leyladan mevlaya yol vardır

Son güncelleme: 12.05.2007 11:31
  • Sevgili Dost,



    Mektubunu aldım ve işte okuyorum:



    Can dost,



    Mektubunda Dar kapıyı zorladığını gördüm. Yoldaşlığın için teşekkür ederim.



    Hatırlarsan, Dar Kapıda iki sevgili vardı. Alissa ve Jerome aynı yolun

    yolcusu olmaya kararlı idiler . Ama Alissa sonradan Jeromeu sevmesinin

    Allahı sevmesine mani olacağını düşünecekti. Birbirlerinin bir diğerine

    Ona giden yolda tuzak olacağı kanaatindeydi Alissa. Jerome, Alissaya

    takılıp , Allahı unutabilir veya Alissa , Jeromeyi geçemeyip Mevladan

    olabilirdi . Her birisi yekdiğerine Leyla olabilir, onun kalbindeki sevgiye

    gölge düşürebilirdi. Yani , mahlukatta takılıp Halıka yüz çevirmek

    korkusu...



    Bence Alissa hem haklıydı, hem haksızdı. Haklıydı , çünkü bir kalbe iki

    sevgi aynı anda sığmaz diye düşünüyordu. Yani ya mahlukat sevilirdi, ya

    Allah. Ya Leyla , ya Mevla diyordu haliyle. Peki , hem mahlukat, hem Halık

    sevilemez miydi ? Doğrusu , mahlukata kendi adına bakılırsa, cevap hayırdı.



    Ama mahlukata bir de Halık adına bakmak var değil mi? Tercihlerimiz Ya

    Leyla, ya Mevla keskinliğinde değil çok şükür. Leylayı Mevla adına sevmek

    diye bir kapı daha var. Çünkü, Mevla bize kendini Leylalarla tanıttırıyor,

    bizi onlarla sevindiriyor, kendini Leyla ile sevdiriyor. İşte sevgili

    Alissanın haksızlığı da bu kapıyı çalmamasıyla başlıyor. Ona giderken

    mahlukatı terk etmek yerine , mahlukatı ona yol etmek de vardı oysa.



    Dediğin gibi, dostum, her şey, nihayet gelipharfte düğümleniyor.

    Alissaya bu harfi öğretselerdi, herhalde ona kırk yıl köle olurdu. Harfi

    hem okumalı , hem okumamalı. Harfi hem görmeli hem görmemeli insan. Okumalı

    çünkü onsuz kelime tam olmuyor. Okumamalı , çünkü kelime ondan ibaret değil.

    Harfi görmeli çünkü isme giden yol onun üzerinden geçiyor. Görmemeli , çünkü

    ona bakıp kalan isme geçemez. Netice , harfe işaret ettiğ isim adına

    bakılmalı. Mahlukata Halıka işaret eden deliller olarak bakmalı. Leylayı

    Mevlanın sevgisinin elçisi olarak görmeli. Elçiyi padişah yerine koymamalı

    ,doğru . Ama elindeki mektubu da okumadan etmemeli . Çünkü mektup

    Padişahındır.



     Ey kendisinden başkasını sevmeme razı olmayan Rabbim,diyordu çaresiz

    Alissa , Her şeyimi elimden aldığın gibi kalbimide al. Ne kadar haklı

    değil mi? Ayine-i Samed olan kalbinin başka mahbublara peşkeş edilmeyeceğini

    kavramış, masum bir insanın duası bu. İşte kalbimi taşıyamıyorum , onu

    benden al der gibiydi. Onun adına olmayan sevgiler , kalbi kanatıyordu.

    Yalnızlıklara , Firkatlere savuruyordu. Çünkü , husülü anında zevali başlar

    her şeyin Her vuslat gerçekte bir firkat habercisidir. Kemal zevalle ikiz

    kardeştir. Her sevda bir veda .. Kalbi olan hangi insan dayanır buna..



    Alissa, ne kalpsiz yaşamaya razı, nede kalbini öldürmeye. O fetret insanıydı

    ve kalbiyle ölmek istiyordu:  Senden başka bir şey görmeyeceğim bir yere

    al beni, Rabbim! Zihnim bu günlerde bu saf , duru sevecen cennet

    tarifiyle meşgul . o böylece ölümü istedi. Ve Rabbi ona ölümü verdi. Bense ,

    bir Kuran talebesi olarak , yaşamayı istiyorum. Ölüm dediğin nedir ki

    Rabbim; Senin için yaşamayı bile göze aldım  diyerek . senden başka bir

    şey göstermeyen bir yerde yaşat beni, Rabbim! diye dua ederek.



    Alissanın hatası muhtaciyet halini aşmaya çalışmasıydı. Jeromeu sevmeye

    muhtaçtı . Allahı sevmeye de muhtaçtı çare bu ihtiyaçlardan birini inkar

    etmek değil , ikisini de görüp , ihtiyacı verene iltica etmekti. Jeromea

    muhtaç olan Jeromeu Jeromedan değil , Jeromeun Sahibinden istemeli.

    İnsan sevmeyi de ister , sevilmeyi de . Sevmeye de muhtacız , sevilme yede .

    O halde , bu ihtiyacımızı görüp bize niye verildiğini düşünmeli, bizi nereye

    götüreceğini fark etmeliyiz. Sevdiklerimiz var , Doğru. Sevenlerimiz var,

    doğru . O halde , yola buradan yürümeye başlamalı.



    İşte can dost , kalbimizi keşfettik . O bize kalbimizi verdi. Kalbimizi

    öldürmek yerine , kalbimizi Ona yol eyleyelim diye. Kalbimizi adımlayan bir

    yolcu olmalıyız, dost. Ve kalbimiz önde , mahlukat boyu yürümeli

    yürümeliyiz. Her birinin alnına bir Leyla sevgisi kondurabilmeli, ve o

    Leylayı Mevlanın elçisi , kapıcısı, tablacısı eylemeli. Güle aşık olmalı ,

    ta ki gülü onun ismini harfi eyleyelim.



    Hasılı, Allahı sevmemiz mahlukatsız olmamalı, mahlukatı sevmemiz Allahsız

    olmamalı. Elçi Padişah değildir. Ama Padişahtan haber getirir.



    Sevgiyle kalasın.



    Senai Demirci
#14.03.2006 12:34 0 0 0
  • Hasılı, Allahı sevmemiz mahlukatsız olmamalı, mahlukatı sevmemiz Allahsız

    olmamalı. Elçi Padişah değildir. Ama Padişahtan haber getirir.
    ------------------------------------------------------------------------
    işte işin özü..
#14.03.2006 13:07 0 0 0
  • Allah razı olsun
#12.05.2007 11:31 0 0 0