Ay çok güzel bir gezegendir, güneşin aşık olduğu tek yer; ne kadar uğraşsa güneş yakalayamaz ayı, bir bakar güneş ay doğuyor, kendisi batıyor kendisi doğuyor ay batıyor ayı sadece doğarken ve batarken görebiliyor ama o kadar aya aşık ki ağzından hiç bir sitem çıkmıyor, sevgisini içinde yaşatıyor. Aşkından öyle bir yanıyor ki kendisi alevini hissetmiyor.
Biz insanlar güneş kadar bile olamıyoruz. Sevdiğimizi yanımızda göremeyince sitem ederiz onu her zaman yanımızda isteriz olsa sevgili uzakta yetişemeyeceğin yerde varamayacağı bir yerde olsaydı ona sitem mi ederdiniz yoksa aşkınızı yüreğinizde mi büyütürsünüz.
Sevdiğinizi her zaman yanında bulan insan sıkılır bıkar ama biraz zaman geçse onu çok sevdiğinizi anlar.
Aşk dedin mi aklıma pervane geliyor, o kadar çok sever ki mumun ateşini dönerken kendinden geçer ateşin sıcaklığı işlemez olur ruhuna. Git gide yaklaşır aleve bir bakar kanatları yanar uçmaz olur pervane,mum ateşinin alevine düşer. Bir anda tutuşur yanmaya başlar,yanarken ağzından çıkan sözcük . ölümüm ateştendi aşkım alevden. Pervane demişken bu sözü yazmadan geçmek istemiyorum.
İmişüz vahdet meyinden aşk ile mestaneyüz.
Per urur şem'-i cemal-i yare biz pervaneyüz.
Vahdet içkisinden aşk ile öyle bir içtik ki, şimdi kendimizden geçmiş vaziyette dolanıp duruyoruz.(bu halimizle biz)sevgilinin güzelliğinin karşısında mumuna kanat değdiren pervaneye benziyor.
Aşk bu kadar yakıcı bir duygu, onun alevinden başka ateşi hissetmezsin sevmek yanmaktır bir pervane gibi.
Sevdiğim bir kişi bana aşk nedir diye sormuştu? verdiğim cevap.
Aşk sonsuza kadar yaşayacak bir ölümlü.