Trabzon denince akla hemen deniz ve deniz istihsallerinden hamsi gelir...
Dünyâ'da, yetiştiği ilimizin adını taşıyan bir meyvedir, Trabzon Hurması...
Kendine has tadı ile tanıdığımız ve dili buruşturduğunu, boğazı tıkadığını pekçoğumuz biliriz...
Mersinliler, bu meyveye: Cennet meyvesi, der.
Yakın akrabam, İzmit tarafında yerleşmiş ve modern tarım ile uğraşan bir arkadaşıma uğradı. Trabzon'a, bana hediye olarak Trabzon Hurması gönderdi. Afiyetle yedik.
Bu meyvenin tadı, bal gibi idi. Gerçekten bu meyvenin bu kadar tatlı olduğunu, gelen hediye meyvelerden anladım. Bildiğimiz bu hurmayı meğer yemesini bilmiyor muşuz!...
Aradan zaman geçti... Bizim semt pazarından, bu hurmadan aldırdım eve... bir hafta kadar beklettik olgunlaşsın diye. Çünkü, hediye gelen meyveler olgun ve domates gibi eziliyorlardı, ama ayva kadar irilikte idiler.
Meğer, oralarda Şeftâli, iri olsun diye dalında belli sayıda meyveyi sâbit tutarak, diğerlerini, henüz küçükken dalından kopartıyorlar, her dalın besleye bileceği kadar meyve bırakıyorlarmış. İnce meyveyi, toptancılar almıyormuş...
Neyse, bizim Trabzon Hurması'nın tadına böylece âşık olduk... Birkaç yıldır bu böyle...
Her kış mevsimi gelmesini ençok Trabzon Hurması'nı bol- bol yiyebileceğiz diye seviniyoruz... Bu yıl, bir de, bu işin tekniğini öğrenmişler evden...
Pazarcı: "Bu aldığınız 5 Kğ. Trabzon Hurması'nı, bir siyah naylon torbaya koy... Yanına da, 4-5 tâne dal elması koy... Üstünü ve etrâfını bir bezle kapat, dursun bir hafta sonra aç, bak; hepsi birden bal gibi olmuş, göreceksin" demiş, müşterisine.
Uyguladık... Allah'ım!.. Bu ne tad... Neler, ne lezzetler yaratmış Allah da, biz bilmiyoruz... hiç abartmadan söyleyeyim; hayâtımda, bu kadar tatlı bir meyve hiç tatmadım inanın, hem de hiç- biri zedelenmeden- çürümeden, birer domates olgunluğunda. Yerken, dişinizi kullanmanıza gerek yok.
Hüüüpp diye emin- gitsin, mîdenize. Sanki, ilâç mübârek... Ey Allah'ım; sana şükürler olsun...
Ömrümden geçen yarım yüzyıldan sonra hâlâ, nîmetlerini yeni tadıyorum...
Kısacası, Trabzon Hurması, arının yaptığı bal'a eş. Dalda yetişen bal lökması... Yemeyene anlatması zor tabîi.
Hazır mevsimi gelmişken ve az önce kilosunu 1 Milyondan yine 5 kilo alıp-eve gönderip, işyerime gelince, sizlere de haber vermeyi uygun gördüm... Bir kere tadan vazgeçemeyecek ancak; beni unutmasınlar haa... Afiyet olsun...
Siz de dostlarınıza, Trabzon Hurması'nı tanıtmayı sakın ihmâl etmeyin... Ben şimdiden fidânını alıp- dikmeye karar verdim bile. Diktiğim 60 meyve fidânının yanında, bu meyve de yetişmeli... Fındık ne ki, ağaçta bal yetişir mi? diyenlere, evet bu ağaç, ballar balını yetiştiren; Trabzon Hurması ağacı.
Saygılar sunarım. Hurma balları ile kalınız, Efendim.