ecel şerbeti
Ecelin şerbetini herkes bir gün içecek
Ettiğini bulacak, ektiğini biçecek
Öleceksin
Nasıl yaşarsan yaşa, muhakkak öleceksin
İstediğini topla, bir gün terk edeceksin
Eken biçer
Şu dünya ahiretin tarlasıdır muhakkak
Bil ki tohum ekmeden mahsul umanlar ahmak
Herkes ektiğini biçer
Bugün ne ekmişsen, yarın onu biçersin
Yaşayışın nasılsa, elbet öyle göçersin
Ölüm
Ne kadar çok yaşasan, ölüm vardır muhakkak
Gün gelir herkes için, vaki olur emr-i hak
Ölmeden önce ölmek
Elbette kaçınılmaz ecel gelince ölmek
Ama ne saadettir ölmeden önce ölmek
Ölüm pusuda
Bilinmez ölüm seni bekliyor nerelerde
O halde onu bekle her zaman ve her yerde
Ayrılık
Tomurcuk gül de solar, bir gün kopar dalından
Elbet herkes ayrılır, sevdiğinden, malından!.
Ölüm var
Unutma bu dünya boş, geçicidir sanma hoş
Ölümden kurtuluş yok, nereye koşarsan koş
Dün öldü
Dün öldü, bugün ise, sanki can çekişmede
Yarın henüz doğmadı, doğmayacak belki de
Üç şey
Felaketten kurtulup, olmak isteyen halâs
Şu üç şeye sarılsın: ilim, amel ve ihlâs
Sözüm çok sana
Az söyledim, çekindim kalbini kırmamaya
Ürkütmek istemedim, yoksa sözüm çok sana
Mahrum kalan
Nimete kavuşana, afiyet şeker olsun
Nimetten mahrum kalan, suçu kendinde bulsun
Hakka teslimiyet
Kim Ona korkusundan ağzını açabilir
Teslim olmaktan başka, nereye kaçabilir?
Şükür
Vücuttaki her zerre, gelse de dile
Şükrün binde birini yapamaz bile
Siperlenmek
Düşmana hücum edilmez, her zaman her meydanda
Savunmak, siperlenmek lazım olur bazan da
Saadet
Her işin ihlâs olsun, serde oldukça canın
Elbette saadeti budur iki cihanın
Çocukken
Çocukken öğrenmeli en güzel hareketi
Baharından bilinir senenin bereketi
Mazlumun duası
Her tarafı sarsa da, zalimlerin belası
Hepsini yere serer, bir mazlumun duası
Tevekkül
Tevekkül sahibinin yardımcısı Hak olur
Yardımcısı Hak olan, nasıl olsa kurtulur
Gel
Hasta ruha can veren, etkili bakışa gel
Kıymetli silsileye götüren akışa gel
Haktan ayrılmamalı
İhlâsla amel etmek, mümini usandırmaz
Doğru yolda gideni, Rabbimiz utandırmaz
Fırsatı kaçırma
Ehl-i sünneti öğren, boşuna inat etme
Fırsat eldeyken uyan, ömrünü berbat etme
Düşmanı güldürme
Hâline şeytan güler, görünce bu gafleti
Yapış dine, güldürme kendine o laneti
Hüner
İnsanoğlu bir fener, âkıbet bir gün söner
Harap olmuş bir kalbi, tamir etmektir hüner
İlim
İlim yoksa din çekilir, milletin arasından
Kurtulmalı cehalet denen yüz karasından
Gaflet
Cehennem azabına, kimler dayanabilir?
Gaflet içinde yatan, nasıl uyanabilir?
Ruh
İnsan denilen varlık, el, kol, ayak, baş değil
İnsan ruha denilir, burun, kulak, kaş değil
Evliya
Velinin zahirine bakar gafil serseri
Evliya candır, canlı cana olur müşteri
Yağmur gibi
Dertlere maruz kalır, enbiya ve evliya
Semadan yağmur gibi, onlara yağar belâ
Sevmekten maksat
Onu sevmekten maksat, sıkıntıyı tatmaktır
Başkalarından gelen, tadı silkip atmaktır
Sebebe yapış
Hakka bırak işini, sebebe yapış yeter
Peki diyorsan eğer, bu sözümü et rehber!
Asıl marifet
Ehl-i hüner, kendine her mihneti zevk eder
Bilir ki neşe ve keder, her zaman gelip gider
Mezar
Gitti gençlik, fayda yok, etsek de hep âh-u zar
Hazırlıklı olmalı, bizi bekliyor mezar
Hak yoldan sapma
Dininden taviz verme, paraya pula tapma
Nefse, şeytana uyup, Ehl-i sünnetten sapma
Dünya
Bu dünya gelip geçer, burda sonsuz kalınmaz
Malın pek çok olsa da, asla murat alınmaz
Malın hesabı
Mal mülk biriktirmekle insan niçin yorulur?
Mirasçılar yer içer, hesap ondan sorulur
Ayrılık
Yıllarca ayrı kalsam, seni her an anarım
Hasret ateşi ile durmaz her gün yanarım
Kimsesizler kimsesi
Herkesin var bir kesi, bu bi kesin yok kimsesi
Bu kesin, sen ol kesi, ey kimsesizler kimsesi
Evliyanın sohbeti
Erenlerin sohbeti, öyle kolay bulunmaz
Sohbete kavuşanlar, feyizden mahrum kalmaz
Akıllı ve ahmak
Akıllı mallarını, yok etmez, hayra verir
Ahmak ele bırakır, düşmanı sevindirir
Nasipsiz kimse
Bir kimse iyiliğe elverişli değilse
İstifade edemez, Peygamberi de görse
Niçin
Kâmil mürşidin yoksa niçin talep etmezsin?
Varsa ne duruyorsun, niçin ona gitmezsin?
Âlemlere rahmet
Rabbimizin mahbubu, Hazret-i Muhammed'dir
Cismi pak, ismi Ahmed, âlemlere rahmettir
Viran olur
Kanma fani dünyaya, gün gelir viran olur
Bu sürdüğün demlerin, hepsi de yalan olur.
Dilerse
Rabbim dilerse eğer, herkes sana yol verir
Sebepleri yaratır, ihsan edip bol verir
Boş gelmeli
Boş geldim evimizden, hiç bir şey getirmedim
Ne biliyorsam hepsini yalnız senden öğrendim
Bulunmaz hazine
Âlimin her kelamı, bulunmaz hazinedir
Bir sohbeti, yıllarca, bitmez kütüphanedir
İmanlı olmak
Çingeneye kan göründü, berrak olan Nil nehri
Fakat su gördü Hazret-i Musa ile ümmeti
Terazi
Adalet terazisi, bir gün elbet kurulur
Herkesin yaptığı iş, teker teker sorulur.
Adam sen de
Haram helal demeyip, bulduğunu yiyenler
Yarın azap çekecek, adam sen de diyenler
Kibirlenmemeli
Şeker kamışı boşum dedi de, şekerlendi
Kavak ise yükseldi, hemen baltayı yedi
Esrarlı kuş
Bu öyle bir kuştur ki, tarif edemem sana
Zümrüdü Anka ile bulunuyor yan yana
Danışmak
Salihlere danışan doğru olanı bulur
Kerimlerle yapılan işler pek kolay olur
Âşık maşuk
Maşuklar denizinin görünmez asla dibi
Âşıkların sesleri çıkar bir davul gibi
Aşk olmasaydı
Eğer aşk olmasaydı, sevgiyi kim yayardı?
Şiiri, ilahiyi, kim okur, kim duyardı?
Mehtap
Şöyle rahat bir gece ve hoş mehtap bul bana
Açıklarım her şeyi, işte o zaman sana
Hikmet
Ya Rab, ne muazzamdır bütün işlerin senin
Elbette aklı ermez, hikmetine kimsenin
Bahane
Demeyin, (Henüz genciz, her şeyimiz şahane)
Ölüm gelince olur, baş ağrısı bahane
Dinin direği
(Namaz karın doyurmaz) diyen ahmak çok olur
Kişi kılmazsa namaz, din yıkılır, yok olur
Zehirdir
Rabbi anmaktan başka, ne güzellik varsa
Hepsi cana zehirdir, şeker bile olsa
Tedbir ve takdir
Gerekli tedbirini al, takdir nedir bilinmez
Yaratanın takdiri, tedbirle de değişmez
Hazinenin nişanı
İstenen hazinenin, nişanı verildi sana
Artık dönmemelisin, o yana ve bu yana
Gözyaşı
Neler yapar gözyaşı ile edilen dua,
Binlerce top ve tüfek, onu yapamaz asla
Sözüm çoktur
Yeterince bildirdim, fazla şey sorma bana
Belki de incinirsin, yoksa sözüm çok sana
Sohbet
Halk içinde, muteber bir şey yok, devlet gibi
Gerçekte devlet olmaz, bir saat sohbet gibi
Aşkın ateşi
Aşkın ateşi kalbden kalblere akar gider
Maşuktan başkasını, ne varsa yakar gider
İki şeyin hasreti
Hasrette iki şeyin, bulunmaz yoktur eşi
Bunun biri gençliktir, diğeri din kardeşi
Belki faydalanırsın
Dinin için gerekli her şey söylenmiş sana
Belki faydalanırsın, ya çarpar kulağına
İşin özü
Kitaplardan naklettik, sana işin özünü
Sakın yabana atma, büyüklerin sözünü
Güzellik
Ne de olsa bulunur, bir güzellik çirkinde
İnci gibi görünür bütün dişler zencide
Kıymetini bil
Ehl-i sünnet yolunu, aynen naklettim sana
İster kıymetini bil, istersen darıl bana
Nazı bırakmalı
Hak yola baş koyanın, harika olsa da pek
Nazlanmayı bırakıp, hep naz çekmesi gerek
Dost
Herkes farklıdır, kimi yaya, kimi atlıdır
Ama dosttan konuşmak, elbet daha tatlıdır
Tükenmez sözüm
Lafımı uzatmadım, anlarsın iki gözüm
Belki kalbin kırılır, yoksa tükenmez sözüm
İş budur
İbadetler yapılmazsa, kurtuluş ümidi güçtür
Asıl mesele budur, bundan başkası hiçtir
Beşer şaşar
İnsan beşer, bazen şaşar, eder hata üçer beşer
Yürürken düz yolda bile, ayakları sürçer, düşer