Antrenman Bilgisi

Son güncelleme: 14.04.2010 19:06



  • Bu bölümde temel antrenman bilgisi ile ilgili sık kullanılan kavramları ve bazı
    temel bilgileri bulacaksınız. Konu ile ilgili daha detaylı bilgileri kaynaklarımızdan
    alabilirsiniz. Sorularınız var ise bize e-mailimizden ulaşabilirsiniz. Bilgimiz
    çerçevesinde yanıtlamaya çalışırız.

    1- Performans nedir ?
    Bir fiziksel aktivite sırasında, o fiziksel aktivitenin gerektirdiği fizyolojik,
    biyomekanik ve psikolojik verime "performans" adı verilir. Bu verimin yarışma
    sırasında ortaya koyulabilme düzeyi de performansın düzeyi hakkında bilgi
    verir.

    2- Performansı oluşturan öğeler nelerdir?
    Performansı oluşturan öğeler Astrand ve Rodalh'a göre üç ana başlık altında
    toplanır. Bunlar sırasıyla şunlardır:
    a-Enerji oluşumu (aerobik-anaerobik), b-Nöro-müsküler(sinir-kas) ileti, c-
    Psikolojik faktörler (motivasyon)

    3-Performansı etkileyen faktörler nelerdir?
    Performansı çeşitli faktörler etkiler. Bu faktörler öncelikle iç ve dış faktörler
    olmak üzere ikiye ayrılırlar.

    İç faktörler veya internal (kişisel) faktörler adını verdiğimiz faktörler şunlardır:
    a. Antrenman düzeyi, b. Yaş, c. Cinsiyet. d. Fiziksel uygunluk (physical
    fitness), e. Irksal faktörler, f. Stres düzeyi, g. Motivasyon durumu, h.
    Beslenme, ı. Ergonomik destekleyiciler, j. Sağlık durumu, k. İlaç kullanımı

    Dış faktörler veya eksternal faktörler ise şunlardır:
    a. İrtifa, b. Nem c. Sıcaklık, d. Zemini durumu

    Yukarıda sıralanan faktörler durumlarına göre performansı olumlu ya da
    olumsuz yönde etkilerler.

    4- Antrenman nedir?
    Belirli bir sistem içinde hedeflenen sportif performansı elde etmek için bir
    program çerçevesinde, sportif performans öğelerini geliştirmeye yönelik
    çalışmaların tümüdür. Fizyologlar antrenmanın tanımını şöyle yapmaktadır:

    Vücuda yapılan tüm yüklenmelerde fonksiyonel ve morfolojiye uygunluk,
    yüklenmeler sonucu organizmada bir değişikliğin meydana gelmesi ve sonuçta
    verim artışına neden olunma. Bir başka antrenman tanımını ise şöyle
    görmekteyiz:Alıştırmalar yardımı ile sporcuların fiziksel, teknik, taktik, zihinsel,
    psikolojik ve motorsal hazırlığıdır.

    5-Antrenmanın etkileri nelerdir?
    Doğru ve sistemli yapılan bir antrenman ile tüm performans öğeleri
    geliştirilebilinir. Antrenman enerji oluşum sistemi üzerinde olumlu etkilerde
    bulunur. Bu şekilde kardiyo-vasküler (kalp-damar) sistemi antrenman ile
    gelişerek sporcunun aerobik gücü (oksijenli-güç) aratırılır. Yorgunluğa karşı
    direnç artar. Nöro-müsküler (sinir-kas)ileti antrenmanla iyileştirilir. Kuvvet
    artırımı sağlanır. Koordinasyon, esneklik gelişir. Hareketlilik ve beceri gibi
    özellikler, iyileştirilir. Ayrıca sporcunun, teknik, taktik, zihinsel ve psikolojik
    özellikleri de gelişir. Özet olarak antrenman ile sporcuların enerji oluşum
    sistemleri, kuvvetleri ve motorik özellikleri geliştirilebilinir.

    6- Aerobik enerji oluşumu nedir?
    Organizmanın oksijenli enerji oluşum sistemidir. Burada hücre düzeyinde kan
    aracılığı ile gelen oksijen, enerji verici maddeleri yakar. İnsan organizması
    genelde aerobik yaşam (oksijenli ortamda) süren bir canlıdır. Burada
    solunan hava akciğerde alveolleri (hava keseleri) doldurur. Alveollerin (hava
    keseleri) çevresi kapiller (kılcal) damarlarla örümcek ağı gibi örülüdür. Burada
    kılcal damarların içindeki kanda bulunan ve eritrositlere(alyuvarlar) kırmızı
    rengini veren bir demiroksit bileşimi olan hemoglobin, alveollerin(hava keseleri)
    içindeki havada bulunan oksijenle difüzyon yolu (az yoğun ortamdan, çok
    yoğun ortama geçiş)ile birleşir ve oksihemoglobin yapar. Bu madde kan içinde
    kalbe gelir ve kalp onu hücre düzeyine kadar pompalar. Hücre düzeyine kadar
    pompalar. Hücre düzeyinde hemoglobin karbondioksitle birleşip, oksijeni bırakır
    ve tekrar kalbe gelip, kirlenmiş kanın temizlenmesini sağlar. İşte burada hücre
    düzeyine gelen oksijen, enerji verici maddeleri öncelikle karbonhidrat(şekerler)
    yakar ve aerobik yolla (oksijenli yol) enerji (atp)oluşur.

    7- Aerobik güç nasıl geliştirilir?
    İnsan organizmasının, aerobik gücünün (Bu uygulamada dayanıklılık olarak
    bilinir), yani oksijenli enerji oluşum sistemlerinin güçlendirilmesi için geliştirilen
    çeşitli antrenman yöntemleri vardır. Bu yöntemler genelde şu ana başlıklar
    altında toplanır:
    a-Maraton tipi antrenman :Burada kısmen yavaş uzun mesafe koşular (Spor
    türüne göre yüzme de olabilir) söz konusudur.

    b-İnterval antrenman:Aralı antrenman adı da verilen interval çalışma,
    sporcuların aerobik güçlerini en süratli geliştiren antrenman metodudur.
    İnterval çalışmanın dört temel unsuru vardır. Bunlar sırasıyla mesafe, ara,
    tempo ve tekrar sayısıdır. Kısaca MATT ile ifade edilir. İnterval antrenman iki
    çeşittir.

    Bunlar extensiv (yaygın) internal ve intensiv (yoğun)interval.
    c-Fartleks:Tempolu oynaş koşusu diye de adlandırılan bu antrenman şeklinde
    sporcular minimum 30-45 dakika arasında engebeli arazide, çeşitli çıkışlar,
    inişler yaparlar.

    8- Anaerobik enerji oluşumu nedir?
    Organizmanın oksijensiz enerji oluşum sistemidir. İki bölümü vardır: ATP-CP'li
    sistem (alaksit) ve laktik asitli sistem (laktasit). Tüm fiziksel aktiviteler
    sırasında önce kas hücresi içinde bulunan hazır ATP (adenozintrifosfat)
    devreye girer. Daha sonra eğer ortamda yeterli oksijen yoksa enerji verici
    maddeler oksijensiz olarak yakılırlar. Bu işlem sonunda laktik asit (süt asidi) adı
    verilen bir yan ürün ortaya çıkar. İşte bu sisteme de laktik asitli sistem de
    laktik asitli sistem denir.

    9- Anaerobik güç nasıl geliştirilir?
    İnsan organizmasının anaerobik gücü genel olarak, aerobik güçten daha zor
    geliştirilen bir özelliktir. Burada temelde iki noktadan hareket edilir. Bu
    noktalar;supramaksimal (maksimalüstü) yüklenmeler ve tekrar metodudur.
    Özellikle supramaksimal (maksimalüstü) yüklenmeler ve tekrar metodu ile
    organizmanın laktik aside (süt asidi) olan dayanıklılığı artırılır. Bu yüklenmeler
    devamlı yüklenme yönteminden daha kısa süreli, fakat daha yoğundur.

    10- Steady state (hazır durum) nedir?
    Steady state (hazır durum);bir fiziksel aktivite sırasında o fiziksel aktivite için
    gerekli olan enerjinin sağlandığı, alınan oksijen ile kullanılan oksijenin
    dengelediği durumdur. Fiziksel aktivite sırasında aktiviteye uyum için kalp
    vurum sayısında lineer (çizgisel) bir artış görülür. Bu artış eğer steady state
    (hazır durum) sağlanmış ise durulur, kalp vurum sayısı dengelenir ve
    değişiklikler minimale indirgenir. Burada alınan ve harcanan oksijenin
    dengelenmesi söz konusudur. Genelde fizyologlar tarafından organizmanın
    steady state (hazır durum) haline gelmesi, kalp vurum sayıları arasındaki farkın
    dakika 5'in altına düşmesi olarak kabul edilir.

    11- Kalp vurum sayısı (nabız) nasıl sayılır?
    Kalp vurum sayısı antrenman sırasında genelde iki noktadan alınır. Bu noktalar
    el bileğinde arterioradialis ve boyundaki arteriocarotis'tir. Kalp vurum sayısı
    normalde bir dakika süre zarfında sıfırdan başlamak koşuluyla alınır. Ama
    antrenman pratiği içinde bir dakikalık sürede kalp vurum sayısında düşme
    görüleceğinden, genelde 10 veya 15 saniyelik sürelerle kalp vurum sayısı alınır.
    10 saniye alındığında bulunan sayı 6, 15 saniye alındığında bulunan sayı 4 ile
    çarpılır. Burada unutulmaması gereken nokta 10 saniye alındığında + 6, 15
    saniye alındığında +4 hata payı olacağıdır.

    12- Hangi spor dalında, hangi enerji oluşumu etkindir?
    Spor dallarında enerji oluşum sistemlerinin hangisinin etkin olduğu çeşitli
    araştırmacılarca ortaya konulmuştur. Kuşkusuz bir fiziksel aktivite sırasında
    tüm enerji oluşum sistemleri kullanır. Ama burada önemli olan hangisinin
    etkinliğinin daha yoğun olduğudur. İşte bu aşamada spor dalları enerji oluşum
    yolları açısında çeşitli sınıflandırmalara ayrılmıştır. Süresel olarak
    değerlendirildiğinde, bir dakika ve altında süren tüm aktivitelerde etkin olan
    enerji oluşum şekli anaerobik enerji oluşumudur. Örneklemek gerekirse 100 m,
    200 m 400 m, uzun atlama, yüksek atlama, sırıkla yüksek atlama. gülle atma,
    50 m ve 100 metre yüzme, bisiklet pist yarışları, cirit atma, disk atma, çekiç
    atma, kayakta slalom ve iniş yarışları v. b gibi spor dalları da etkin olarak
    kullanılan enerji oluşumu anaerobiktir. 5. 000 m, 10. 000 m, 20. 000 m,
    maraton bisiklet yol yarışları, yürüyüş, kayak kros, kürek çekme v. b gibi spor
    dalları da aerobik enerji oluşumunun etkin olduğu dallardır.

    Futbol, basketbol, voleybol, hentbol gibi takım oyunları göz önüne alındığında,
    burada her iki oluşum sisteminin de etkinlikleri söz konusudur. Örneklemek
    gerekirse bir futbol, basketbol veya hentbolde hızlı hücum sırasında atılan
    deparlarda yoğun olarak anaerobik enerji oluşumu devrededir. Ama bu
    deparların ardından geriye jog ile dönüşürler, savunma alanından hücum
    alanına geçişte paslaşmalar, süratli olmayan top sürmelerde aerobik enerji
    oluşumu devrededir. Sportif oyunlarda kullanılan enerji oluşum sistemleri iç
    içe geçmiştir. Birlikte kullanılır. Ama bu takım oyunlarını süresel olarak
    değerlendirdiğinizde 2 x 45 dakika süren bir fotbolun, 2 x 20 dakika süren bir
    basketbolun ve 2 x 30 dakika süren bir hentbolün aerobik etkinliğinin
    tartışılmaması gerekir.

    13- Kaç çeşit kas vardır?
    İnsan vücudunda üç çeşit kas vardır. Bunlar, düz kas, çizgili kas ve kalp
    kasıdır. Bunlardan düz kas, istem dışı çalışan kaslardır. Ve bu kaslar iç
    organlarımızın çevresinde yer alır. Çizgili kaslar istemli olarak kasılan kaslardır.
    Kalp kası ise çizgili kas görüntüsünde olan, ama düz kas gibi çalışan özel bir
    kastır.

    14- Çizgili kaslar kaç çeşittir?
    Vücudumuzda istemli olarak kasılan çizgili kaslarımızı oluşturan lifler, beyaz ve
    kırmızı lifler olarak ikiye ayrılır. Burada beyaz lifler, çabuk kasılan liflerdir ve FT
    veya Tip 2 diye adlandırılır. Ayrıca bu lifler kendi arasında da Tip 2 a veya Tip
    2 b olmak üzere ikiye ayrılır. Bu lifler sürat ve kuvvet geliştirmede önemli olan
    liflerdir, çabuk kasılır. Özellikle sıçrama, sürat koşuları gibi alanlarda etkilidir.
    Ayrıca süratli yavaş kasılan fibriller arasında bir geçiş şekli olan Tip 2 c'den de
    söz edilmektedir.

    Kırmızı lifler ise ST veya Tip 1 olarak adlandırılan lifllerdir. Bu lifler dayanıklılık
    lifleridir. Kısaca araştırmalarda sürat koşucularında beyaz liflerin, dayanıklılık
    koşucularında kırmızı lif sayılarının daha fazla olduğu görülmüştür.

    15-Kas lifi sayısı artar mı?
    Kas lifi sayısı doğuştan geldiği sayı ile devam eder. Kas antrenmana bağlı
    olarak belirli oranda enine kesitinde kalınlaşır. Kas kütlesi büyür. Buna hipertrofi
    adı verilir. Kütlenin büyümesi, her kas lifinin kalınlaşmasıyla, bu da miyofibril
    sayısının artmasıyla oluşur. Bunun yani hipertrofinin bir başka nedeni de belirli
    gerilim dalgası MSS (merkezi sinir sistemi)'nin kasılmaya katılmasıyla
    görüldüğüdür. Hettinger'e göre her 2mc kas 6 kg ağırlık kaldırabilmektedir.
    Dolayısıyla kasın enine kesiti arttıkça üreteceği kuvvet de artmaktadır.
    Temelde kas lifi sayısı artmaz. A m a Goldberg ve arkadaşları 1975 yılında, kas
    lifinin enine kesitinin belirli bir değere geldikten sonra çatallandığını tespit
    etmişlerdir. Bu dallanmaya da hiperplazi adı verilmiştir

    16-Kasların ortak özellikleri nelerdir?
    Kasların beş ortak özelliği vardır. Bu özellikler şunlardır:a. Uyarılabilme, b.
    İletebilme c. Kasılabilme, d. Elastik olma, e. Viskoz kitle olmalıdır. Her canlı
    doku gibi kaslar kendilerine yapılan uyarana yanıt verir. Bu yanıt kasılma
    şeklindedir. Genelde kaslar sinir yolu ile uyarılırlar. Ve bu uyarıyı iletebilme
    özelliğine sahiptir. Kasın kendisine gelen uyarılara yanıt verme şekli,
    kasılabilmedir. Kası istirahat uzunluğundan daha öteye germeye çalışırken, bir
    direnç ile karşılaşırız ve kası gerip uzatan kuvvet kesildiğinde, kas eski
    boyuna döner. Bu elastikiyet özelliğidir. Kas, şeklini değiştirmek isteyen
    kuvvete karşı, iç sürtünmelere bağlı bir direnç gösterir. Bu iki kuvvet arasında
    bir süre içinde denge oluşur. Bu kasın viskozite(akışkanlık) özelliğidir.

    17-Kuvvet nedir?
    Kuvvet tanımı çeşitli bilim alanlarında, değişik şekillerde yapılır. Sportif
    bağlamda bir direnci yenebilme kuvvet adı verilmektedir.

    18-Kaç çeşit kuvvet vardır?
    Üç çeşit kuvvet vardır. Bunlar maksimal (birim kuvvet, kaba kuvvet, temel
    kuvvet), çabuk kuvvet ve de kuvvete devamlılıktır.

    19-Maksimal kuvvet nedir?
    Maksimal kuvvet bireyin bir seferde üretebileceği en büyük kuvvet miktarıdır.
    Bir başka deyişle nöromüsküler (sinir-kas) sistemin istemimizle kasılması
    sonucu kaldırılabilecek en büyük ağırlığın kaldırılmasıdır. Maksimal kuvvet,
    sprint ve büyük sıçramalarda sürat ile birleştirilebildiği gibi, kürek sporunda
    dayanıklılıkla da birleştirilebilir.

    20-Maksimal kuvvet nelere bağlıdır?
    Maksimal kuvvetin büyüklüğü genelde beş faktöre bağlıdır. Bu faktörler
    sırasıyla şunlardır:

    a. Kasın fizyolojik kesitinin büyüklüğü, b. İnter-müsküler koordinasyon
    (yapılan hareketlere katılan kaslar arasındaki koordinasyon), c. İntra-müsküler
    koordinasyon (kas içi koordinasyon), d. Kas fibril türü (FT dominant-baskın-
    olanlar daha fazla kuvvet üretir), e. Motivasyon

    21-Çabuk kuvvet nedir?
    Çabuk kuvvet, en kısa sürede oluşturulabilen en büyük kuvvettir. Ya da nöro-
    müsküler (sinir-kas sistemi) sistemin bir direnci en kısa sürede yenebilme
    yeteneğidir. Bir kişinin vücudunun farklı bölümleri, farklı çabuk kuvvet üretir.

    22-Çabuk kuvvet nelere bağlıdır?
    Çabuk kuvvet şu faktörlere bağlıdır: a. İntra-müsküler koordinasyon (kas içi
    koordinasyon), b. Aktif hale getirilebilen liflerin kasılma hızına (burada aktif halr
    gelen liflerdeki FT-hızlı kasılan ve ST, yavaş kasılan lif oranları önem
    taşımaktadır), c. Devreye giren kas liflerinin kasılma kuvvetine. Burada
    patlayıcı kuvvet ve çabuk kuvvet karıştırılan kavramlardır. Ama birbirleri ile
    yakın ilişkisi olan kavramlardır. Patlayıcı kuvvetin, çabuk kuvvetle yakın ilişkisi
    vardır. Patlayıcı kuvvet mümkün olduğu kadar dikey artışı sağlayabilme
    yeteneğidir. Burada birim zamandaki kuvvet artışı gündemdedir.

    23-Kuvvette devamlılık nedir?
    Kuvvette devamlılık, bir ağırlığın uzun süre kaldırılabilme yeteneğidir. Bir başka
    deyişle, uzun süre devam eden kuvvet uygulamalarında organizmanın
    yorgunluğu yenebilme, yorgunluğa karşı koyabilme yeteneği de denebilir

    24-Kuvvette devamlılık nelere bağlıdır?
    Kuvvette devamlılıkta iki ana faktör etkindir. Bu faktörler sırasıyla şunlardır:a.
    Uyarının şiddeti ve uyaranların kapsamı b. Kassal yorgunluk.

    25-İzometrik kas kasılması nedir?
    İzometrik kas kasılması, kas boyunun sabit kaldığı bir kasılmadır. İzo;eşit,
    metrik;uzunluk demektir. Bu tür kas kasılmasında kasın boyu sabit kalırken,
    tonusu(gerimi) artmaktadır. Buna statik kas kasılması adı verilir. Örnekleme
    gerekirse, ayakta dik durma, yerçekimine karşı (antigrativite)kaslarının
    izometrik kasılması ile gerçekleşir. Sabit bir duvarı itmeye çalışma da bu
    kasılma türüne bir örnektir. Sportif aktiviteler içinde izometrik kasılmaların en
    yoğun görüldüğü spor dalı güreştir.

    26-İzotonik kas kasılması nedir?
    Bu kasılma şeklinde kasın boyu değişirken, gerimi sabit kalmaktadır. Burada
    izo;eşit, tonik;gerim, demektir. Bu kas çalışmasında kas boyu kısalır
    (konsantrik) ve uzar (eksantrik). Dinamik kas kasılması da denir. Hareketin hızı
    değişebilir.

    27-Eksantrik kas kasılması nedir?
    Eksantrik kas çalışması sırasında kasın boyu uzar. Örneklemek
    gerekirse;barfikste kendini yukarı çeken kişinin yer çekimi etkisiyle bir süre
    sonra aşağıya sarkmaya başlamasında biceps kası (pazu kası) açılarak (boyu
    uzayarak ) çalışır.

    Yani eksantrik kasılma, uzayarak bir kas çalışmasıdır. Ve kasın boyu değiştiği
    için izotonik bir kasılma şekli olduğunu da söyleyebiliriz. Eksantrik kasılma için
    bilim dünyasında iki ayrı görüş vardır Genelde egzersiz fizyologları, eksantrik
    kasılmayı bir izotonik kasılma olarak değerlendiremez. Onlara göre kasılma
    olabilmesi için kayan filamanlar teorisine göre, kasın boyunun kısalması
    gerekmektedir. Egzersiz fizyologları böyle düşünürken, spor bilimcileri de bunun
    tersini düşünmektedir. Spor bilimcilere göre de kasın boyu değiştiği için, bu
    kasılma da izotonik bir kasılma şeklidir. Bu çalışmalarda daha hızlı bir kuvvet
    gelişimi sağlanır.

    28-Konsantrik kas kasılması nedir?
    Dinamik bir kasılma şeklidir. Kasın tonusu (gerimi) sabit kalırken boyu
    kısalmaktadır. Yani kısalarak bir çalışmadır. Bir ağırlığın yerden yukarıya
    kaldırılması, bu kasılma türüne basit bir örnektir. Kas boyu değiştiği için
    konsantrik kasılma da bir izotonik kasılma şeklidir.

    29-İzotonik kas kasılması nedir?
    İzotonik kasılmada tüm haraket genişliği içinde sabit bir hız ve maksimal
    gerimin sağlandığı bir kas çalışması görülür. Bu durumda hız sabit kalır ve
    kaslara binen yük değişir.

    İzokinetik kasılma özel aletlerle sağlanır. Mini-Gym veya Cybex aletleri değişik
    açılarda, sabit bir hız ile izokinetik kasılma yaptırabilen aletlerdir.

    30-Oksotonik kasılma nedir?
    Bu kasılma kompleks bir kasılma çeşididir. Oksotonik kasılmada ilgili kas grubu
    önce izotermik sonra konsantrik ve eksantrik kasılır. Yani üçü birlikte görülür.
    Oksotonik kasılma, eksatrik ve konsantrik kasılmaların peşi sıra veya kombine
    olarak kasılmasıdır.

    31-Kuvvet nasıl geliştirilir?
    Kuvvet gelişimi tekrar ve interval yöntemleriyle sağlanır. Bu yöntemlerden
    bazıları, serbest ağırlık ile çalışma (free weight training), ağırlık makinelerinde
    (weight machine) çalışmadır. Bu çalışmalarda mutlaka bir uzman tarafından
    program hazırlanmalıdır. Tekrar yöntemi ile interval yöntemi;dairesel (circuit)
    antrenman, setler (klasik halterci çalışması) halinde ve diğer bazı özel
    organizasyonlar şeklinde düzenlenebilir.

    Ağırlık çalışmalarına başlarken, ağırlık çalışmalarına hazırlık çalışmaları
    yapılmalıdır En az7-8 antrenman yapılacak bu çalışmaların ardından kaba
    kuvvet(birim kuvvet, maksimal kuvvet, temel kuvvet ) çalışmalarına
    geçilebilir. Bu çalışmaları çabuk kuvvet çalışması ve kuvvet devamlılık
    çalışması izlemelidir.

    32-Ağırlık çalışmalarında nelere dikkat edilmelidir?
    Ağırlık çalışmaları sırasında bazı konulara dikkat edilmelidir. Eğer bu konulara
    dikkat edilmez ise sporcuların sakatlanma risklerinin artması söz konusudur.
    Ağırlık çalışması öncesi mutlaka iyi bir ısınma ve stretching (germe) çalışması
    yapılmalıdır. Çalışmalar sırasında eğer serbest ağırlık ile çalışılıyorsa, öncelikle
    ağırlık tutma şekli, soluk alıp verme gibi ayrıntılarıyla teknik öğretilmelidir.
    Serbest ağırlıkların bağlantı ve sıkıştırma yerleri her kaldırma öncesi kontrol
    edilmelidir. Ağırlık çalışmaları sırasında sporcuların birbirlerine kesinlikle şaka
    yapmaları engellenmelidir.

    33-Sürat nedir?
    Fizyolojik açıdan sürati değerlendirdiğinizde ;sinir sisteminin hareketlilik
    temeline bağlı olarak kas isteminin hareketleri en kısa zaman içinde yapabilme
    yeteneğidir. Ve sürat, kuvvet ile direkt bağlantı bir özelliktir. Bir başka deyişle
    hareket uyaranı ile uyaranın kesilmesi arasındaki hızlı değişim sonucu kas
    sistemi amaca uygun yüksek bir hareket frekansı oluşturur. Bu hareketlere
    ancak uygun kuvvet uygulanmasıyla erişilebilinir. Sürat, çok yönlü ve karmaşık
    bir özelliktir. Antrenman bilimindeki en karmaşık konuların başında gelmektedir.
    Bu konuda yapılacak çalışmalarda mutlaka bir uzmandan yardım alınmalıdır.

    34-Sürat nasıl geliştirilir?
    Kuvvet olmaksızın sürati geliştirmek olası değildir. Sporcunun sürati
    geliştirilmek isteniyorsa kuvvetin geliştirilmesi gerekir. Süratin artımı için
    maksimal hareket sürati ve maksimal kuvvetin artırılması gerekmektedir.
    Unutulmaması gereken, maksimal hareket süratinin geliştirilmesi olağanüstü
    güç iken, kuvvetin geliştirilmesinin kolaylılığıdır. Sürat üç ana öğeye ayrılır.
    Bunlar a. Reaksiyon zamanı, b. Hareket sürati (her bir hareketin sürati) ve
    c. Hareket frekansı (temposu). İşte bu noktada süratin geliştirilmesi sürati
    oluşturan bu öğelerin her birinin ayrı ayrı geliştirilmesi ile sağlanır.

    35-Dayanıklılık nedir?
    Dayanıklılık kavramı için çeşitli tanımlamalar söz konusudur. Genel olarak,
    yorgunluğa karşı direnme niteliği ya da yorgunluğa dayanabilme gücü olarak
    değerlendirilir. Jonath'a göre dayanıklılık, çalışmanın kalitesini düşürmeksizin
    durağan(statik) ya da dinamik bir yüklenmeyi, olabildiğince uzun süre
    yapabilme yeteneğidir. Simkin'e göre ise dayanıklılık, insanın güç yeteneğini
    koruyabildiği sürenin uzatılması, bir çalışmanın ya da dış çevrenin elverişsiz
    koşullarının etkisine rağmen yorgunluğa karşı organizmanın artırılmış direnme
    gücüdür. Dayanıklılık için uzmanlarca çeşitli sınıflandırmalar ve gruplandırmalar
    yapılmış. Bunlardan ilki, enerji oluşum sistemleri açısından değerlendirmedir.
    Burada dayanıklılık, aerobik (oksijenli) dayanıklılık ve anaeorobik (oksijensiz)
    dayanıklılık diye ikiye ayrılmaktadır. Bir diğer sınıfladırma da Harre'ye göre
    süresel açıdan yapılmıştır. Bu da kısa orta ve uzun süreli dayanıklılıktır. Son
    olarak da dayanıklılık, temel ve özel dayanıklılık olarak değerlendirilmiştir.

    36-Dayanıklılık nasıl geliştirilir?
    Dayanıklılığın geliştirilmesine yönelik antrenman yöntemleri üç ana başlık
    altında toplanabilir.

    a. Devamlı yükleme yöntemleri, b. İnterval (aralı) yüklenme yöntemleri
    (intensiv/yoğun ve ekstensiv/yaygın interval olarak da ikiye ayrılır), c.
    Yarışma ve kontrol yöntemleri. Bu üç yöntemin her biri değişik şekilde organize
    edilerek kullanılır.

    37- Koordinasyon nedir?
    Koordinasyon, amaca yönelik bir hareketle iskeletle kasları ile merkezi sinir
    sisteminin uyum içinde çalışması. etkileşimidir. Koordinasyon, bir sınıflama
    şekline göre genel ve özel koordinasyon olarak ikiye ayrılır. Burada genel
    koordinasyon, bir kişinin hangi spor dalıyla uğraşırsa uğraşsın çeşitli hareket
    becerilerini kazanmasıdır. Özel koordinasyon ise bir spor dalında çeşitli ve bir
    seri hareketin hızlı, akıcı ve uyumlu bir şekilde yapılmasıdır.

    38-Çabukluk nedir?
    Çabukluk, kasların mümkün olan en kısa zamanda dış dirençlere vücut, ya da
    vücudun bir kısmının direncine rağmen eklemleri harekete geçirebilme
    özelliğidir. Yani çabukluk veya çeviklik ile bütün motorik davranışların
    kondisyonel ve koordinatif kalitesi anlatılmaktadır.

    39- Beceri nedir?
    Beceri, iş yapana nispeten daha az bir eforla daha fazla iş yapma olanağı
    sağlar. Beceri daha ziyade değişik kas grupları arasında iyi bir koordinasyon
    sağlanır. Yani beceride, inter müsküler (kaslararası) koordinasyon önemlidir.
    Kassal bir işin kolaylıkla yapılması becerikli bir hareket özelliğidir. Becerili bir
    vücut hareketinde merkezi sinir sisteminden (MSS) kaslarda emirler entegre
    hareketleri doğru ve iyi bir şekilde yaptıracak miktar ve de sırada gelir. Yeni
    hareketler karşısında insan aşırı duyarlılık ve aşırı aktivite gösterebilir. Fakat
    pratik yapa yapa hareketleri kontrole yardım eden aktif inhibitör (engelleyici,
    bastırıcı) bir kuvvet gelişir ve bu hareketler daha direkt ve etkili olmaya
    başlar. Beceri, özünde hareket aygıtı bölümlerinin hassas motor (hareketsel)
    davranışlardaki koordinasyon kalitesini anlatır.

    40-Hareketlilik nedir?
    Spor biliminde hareketlilik kavramı, ya da hareket genişliği Harre'ye göre
    insanın hareketleri açısal değer olarak büyük bir genişlik içerisinde yapabilme
    yeteneği olarak tanımlanabilmektedir. D. Martin ise bu kavramı, eklemlerin her
    yönde optimal (en uygun) hareket edebilme yeteneği olarak tanımlar. Spor
    pratiğe hareketlilik çoğu kez değişik alıştırmalarda belirli hareket büyüklüğü
    standartları olarak ele alınır Örneklersek, otururken, dizleri bükmeden gövdeyi
    öne doğru götürüp, eller ile ayak burunlarına değmek. Genelde spor
    dünyasında esneklik ve hareketlilik kavramları karıştırılır. Burada esneklik,
    hareketliliğin bir parçasıdır. Esneklik salt kasla ilgilidir. Hareketlilik ise
    eklemlerin, kasların, bantların ve kirişlerin belirlediği bir ortam içerisinde ve
    nöro fizyolojik yönlendirme süreciyle belirlenir.

    41-Hareketliliğin spordaki önemi nedir?
    Hareketlilik gerek nitelik (kalite) gerekse nicelik (kantite) bakımından iyi bir
    hareketin ortaya koyuluşunda temel ön şartı oluşturmaktadır. Eklemlerdeki
    yetersiz hareketlilik, beraberinde şu sorunları getirir:

    a- Belirli hareket becerisini kazanmak imkansızlaşır ve hareket öğrenimi
    yavaşlar.
    b- Sakatlanma riski artar. Kondisyonel ve koordinatif gelişim yeteneği
    yavaşlar, bu özelliklerden tam yararlanılmaz.

    Dayanıklılığın önemli olduğu spor dallarında hareketlilik yüksek düzeyde hareket
    ekonomisi sağlar. Sürat açısından da sınırlı bir hareket genişliği yani
    hareketliliğin yeterli olmaması, çoğu kez hareket süratinde, ivme yolunu
    kısaltıp, dezavantaj sağlar.

    42-Süper kompenzasyon(Fazla tamlama) nedir?
    Bir fiziksel aktivite sırasında, insan organizması içindeki çeşitli maddeler
    kullanılmaya bağlı olarak eksilir. Jakowlew'e göre fiziksel aktivite sırasında
    oluşan bu eksilmenin, aktivite ardından tamamlanması eksilenden daha fazla
    olmaktadır. Bu olaya süper kompenzasyon (fazla tamlama) adı verilir.

    43-Circuit training (Dairesel çalışma )nedir?
    Circuit training, gerek formel (o spora özgü) gerekse genel motorik özellikleri
    geliştirici (informel) çeşitli istasyonların arka arkaya dizildiği, belirli süre
    dizildiği, belirli süre dinlenmeyi içeren kuvvet gelişimine yönelik bir çalışma
    şeklidir. Genelde 8-12 istasyondan oluşan bir sıralama içindedir. İstasyon
    sayısı, yaş, geliştirilmek istenen özellik ve güç düzeyi göz önüne alınarak
    seçilir.
    İstasyonlardaki çalışma süresi 20 ile 40 saniye arasındadır İstasyonlar
    arasındaki dinlenme süresi sporcuların güç düzeyine, amaca göre ayarlanır.
    Burada dinlenme süresi 1:1 (yani yüklenme süresi kadar dinlenme süresi), 1:1.
    5 veya 1:2 gibi ayarlanır. Dairesel çalışma özellikle kuvvette devamlılık veya
    genel kuvvet çalışmalarında kullanılır.

    44-Yükseklikte sportif performans nasıl etkilenir?
    Deniz seviyesinden yukarılara çıkıldıkça, hava basıncı azalır. Doğal olarak da
    havanın içindeki oksijen miktarı düşer. İnsan organizması bu koşullara, kalp
    vurum sayısı ve soluk alma sayısını artırarak adapte olmaya çalışır. Yaklaşık üç
    haftalık bir sürede bu oksijen azlığına bağlı olarak ortaya çıkan hipoksi,
    birtakım mekanizmaları uyararak kandaki hemoglobin miktarının artmasını
    sağlar. Böylece kandaki hemoglobin miktarının artmasını bağlı olarak, kalp
    vurum sayısı ve soluk alma sayısı eski haline döner. Bu durum belirli bir süre
    için sporcu normal seviyeye inince, özellikle dayanıklılık gerektiren durumlarda
    avantaj sağlar.

    45-Yükseklik çalışmasının yararı var mıdır?
    Eğer bir takım tüm sezonu göz önüne alıp, yükseklik çalışması yapmaya çıkmış
    ise bunun hiçbir yararı yoktur. Çünkü, üç haftalık süre içinde yüksekliğe
    adapte olan ve hemoglobin miktarını artıran organizma, deniz düzeyine
    inince;yeniden deniz düzeyinin koşullarına adapte olur. Doğal olarak da
    hemoglobin miktarı eski düzeyine döner. Bir tek maç yapılacak ise (o maç
    deniz düzeyine inildiğinde kimi araştırmacılara göre ilk üç dört gün
    içinde ;kimilerine göre de ilk altı yedi gün içinde yapılmalıdır) o zaman bir
    avantaj söz konusu olabilir. Bu arada bu tür bir dağ kampının tüm sporcuları bir
    arada tutma, gün boyu o branşa yönelik teorik çalışma yapma olanağı ve de
    yaz sıcağından belirli oranda kurtulma olanağı sağladığı göz önüne alınmalıdır.
    Bunların dışında başka bir şey beklemek, kendini aldatmadır.

    46-Sporcunun nabzı neden düşüktür?
    Fiziksel aktivitenin kardiyo-vasküler (kalp-damar) sistemi üzerine yapmış
    olduğu olumlu etki (adaptasyon) nedeniyle sporcunun nabız sayısı düşüktür.
    Bu noktada düzenli fiziksel aktivite, sporcuda kalp kasının gelişmesine ve sol
    ventrikülün (karıncık) büyümesine neden olur. Bu da beraberinde kalbin bir
    seferde vücuda pompaladığı kan miktarının artmasına neden olmaktadır.
    Dolayısıyla pompalanan miktar arttığı için, pompalama adedi azalmış olur.

    47-Nabız maksimum kaça kadar çıkar?
    Pratikte kişinin maksimum nabız sayısı Hollman'a göre 220 sayısından yaşının
    çıkartılması ile elde edilir. Burada 220 doğum öncesi çocuğun eristiği nabız
    sayısıdır. Örneklersek, 25 yaşındaki bir sporcunun nabız sayısı yaklaşık 195'e
    kadar çıkabilir.

    48-Overtraning (Sürantrenman )nedir?
    Süratrenman daha ziyade psişik olan, antrenman periyodunun genelde
    sonlarına doğru oluşan kronik (uzun süreli) bir yorgunluğun ifadesidir. Burada
    kassal faktörlerle birlikte, sinirsel ve psişik faktörler de etkilidir.

    49-Sürantrenman belirtileri nelerdir?
    Sporcuların sürantrene durumlarında şu belirtiler görülür: Sporcu huzursuz
    hale gelir. Çabuk yorulur. Baş ve sırt ağrılarından şikayet eder. Çok terleme
    olur. Nefes darlığı görülür. Düzensiz uyku durumu ortaya çıkar. Yarışma arzusu
    azalır. İştah azalır. Kilo kaybı gündeme gelebilir. Sabahları taşikardi görülür,
    yani nabız sayısı artar.

    50-Sürantrenman nasıl önlenir?
    Burada antrenör mutlaka spor hekimi ile işbirliği yapmalıdır. Antrenman dozu iyi
    ayarlanmalı, öncelikle yoğunluk düşürülmeli, uyku düzene sokulmaya
    çalışılmalı, beslenmeye dikkat edilmelidir. Antrenman sezonu sporcu için cazip
    şekle getirilmelidir. Arada sırada program dışı izinler verilmeli veya değişik
    aktiviteler gündeme getirilmelidir.

    51-Sürantrenman nasıl tedavi edilir?
    Burada en iyi ilaç antrenman sayısı azaltmak, belirli antrenmanları iptal
    etmektir. Bununla beraber değişik ortamlarda yürüyüş ve değişik aktiviteler
    yapılmalıdır. Mutlaka bir spor hekimi ile işbirliği yapılmalıdır.

    52-Sigaranın performansa zararı nedir?
    Sigara insan sağlığına verdiği zararların dışında performansı da olumsuz yönde
    etkiler. Özellikle dayanıklılık içeren sporlarda, sigaranın zararı ve performansa
    olumsuz etkisi daha belirgindir. Sigara içindeki nikotin, akciğer alveollerinin
    (hava keselerinin) tam olarak şişmesini sağlayan surfaktan isimli maddenin
    salgılanması azaltır.

    Bu da alveollerin tam olarak şişmesine ve de oksijen ile çevresindeki kapiller
    (kılcaldamarlar) içindeki kanın, birleşme oranını;yani oksijen taşıma kapasitesini
    düşürür. Ayrıca, sigara dumanında yüzde 4 oranında bulunan karbonmonoksit
    de, hemoglobin ile oksijenden daha kolay birleşebildiği için kanın oksijen taşıma
    kapasitesini azaltır. Sigaranın damar sertliği ve böbrekler üzerinde yıkıcı
    etkileri de saptanmış gerçeklerdir.

    53-Rejenerasyon (Normale dönme, toparlanma) nedir?
    Bir fiziksel aktivite sırasında organizmanın homeostasis adı verilen iç dengesi
    bozulur. Aktivitenin şiddeti ve süresine göre dinlenik durumdaki organizmanın
    çeşitli değerleri (kalp vurum sayısı, tansiyon, soluk alma sayısı, kan ph'sı v. d
    leri) değişiklikler gösterir. Fiziksel aktivite bitince de bu değerlerin her biri farklı
    sürelerde normale yani dinlenik durumdaki değerlere dönerler. İşte, bu olaya
    normale dönme, toparlanma veya rejenerasyon adı verilir. Burada normal
    süresi yapılan fiziksel aktivitenin şiddeti ve süresine göre değişir. Ayrıca,
    dinlenme şekli ve kondisyon düzeyi de bu süreyi etkiler. Literatürler
    göstermiştir ki aktif dinlenme, normale dönme veya toparlanma süresinde
    kısaltmaktadır.

    54-Sporcunun cinsel yaşamı nasıl olmalıdır?
    Cinsel yaşantıya bakış açısı toplumdan topluma değişen değerler taşır. Genel
    olarak muhafazakar toplum yapımız içinde sporcuların eğitilmediği ve
    kafalarında her zaman bir soru işareti şeklinde kalan konulardan birisi de cinsel
    yaşantılarıdır. Bu konuda bilgi dağarcığı spor dallarına göre büyük farklılıklar
    gösterir. Ve birçok sporcu bu konuyu deneyimli sporcu ağabeylerinin öğütleri
    çerçevesinde değerlendirir.

    Bu konuda yapılan araştırmalar bir cinsel ilişki sırasında harcanan enerji
    değerinin, birkaç basamak merdiveni hızlı çıkmaya eşdeğerde olduğu

    yolundadır. Cinsel birleşme sırasında kalp vurum sayısı yaklaşık 100-120
    arasında olmaktadır. Eğer bir örnekleme yapmak gerekirse, cinsel ilişki sırasında
    gereken tüm enerji, 100 metre sprint koşusu kadar gerekli bir enerjidir.
    Dolayısıyla cinsel ilişkiden sonra yeterli toparlanma süresi verilirse, fizyolojik
    açıdan bir zararı olmayacağı ortadadır. Ayrıca araştırmalar yarışmadan 24 saat
    önce ve 24 saat sonra cinsel ilişkinin herhangi bir fizyolojik soruna yol
    açmadığını gösterir.

    55-Sportif teknik nedir?
    Sportif teknik, en engel anlatım tarzıyla belirli bir sportif hareketin amacına en
    uygun ve en ekonomik şekilde gerçekleştirilmesidir. Djackov, sportif teknikteki
    mükemmelliği şöyle tanımlamaktadır: En zor yarışma koşulları altında sportif
    alıştırmanın hareket yapılarını ekonomik ve mükemmel şekilde yapabilmek ve
    maksimal verime ulaşmak

    56-Sportif taktik nedir?
    Zech'e göre sportif taktik, bireysel ve takım yarışmalarında kendi rakibin
    performansı ile çevre koşulları üzerine kurulmuş planlı davranışlardır.



#14.04.2010 19:06 0 0 0