eski hikayelerden yola çıkarsak bu bir efsane ve beklenen bir gün vardı birde bekliyen.. tabi birde beklenen..
şarkıların söyledigi eksikdi bir yerde,şiirler bir birini tamamlıyordu yada biz öyle zannediyorduk.. tamamlanan bir şey yoktu..
bu bir kara büyümü yada bir benzerlikmi
bir ahh olabilirmi yada eksik edilen bir duayı tamamlama girişimimi..
şimdi vakitlerden kış
sonbaharın izleri hala yerlerde duruyor
kurumuş yapraklar,sert esen rüzgarlar.. birde aralıklı yagan yağmur..
şimdi saat ileri bir vakit gösteriyor.. şimdi saat gecenin bir vakti..
havadaki beliriler sabahın yaklaşmakda oldugunu ama henüz sabah olmadıgını söylüyor..
sen yakınsın bana ama hala ulaşamadın..
arama benı olurm.aramalarını bıraktıgın an !beni içinde bulacaksın..beni arama..sende olanı arama..
sabahına bir çiğ düşmüş
çiçegin dalına nem,gözlerim bugulanmış
sabahnı yaşıyorum şimdi ben bir memleketin..
kış güneşi ısıtıyor penceremi
penceremin nemi buharlanıyor..
bir kanadını açıyorum pencerenin içer serin bir rüzgar giriyor..
perdelerimi açıyorum..içeri buyur ediyorum
razgarımsan,sovugumsan,yağmurumsan ve kış güneşimsen..
gel olurmu bekletme..