Radyasyonun tarihi insanlık tarihi kadar eskidir. Buna rağmen radyasyonun bilim adamları tarafından araştırma ve incelemelerde bir araç olarak kullanımları, günümüzden yaklaşık yüzyıl öncesine, yani x-ışınlarının keşfedildiği döneme rastlar. Ancak radyasyon teknolojisinin doğuşu, radyasyon kaynaklarının kontrollü bir şekilde üretilmeye ve ticari olarak temin edilmeye başlandığı 1940 dönemlerine denk gelir.
Günümüzde dünya nüfusu 6.5 milyara ulaşmıştır. Yılda yaklaşık 80-100 milyon civarında bir artış gerçekleşmektedir. Buna bağlı olarak çevre korunması ve yeni teknolojilerin geliştirilmesi gibi evrensel sorunlar karşımıza çıkarmaktadır. Artan gıda ve enerji tüketiminin karşılanması ve yaşam standardının yükseltilmesi yanında çevre dostu (alternatif) teknolojilerin geliştirilmesi kaçınılmaz olmuştur. Teknolojinin gelişimine paralel olarak toplumdaki çevre bilincinde de gelişim gözlenmiştir. Her yeni teknolojinin çevre ve doğa dostu olmasına özen gösterilmesini sağlayacak bir baskı unsuru oluşmuştur. Bu baskı sonucu, yeni arayışlar içerisine giren bilim adamları radyasyon ve izotopların kullanımıyla bir çok ileri ve çevreye duyarlı teknolojiler geliştirmişlerdir. Bu tür teknolojiler kullanılarak, otomobil lastiklerinden yiyeceklere, telefon kablolarından baca gazlarına, ambalaj sanayiinde kullanılan plastik filmlerden hastane gereçlerine kadar yüzlerce değişik özellik, yapı ve görünüşteki malzemeler ışınlanmaktadır. Böylece diğer mevcut teknolojilere göre kimyasal madde ve ısıl işlem gereksinimi en aza indirilmiş olmaktadır. Dolayısıyla günümüzün en önemli sorunlarından biri olan çevre kirletici etki, radyasyon teknolojisinin kullanımı ile minimum seviyede tutulmaktadır. Radyasyon terminolojisinin zihinlerdeki ürkütücülüğüne rağmen bu teknoloji, pratikte;
. son derece güvenli kullanılabilmesi,
. iş kazası riskinin minimum olması,
. ürün kalitesini artırması,
. çok özel özelliklere sahip ürünlerin üretilebilmesi,
. enerji verimliliği,
. ekonomik oluşu ve
. çevre ile uyumluluğu nedeniyle endüstride yaygın bir kullanım alanı bulmuştur.
Ülkemizde Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK), ilgili kanunları çerçevesinde radyasyon teknolojisinin gelişimi, kullanımı, tanıtımı ve halkın aydınlatılması görevini üstlenmiştir. Bunun yanında, çevre dostu olan bu teknolojinin gelişimi için endüstriyel ve bilimsel projelere de katkı sağlamaktadır.
TAEK bu konudaki ilk endüstriyel girişimini 1990 yılında Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) ile birlikte başlatmıştır. Bu girişimini, Türkiye'de Ankara Nükleer Tarım ve Hayvancılık Araştırma Merkezi bünyesinde, tek kullanımlık tıbbi malzemelerin sterilizasyonunda kullanılan çevre kirletici özelliğe sahip etilen oksit gazı sterilizasyonuna alternatif olarak,
. hiçbir kalıntı ve atık bırakmayan,
. tamamen çevre dostu
radyasyonla sterilizasyon tesisinin kurulması sırasında gerçekleştirmiştir.
TAEK, radyasyon teknolojisi konusundaki çalışmalara; öncülük etmiş, gelişimini sağlamış, yerli üreticilere hizmet ve eğitim vermiş ve özel sektörün bu temiz ve çevre dostu teknolojiye ilgi duymasını sağlayarak, yatırım yapmasını özendirmiştir. İlerleyen yıllarda da baca gazları, içme suyu ve endüstriyel atık suların radyasyon teknolojisiyle arıtılması gibi çevre ve doğanın korunmasına yönelik projelere öncelik vererek, destek sağlamıştır.
TAEK halen IAEA ile işbirliği içerisinde yürütülen çalışmalar doğrultusunda endüstriyel atık suların (kağıt, tekstil ve kimya sanayi atık sularının) radyasyon teknolojisiyle arıtılması çalışmalarına devam edilmekte ve laboratuvar düzeyinde yürütülen çalışmaların, endüstriyel seviyeye taşınmasına çalışılmaktadır. Böylece minimum düzeyde kimyasal madde kullanımıyla arıtma işleminin gerçekleşmesi hedeflenmektedir.
TAEK'in bu ve benzeri projelere verdiği destek; diğer kamu kurum, kuruluş ve üniversitelere örnek oluşturduğu gibi Avrupa Birliği'ne girme aşamasındaki Türkiye'nin birlik çevre kriterlerini sağlayan alternatif çevre dostu teknolojilerin geliştirilmesine katkı sağlamakta, çevre, atmosfer ve ozon tabakasının korunması gibi evrensel problemlerin çözülmesine yardımcı olmaktadır.