Mevsim gereği gökyüzü biraz daha kara ve içine kapanık olarak görünüyordu
hani uzansam dokuna bilir miyim bulutlara diye düşünmüşlüğüm de vardı..pencereyi her açtığımda içeri serin bir hava girerdi.
perdeler uçuşurdu .. içeriden yükselen sesler pencereyi kapatmamı söylerdi.. oysa bilmiyorlardı, belkide fark etmediler.. dışarıda yağan yağmurun bir iki dalması da içeri giriyordu
içeride serin havadan ziyade yağmur kokusu da vardı ..
hani kırda topladığımız çiçekler solmasınlar diye saksıya koyarız ya, kokusunu kaybedene kadar o çiçekler o saksıda dururlar ..
diyorum ki, bizde yağmuru bir bir şeyin içine doldursak ve masamızın üstüne indirsek. yağmur da kokusunu bir süre üstünde tutarmı .. yağmurun kokusuda içimize, içerimize sinermi ?
hani hiç olmasa bir kaç gün ..
bir kaç gün dediğime bakma sen. bu sayılı günler kimi zaman bir ömür olabiliyor ..