Hem Gülümse Hem Düşün

Son güncelleme: 24.01.2011 15:34
  • Kudüs sokaklarında umutsuzca park yeri aramaktadır Moşe. Tur atmakta
    ama yer bulamamaktadır. Çok önemli bir iş buluşmasına geç kalmak
    üzeredir.
    Ama heyhat yer bulamamaktadır. Ümidini kesmiş bir şekilde gökyüzüne
    bakar ve:
    "Tanrım önümüzdeki beş dakika içinde bana bir park yeri bulursan
    yemin ediyorum bundan sonra hep Kaşer(dini kurallara uygun gıda) yiyeceğim,
    Shabat'a (kutsal cumartesiler) uyacağım ve Yom-Kippur (oruç) ve tüm
    kutsal
    günlere özel saygı duyacağım...."
    O an bir mucize gibi hemen önünde bir araç hareket eder ve yeri
    boşalır.
    Moşe gökyüzüne bakar ve:
    Zahmet etme tanrım, ben buldum"

    Kazandıklarımızı Kendimizden, Kaybettiklerimize Kader diyoruz.
    Aslında Kazanmakta, Kaybetmekte Kendimizdendir.
#26.02.2006 17:14 0 0 0
  • teşekkürler
#26.02.2006 19:39 0 0 0
  • Kazandıklarımızı Kendimizden, Kaybettiklerimize Kader diyoruz.
    Aslında Kazanmakta, Kaybetmekte Kendimizdendir.
    ---------------------------------------
    bu sözün üstüne başka birşey söylemeye gerek yok
#26.02.2006 23:30 0 0 0
  • ne kadar enteresan gerçekten hem düşündürüyor hemde gülümsetiyor

    emeğine sağlık arkadaşım
#27.02.2006 16:05 0 0 0
  • teşekkürler kardeşim
#10.03.2006 09:41 0 0 0
  • Resulullah efendimiz(a.s.m.) Geçmiş kavimlerin çoğunun kader noktasında sapıklığa düştüklerini ashabına hatırlatmış ve onları kaderin ince ve derin sırları üzerinde fazlaca durmaktan men etmiştir.

    Nur külliyatından bir tespit
    Hakikat-ı mutlaka mukayyet enzar ile ihata edilmez.
    Yani, insan aklı sınırlı ve kayıtlı. İlâhî hakikatler ise mutlak, yani kayıtsız. Bu sınırlı akıl, kaderin o sonsuz hikmetlerini kavrayamıyor, anlayamıyor. Çoğu tartışmalar da bu sahada cereyan ediyor. İşte, kaderin bu yönü hakkında ileri-geri konuşmak zarardan başka bir şey getirmiyor. Ve yasaklanmış!..
#08.04.2006 11:58 0 0 0
  • Kadere iman, insan için, en büyük huzur kaynağıdır. Mümin olan insan, gerek kendi nefsinde gerek dış âlemde gördüğü bütün tanzim ve takdirlerin nice hikmetlerle dolup taştığını ve hepsinin de rahmeti netice verdiğini düşünür.
    Kaderin her şeyi güzeldir. diyerek, başına gelen her türlü hâdisenin altında rahmet ve hikmeti arar.

    Dünya ve âhiret saadeti için gerekli her teşebbüsü yapar ve sonunda Allahın rahmet ve keremine itimat eder, huzur bulur!.kaybettiğine gam çekmez. Geçmişte kaçırdığı fırsatlara ah! etmez. şöyle olsaydı böyle olmazdı! yahut, böyle olmasaydı şöyle olurdu! gibi lâfların ruha sıkıntı vermekten öte bir fayda sağlamadığını bilir. Mazinin yükünü sırtından atar. Allaha güvenerek istikbale doğru yol almaya koyulur, huzur bulur!...

    Allahın kendisine lütfettiği nimetlerle, servetlerle, kabiliyetlerle övünmez, gururlanmaz. Her hayrı ondan bilir, huzur bulur!.kadere inanmayanlar insanlığa neyi takdim ediyorlar?

    Çalışmayıp, tembelce oturmayı mı? Yoksa, sebeplere teşebbüs etmekle birlikte sonra neticeyi rıza ile karşılamayıp üzülmeyi, dövünmeyi mi?.. Bunda insanlığı ıstıraba sürüklemenin ötesinde ne fayda umuyorlar?!.Hassas ruhu ve tahammülsüz bedeni ile, şu aciz insanı nasıl bu ağır yükün altına sokuyorlar!?.yoksa huzursuz, asabi ve isyankâr ruhlardan, kendi yıkıcı emelleri hesabına bekledikleri bir şeyler mi var?
#08.04.2006 12:00 0 0 0
  • Peki kader deyip hayatımızla ilgili tedbirler almayalım mı ??

    Mesela
    Gemi rota değiştirmekle okyanustan çıkmış olmaz. Biz insanlar kader okyanusunda yüzen birer gemi gibiyiz. Rotamızı ne yana çevirirsek çevirelim, tedbir alalım veya almayalım o ilim okyanusundan ayrılmış olmayız.
    Ama şunuda unutmayalım tabi
    Tedbir almamaya kader deyip, tedbir almayı kaderden kurtulmak zannetmenin, doğru kader inancı ve anlayışıyla hiçbir alakası yoktur.

    Haller değişir, ama kader değişmez. Mesela, bir fakir çalışıp zengin olmakla, Ben kaderimi değiştirdim. diyemez. Değişen onun hâlidir, fakirliğin yerini zenginlik almıştır. Şöyle demesi gerekir:Benim kaderimde önce fakir olmak, sonra da çalışıp zengin olmak varmış.

    İslam bize,Kadere inanıyorsan tedbiri bırakacaksın.demiyor. Aksine, önce tedbir alıp, sonra tevekkül etmemizi istiyor
    İnşaAllah birazda olsa sorularınıza cevap bulabilmişimdir
#08.04.2006 12:01 0 0 0
  • Kader, bir iman rüknüdür ve şöyle tarif edilir
    Kader, Hak Teâlâ nın, ezelden ebede kadar olmuş ve olacak her şeyin, her şeyini ve her hâlini, zamanını ve mekânını, sıfatlarını ve özelliklerini ezelî ilmiyle bilip, ona göre, takdir etmesidir.
    Kaza ise, kaderde planlanan bir şeyin yaratılması, varlık sahasına çıkarılmasıdır.
    Kâinatın altı devrede yaratılışından, insanın ana rahminde dokuz ayda teşekkülüne kadar her hâdise kaderi gösteriyor!..
    Güneş sisteminden atom sistemlerine kadar her hikmetli tanzim, kaderi ilan ediyor!..
    Elementlerin sayıları ve özellikleri, kaderden haber veriyor!..
    Bitkilerin ve hayvanların cinslere, türlere ayrılmış olması, her türe farklı kabiliyetler takılması, hep kader ile olmuş!..
    Meleklerin, hayvanların ve cansızların sabit makamlı kılınması, insanların ve cinlerin ise imtihana tâbi tutulması, kader ile plânlanmış!...
    Cennet ve cehennemin yaratılması, ilâhî ilim ile takdir edilmiş!... O menzillere hangi yollardan gidileceği de yine kader ile tespit edilmiş!...
    Hangi güzel amele ne kadar sevap, hangi günaha ne kadar azap verileceği de kader ile tayin edilmiş!..
#08.04.2006 12:02 0 0 0
  • GERÇEKTEN ÇOK GÜZEL OLMUŞ...
#11.04.2006 17:10 0 0 0
  • Alinti:
    Kazandıklarımızı Kendimizden, Kaybettiklerimize Kader diyoruz.
    Aslında Kazanmakta, Kaybetmekte Kendimizdendir.



    Cok guzel bir paylasim
    Tesekkurler.
#11.04.2006 23:54 0 0 0
  • alıntı;
    ...
    İslam bize,Kadere inanıyorsan tedbiri bırakacaksın.demiyor. Aksine, önce tedbir alıp, sonra tevekkül etmemizi istiyor
    ...
    değerli arkadaşlarım;
    DermanAbi ve gulcan57
    emeğinize paylaşan yüreklerinize sağlık.
    teşekkürler
#12.04.2006 05:07 0 0 0
  • teşekkür
#24.01.2011 15:34 0 0 0