Bir Tarih Yarıldı Sarıkamış'ta - Sarıkamış Şehitleri - Mehmedim Çarıksız Yemenden Gelmiş - Sarıkamış Şehitlerine Şiirler
Harekâtı'nın 92'nci yıldönümü nedeniyle Osmanlı-Rus Savaşı sırasındaki
Kars-Sarıkamış ın"Allahüekber Dağları'nda Donarak Şehit Düşen 90
Bin Askeri Çeşitli Anma Töreni"yle hatırladık. Sarıkamış Harekâtı Türk tarihinin en dramatikOlaylarından biridir. Elbette kahraman bir milletin evladıyız fakat
Bizim kahramanlıklarımız aynı zamanda zaferlerle birlikte acılarda yaşatmıştır. Yemen'de kavurucu sıcağından, Sarıkamış'ta dondurucu soğuğuna yazlık elbiseyle
Çarıksız giden körpe fidanların hikâyesi yakar sinemizi. Bu bir efsanenin ayakta kalma ve yaşamak için son çırpınışıydı. Asırlarca içten içe altını oyan dış ve iç mihrakların, yıkılan bir devin çıkardığı feryadının adıdır, Yemen, Çanakkale, Sarıkamış... Sarıkamış denince içim burkulur her taraf çarıksız cesetlerle görünür gözüme, hüzün kaplar içimi. Binlerce ANADOLU evladı gömüldü karlara gecenin kör vaktinde mosmor bedenle. Tabi gömemedi onu Sarıkamış bağrına acısını dayanamayıp attı baharın kardelenlerine.
Ah Sarıkamış Ah !... Sarıkamış şehitlerin yurdu Sarıkamış acıların yurdu...
Gelinlik giyinmiş körpe kız gibi,
Karlara serildi Sarıkamış'ta.
Mevsimler ağlaştı gece buz gibi,
Şafaklar gerildi Sarıkamış'ta.
Mehmedim çarıksız Yemenden gelmiş,
Pak beden mor oldu Sarıkamış'ta,
Gök mavi yer beyaz, kefeni almış,
Ne tufan görüldü Sarıkamış'ta.
Bu harekâtın askeri açıdan, teknik açıdan vebalı büyük ama ona değinmeyeceğim. Yokluk içinde buradaki karlı dağları zemherinin kavurucu soğuğunda aşmaya çalışan, ayakkabısız, paltosuz Anadolu çocukları, hatalara kurban gitmiştir. Biz bu şehitlere borçluyuz. Onlar olmasaydı, belki de bu topraklarda Ruslar şimdi yaşıyor olacaktı. Sarıkamış, Türk Tarihinin ve savaşlarının en acı olanıdır. Bu acıyı fedakârlıkları, cesareti, ulvi davranışı en iyi şekilde idrak edip gençlerimize aktarmalıyız. Bu aslında yenilgi değil, kendini feda etmenin destanıdır Diğeceğim o ki bugün Millet -Devlet abideleşmiş kahraman Mehmetçiğimizi, kendisine layık bir şekilde anma
mecburiyetindeyiz. Bu bizim boynumuzun borcu. Sarıkamış Harekâtı'ndan aynı zamanda ders de
çıkarmalıyız.Ve ölümsüz nağmelerle milletimizin hafızasına nakşolan bu
facia ve kahramanlık, on binlerce vatan evladının buz tutmuş feryadı, dağlardan
taşlardan yankılanan, kalanların ise ağıtlarına yanık türkülerine dönüşmüş ve milletine mal
olmuştur. Tarihin bu acılı sayfası halkın hafızası olan türkülerle ve ağıtlarla kayda geçirilmiştir.
Hoşaftı menusu yağsız yemekler,
Öğünler bir oldu Sarıkamış'ta,
Ağlaştı mevcudat ve de melekler,
Ak yaşlar nar oldu Sarıkamış'ta.
Yıldızlar ağlaştı bulutlar indi,
Defterler dürüldü Sarıkamış'ta,
Namlular yırtıldı taşlar delindi,
Bir tarih yarıldı Sarıkamış'ta.
Sarıkamış Harekâtı'nda Mehmetçik her zamanki cesaret ve kararlığıyla üzerine düşeni yerine getirmiş aldığı emirle yola koyulmuştur.
Sorumluluğunun farkındadır. Lakin Balkan bozgunundan sonra ders almayan yetkililer yeni bir bozguna sebep olurlar. Mehmetçik yine de İstiklal Harbi'ni haber verir gibidir. Düşman karşısında iradesini kaybetmez, Fakat basireti kör olan ve sebep olanlara da bir türkü de,şunu (Biz Urusu alt ederdik, sebep oldu Enver Paşa) der.
Cilvesidir lakin buda kaderin,
Zor nizam kuruldu Sarıkamış'ta,
Yaram çok ağırdır çıban çok derin,
Silahsız vuruldu Sarıkamış'ta.
Sarıkamış dinle tarih seslenir,
Şehitler soruldu Sarıkamış'ta,
Abide gerekli ruhlar süslenir,
Emr-i Hak verildi Sarıkamış'ta.
Sarıkamış Mehmetçiğin her şart altında irade, cesaret ve disiplinden oluşan karakterini nasıl muhafaza ettiğini tarihe altın harflerle yazdığı bir semboldür."
Bu sembolü, eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök'ün "Sarıkamış askeri açıdan var olma azminin, direnen mücadelenin, inancın, fedakârlığın ve her şeyden önemlisi de, Türk
halkı ve askerinin en zor şartlarda vatanı için neleri göze alabileceğinin abideleşmiş bir
sembolüdür" diyen Orgeneral Özkök'ün, "Sarıkamış yönetim biliminde hayal ile gerçek ve yönetilemeyen risk ile yönetilebilir riskin ne anlama geldiğini gösteren en çarpıcı örnektir" demiştir
Sarıkamış Hareketi o dönemde gizlenmiştir hatanın sahipleri tarafından Şehitleri gereken şekilde ilgi gösterilmemiş saklanmıştır. Millet kendi evladının acısını duyamamış ve anılamamıştır. Ancak son yıllarda bil hassa bu yıl tüm ülke genelinde çeşitli etkinliklerle anılmıştır
Bak Ömer rikkatle, bak perde perde,
Bak Mehmet pir oldu Sarıkamış'ta,
Şehitler ölmez Hay! Şehit her yerde,
Cennete girildi Sarıkamış'ta
Bir Sarıkamışlı olarak ve Sarıkamış faciasını yaşayan bir milletin evladı olarak
Bundan ders çıkarıp o mübarek makama erişen şehitlerimize Allahtan Rahmet diliyor saygılar sunuyorum
Sarıkamış'ta
Bakışlar karakış göğe dikildi.
Mevsimler ağlaştı Sarıkamış'ta
Körpecik bedenler kara ekildi,
Nur arşa ulaştı Sarıkamış'ta
çok haklısın kardeşim evet millet bihtere üzüle dursun biizm askerlerimiz şehit nerede bu millet nerede bu insanlar neden şehit veriyoruz neden bu laneti aşamıyoruz nerde bu millet yetmedi anaların babalarn eşlerin çoçukların ağladığı bu yüreğimize düşen kaçınçı ateş
Gökyüzünün mavi olduğunu öğretmek zor
Burada çocuklara.
Denizi, güneşi öğretmek zor.
Bir şeylere kızmış olmalı
Bir vakitte buralar
Zor güzel demek
Kuş sesine;
Bembeyaz bir cehennem senfonisinde kargalar.
Yedi notayla bir tarifi yok bu sesin
Zorladığı şey kulakların değil
Her tarafta etini arayan kemikler
Toprağın çürütmeğe utandığı ruhlar
Yolunu buralarda kaybetmiş
Azrail'e bu çığlıklar
Güvercini öğretmek zor burada çocuklara,
İnandırmak zor;
İyinin hep beyazla anıldığına
Hani buradakiler de okul,
Buradakiler de hastane,
Hani burada doğanlar da çocuk ya
Oyun oynayacak
Aynı demek zor
Aynısınız diye anlatmak zor.
Hani diyor ya
'güzel günler göreceksiniz, güneşli günler'
bu şiiri burada okumak zor
Bir çocuğun eline şeker vermek,
Yere sermek bir korkuyu
Ya da bir hışımla kızıla boyamak
Şu bıktıran beyazı
Dindirir mi öfkesini gökyüzünün?
Cesaret yükler mi şu korkak güneşe?
Çare olur mu küçük ellerdeki alın terine?
Üç tanesi bir lira
Fiyakası yalan çikolatalar
Tüm paramı vermeye korkuyorum
Nöbet kulübesindeyim
Kafam patladı patlayacak
Bu tüfek kimin?
Sıkamıyorum
Küçük ellersoğuk
Titremeye utanıyorum
Burada her şey biraz daha zor
Her şey bir şeylere rağmen.
Burada aşk ve umut,
Burada sevgi ve nefret;
Hepsinde biraz öfke,
Hepsinde biraz kin;
Bütün dünyaya inat
Burada yaşamak dediğin.
Burada durmak yetiyor intihara;
Gecenin kellesini çoktan vurmuş
O kutsal cellat,
Lanetiyle suluyor karanlığı arsızca.
Beyazdaki serap çöldekinden beter
Burada düşünmek yetiyor intihara.
Burada ölmek kolayda ölüm haberi almak zor
Çığlıksız bir veda
Bu kadar şey mi anlatır adama?
Pul pul dökülüyor acılarım,
Utancından eriyor bütün sıkıntılar.
Otuz yılın tüm hüznü
Yetmiyor artık beni ağlatmaya.
Hani annesinin bir tanesi
Hani gelin olacaktı ya
Duvaksız vardı toprağa.
Hangi isyan neye yarar şimdi?
Delirdiklerime delirmişim
Yaşamak her yerde güzel işte
Ölmek her yerde çirkin